05/29/2014
Bir zamanlar dünya destan,
Adı olan Ahıska'yım.
Şimdi ayrı düşmüş dosttan,
Bağrı talan Ahıska'yım.
Bin dokuz yüz kırk dördünde,
Kasım ayı on dördünde,
Yâd ellere öz yurdunda,
Esir kalan Ahıska'yım.
Baş ucumu sarmış duman,
Namert düşman vermez aman,
Uzar günler, geçmez zaman,
Gül tek solan Ahıska'yım.
Ahımdan titrer felekler,
Acımla inler melekler ,
Dayanmaz taştan yürekler,
Ben dayanan Ahıska'yım.
Acı kederden kıvrılan,
Kendi yağına kavrulan,
Kül olup yele savrulan,
İçi yanan Ahıska'yım.
Kurudu aynalı göller,
Sarardı çiçekler güller,
Soğudu ocakta küller,
Hâli ayan Ahıska'yım.
Heybetsiz oldu dağlarım,
Meyvesiz kaldı bağlarım,
Evlat der; yürek dağlarım,
Günler sayan Ahıska'yım.
Yüreğinde hasret dağı,
Üstümde örümcek ağı,
Gelecek mi vuslat çağı?
Kalbi viran Ahıska'yım.
Şeref dolu hayat yolu,
Şimdi kırık kanat kolu,
Diken basmış sağı solu,
Dimdik duran Ahıska'yım
Dağıldı nice köylerim,
Ağıtlar yakar söylerim,
Keder deryasın boylarım,
Haktan ferman Ahıska'yım,
Su serptiler ocağıma,
Yabancılar kucağıma,
Isınırlar sıcağıma,
Derde derman Ahıska'yım.
Parlamaz gece yıldızlar,
Haksızlıktan içim sızlar,
Ayırdılar Allah'sızlar
Kaddi keman Ahıska'yım.
Başucumda kara bulut,
Karga, kuzgun, ulumaz kurt,
Can çıkmadan ölmez umut,
Başı duman Ahıska'yım.
Derdim herbir dertten yüce,
Gündüzlerim olmuş gece,
Söylüyorum hece hece,
Hâli yaman Ahıska'yım.
Düşman kaçırmaz tadımı,
Güya değişmiş adımı,
Dünya görsün inadımı,
Ben her zaman Ahıska'yım.
Türk eli Türk'ün sesiyim,
Soluduğu nefesiyim,
Düşmanların kafesiyim,
Dünya hayran Ahıska'yım.
AHIKALI yana yana,
Sesleniyor uyuyana,
Ayrılır mı evlat, ana?
Canlara can Ahıska'yım.