20/02/2026
Bilgilendirme,
Son günlerde köyümüz içerisinde bir grup tarafından hazırlanan ve Kaymakamlık Makamı’na hitaben yazılan metin, hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığı gibi, gerçekleri çarpıtarak köylümüzü yanıltmayı hedeflemektedir Köyümüzün huzurunu bozmaya, halkımızı kutuplaştırmaya ve devlet kurumlarımızı yanıltmaya yönelik bu asılsız iddialara karşı aşağıdaki açıklamaların yapılması zaruridir:
Toplulaştırma projesi bizzat köylülerimizle istişare kültürü içersinde ve tam bir şeffaflıkla yürütülmektedir. DSİ yetkilileri, köylülerimizin istek ve taleplerini içeren dilekçeleri her askı döneminde bizzat toplamış, projeye bu talepler ışığında şekil vermiştir. Hiçbir köylümüzün mağduriyet yaşamaması için yürütülen bu titiz çalışma iddia edilenlerin aksine şeffaflığın en büyük kanıtıdır.
Metinde iddia edilen "bilgi eksikliği" iddiaları tamamen hayal ürünüdür. Arazi toplulaştırma çalışmaları sürecince bilgiye ihtiyaç duyan tüm köylülerimiz yetkili kurumlar tarafından sürekli bilgilendirilmiş, bu bilgilendirme şuan bile devam etmektedir.
Arazi toplulaştırması, parçalı arazileri birleştirerek tarımsal verimliliği artırmak için yapılan teknik bir çalışmadır. Bu süreci "mağduriyet" olarak pazarlamaya çalışanlar, halkın kafasını karıştırarak şahsi menfaatlerini koruma peşindedir.
Metinde "hukuksuz" olarak nitelendirilen
Gaftar ve Çorak mevkilerindeki mera alanları, devletimizin ilgili kurumları tarafından yasalar çerçevesinde mera vasfından çıkarılarak hazine adına tescil edilecektir.. Bu işlem, köyümüzün gelecekteki yerleşim ihtiyaçlarını planlı bir şekilde karşılamak adına yapılan tamamen resmi ve yasal bir "yer tahsisi" sürecidir.
Köy tüzel kişiliğine tescil edilerek yerleşime açılacak alanlar üzerinden yapılan manipülasyonlar, halkı galeyana getirme çabasından başka bir şey değildir. Her adım kanunlara ve köyün ortak geleceğine uygun olarak atılmaktadır.
Yeni açılacak köy yerleşim yeri projesi, köyümüzde ev yapma hayali taşıyan onlarca köylümüzün sabırsızlıkla beklediği bir projedir. Bu projeye asılsız iddialarla engel olmaya çalışanlar, aslında doğrudan kendi komşusunun, akrabasının ve köylüsünün ev sahibi olma hayalinin önüne ket vurmaktadır.
Maalesef köyümüzde geçmişten günümüze varlığını sürdüren, köye gelecek her türlü hizmeti ve yapılacak her hayırlı işi engellemeyi ve durdurmayı alışkanlık haline getirmiş bir şer gurubu mevcuttur. Köyüne zerre kadar menfaati dokunmayan bu grup, dün olduğu gibi bugün de köyümüze yapılacak her türlü yatırım ve projeyi sabote ederek köyümüzün kalkınmasına engel olmaya çalışmaktadır.
Bu metni hazırlayanlar, şahsi menfaatlerini "köy halkının talebiymiş" gibi göstererek komşuyu komşuya düşürmeyi hedeflemektedir. Birkaç kişinin organize ederek hazırladığı, gerçek dışı bilgilerle dolu bu "şikayet dilekçesi" görünümlü metin, Canova halkının genel görüşünü temsil etmemektedir.
Bugün "mağduriyet" edebiyatı yaparak süreci durdurmaya çalışanların asıl rahatsızlığı, köyümüzün ortak malı olan mera ve otlak alanlarını yıllardır usulsüzce sürerek tarla haline getirmelerinden kaynaklanmaktadır. Toplulaştırma çalışmaları neticesinde, kamunun malı olan bu yerlerin gerçek sahiplerine (köye ve devlete) dönecek olması, bu kişilerin şahsi menfaatlerine dokunmuştur. Kendi haksız kazanımlarını korumak adına "köy halkının talebiymiş" gibi dilekçe verenlerin asıl amacı, yıllardır sürdürdükleri bu hukuksuz kullanımı devam ettirmektir.
Canova Köyü’nün birliğini zedeleyen, komşuları karşı karşıya getiren bu tür manipülatif metinler, köyümüzün huzuruna ve barış ortamına asıl darbeyi vuran girişimlerdir. Bu zihniyetin tek amacı, kendi küçük hesapları için köyümüzün gelişimini engellemektir.
Köyümüzün huzuru, bireysel hesaplardan çok daha kıymetlidir.