Bol-Dav - Bolvadinliler Dayanişma Vakfi

Bol-Dav - Bolvadinliler Dayanişma Vakfi MERKEZİMİZ ANKARA'DAN CİĞERPAREMİZ BOLVADİN'E GÖNÜL KÖPRÜSÜ... VAKIFLARIMIZ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMANIN MİFTAHI,
ASÎL MEDENİYETİMİZİN TESCİLLİ TAPULARIDIR.

Hasan DOĞRUYOL
BOL-DAV Bolvadi̇nliler Dayanışma Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı

Prof. Dr. Ahmet AyhanAkdeniz Üniversitesi/İletişim Fakültesi/Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü/Halkla İlişkiler Anabili...
03/06/2026

Prof. Dr. Ahmet Ayhan

Akdeniz Üniversitesi/İletişim Fakültesi/Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü/Halkla İlişkiler Anabilim Dalı

Sevgili genç kardeşlerim; bu yazı bir bilen olarak değil birazcık tecrübe sahibi olarak naçizane önerilerden oluşmaktadır.

Bizim kuşakla günümüz kuşakları arasında çok büyük farklılıklar var, bunları konuşmak bile günlerce sürer. Ancak kuşakların şanslı/şanssız olduğu durumlar var. Günümüz kuşaklarının en büyük handikapısı hayatın acımasız yüzüyle çok geç tanışıp direnç göstermekte zorlanmasıdır. Eski kuşaklar yokluk ve yoksullukla mücadele ederken çok küçük yaşlarda çıraklığa başlayıp Bolvadin tabiriyle ‘feleğin çemberinden geçmeyi’ öğrendiğinde paha biçilemez bir kazanım elde ediyordu.

Çok uzun yazılar sıkıcıdır bu nedenle okuru sıkmamak için yaşadığım deneyim, akademik hayatım, hala geliştirmem gerektiğine inandığım bilgi ve bakış açıma göre karınca kararınca birtakım önerilerde bulunmayı arzu ederim.

Sevgili Bolvadinli genç kardeşlerim sizler bu ülkenin umudu ve geleceğisiniz; bu gerçekliğin farkında olmanız özgüveniniz için çok kıymetlidir. Başkalarının ne dediğine çok takılmadan ahlak ve yaratılış gayesine uygun bir yaşam çizginiz olmalı

Hayatı olması gerektiği gibi yaşayıp gereğinden fazla kıymetlendirmemeliyiz. Zira Ayla Aydemir hanımefendinin

“Burası dünya!

Ne çok kıymetlendirdik.

Oysa bir tarla idi;

Ekip biçip gidecektik”

Dizelerindeki derin anlamı her daim idrak edebilmek bizi biz yapacak bir değerdir.

Çok değil birkaç önerim;

•Her koşulda dürüst olun
•Zekâ Allah vergisidir, ancak çalışmak size özgüdür, ne kadar çok çalışırsanız o kadar başarılı olur ve özgüveniz olur.
•Bardağın dolu tarafına bakın, ancak boş tarafı da nasıl doldururumu düşünün
•Kılık kıyafetinize özen gösterin, görgü kurallarını ihlal etmeyin.
•Fransız yazar Voltaire “Dünyada başkalarının tecrübelerinden faydalanan akıllı insan var mıdır” der. Mutlaka saygı duyduğunuz kişilerle istişare ediniz.
•Gittiğiniz her yolda mutedil olunuz; ifrat tefrit denklemine dikkat ediniz.
•Hayal kurun ve kendinize gerçekleştirebileceğiniz hedefler koyun. Karşılaşabileceğiniz muhtemel hayal kırıklıklarına hazırlıklı olunuz
•Ufkunuzu ve bilginizi genişletmek için çok okuyunuz.
Son cümlem ve duam; Allah herkesin gönlüne göre versin.

Prof. Dr. Ahmet Ayhan; Akdeniz Üniversitesi/İletişim Fakültesi/Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü/Halkla İlişkiler Anabilim Dalı

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

FETİH BİR İNANÇTIR, FATİH BİR İRADEDİR.Fetih bir inançtır: Çünkü fetih, sadece bir şehri almak değil, bir ideal uğruna m...
28/05/2026

FETİH BİR İNANÇTIR, FATİH BİR İRADEDİR.
Fetih bir inançtır: Çünkü fetih, sadece bir şehri almak değil, bir ideal uğruna mücadele etmek demektir. Fatih Sultan Mehmet ve ordusu, İstanbul’un fethine inandıkları için imkânsız gibi görünen bu zaferi başardılar. Bu inanç, onları zorluklara karşı dirençli kıldı.

Fatih bir iradedir: Çünkü Fatih Sultan Mehmet, genç yaşına rağmen büyük bir liderlik iradesi ortaya koymuş, kararlılıkla hedefine yürümüştür. Planlamış, sabretmiş ve engelleri aşmıştır. Onun iradesi, fethin gerçekleşmesinde en belirleyici unsur olmuştur.

İstanbul’un fethinin sadece kılıçla değil, imanla ve akılla kazanıldığını anlatan güçlü ve anlamlı bir zaferdir.

Bu durumda biz gençlere düşen vazife, geçmişin mirasını sadece övgüyle anmak değil; o ruhu anlayıp günümüze taşımaktır.

İşte bu anlayışla gençlerimizin görevi şunlar olmalıdır:
1. İnanç sahibi olmak:
Tıpkı ecdadımız gibi, yüce ideallere inanmak. Bilimde, sanatta, teknolojide ya da toplumsal hayatta bir hedef belirleyip onun peşinden yılmadan gitmek.

2. Kararlı ve disiplinli olmak:
Fatih Sultan Mehmet gibi azimli, çalışkan ve stratejik düşünebilen bireyler olmak. Zorluklar karşısında pes etmemek, iradeyi güçlendirmek.

3. Bilgiyle donanmak:
Fatih’in yedi dil bildiği, dönemin en ileri ilimlerini öğrendiği unutulmamalıdır. Biz de kendimizi çağın gereklerine göre bilim, kültür ve ahlakla donatmalıyız.

4. Değere sahip çıkmak:
Vatanımıza, milletimize, kültürümüze ve tarihimize sahip çıkmak; onları koruyup daha ileriye taşımak. Fetih ruhunu, gönülleri kazanmak için yaşatmak.

5. Sadece geçmişe değil, geleceğe yönelmek:
Fatih, geçmişin izinden yürürken geleceği inşa eden bir liderdi. Gençler olarak biz de sadece geçmişle övünmekle kalmamalı, geleceği şekillendirmeliyiz.

Özetle: Biz gençlere düşen vazife; inançla hedefe yürümek, iradeyle zorlukları aşmak, bilgiyle donanmak ve değerlerimize sahip çıkarak geleceği inşa etmektir. Çünkü her çağın fethi, kendi Fatih’lerini bekler. Yeni Fatihler olmayı hedefleyen imanlı gençlere selam olsun.

Fatih’in izinde, ecdadın ruhuyla İstanbul’un fethinin 573. yılı kutlu olsun!

Fatih Sultan Mehmet Han ve kahraman ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

Kurban Bayramı’nın size, ailenize, necip milletimize, ülkemize ve islam alemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini dil...
26/05/2026

Kurban Bayramı’nın size, ailenize, necip milletimize, ülkemize ve islam alemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini diler; birlik ve beraberlik içinde geçecek mutlu bir bayram temenni ederiz. Kurban Bayramınız mübarek olsun.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

Şehir ve Mimari: Prof. Dr. Yasemin Çakırer Özservet Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Yerel Yönetimler B...
25/05/2026

Şehir ve Mimari:
Prof. Dr. Yasemin Çakırer Özservet Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Yerel Yönetimler Bölümü

Uzmanlık alanım olan şehir planlama ve kent sosyolojisi perspektifinden bakıldığında, aile yalnızca bir hanenin içindeki ilişkilerden ibaret değildir.

Aile, kamusal, yarı-kamusal ve özel mekanların sürekliliği içinde gündelik hayatını kuran, mekanla sürekli ve karşılıklı etkileşim içinde şekillenen dinamik bir toplumsal birimdir. Bir toplumsal yapı olarak aile, kentlerin ulaşım kurgusundan konut tipolojilerine, park ve oyun alanı erişiminden mahalle dokusuna ve yerel yönetimlerin hizmet tasarımlarına kadar her türlü mekansal politikadan doğrudan etkilenir.

Bu nedenle, aile pratiklerinin dönüştürülmeye çalışılmasından daha çok, öncelikle anlaşılması ve kent planlamasına aile beklentilerinin de yansıtılması büyük önem taşır.

Akademik çalışmalarımda çocukların mekan hakkını ve kentle kurdukları ilişkiyi merkeze alarak ilerledim. Burada aslında ailenin temel mekansal gereksinimlerinin (güvenlik, erişilebilirlik, aidiyet ve kuşaklar arası temas gibi) tasarım ve planlama kararlarına nasıl yansıması gerektiğini çocuk temelinde tartışmaya devam ediyorum. Çocuk bugün tarihsel olarak da daha önce hiç olmadığı kadar ailenin odağındadır.

Kentli aileler tüm yaşamlarını, çocuklarının sağlıklı ve güvenli bir ortamda yetişebilmesi odağında kurmaya çalışmaktadırlar. Ancak maalesef ki kentsel kurgularımız da onların bu çabalarına yeterince olumlu yanıtlar vermemektedir. Bu durum, şehir plancılarının da çocuklara uygun, güvenli ve konforlu kentsel mekanlara odaklanmasını zorunlu kılmaktadır.

Çocukların güvenle sokağa çıkıp sosyalleşebildiği, oyun oynadığı ve kent yaşamına aktif olarak katılabildiği yaşam alanları oluşturmak, “aile dostu” mekanlar yaratmak isteyen yerel yönetimler için artık bir zorunluluktur.
Yazının devamı için www.boldav.org.tr

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

ANKARA’DA “ÇINARLARA VEFA” BULUŞMASITürk Sanayici ve İş Adamları Vakfı tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen geleneksel...
23/05/2026

ANKARA’DA “ÇINARLARA VEFA” BULUŞMASI
Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen geleneksel “Çınarlara Vefa Ödül Töreni”, Ankara’da siyaset, sanayi, akademi ve sivil toplum dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyonda, topluma uzun yıllar hizmet etmiş isimlere vefa ödülleri takdim edildi.

Törende özel davetliler arasında Bol-Dav Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın,Hasan Doğruyol beyde yer aldı.

Programda, Afyonkarahisarlı önemli devlet ve bürokrasi insanları da ödüle layık görüldü. 1940 yılında Afyonkarahisar’da doğan; SSK ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarlığı ile Maliye Bakanlığı ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı görevlerinde bulunan İsmet Attila, gecede vefa ödülü alan isimler arasındaydılar.

Ödül takdim edilen bir diğer önemli isim ise Sandıklı doğumlu Dr.Ahmet Ertuğrul oldu. Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanlığı, Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı, Türk Eximbank Genel Müdürlüğü ile çeşitli özel bankalarda yönetim kurulu üyelikleri görevlerinde bulunan Dr. Ahmet Ertuğrul, uzun yıllar Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de yürüttü.

Gün boyunca duygu dolu anlar yaşanırken, Veli Sarıtoprak beyin öncülüğünde ve ev sahipliliğinde gerçekleştirilen organizasyon, vefa kültürünün ve toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

Bu anlamlı buluşmada hemşerilerimizden Yenimahalle Belediye Başkanı Sayın, Fethi Yaşar bey , Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın, Hüsnü Serteser bey’de hazır bulundular.

Katılımcılar, Türk devletine, ekonomisine ve toplum hayatına önemli katkılar sunan çınar isimlerin onurlandırılmasının anlamlı bir birliktelik oluşturduğunu ifade ettiler.

Bu tür organizasyonlarda Bol-Dav olarak yer almak, hem vakfımızın daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlamakta hem de Bolvadinimizin sosyoekonomik ve kültürel yönden gelişimine önemli fırsatlar sunmaktadır.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN.Şanlı Türk Tarihi birçok başarılarla süslüdür Tarihimizde y...
18/05/2026

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN.
Şanlı Türk Tarihi birçok başarılarla süslüdür Tarihimizde yaşanmış olan bu başarılar hiçbir zaman unutulmaması için bu başarıları elde eden insanlarımızın hatırlanması bizler için milli görev ve ödev olmalıdır. Çünkü toplumları ayakta tutar milli ve manevi değerleridir.
Bu milli bayramlardan birisi de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'dır.

19 Mayıs tarihi Türkiye Cumhuriyeti için çok şey ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 tarihi, bir toplumu esaret altında almaya çalışanlara karşı azim ve kararlılıkla verilen milli mücadelenin başlangıcı, aynı ruh ve özle yeni bir devlete doğru giden adımların ilkidir.

Atatürk'ün bugünü gençlere armağan etmesi, gençlere güvendiğinin bir göstergesidir. Her nesil tarihiyle gelecek arasında bir köprü oluşturmak vazifesiyle hem geçmişe hem de geleceğe karşı sorumluluk taşımalıdır. Gençlik, her toplumun en önemli dinamiklerinden biridir.

Geleceği şekillendirecek olan gençlerimizin bu özel günü kutlamak, onların potansiyelini ve yeteneklerini desteklemek açısından büyük önem taşır. Gençlerin cesareti, enerjisi, yenilikçi düşünceleri ve azimleri toplumun gelişimine büyük katkılar sağlayabilir. Yahya Kemal'in ifadesinde yer salan “Kökü mazide olan atiyiz” gençlerimizin yol haritası olmalıdır.

Cumhuriyete giden bu yolda Başta Gazi Mustafa Kemal ve Silah arkadaşlarını Rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Ruhları şad olsun.

Ord. Prof. Dr. Ali Fuat BAŞGİL’ den Gençlere Öğütler
1) Çalışmak için müsait vakit ve saat bekleme. Bil ki her gün, her saat çalışmanın en uygun zamanıdır.
2) Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki her yer, her köşe çalışmanın en uygun yeridir.
3) Çalışmaya oturduğun zaman tıpkı ateş hattında düşmanı gözleyen bir asker gibi uyanık ol ve dikkat kesil; bütün ruhi, bedeni kuvvetinle kendini işine ver.
4) Devamlı ritmik çalış. Her gün aynı saatlerde mutlaka çalışmaya otur.
5) Düşünen insan, maden kuyusunda kazma sallayan işçiden daha çok çalışır. Fikri çalışmalar için günde, devamlı olarak aynı vakitte, 2-3 saat yeter. İbn-i Sina "Katb-u Şifa" adlı eserini günde iki saat çalışarak yazmıştır.
6) Çalışmayı uzun ara vererek terk etme. Her günün derdi ve işi ayrıdır.
7) Bir eseri ne kadar tamamlarsan(bitirirsen), ondan istifade o kadar fazla olur. Bir günde ve bir zamanda yapman gereken işi ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi de, işi de kendine yeter.
8. Her gün bir eserden yüksek sesle beş-on sayfa oku. Bu sayede konuşma ve söz söyleme kabiliyetin artar. Bir hitabı, dersi iyice öğrendikten sonra, kitabı kapayıp neler öğrendiğini gözden geçir. Daha sonra bunları not et. Dikkat et: Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve manalı olsun.
9) Rastladığın edebi, güzel yazıları ezberle. Bu sayede hem kelime ve ifade hazinen zenginleşir, hem de hafızan kuvvetlenir. Bir konu ve mesele hakkında bir yazı veya eser yazmaya karar verdiğinde, önce bu konu üzerinde yazılmış diğer bir eser oku.
10) Sıradan bir kimse zamanı nasıl harcayacağını düşünür. Akıllı insan ise zamanı nasıl değerlendireceğini düşünür. Zira kaybedilen bir saniyeyi dünyanın bütün hazineleri getiremez.
11) Gece yatağına uzandığın zaman, o gün ne yaptığını ve yarın ne yapacağını kendine sormadan uyuma.
12) Gene bil ki, çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hâsıl olan manevi zevk eşsizdir. Emin ol ki, harpte zafer yılmayanındır. Sebat önünde güçlükler erir ve imkânsız görünen mümkün olur.
13) İşinde rastladığın güçlüğü evvela parçalara ayır. Her parçayı birer birer sırayla yen. Mesela bir dersi en basit elemanlarına; kısım, fasıl ve bahislere ayır. Sırayla her bahsi iyice noksansız öğrenip anlamadan, diğer fasıla geçme. Yani attığın adımı iyice basmadan, diğerini atma.
14) Hasta ve yorgun değilsen tatil aylarında bile yavaş ve az da olsa çalış. Ta ki çalışma ihtiyacın körlenmesin ve tekrar çalışmaya koyulmak için zahmet çekmeyesin. Dinlenme bahanesiyle asla boş durma. Boş oturmanın içi, işlemeyen demir gibi, pas tutar.
15) Bir işi yapmaya koyulduğunda telaşlanıp sabırsızlanma. Sakin ve metin ol. Yol al, fakat acele etme. Sindirerek çalış ve öğren. İşinde ve dersinde herhangi bir fikir ve noktayı ihmal edip geçme. Küçük ihmalden bazen büyük zararlar doğduğunu unutma.
16) En yeni fikirler, eski fikirlerin elbise giymiş halleridir. Dilbilgisi bir gaye değil araçtır. Asıl amaç olan fikir zenginliğidir. Kişinin kıymeti dilinin altında ve kaleminin ucunda gizlidir. Onu öz ve yazı açığa vurur.
17) Her şeyden evvel, ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı öğren. İnsan için en faydalı olanı kendi ana dilidir.
18) Dilbilgisi bir amaç değil, bir araçtır. Asıl amaç olan, fikir zenginliğidir.
19) Kişinin kıymeti dilinin altında ve kaleminin ucunda gizlidir. Onu söz ve yazı açığa vurur.
20) Bir işi yapıp yapmamakta kararsızlığa düştüğün vakit, iki şıktan her birinin fayda ve zararlarını iyice hesapla. Faydası çok, zararı az olan şıkkı tercih et.
21) Bir işe öfkeli ve sinirli iken karar verme. Bekle öfken geçsin. Zira öfke ile kalkan zararla oturur.
22) Çok konuşma. Yerinde ve özlü konuş. Kıymet ve tesir çok sözde değil, yerinde ve özlü sözdedir.
23) Kimsenin yüzüne karsı söyleyemediğini arkasından söyleme ve bil ki arkadan konuşma korkaklığın en kötü şeklidir.
24) Kimsenin cahilliğini yüzüne vurma. Bil ki insanları en ÇOK kızdıran ve gücendiren, cahilliklerinin yüzlerine vurulmasıdır.
25) Yalan söyleme. Yalan söyleyen yakalanma korkusu içinde yaşayan hırsız gibidir.
26) Daima olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol. Olduğundan fazla görünmek isteyen, karşısındakilere kendi ahmaklığını göstermiş olur.
27) Dikkat et: Sözlerin ve yazıların kısa, açık ve anlamlı olsun.
28) Fikrî çalışmanın herkesin mizacına göre değişen verimli ve eşref saatleri vardır. Bunlar bazı kimseler için sabahın erken saatleri, bazıları için de öğleye doğru, öğleden sonra, gece saatleridir. Kendini yokla ve senin eşref saatlerin hangileri ise, bunları hiçbir eğlenceye feda edip kaçırma.
29) Okuduğun bir kitapta rastladığın güzel bir parçayı veya orijinal bir fikri yerini ve sahifesini işaret ederek not et. Bu suretle biriktirdiğin nottan bir dosyaya veya bir iş kutusuna sırasıyla yerleştir. Bir yazı yazmak veya bir eser yapmak istediğin zaman bu notlar senin için zengin bir malzeme hazinesi olur.
30) Bir konu hakkında bir yazı veya bir eser yazmaya karar verdiğin zaman, evvela bu konu üzerince evvelce yazılmış eserleri oku. Ta ki; yazılmış ve söylenmiş şöyle tekrar edip ömrünü israf etmeyesin.
31) Fikrî çalışmalar için, aynı saatlerde devamlı ve düzenli bir surette, günde iki üç saat bile yeterlidir. Büyük İslam düşünürü İbn-i Sina, dünyaca meşhur olan Kitabu-ş-şifa'sını, her gün, sabah namazından sonra Bağdat'taki bir camiin büyük kandili altında oturarak, kuşluk vaktine kadar, yani takriben iki saat çalışmak suretiyle vücuda getirmiştir. Meşhur İngiliz düşünürü Spencer, muzazzam eserlerini, günde iki saat çalışarak yazmıştır. Her sene bin, bin iki yüz sahifelik eser veren Fransız edibi Emile Zola'ya bu başarısının sırrını sormuşlar: "Hergün yalnız üç saat çalışır ve yazarım." demiş.
32) Sabırlı ol genç dostum. Damlaya damlaya göl ye aynı noktaya düşen damlacıklar zamanla mermeri bile deler.
33) Bir işe başladığın bir dersi öğrenmeye başladığın, bir kitabı okumaya koyulduğun zaman telaş edip sabırsızlanma. Sakin ve metin ol yol al, fakat acele etme. Sindirerek çalış ve öğren.
34) İşinde ve derslerinde herhangi bir fikrî noktayı küçümseyerek ihmal edip geçme. Küçük ihmalden bazen büyük zararlar doğduğunu unutma.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

http://www.boldav.org.tr

14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Toprağı emekle buluşturan, alın teriyle üretimi büyüten, sofralarımıza bereket...
14/05/2026

14 MAYIS DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN
Toprağı emekle buluşturan, alın teriyle üretimi büyüten, sofralarımıza bereket taşıyan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyoruz.

Tarım; sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir milletin bağımsızlığının, ekonomik gücünün ve geleceğinin teminatıdır. Güçlü bir ülke olmanın yolu; üreten, toprağına sahip çıkan ve kırsal kalkınmayı destekleyen bir tarım anlayışından geçmektedir.

Bugün küresel iklim değişiklikleri, artan nüfus, gıda arzı ve ekonomik dalgalanmalar göstermektedir ki; çiftçilerimiz sadece toprağı değil, aynı zamanda ülkemizin geleceğini de işlemektedir.

Ülkemiz ekonomisinin temel taşlarından biri olan tarım sektörünün gelişmesi; üreticimizin desteklenmesi, gençlerimizin tarıma yönlendirilmesi ve kırsal yaşamın güçlendirilmesiyle mümkündür.

Bir avuç tohumdan milyonların rızkını çıkaran, fedakârca çalışan tüm çiftçilerimize şükranlarımızı sunuyor; bereketli, huzurlu ve bol kazançlı bir üretim yılı diliyoruz.

Toprağa emek veren, geleceğe umut eker.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

DİLİMİZ PARMAK İZİMİZDİR TÜRK DİL BAYRAMININ 749. YILI KUTLU OLSUNTürk Dili, bir milletin kimliğini, kültürünü ve tarihi...
13/05/2026

DİLİMİZ PARMAK İZİMİZDİR TÜRK DİL BAYRAMININ 749. YILI KUTLU OLSUN
Türk Dili, bir milletin kimliğini, kültürünü ve tarihini yansıtan en önemli unsurlardan biridir. Binlerce yıllık köklü geçmişiyle Türkçe, Türk milletinin ortak değeri ve en büyük mirasıdır. Bu değerin vurgulanması adına her yıl 13 Mayıs'ta Türk Dil Bayramı coşkuyla kutlanır.

Türk Dil Bayramı'nın temelini atan Karamanoğlu Mehmet Bey'in 13 Mayıs 1277'de Türkçeyi devlet dili olarak ilan ettiği tarihi fermanı, Türk dilinin önemini ve değerini tüm dünyaya ilan etmiştir. Bu ferman, Türk milletinin diline olan bağlılığını ve onun değerini koruma kararlılığını göstermektedir.

Türk Dil Bayramı, sadece Türkçe'nin önemini vurgulamakla kalmaz, aynı zamanda dilimizin zenginliğini, derinliğini ve güzelliğini kutlamak için bir fırsattır.

Bugün, Türk Dil Bayramı'nın 749. yılını kutlarken, dilimizin önemini bir kez daha hatırlamalı ve ona olan sevgimizi, saygımızı ve bağlılığımızı yeniden ifade etmeliyiz.

Türkçe, milletimizin ortak paydası ve birliğimizin simgesidir. Bu bayram vesilesiyle, dilimizin gelecek nesillere aktarılması ve yaşatılması için üzerimize düşen sorumluluğu daha da iyi anlamalı ve bu yönde adımlar atmaya devam etmeliyiz.

Türk milletinin bu anlamlı bayramını en içten dileklerimizle kutluyoruz. Dilimiz parmak izimizdir, Türkçe'mizi yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edelim.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

http://www.boldav.org.tr

ENGELLİLER HAFTASI 10-16 MAYISENGELSİZ BİR YAŞAM İÇİN ONLARA ENGEL OLMAYALIMÇoğunlukla görmezden gelip acıyarak baktığım...
12/05/2026

ENGELLİLER HAFTASI 10-16 MAYIS
ENGELSİZ BİR YAŞAM İÇİN ONLARA ENGEL OLMAYALIM
Çoğunlukla görmezden gelip acıyarak baktığımız insanların bizden hiçbir farkı olmadığını unutmayalım.

Onlar bedensel engelleri olmasına rağmen hayatı bizler gibi yaşamaya çalışıyor. Bizim yapmamız gereken onların hayatlarını daha rahat yaşamalarına yardımcı olmak. Onlara acımak yerine hayatlarını dilediklerince yaşamalarına fırsat vermek onlara yapacağımız en büyük iyilik olacaktır.

Engelli vatandaşlarımıza engel olan her bir engelin kaldırılması ve düzenlemesi kamunun asli görevlerindendir. Bu konuda ilgili kurum ve kuruşlar ile belediyeler üzerlerine düşenleri yapmakla görevlidirler. Bir şehrin gelişmişliğinin göstergelerinden birisi de Engelli vatandaşlarının ihtiyaçlarını görüp onların temini noktasında projeler geliştirmesidir.

Yerel yönetimlerin engelli vatandaşlara yönelik yapması gereken somut adımlar, onların toplumsal yaşama eşit ve bağımsız katılımını sağlamak amacıyla planlanmalıdır. İşte temel başlıklar altında sıralanabilecek somut adımlar:
1. Fiziksel Erişilebilirlik
• Kamu binaları, parklar, kaldırımlar ve kaldırımlara iniş-çıkış noktalarında standartlara uygun rampaları ve engelli tuvaletleri inşa edilmelidir.
• Asansör ve yürüyen merdiven sistemleri: Belediye binalarında, yer altı geçitlerinde ve çok katlı yapılarda engelsiz erişim sağlanmalıdır.
• Engelli otoparkları: Şehir merkezlerinde ve kamu alanlarında yeterli sayıda özel otopark alanı ayrılmalıdır.
2. Toplu Taşıma Erişimi
• Düşük tabanlı ve engelli rampalı otobüsler: Tekerlekli sandalye kullanıcıları için uygun araçlar temin edilmelidir.
• Sesli ve görsel bilgilendirme sistemleri: Görme ve işitme engelliler için duraklarda ve araç içlerinde uyarı sistemleri kurulmalıdır.
• Belediye personeline engelli bireylerle iletişim konusunda eğitim verilmesi.
• Şoför ve personel eğitimi: Toplu taşıma görevlilerine engelli farkındalığı eğitimi verilmelidir.
3. Bilgiye Erişim
• Engelli Haritası oluşturma: İlçe/bölge genelinde engelli bireylerin sayısı, ihtiyaçları ve yerleşim durumlarına ilişkin veri tabanı hazırlanması.
• Web siteleri ve dijital hizmetlerin erişilebilirliği: Belediye siteleri ekran okuyucu programlarla uyumlu hale getirilmeli, sade ve erişilebilir bir tasarım benimsenmelidir.
• Braille alfabeli yönlendirmeler: Kamu binalarında görme engelliler için kabartma yönlendirme levhaları kullanılmalıdır.
• İşaret dili tercümesi: Belediye duyuruları, video içerikleri ve kamu hizmetleri işaret dili desteğiyle sunulmalıdır.
4. Sosyal Katılım ve Destek
• Engelli danışma ve destek merkezleri: Rehberlik, psikolojik destek, sosyal yardımlarla ilgili bilgilendirme ve yönlendirme yapılmalıdır.
• Kültürel ve sportif etkinlikler: Engellilere yönelik sanat, spor ve sosyal faaliyetler düzenlenmeli; mevcut etkinlikler erişilebilir hale getirilmelidir.
• Engelli meclisleri/komisyonları kurulmalı: Karar alma süreçlerine engelli bireylerin doğrudan katılımı sağlanmalıdır.
5. Eğitim ve İstihdam Desteği
• Belediye bünyesinde engelli istihdamı artırılmalı; özel sektöre rehberlik yapılmalıdır.
• Mesleki eğitim programları: Engelli bireylerin becerilerine uygun kurslar açılmalıdır.
• Girişimcilik desteği: Kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşlara danışmanlık ve maddi destek sağlanmalıdır.
6. Aile ve Bakım Desteği
• Gündüz bakım merkezleri: Ailelerin yükünü hafifletecek şekilde, zihinsel ve fiziksel engelliler için gündüz bakım hizmeti sunulmalıdır.
• Evde bakım desteği: Belediyeler, bakım hizmeti sunan ailelere yönelik maddi ve psikososyal destek projeleri geliştirmelidir.
Bu adımlar, engelli bireylerin sadece yardım alan değil, aktif yurttaşlar olarak yaşama katılmalarını sağlayacak nitelikte olmalıdır. Yerel yönetimlerin bu konuda planlı, katılımcı ve sürekli bir yaklaşım benimsemesi büyük önem taşır.

BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI

www.boldav.org.tr

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN SİZLER HEP MUTLU OLUN Hayatımızın ilk öğretmeni, ilk sığınağı ve en güvenli limanı olan anne...
09/05/2026

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN SİZLER HEP MUTLU OLUN

Hayatımızın ilk öğretmeni, ilk sığınağı ve en güvenli limanı olan annelerimiz;
sevginin, sabrın, merhametin ve fedakârlığın en güzel timsalidir.
Ömürlerini evlatlarına ve ailelerine adayan, bir tebessümüyle yüreklere huzur veren, dualarıyla hayatımıza bereket katan tüm annelerimiz; her türlü hürmetin, sevginin ve vefanın en büyüğünü hak etmektedir.

Varlıklarıyla yuvalarımızı cennete çeviren, her koşulda seven, koruyan, kollayan ve evlatlarına kol kanat geren kıymetli annelerimizin Anneler Günü’nü gönülden kutluyoruz.

Bugün; evladına sarılamamanın tarifsiz acısını yüreğinde taşıyan, vatan uğruna can veren kahramanlarımızın emanetine gözyaşıyla sahip çıkan şehit annelerimizin de ellerinden hürmetle öpüyor, onların metaneti karşısında saygıyla eğiliyoruz.

Ahirete irtihal etmiş, duaları hâlâ gönüllerimizde yaşayan tüm annelerimizi ise rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyoruz.
Mekânları cennet, makamları âli olsun. Anneler Gününüz Kutlu Olsun...
BOL-DAV BOLVADİNLİLER DAYANIŞMA VAKFI
www.boldav.org.tr

Address

Demetevler 362. Cadde No:3/2
Yenimahalle
06200

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bol-Dav - Bolvadinliler Dayanişma Vakfi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Bol-Dav - Bolvadinliler Dayanişma Vakfi:

Share