07/10/2025
İDEALLEŞTİRİLMİŞ ANNE MİTİNDEN ÖZGÜRLEŞME
Doç. Dr. Şafak Nakajima
Ay sonuna doğru yüz yüze gerçekleştirmeyi planladığım “Anne Yarası” atölyesi üzerine çalışıyorum.
Bu çalışma, anneleri yargılamayı değil; kendi ülkemizin toplumsal gerçekliği ışığında anne olgusunu anlamayı, yaranın nasıl açıldığını, bu yaranın neden–sonuçlarını ve onu nasıl sarabileceğimizi birlikte keşfetmeyi amaçlıyor. Aşağıda bugün hazırladığım notlardan kısa bir kesit paylaşıyorum:
Çocukken annemizi idealleştirmemiz doğaldır. Zihnimiz o yaşlarda dünyayı iyi ve kötü diye basitleştirir; hayatta kalabilmek için annemizin neredeyse kusursuz olduğuna inanmak isteriz. Bu inanç, bize güvenlik hissi verir.
Toplum ise annelerden sürekli anlayışlı, sevgi ve şefkat dolu, sabırlı olmalarını; evi kusursuz biçimde çekip çevirmelerini; her zaman bakımlı ve güzel görünmelerini; her işi eksiksiz ve doğru yapmalarını; başarılı bir kariyer sürdürmelerini ve tüm bunları tek bir şikâyette bile bulunmadan gerçekleştirmelerini bekler. Bu beklentiler, anneler üzerinde çok yönlü ve yorucu bir baskı oluşturur.
Çocuklukta kurduğumuz ve toplumsal öğretilerle içselleştirdiğimiz bu algı, ileride karşılaşacağımız birçok içsel çatışmanın; gerçekleri görememenin, kabullenememenin ve suçluluk duygusunun temel kaynaklarından biri hâline gelebilir. Bu nedenle bu illüzyonu fark etmek büyük önem taşır. Yetişkinlikte annemizin de bir insan olduğunu; sevgi, şefkat ve cömertliğin yanı sıra kırılganlık, öfke ve hata yapma kapasitesine de sahip olduğunu görebilmeliyiz.
Annelerimizin zorlu kişisel tarihleri, karmaşık duyguları ve deneyim yelpazeleriyle birer fani olduklarını kabul ettiğimizde, onları ulaşılmaz bir ideale uymadıkları için suçlamaktan vazgeçeriz. Bu kabulleniş, hem minnetimizi hem de incindiğimiz yerleri dürüstçe ifade edebileceğimiz bir olgunluğun kapısını aralar. Annemiz hayatta olsa da olmasa da, bu içsel yüzleşme sayesinde onunla kurduğumuz ilişki daha gerçek, daha insani bir zemine oturur
www.safaknakajima.com
0552 223 98 97