Sanat Tarihi Platformu

Sanat Tarihi Platformu İçeriklerimiz kes kopyala yapıştır ya da alıntı yaparak paylaşılamaz.

Bu sayfa 2018 yılından itibaren Sanat Tarihi konusunda sosyal medya içerik üreticisi olarak özgün yazı ve güncel haberleri içermektedir.

Çölde Kaya Oyma Ölüler Şehri: Madain SalihMadain Salih (antik Hegra), Nebati Krallığı’nın güneydeki en önemli kentidir. ...
09/06/2026

Çölde Kaya Oyma Ölüler Şehri: Madain Salih

Madain Salih (antik Hegra), Nebati Krallığı’nın güneydeki en önemli kentidir. Başkent Petra’dan sonra krallığın en büyük kaya mezar topluluğu burada yer alır. Antik dönemde Arabistan’dan Akdeniz’e uzanan tütsü ve baharat ticaret yollarını kontrol eden Nebatiler, zenginliklerini bu çöl kentlerine yansıtmıştır.

MÖ 1. yüzyıl ile MS 1. yüzyıl arasında kumtaşı kayalara oyulan 100’den fazla anıtsal mezar günümüze ulaşmıştır. Petra’dan farklı olarak birçok mezarın üzerinde Nebatice yazıtlar korunmuştur. Bu yazıtlarda mezar sahiplerinin kimliği, mezarı açan veya zarar verenlere uygulanacak para cezaları yer almaktadır.

Bölge, İslam kaynaklarında adı geçen Semud kavmi ve Salih Peygamber anlatılarıyla ilişkilendirildiği için yüzyıllar boyunca lanetli kabul edilmiş, insanların gece konaklamaktan ve hatta yakınından geçmekten çekindiği bir yer olarak görülmüştür. Bu nedenle uzun süre terk edilen kent, anıtlarını büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaştırmıştır.

2008 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Madain Salih, Suudi Arabistan’ın listeye giren ilk kültürel mirasıdır.

Eros ve Psykhe’nin Ölümsüz Birliği & AşkıAntalya Nekropol Müzesinde yer alan lahit MS 3. yüzyıla tarihlendirilir. Lahdin...
06/06/2026

Eros ve Psykhe’nin Ölümsüz Birliği & Aşkı

Antalya Nekropol Müzesinde yer alan lahit MS 3. yüzyıla tarihlendirilir. Lahdin işlenmiş kısa yüzünde kanatlı Eros ve Psykhe (ruh) figürleri birbirine sarılmış halde betimlenmiştir. Yunan mitolojisinde Psykhe insan ruhunu, Eros ise ilahi aşkı temsil eder. Roma mezar sanatında bu ikili, ölümden sonra ruhun ölümsüzlüğe ulaşmasını ve ilahi birleşmeyi simgeleyen en yaygın tasvirlerden biridir.

Figürlerin omuzlarından sarkan girlandlar (çelenkler) incir, nar, meşe palamudu, üzüm ve çam kozalağı gibi meyve ve bitkilerden oluşturulmuştur. Antik mezar sanatında nar yeniden doğuşu, üzüm bereketi ve ölümsüzlüğü, kozalak ise yaşamın sürekliliğini simgeleyen unsurlar arasında yer alır.

Girland boşluğunda ağzında üzüm salkımı taşıyan bir kuş görülmektedir. Roma mezar ikonografisinde kuşlar çoğu zaman ruhun göğe yükselişini temsil eder. Bu nedenle lahitteki Eros-Psykhe çifti ile kuş betimi birlikte değerlendirildiğinde, kompozisyonun ölümden sonraki yaşama ve ruhun ilahi yolculuğuna gönderme yaptığı düşünülmektedir.

Lahdin uzun yüzünde de birbirinden farklı kuş betimlemeleri bulunmaktadır. Bu dönemde kuşlar yalnızca dekoratif bir öğe değil; ruhun bedenden ayrılışını, göğe yükselişini ve öteki dünyaya geçişini simgeleyen önemli bir sembolizmdir.

02/06/2026

Bugünün sanatını, dijital evrenin sınırlarında beraber deneyimlemeye hazır mısınız? 🌐✨

Yapay zeka, yeni medya ve dijital teknolojilerin sanatla buluştuğu uluslararası platformlardan biri olan İstanbul Dijital Sanat Festivali (IDAF’26) için geri sayım başladı!
3–7 Haziran 2026 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) gerçekleşecek.

Bu dijital şöleni; Sanat Tarihçisi, Küratör ve Doktora öğrencisi Ebru Kalender eşliğinde, derinlemesine bir analiz ve özel bir anlatımla keşfedeceğiz. ✨🎨

Modern sanat alanındaki bu ilk sergi gezimize, sanata ve geleceğe ilgi duyan herkes davetlidir!

🔹 Kontenjan: Sadece 20 Kişi! (Ayrıcalıklı ve butik bir deneyim için sınırlıdır.)

🔹 Buluşma Yeri & Detaylar: DM üzerinden veya aşağıdaki numaradan mesaj atarak bilgi alabilirsiniz.

📱 İrtibat & Mesaj Hattı: 0535 824 89 74

Geleceğin sanatını yerinde görmek ve bu deneyimin bir parçası olmak için hemen yerinizi ayırtın! 🚀

̇stanbuldijitalsanatfestivali

Mithra’nın Boğa Kurbanı (tauroktoni) Sahnesi - Roma DönemiAdı bilinen en eski tanrılardan biri olarak kabul edilen Mithr...
28/05/2026

Mithra’nın Boğa Kurbanı (tauroktoni) Sahnesi - Roma Dönemi

Adı bilinen en eski tanrılardan biri olarak kabul edilen Mithra farklı kültürlerde yer almış, Roma ile birlikte erkeklere özel kült bir gizem dinine dönüşmüştür. Genellikle yeraltında bulunan gizli tapınaklarında boğanın kurban edilişi ve bununla ilişkili olarak kutsal yemek ayini düzenlendiği bilinmektedir. Bu tapınakların baş nişinde de tanrı Mithra’nın Boğa kurbanı sahnesi yer almaktadır.

Hakkında az bilgi bulunan bu gizemli dinin en önemli sahnesi Boğa Kurbanı hakkında farklı görüşler bulunur.

Bu konudaki en önemli görüş; ölümü ve yeniden doğuşun simgelediği düşünülen sahnede Pers kıyafeti ve Frig şapkalı tanrı Mithras, boğa kurban etmektedir. Bu mite göre; kutsal boğa kurban edilince dünya bitki ve hayvanları oluşturacak kutsal kanla kaplanmıştır.

Boğanın kuyruğundan, bazen de bıçaklanan yarasından başaklar ve üzüm tohumları çıkmaktadır. Bu da yeniden doğuşu açıklamaktadır.

Sahnede bulunan diğer hayvanlar; boğanın boğanın kanını yalayan köpek, kurbanın testislerini kıskaçlarıyla tutan bir akrep ve bazen yılan ile bir kuzgundur.

Ölüm ve yeniden doğuşun yanısıra Işık Güneş tanrısı Mithra’nın Boğayı öldürmesi; boğanın burçlarla ilişkilendirilip en son değişen burç olması nedeniyle gelecek zamanı belirleyen bir sembol olarak da değerlendirilmektedir. Bu görüşe göre sahnedeki diğer hayvanlarda yıldızlar ve burçlarla ilişkilendirilir.

Bir başka değerlendirme; boğa tam öleceği sırada Ay’a dönüşür, Tanrı Mithra’nın pelerini de gökyüzü biçimini alır. Artık gece gündüzü izler olmuş, böylece zaman ortaya çıkmıştır.Bu içerik Sanat Tarihi Platformusayfasına aittir kes kopyala yapıştır veya alıntı yaparak paylaşılamaz.
Bu sayede kurban, adak ritüelleri her dönem ve farklı dinlerde kendini gösterdiğini görüyoruz. Herkese iyi bayramlar diliyoruz.

Not// ilk görsel Kariye’nin Bizans dönemi mozaiklerinden olup Mithra Kurbanı sahnesine benzetilmektedir. Dış narteksteki asıl sahne İsa’nın önünde ziyafet masasıdır. Masanın önünde bir kişi Mithra Kurbanı pozunda boğayı yatırmış ve boynuzundan tutarak onu kurban etmektedir.

Bursa Tarihi Belediye Binası’nın Tuğla Süslemeleri1880 yılında Ahmed Vefik Paşa döneminde inşa edilen Bursa Tarihi Beled...
26/05/2026

Bursa Tarihi Belediye Binası’nın Tuğla Süslemeleri

1880 yılında Ahmed Vefik Paşa döneminde inşa edilen Bursa Tarihi Belediye Binası, geç Osmanlı döneminde gelişen Neo Osmanlı mimarisinin dikkat çekici örneklerinden biridir. Yapının üst katlarında görülen ahşap çatkılı tuğla dolgu sistemi, geleneksel Osmanlı sivil mimarisinin devamı niteliğindedir. Ahşap taşıyıcı iskelet arasındaki tuğlalar burada yalnızca dolgu malzemesi değil, aynı zamanda süsleme için de kullanılmıştır.

Cephedeki en dikkat çekici süsleme tuğla süslemeye benzetilmiş (muhtemelen harç ile oluşturulmuş) altı kollu yıldız motiftir. Türk-İslam sanatında bu motif çoğu zaman “Mühr-i Süleyman” olarak adlandırılmıştır. İki eşkenar üçgenin iç içe geçmesiyle oluşan bu geometrik form; koruyucu, düzeni sağlayıcı ve kozmik dengeyi temsil eden sembolik anlamlarla ilişkilendirilir. Selçuklu ve erken Osmanlı döneminde taş, çini, ahşap ve tuğla süslemelerde sıkça kullanılan motif, özellikle geometrik bezemenin temel unsurlarından biri haline gelmiştir.

Cephede özgün tuğla süsleme ile oluşturulmuş motif stilize servi ağacıdır. Dört mevsim yeşil kalması nedeniyle servi, Osmanlı sanatında sonsuz yaşam ve ebediyet düşüncesiyle ilişkilendirilmiştir. İnce ve dik formu sebebiyle vakar, sabır ve manevi yükselişin sembolü kabul edilen servi motifi; mezartaşları, çiniler ve kalemişlerinde olduğu gibi burada da tuğla bezeme programına dahil edilmiştir. Yıldız ve servi ağacı dışında yapının cephesinde farklı ağaç ve bitkisel süslemelerde tuğla ile oluşturulmuş süslemeler görülmektedir.

Bursa Tarihi Belediye Binası bu yönüyle yalnızca bir kamu yapısı değil; Selçuklu geometrik süsleme anlayışını ve Osmanlı sembolizmini 19. yüzyıl mimarisinde yeniden yorumlayan önemli bir örnektir.

Santorini (Akrotiri) FreskleriBugünkü Yunanistan’daki Santorini Adası’nda bulunan Akrotiri, yaklaşık 3600 yıl önce gerçe...
23/05/2026

Santorini (Akrotiri) Freskleri

Bugünkü Yunanistan’daki Santorini Adası’nda bulunan Akrotiri, yaklaşık 3600 yıl önce gerçekleşen büyük volkan patlamasıyla kül altında kaldı. Bu felaket, kenti yok ederken Ege dünyasının en iyi korunmuş duvar resimlerini de adeta mühürledi. Duvar resimlerinin günümüze bu denli canlı reklerle ulaşabilmesinin bir diğer nedeni; yaş sıva üzerine Fresko tekniğiyle yapılmasıdır. Bugün Akrotiri freskleri, Minos etkisindeki Ege resim sanatının en önemli örnekleri arasında görülmektedir.

Fresklerde figürler ince belli, uzun kollu ve esnek bedenlerle betimlenmiştir. Minos sanatına özgü bu anlayışta amaç anatomiyi birebir vermek değil; hareketi, ritmi ve canlılığı hissettirmektir. Bu nedenle figürler sert değil akıcıdır; bedenler neredeyse rüzgarla hareket ediyor gibidir.

Akrotiri’nin en bilinen sahnelerinden biri olan “Balık Taşıyan Genç” freskinde genç bir erkek figürü, iki elinde büyük balıklarla yürür halde görülür. Figürün profilden verilen yüzü, uzun uzuvları ve ince beli Minos resim anlayışının tipik özellikleridir.

Akrotiri freskleri, Ege sanatında insan bedeninin hareket halinde gösterildiği en erken ve gelişmiş örnekler arasında kabul edilir. Figürlerin profilden verilmesi, belirgin konturlarla çevrilmesi ve erkek teninin kırmızı tonlarla boyanması, Doğu Akdeniz özellikle Mısır sanatıyla kurulan kültürel ilişkilerin önemli göstergeleri arasında değerlendirir.

Aslantepe Saray Kapısı Kral Heykeli, Sfenksler ve OrtostatlarBugünkü Malatya yakınındaki Arslantepe Höyüğü, Geç Hitit dö...
23/05/2026

Aslantepe Saray Kapısı Kral Heykeli, Sfenksler ve Ortostatlar

Bugünkü Malatya yakınındaki Arslantepe Höyüğü, Geç Hitit döneminde Malizi/Melid olarak bilinen önemli bir krallık merkezidir. Saray girişindeki anıtsal heykeller, sfenksler ve ortostatlar, Geç Hitit sanatının en önemli örnekleri arasında kabul edilir.

Yaklaşık 3,8 metre yüksekliğindeki kireçtaşı kral heykeli, Aslanlı Kapı yakınında bulunmuştur. Yazıt taşımamasına rağmen başındaki tiara, sakal biçimi ve anıtsal duruşu onun bir kralı betimlediğini gösterir. Heykelin kırıldıktan sonra dikkatlice gömülmüş olması ise sıradan bir yıkımdan çok ritüel bir uygulamayı düşündürmektedir.

Saray girişindeki sfenksler, Hitit ve Geç Hitit mimarisinde kapıları koruyan figürlerdir. İnsan başlı ve aslan gövdeli varlıklar, kötülüğü uzaklaştıran koruyucu semboller olarak kullanılmıştır.

Kapı çevresindeki ortostatlar ise yapıların alt duvarlarına yerleştirilen büyük taş kabartma levhalardır. Genellikle bazalttan yapılan bu levhalar hem duvarı korur hem de törensel ve siyasi sahneleri görünür hale getirirdi. Arslantepe ortostatlarında savaşçılar, tören alayları, hayvan mücadeleleri ve tanrısal semboller işlenmiştir. Bugün bu eserlerin büyük bölümü Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir. Aslantepe Sarayı önünde ise replikaları bulunmaktadır.

Onur Anıtı / Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı ve Kurtuluş Savaşı Onur Anıtı, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere 19 M...
19/05/2026

Onur Anıtı / Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı ve Kurtuluş Savaşı

Onur Anıtı, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışını bu önemli olayı ölümsüzleştirmek amacıyla Samsun halkı tarafından yaptırılmıştır.

1931’de tamamlanan anıtın heykeltıraşı Avusturyalı Heinrich Krippel’dir. Heykelin yapım masrafları doğrudan Samsun halkı tarafından karşılanmış, bronz parçalar sanatçının Viyana’daki atölyesinde dökülerek Samsun’a getirilmiştir.

Şaha kalkmış at üzerinde betimlenen Atatürk’ün yüzünü Batı’ya çevirmesi, Cumhuriyet’in modernleşme yönünü simgelerken; kaidedeki cephane taşıyan halk figürleri, Milli Mücadele’nin yalnızca askeri değil, halkın ortak direnişiyle kazanıldığını vurgular.

Kaidenin ön yüzünde ise Nutuk’un başlangıcına gönderme yapan şu ifade yer alır:
“Vatanda Milli Mücadeleye başlamak için Gazi 19 Mayıs 1335/1919 tarihinde Samsun’a çıktı.”

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

🇹🇷

Address

Side
07330

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sanat Tarihi Platformu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Sanat Tarihi Platformu:

Share