Sanat Tarihi Platformu

Directions Website Contact the organization

Sanat Tarihi Platformu İçeriklerimiz kes kopyala yapıştır ya da alıntı yaparak paylaşılamaz.

Bu sayfa 2018 yılından itibaren Sanat Tarihi konusunda sosyal medya içerik üreticisi olarak özgün yazı ve güncel haberleri içermektedir.

07/10/2026
6 EKİM 1923: İSTANBUL’UN İŞGALDEN KURTULUŞU4 yıl 10 ay 23 gün süren işgal, 6 Ekim 1923’te sona erdi. 24 Temmuz 1923’te i...
06/10/2026

6 EKİM 1923: İSTANBUL’UN İŞGALDEN KURTULUŞU

4 yıl 10 ay 23 gün süren işgal, 6 Ekim 1923’te sona erdi. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması uyarınca İtilaf kuvvetlerinin İstanbul’u, antlaşmanın onaylanmasının ardından altı hafta içinde boşaltması kararlaştırılmıştı. Tahliye 2 Ekim’de tamamlandı; 6 Ekim’de Şükrü Naili (Gökberk) Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul’a girerek şehrin yönetimini resmen devraldı.

Bu tarih, yalnızca askeri bir giriş değil, İstanbul’un TBMM yönetimine geçişinin ve işgal döneminin resmen sona ermesinin sembolü oldu.

Bugün bu tarihi süreç, dönemin fotoğraflarının yanı sıra Cumhuriyet döneminde yapılan resimlerle de belgeleniyor:

1. 🎨 Ressamı bilinmiyor – İşgal Ordusunun Beyoğlu’ndan Geçişi, 1931
2–3. 🎨 Şems’i Arel – İngiliz Askerlerinin İstanbul’u Türk Askerlerine Teslimi, 1934
4. 🎨 Ruhi Arel – Türk Ordusunun İstanbul’a Girişi
📸 İşgal dönemine ait fotoğraflar

GÖBEKLİTEPE’DE YENİ KAZI ALANLARI ZİYARETE AÇILDIGöbeklitepe’de ziyaret rotası genişledi. Ana kazı alanının kuzeybatısın...
05/10/2026

GÖBEKLİTEPE’DE YENİ KAZI ALANLARI ZİYARETE AÇILDI

Göbeklitepe’de ziyaret rotası genişledi. Ana kazı alanının kuzeybatısındaki GT2 kazı alanı artık ziyaret edilebiliyor. Biri üstü örtülü, diğeri açık iki kazı alanında ziyaretçiler devam eden bilimsel çalışmaları da görebiliyor.

Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığındaki kazılarda, Göbeklitepe’nin kuzey kesiminde bilimsel kazı çalışmaları yürütülüyor. Jeofizik araştırmaların ardından burada II. yapı evresine tarihlendirilen dörtgen planlı yapılar ortaya çıkarıldı. Necmi Karul Hoca, bu yapıların ilk değerlendirmelere göre konut işlevi taşımış olabileceğini, ancak kesin işlevlerinin yapılacak toprak analizleriyle belirlenebileceğini belirtiyor.

Bu yeni alanlar, Göbeklitepe’de yerleşim ve gündelik yaşamın da araştırılabileceği bir arkeolojik alan olması açısından önemli.

Göveklitepeye yolunuz düşerse yeni alanları da incelemeyi unutmayın 🤗

KİTABELİ TUĞLALAR: SÜMERLERDEN KALAN YAPI BELGELERİBugün sıradan bir yapı malzemesi gibi görünen bu tuğlalar, aslında Sü...
03/10/2026

KİTABELİ TUĞLALAR: SÜMERLERDEN KALAN YAPI BELGELERİ

Bugün sıradan bir yapı malzemesi gibi görünen bu tuğlalar, aslında Sümerlerin bıraktığı önemli yazılı belgelerdir.

Plano-konveks tuğla adı verilen bu tuğlaların bir yüzü düz, diğer yüzü bombelidir. Özellikle Erken Hanedanlar Dönemi’nde (MÖ 3. binyılın ortaları) Sümer kentlerinde kullanılan bu tuğlalar, duvarlara eğimli biçimde yerleştirilerek balıksırtı örgü oluşturacak şekilde dizilirdi.

Fakat bazı tuğlaların asıl önemi üzerlerindeki çivi yazısıdır. Tuğlanın üzerine hükümdarın adı, unvanı, yapının adandığı tanrı ve yapının inşasıyla ilgili bilgiler yazılabiliyordu. Böylece tuğla, yalnızca duvarın bir parçası değil, aynı zamanda yapının kim tarafından ve hangi amaçla inşa edildiğini belgeleyen bir yazıt hâline geliyordu.

Üstelik bu tuğlaların yalnızca benzerlerini görmüyoruz. Fotoğraftaki örnek İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi’nde sergilenen Sümer kitabeli tuğlalardır. Örneğin müze koleksiyonundaki Girsu (bugünkü Tello) kökenli bir tuğla, MÖ yaklaşık 2500–2340 arasına tarihleniyor ve üzerinde Sümerce çivi yazısı bulunuyor.


Tunceli Müzesi’nde Koç Biçimli Mezar TaşlarıTunceli Müzesi’ndeki koç biçimli mezar taşları, Anadolu’da yüzyıllardır sürd...
02/10/2026

Tunceli Müzesi’nde Koç Biçimli Mezar Taşları

Tunceli Müzesi’ndeki koç biçimli mezar taşları, Anadolu’da yüzyıllardır sürdürülen hayvan biçimli mezar anıtı geleneğinin örnekleridir. Bu taşların gövdelerine işlenen motifler, mezar sahibinin cinsiyeti, mesleği, yaşamı ve toplumsal kimliği hakkında bilgi verir.

Kılıç, kalkan, at, ok, koç, tüfek, tabanca, bıçak gibi şekiller mezar sahibinin erkek olduğuna ve yiğitliğine işarettir.
Kandil, terazi vb. şekiller din adamlarına; iğne, sap, küskü, el gibi figürler ise kadınlara aittir. İbrik ve tepsi gibi figürler cömertliğin ifadesidir. Bazı mezarlarda görülen Zülfikar (Hz. Ali’nin Kılicı), güneş kursu gibi şekiller de orada yatan kişinin alevi inançlı olduğuna işarettir.

Araştırmalarda Tunceli’deki bu geleneğin yalnızca Akkoyunlu ve Karakoyunlu dönemleriyle sınırlı olmadığı, daha eski Türk mezar gelenekleriyle de bağlantılı olduğu belirtilir. Müze koleksiyonundaki eserlerin ise tamamı aynı döneme tarihlendirilemez; her birinin tarihi kendi üzerindeki yazıt ve biçim özellikleriyle değerlendirilmelidir.

Kahvenin Zarif Sunumu: Halayık – Guillemet, 1873Dünya Kahve Günü’nde, Pierre Désiré Guillemet’nin 1873 tarihli Halayık t...
01/10/2026

Kahvenin Zarif Sunumu: Halayık – Guillemet, 1873

Dünya Kahve Günü’nde, Pierre Désiré Guillemet’nin 1873 tarihli Halayık tablosunda yer alan kahve fincanı ve gümüş kahve zarfına yakından bakalım.

Osmanlı sarayında hizmetli olduğu düşünülen kadın, elindeki tepside kulpsuz bir fincan ve gümüş zarf taşımaktadır. Kahve zarfı, fincanı tutarken elin yanmasını önleyen işlevsel bir gereç olmasının yanı sıra, gümüş işçiliğiyle sunumun zarif bir parçasıydı. Özellikle kulpsuz fincanlarda kullanılan bu zarflar, kahve kültürünün gündelik eşya tasarımına yansımasını gösterir.

Guillemet’nin tablosu, kahve sunumunda kullanılan bu özel gereci 19. yüzyıl Osmanlı yaşamından bir ayrıntıyla günümüze taşır. Eser bugün Sakıp Sabancı Müzesi koleksiyonundadır.

Dünya Kahve Günü kutlu olsun!

Kırlangıç (Tüteklikli) Örtü Erzurum Ulu Cami ve Evi ÖrnekleriErzurum Ulu Camii’nin (1179) mihrap önündeki ahşap kubbesi,...
24/09/2026

Kırlangıç (Tüteklikli) Örtü Erzurum Ulu Cami ve Evi Örnekleri

Erzurum Ulu Camii’nin (1179) mihrap önündeki ahşap kubbesi, Anadolu’da kırlangıç örtü olarak bilinen geleneksel örtü sisteminin en çok bilinen örneklerinden biridir. Bu bölüm, camide mihrap ve minberin bulunduğu özel alan olan maksureyi örter.

Peki neden kırlangıç veya tüteklikli denir?

Ahşap kirişler, birbirinin üzerine bindirilerek her sırada biraz daha içeri taşınır ve örtü merkeze doğru daralarak yükselir. En üstte bırakılan açıklık tüteklik olarak adlandırılır. Özellikle evlerde bu açıklık, ocak ve tandırdan yükselen dumanın dışarı atılmasını ve hava dolaşımını sağlar. “Kırlangıç/karlanguş” ise daha çok bu örtünün yöresel adıdır.

Bu teknik yalnızca Erzurum’a özgü değildir. Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Erzincan, Malatya ve Sivas gibi bu bölgelerde geleneksel evlerde; cami, tekke ve zaviye gibi yapılarda da karşımıza çıkar. Tokat ve Eskişehir gibi bölgelerde de örnekleri bulunmaktadır.

Kırlangıç örtü, yalnız işlevsel olarak yerel konutlarda değil, ibadet yapıları başta olmak üzere pek çok farklı işlevdeki yapıda üst örtü olarak kullanılmıştır. Ülkemizde iç Anadolu Karadeniz, Doğu Anadolu gibi farklı bölgelerde örnekleri bulunmaktadır.

KADEŞ ANTLAŞMASINA HATTUŞA’DAN YENİ BİR PARÇAYaklaşık 3.300 yıl önce, Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. ...
22/09/2026

KADEŞ ANTLAŞMASINA HATTUŞA’DAN YENİ BİR PARÇA

Yaklaşık 3.300 yıl önce, Hitit Kralı III. Hattuşili ile Mısır Firavunu II. Ramses arasında yapılan Kadeş Antlaşması, antik dünyanın en önemli yazılı diplomasi belgelerinden biridir.

Antlaşmanın Akadca çivi yazılı kil tablet nüshaları, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’da (Boğazköy, Çorum) bulundu. Bu nüshalara ait parçaların bir bölümü bugün İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergileniyor.

Ve şimdi Hattuşa’dan yeni bir parça daha bulundu.

Büyükkale’de, yaklaşık bir yıl süren bilimsel incelemelerin ardından yeni tablet parçasının Kadeş Antlaşması’nın nüshalarından birine ait olduğu belirlendi. Parça, antlaşmanın 12–20. maddeleriyle ilişkili satırlar içeriyor.

En dikkat çekici konu ise sığınan insanlar: Metinde Mısır ve Hatti ülkesinden kaçan kişilerin diğer ülkede nasıl muamele göreceğine ilişkin hükümler ve evlerin tahrip edilmemesine dair ifadeler okunabiliyor.

İstanbul Arkeoloji Müzesindeki Kadeş Antlaşması tablet parçalarına bakarken artık yalnızca 3.300 yıllık bir antlaşmanın parçası değil, yeni bulunan parçayla da birlikte, Hattuşa’nın antik dünyayı anlamamızı sağlayan arşivlerinden biri olduğunu gösteriyor.

Pantheon Kubbesi - Roma BetonuOpus Caementicium / Roma Betonu adı verilen günümüzdeki beton benzeri bir tekniğin en erke...
21/09/2026

Pantheon Kubbesi - Roma Betonu

Opus Caementicium / Roma Betonu adı verilen günümüzdeki beton benzeri bir tekniğin en erken MÖ 3. yüzyılda kullanılıp geliştirilmesiyle büyük ölçekli yapıların inşaası mümkün olmuştur.

Roma’daki Pantheon, bugünkü biçimini İmparator Hadrianus döneminde, MS 2. yüzyılın başlarında kazanmıştır. Yapının yaklaşık 43 metrelik kubbesi, antik dünyanın en büyük beton kubbelerinden biridir.

Kubbe, opus caementicium adı verilen Roma betonu ile yapıldı. Ancak sırrı yalnızca betonda değil: Roma mühendis ve mimarlarının kubbeyi yukarı doğru hafifleterek tasarlamasında saklıdır. Bu hafifleten tasarıma göre; alt bölümlerde daha ağır taşlar, üst kısımlarda ise tüf ve süngertaşı gibi hafif volkanik malzemeler kullanılmıştır.

Kubbe içinde yer alan kasetler de yalnızca süsleme değil; beton kütlesinden malzeme çıkararak kubbenin ağırlığını azaltmak için yapılmıştır. Tepedeki yaklaşık 9 metrelik oculus (göz boşluk) ise hem kubbeyi hafifletir hem de yapının tek doğal ışık kaynağını oluşturur.

Yani Pantheon’un yaklaşık 2.000 yıldır ayakta kalmasının sırrı tek bir malzeme yerine: Roma betonu + hafif malzeme + kubbe geometrisi + akıllı yük dağılımıdır. Bu içerik Sanat Tarihi Platformu sayfasına aittir kes kopyala yapıştır ya da alıntı yaparak paylaşılamaz.

//////Roma betonu (opus caementicium) temel olarak üç bileşenden oluşur:

* Kireç harcı: Bağlayıcı görevi görür.
* Puzolan: Özellikle İtalya’daki volkanik kül/toprak. Kireç ve suyla reaksiyona girerek güçlü, suya dayanıklı bir bağlayıcı
* Agrega: Harcın içine yerleştirilen taş, tüf, tuğla/kiremit kırıkları gibi parçalar.

Roma mühendisleri malzemeyi her yerde aynı kullanmıyordu. Pantheon bunun en güzel örneği: Kubbenin alt kısmında daha ağır agregalar, yukarı çıktıkça daha hafif volkanik malzemeler kullanıldı. Böylece kubbenin kendi ağırlığı azaltıldı.

Görseller 1. 📸Evan Qu (unsplash) , diğerler 📸 thecollector. com sayfasına aittir.


Address

Side
07330

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Sanat Tarihi Platformu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Sanat Tarihi Platformu:

Shortcuts

Share