Adımızı 1984 yılında İstanbul hapishanelerinde yaşanan Ölüm Orucu eyleminde yitirdiğimiz Mehmet Fatih Öktülmüş’ten alıyoruz. Çünkü Mehmet Fatih Öktülmüş’ün bu topraklara çok büyük emeği geçmiştir. O hep yaşıyor…
Kültür ve Sanat kurumumuz, işçi ve emekçilere, gençliğe açıktır. İşçi, emekçi, öğrenci (lise ve üniversite) ve kadınlara, hatta çocuklara hitap ediyoruz. Her sınıf ve kesimden ve her yaşt
an emekçiler, kurumumuzda kendine ait bir şeyler bulabilirler. Kapitalizm, özellikle emekçilerin sanat ve kültüre ilgilerini yok etmekte ve burjuva yoz kültür içinde boğmaktadır. Kurumumuz, emekçilerin bu ihtiyacına yanıt verecek tarzda kendini varediyor. Bunda dolayı da güncel sorunlara ilişkin her sorunu, kendi özgüllüğünde ele alıp işleyebiliyor. Örneğin, Suriye savaşı, bir bütün olarak savaş olgusu; örneğin, gündeme giren yerel ve genel seçim durumu; örneğin sınıfa, gençliğe, memurlara vb. emekçi kesimlere dönük bir saldırı vb... Her konuda seminerler, paneller, söyleşiler oluyor. Bir kültür ve sanat kurumu olarak, elbette kültür ve sanatla doğrudan ilgiliyiz. Ancak kendimizi sadece sanat ve kültürle sınırlamıyoruz. Ülke ve dünya sorunları ilgimiz alanındadır ve bunları sanat ve kültür faaliyetleimizin içinde ele alırız. Müzik, tiyatro çalışmalarımız ve ayrıca çocuklara dönük tiyatro çalışmamız da vardır. Kurumumuzda oluşturduğumuz bir de kitaplık var. Bu kitaplıktan yararlanmak için kurumumuza başvurulmaktadır. Yorgun vardiyaların düşlerini koyduk torbamıza,
adı yasak ülkenin zılgıtlarını…
Dünyanın başka başka yerlerinde
yüzünü bile görmediğimiz insanların
tanıdık yüzlerini…
Duvarların ardında türkü söylemekten hiç usanmayan çağlayanları…
Biraz da tuz kattık yanına,
gün geldi yaramıza bastık. Biraz da sabır,
gün geldi katık ettik direncimize. Ve biraz da türkü
yitirdiklerimizi uğurlamak
soframıza bağdaş kuranları karşılamak için. Bir de baktık ki uzak değilmiş Kaf Dağı…
Korkular, bencillikler ve değersizlikler
bir cesaret mesafesinde yıkılır gider. Paylaşımlar, üretimler ve tüm güzellikler
bir el uzatması kadar yakındır. Bir de baktık ki Kaf Dağı yüreklerimizdir…
Ne çok şey var
yüreğimizden
tuvallere, notalara vurulacak, sahnelere sürülecek,
ne çok şey…
Sen de çıkar
göğsünün kafesinden yüreğini,
yüreğimizin yanına koy. Düşlerinizi, sevdalarınızı,
özlemlerinizi koyun torbanıza. Gelin birlikte üretelim,
paylaşımlarımız saçılsın dört bir yana…
FATİH ÖKTÜLMÜŞ KÜLTÜR-SANAT EVİ