Atatürkçü Düşünce Derneği Samandağ Şubesi

Atatürkçü Düşünce Derneği Samandağ Şubesi Bu Kemalist Düşün Sistemi

Bilimi Rehber Alan, Antiemperyalist, Tam Bağımsızlık, Çağdaş, Yenilikçi, Eşitlikçi, Özgürlükçü,
Halkçı, Demokratik, Yurttaş odaklı Ulus Bilinci, Yurtta Barış Cihanda Barış, Üniter Devlet yapısı, Laik Cumhuriyet Anlayışı, Atatürkçü Düşünce Sistemidir.

KİTAPLAR, CUMHURİYET MÜCADELESİNİN EN GÜÇLÜ TANIKLARIDIR…Atatürkçü Düşünce Derneği Kadıköy Şubesi Disiplin Kurulu Üyesi,...
29/07/2026

KİTAPLAR, CUMHURİYET MÜCADELESİNİN EN GÜÇLÜ TANIKLARIDIR…

Atatürkçü Düşünce Derneği Kadıköy Şubesi Disiplin Kurulu Üyesi, Avukat Kerem Ali Vahap, şubemizi ziyaret ederek kaleme aldığı “Müdafaa-i Hukuk’tan İnşa-i Hukuka: Türk Devrimi’nin Hukuksal Yönleri” adlı değerli eserini, anlamlı bir ithafla ADD Samandağ Şubesi kütüphanemize armağan etmiştir.

Türk Devrimi’ni hukuk biliminin perspektifinden ele alan bu kıymetli çalışma, Cumhuriyetimizin hukuk devrimini anlamak isteyen herkes için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Eser, bundan böyle şube kütüphanemizde tüm üyelerimizin ve okurlarımızın hizmetinde olacaktır.

Henüz 1999 doğumlu olmasına rağmen, Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığını yalnızca sözleriyle değil; bilimsel çalışmaları, mesleki birikimi ve üretkenliğiyle de ortaya koyan genç yol arkadaşımız Avukat Kerem Ali Vahap’ı gönülden kutluyoruz.

Kaleme aldığı bu değerli eserin Atatürkçü düşüncenin yaygınlaşmasına, hukuk bilincinin güçlenmesine ve Cumhuriyet mücadelemize önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyoruz.

Nazik ziyaretleri ve şubemiz kütüphanesine kazandırdığı bu anlamlı armağan için kendisine teşekkür ediyor, hukuk ve akademi alanındaki başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz.

Cumhuriyet, bilimle; bilim ise okuyarak, sorgulayarak ve üreterek yaşatılır.

Kitabımız, ADD Samandağ Şubesi Kütüphanesi’nde tüm okurlarını beklemektedir.

Atatürkçü Düşünce Derneği
Samandağ Şubesi Yönetim Kurulu

Lozan’ın 103. Yılında ADD Samandağ Şubesi’nden Kararlı Mesaj: “Lozan Türkiye’nin Tapu Senedidir!” Devamı için tıkla; ⤵️
24/07/2026

Lozan’ın 103. Yılında ADD Samandağ Şubesi’nden Kararlı Mesaj: “Lozan Türkiye’nin Tapu Senedidir!” Devamı için tıkla; ⤵️

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Samandağ Şube Başkanı Atiye Sönmez Erdoğdu, Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, antlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlık ve bütünlüğünün teminatı olduğunu vurguladı. Lozan.....

24/07/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

LOZAN NAMUSTUR!

Lozan Antlaşması; vatanınızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettiren Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir.

Lozan Antlaşması; 1. Dünya Savaşı galipleri İtilaf Devletleri’nin mağlup devletlere dayattıkları, Osmanlı'ya da kabul ve imza ettirdikleri antlaşmaların tek uygulanamayanı ve Anadolu Türklüğünün idam dermanı olan Sevr Barış (!) Antlaşmasını yırtıp tarihin çöp sepetine atan, 103 yıldır hükmünü sürdüren ender uluslararası antlaşmalardan biridir.

Lozan Antlaşması; 400 yıl Anadolu insanının kanını emen kapitülasyonları ortadan kaldırıp ekonomik bağımsızlık olmadan tam bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini mazlum milletlere göstererek tarihin akışını değiştiren ilk antlaşmadır.

Lozan Antlaşması aynı zamanda; milletimizin Ulusal Bağımsızlık Savaşında gerçekte kimlerle savaştığını, kimleri yendiğini ve kimlerin işgalci emperyalistlere uşaklık edip perişan olduğunu da dünyaya gösteren antlaşmadır.

"Siz Yunanistan’ı yendiniz İngiltere’yi değil” diyen küstah Lord Curzon’a Milli Mücadele'nin muzaffer Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın verdiği diplomasi dersi bunun kanıtıdır; “Hayır ekselans! Yalnız Yunanistan’ı yenmedik. Güneyde müttefikiniz Fransızları ve eğitip donatıp üzerimize sürdüğü Ermenileri yendik. Müttefikiniz İtalyanları gönderdik. Silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik. İşbirlikçiniz İstanbul hükümeti ile birlikte çıkarttığınız dinci isyancıları yendik. Silah ve para ile desteklediğiniz Kuvayı İnzibatiye’yi yendik. Son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük. Mondros’u yendik Ekselans, Sevr’i yendik, Üçlü Antlaşma’yı yendik, bunların hepsinin arkasında siz vardınız; hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi, biz asıl sizi yendik."

Curzon'un küstahlığı bununla da kalmadı. Bir sohbette İsmet Paşa'ya "Hiçbir isteğimizi kabul etmediniz. Ama hepsi cebimde. Ülkemiz perişan, paranız yok. Para bir bende var, bir de -yanında oturan ABD temsilcisini işaret ederek-bunda. Mecburen kapımıza geleceksiniz. O zaman bugün cebime koyduklarımı tek tek çıkarıp önünüze süreceğim." de dedi. Atatürk’te, İsmet Paşa da, Kemalist devrimciler de bu sözleri hiç unutmadılar. Hiçbir emperyalistin kapısına gitmediler. Kimseye boyun eğmediler. Sadece Türk milletinin ferasetine, fedakarlığına, çalışkanlığına güvendiler ve yine yanılmadılar. Az zamanda çok ve büyük işler yaptılar. "Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" şiarı ve "Yurttaşların Ek eşitliği" asasıyla tüm vatandaşlarını kucakladılar. Hem memleketlerini imar ettiler, hem milletlerini eğittiler, hem kadınlarını insan olarak eşit birey yaptılar, hem "Çiftçi milletin efendisidir" diyerek tarımda, hayvancılıkta çağ atlayıp kendini doyuran 7 dünya ülkesinden biri ve kurdukları 46 fabrika ile de uçak üretip ihraç eden sanayi ülkesi Türkiye'yi yarattılar.

Buna rağmen, yıllarca Lozan’ın vazgeçilmezliğini anlatıp "Lozan'a düşmanlık Sevr'e yoldaşlıktır" diyerek 21. yüzyıl Sevr’i BOP tuzağına düşülmemesi için iktidarları uyaran Kemalist yurtseverler paranoyaklıkla suçlandı, birçoğu kumpas davalarıyla zindanlarda çürütüldü. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen emperyalizm uşağı, Atatürk, Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, saltanat ve hilafet özlemcisi dinci gericiler baş tacı edildi. Adlarının önünde her nasılsa profesör yazan kimi çakma tarihçiler “Lozan’ın Gizli Maddeleri” sakızını zerre utanmadan 100. yılına kadar çiğnediler. Hatta "Lozan hezimettir" diyen, tartışmaya açmak, güncellemek isteyen yetkililer bile görüldü.

Ancak tarih bilimdir, hükmünü verir ve öğretir; Lozan Antlaşması Türk ulusunun künyesine kazıdığı namus, yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir, dokunulamaz.

Laik Üniter Ulus Devletimizin ve vatanımızın bütünlüğünün Batı Emperyalizmi tarafından 100 yıl önce olduğu gibi yine ve bu kez BOP ile hedef alındığı bu dönemde Cumhuriyetin ilk yıllarında “Lozan Barış Günü” olarak kutlanan “24 Temmuz”, TBMM tarafından tekrar “Lozan Bayramı” ve resmî tatil kabul edilerek Türk milletinin Lozan’ı sonsuza dek koruma, savunma ve hiçbir iç ve dış bedhahın tek sözcüğüne bile dokunmasına izin vermeme kararlılığı bütün dünyaya gösterilmelidir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Lozan Antlaşması’nın 103. yılını gururla kutluyor, kurtarıcımız, kurucumuz ve değişmez önderimiz Büyük Atatürk’ü, Lozan’ın bilge diplomatı İsmet İnönü’yü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı ve aziz şehit ve gazilerimizi minnetle, şükranla anıyoruz.

Saygılarımızla.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ

23/07/2026

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ SAMANDAĞ ŞUBESİ

23 Temmuz 1939: Hatay’ın Ana Vatana Kavuşmasının 87. Yılı Kutlu Olsun

Bugün, Hatay’ın ana vatana katılışının gururunu ve onurunu bir kez daha yaşıyoruz.

23 Temmuz 1939, yalnızca bir toprak parçasının Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına katıldığı gün değil; aynı zamanda ulusal bağımsızlık mücadelesinin diplomasi, kararlılık ve akıl yoluyla kazanılmış büyük bir zaferidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Hatay konusuna verdiği önemi;

“Hatay benim şahsi meselemdir.”

sözüyle tüm dünyaya ilan etmişti.

Atatürk, ağır hastalığına rağmen Hatay davasını yakından takip etmiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin haklı tezlerini uluslararası platformlarda kararlılıkla savunmuştur. Onun ileri görüşlülüğü, devlet adamlığı ve milletine olan bağlılığı sayesinde Hatay, halkının özgür iradesiyle ana vatana kavuşmuştur.

Hatay’ın ana vatana katıldığı yıllarda bölgemiz Fransız mandası altında bulunuyordu. Oysa genç Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk devrimleriyle çağdaşlaşma yolunda çok önemli mesafeler almıştı. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1930 ve 1934 yıllarında tanınırken, Fransa’da kadınlar bu hakka ancak 1944 yılında kavuşabilmiştir. Bu gerçek, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin ve Atatürk devrimlerinin ne kadar ileri görüşlü olduğunun en somut göstergelerinden biridir.

Bugün de inanıyoruz ki; Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, hukukun üstünlüğüne, laikliğe, demokrasiye, üretime, bilime ve akla daha güçlü sarıldığımız ölçüde ülkemiz aydınlık yarınlara ulaşacaktır.

Çünkü Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miras; dogmalara değil bilime, taassuba değil akla, teslimiyete değil sorgulamaya dayalı bir yönetim anlayışıdır.

Bizler, Atatürkçü Düşünce Derneği olarak biliyoruz ki;

Rehberimiz bilim ve fendir.
Yolumuz Cumhuriyetin aydınlanma yoludur.
Hedefimiz; tam bağımsız, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurucu ayarlarıyla geleceğe taşımaktır.

Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında, ülkemizin yeniden hak ettiği refah düzeyine ulaşacağına, gençlerimizin umutla geleceğe bakacağına ve Türkiye’nin çağdaş uygarlık yolculuğunu kararlılıkla sürdüreceğine olan inancımız tamdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Hatay’ın ana vatana katılmasında emeği geçen tüm devlet adamlarını, mücadele insanlarını ve Hatay halkını saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Hatay vatandır.
Hatay Cumhuriyettir.
Hatay Atatürk’ün emanetidir.

Atatürkçü Düşünce Derneği
Samandağ Şubesi

23/07/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

ERZURUM KONGRESİ

9. Ordu müfettişi göreviyle Samsun'a çıktıktan sadece 20 gün sonra, 8 Haziran 1919'da Vahdettin'in Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa tarafından İstanbul'a geri çağırılan Mustafa Kemal Paşa, çağrıya uymadığı gibi 22 Haziran'da "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" diyen Amasya Tamimini yayınlayınca önce hemen ertesi gün (23 Haziran 1919) Dahiliye Nazırı telgrafla valiliklere Paşa'nın emirlerinin dinlenmemesi talimatını vermiş, 5 Temmuz 1919'da da Harbiye Nezareti bu kez "Padişah adına" kaydıyla tekrar İstanbul'a çağırmıştır. Bu çağrıya da uymaması üzerine Mustafa Kemal 7/8 Temmuz gecesi telgraf başında bizzat Padişah tarafından resmen 9. Ordu Müfettişliği görevinden alınınca askerlikten istifa etmiş ve mücadelesini "Bir ferd-i mücahit" olarak sürdüreceğini açıklamıştır.

Bu gelişmeler, çıkarılan engeller ve ulaşım zorlukları nedeniyle 10 Temmuz’da Erzurum’da toplanacağı duyurulan Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Kongresi ancak 23 Temmuz'da toplanabilmiş, 7 Ağustos 1919'da da Türk milletine ve dünya kamuoyuna aldığı kararları ve Eylül başında Sivas’ta Genel Milli Kongre toplanacağını duyurarak sona ermiştir.

Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nın millet iradesiyle yürütüleceğini belgeleyen ve ilan eden ilk örgütlenme olan Erzurum Kongresi Trabzon, Erzurum, Sivas, Bitlis ve Van'dan gelen 62 delege ile çalışmıştır. Askerlikten yeni ayrıldığı, sivil elbisesi de olmadığı için Vali'nin verdiği redingot, Mazhar Müfit Bey'in bulduğu gömlek, pantolon ve istifa ederek delege olmasını sağlayan vatanseverlerin destekleriyle katıldığı kongrenin açıldığı gün divan başkanlığına, sonlandığı gün de Heyet-i Temsiliye Reisliğine seçilen Mustafa Kemal Paşa'nın kayıtlara geçen ilk ulus önderliği bu kongrede tescil edilmiştir. Ardından 4-11 Eylül 1919 Sivas Kongresi’nde Kongre Başkanlığı ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliye Reisliği gelmiş, 23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, 5 Ağustos 1921 Büyük Millet Meclisi Orduları Başkumandanlığı, 29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve nihayet 24 Kasım 1934 tarihli Soyadı Kanunu ile de Atatürk olmasıyla taçlanmıştır.

Ancak bir üst insanın başarabileceği bu kendini yaratma süreciyle 1919'un karanlık günlerinde İstanbul'dan Mirliva rütbesiyle çıktığı yolculukta önce 7/8 Temmuz 1919 gecesi bir ferd-i mücahit, sonra yakalanarak tutuklanması istenen bir asi, 11 Mayıs 1920'de de idam mahkûmu olan o Selanikli yetim, adını tarihe "Türklerin Babası" olarak altın harflerle yazdırmıştır.

Mustafa Kemal bir üst insandır, evet. Çünkü; o karanlık günlerde sadece Mustafa Kemal, kazanılacağından emin olduğu zaferden sonrasını düşünüyor, dünya dengelerini izliyor, yapılacakları planlıyordu. Hatta bunları geç saatlere kadar çalıştıkları bir gece sabaha karşı Mahzar Bey’e -kutsal bir sır olarak saklaması talimatıyla- madde madde yazdırıyor, zaferden sonra şekl-i hükümetin Cumhuriyet olacağından, yeni Türk alfabesinden, tesettürün kalkacağından, hanedan için gerekenin yapılacağından, tam bağımsızlıktan, laik bilimsel eğitimden söz ediyor, o koşullarda normal insanlar için hayali olanaksız öyle devrimler yapılacağını söylüyordu ki; Mazhar Müfit Bey'in bir yerde defteri kalemi bırakıp “Kusura bakmayın ama Paşam siz de çok hayalcisiniz, Cumhuriyete ulaşalım yeter” demesi üzerine gülümseyerek “Bunu zaman gösterir Vali Bey” diyor, 6 yıl sonra şapka ve kılık kıyafet devrimini açıkladığı 23 Ağustos 1925 Kastamonu ziyareti dönüşü meclis önünde görüp yanına çağırarak ve yine gülümseyerek "Kaçıncı maddedeyiz Vali Bey?" diye soruyordu.

Birlikte yola çıktıklarından ihanet edenler de oldu, korkup ayrılanlar da, kurtuluştan hemen sonra Cumhuriyetin ilanını engellemeye çalışanlar da, hatta parti kurup Cumhuriyet ve devrimleri yok etmeye soyunanlar da. Ama o bütün saldırıları, ihanetleri, tuzakları, yoklukları, güçlükleri aşmayı bildi, yapılamaz denilen ne varsa yaptı, bir vatan kurtardı, bir ulus yarattı, Atatürk oldu.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Kemalizm'in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak ulusumuzla birlikte Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma kararlılığımızla Erzurum Kongresi’nin 107. yıl dönümünü kutluyor, Büyük Atatürk'ü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı, Kemalist Devrim kadrolarını minnet ve şükranla anıyor, aziz şehit ve gazilerimizin manevi huzurunda tazimle eğiliyoruz.

Saygılarımızla.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ

Address

Atatürk Cumhuriyet
Samandag
31800

Telephone

+905444057706

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Atatürkçü Düşünce Derneği Samandağ Şubesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Atatürkçü Düşünce Derneği Samandağ Şubesi:

Shortcuts

Share