Eğitim İş Ordu Şubesi

Eğitim İş Ordu Şubesi Eğitim İş Ordu Şubesi

Sevgili arkadaşımız Kudret Cömert’in babası, Özlem Yılmaz Cömert arkadaşımızın kayınpederi, emekli öğretmen CEMALETTİN C...
11/06/2026

Sevgili arkadaşımız Kudret Cömert’in babası, Özlem Yılmaz Cömert arkadaşımızın kayınpederi, emekli öğretmen CEMALETTİN CÖMERT vefat etmiştir.
Cenazesi 12/06/2026 Cuma günü saat 10:30'da oğlu Servet Cömert'in Dolunay'daki evinin önünde helallik alınacak, Hazreti Hamza Cami'nde öğle vaktinde cenaze namazı kılındıktan sonra Fatsa Asri Mezarlıkta defnedilecektir. Yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyoruz. Mekanı cennet olsun.

12 Haziran, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2002 yılında “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” olarak ilan edi...
11/06/2026

12 Haziran, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2002 yılında “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” olarak ilan edilmiştir.Bugün dünya genelinde milyonlarca çocuk; tehlikeli, yaşlarına uygun olmayan ve insanlık dışı koşullarda çalıştırılarak sömürülmektedir.

Küresel ölçekte işleyen sömürü çarkları; sermaye birikimini büyütmek ve kâr hırsını doyurmak için çocukları hedef almaktadır. ILO ve UNICEF verilerine göre dünya genelinde 138 milyonu aşkın çocuk işçi bulunmaktadır. Her yıl ortalama 15 milyon çocuk tıbbi müdahale gerektirecek kadar ağır yaralanmaktadır.

Türkiye’de ise durum farklı değildir. 2025 yılı boyunca en az 94 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 41. Maddesi “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler alır” derken; 50. Maddesi ise “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz” hükmüyle çocukların her türlü istismardan korunmasını anayasal güvence altına almaktadır.

Ancak AKP iktidarı, gerici ve piyasacı politikalarıyla bu anayasal hükümleri açıkça çiğnemektedir. Bir yanda tarikat ve cemaatlerle imzalanan sayısız protokolle çocuklarımızın zihni karanlığa hapsedilirken, diğer yanda ise sermaye ile kurulan çıkar ilişkileriyle çocuklarımız ucuz iş gücü olarak kullanılmaktadır.

Milli Eğitim Bakanlığı, asli görevi olan kamusal eğitim yerine, eğitim politikalarını sermayenin talepleri doğrultusunda şekillendirmekte, çocuk işçiliğinin yasal kılıflarını hazırlamakta ve zorunlu eğitim süresini dahi tartışmaya açmaktadır.

Laik, bilimsel, nitelikli, kamusal ve parasız eğitimin tasfiye edilmesi, yoksul halk çocuklarını eğitim sistemi dışına iterek sömürü çarklarına mahkûm etmektedir. Eğitim hakkını gasp eden bu uygulamalar yoksulluğu derinleştirmekte, eşitsizliği büyütmekte ve işçi sınıfının çocuklarını nesilden nesile işçileşmeye kurban etmektedir.

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/egitim-haktir-cocuk-isciligi-suctur-11-06-2026

Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakatten ve planlamadan uzak, eğitim emekçisinin düzenini ve sorunlarını göz ardı eden Eğit...
11/06/2026

Milli Eğitim Bakanlığı’nın liyakatten ve planlamadan uzak, eğitim emekçisinin düzenini ve sorunlarını göz ardı eden Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme sürecindeki sorunlar büyümeye devam ediyor.

Saha araştırmalarımız ve üyelerimizden gelen yoğun şikayetler göstermektedir ki liyakat, eşitlik ve dinlenme hakkını hiçe sayan bu uygulamalar; eğitim emekçilerini hem mesleki hem de özel hayatlarında tükenmişlik noktasına getirmektedir.

Bakanlık tarafından planlanan Yönetici Yetiştirme Programı, 16 Mayıs – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında 64 saatlik yüz yüz eğitim yüküyle tamamen hafta sonlarına sıkıştırılmıştır. Eğitim-İş olarak program başlamadan önce eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamaması, özel hayatın korunması ve anayasal bir hak olan dinlenme hakkının gözetilmesi adına eğitimlerin çevrimiçi/uzaktan modele geçirilmesi talebimizi resmi yazıyla ilettik. Ancak, Bakanlık bu yapıcı ve haklı talebimize kulak tıkamıştır. Sene sonu işlemlerin ve merkezi sınavlarınyapıldığı, yılın en yoğun dönemde haftanın 7 günü mesai yapmaya zorlanan eğitim emekçileri bir kez daha plansızlığın kurbanı edilmektedir.

Açıklamanın tamamını okumak ve MEB başvurumuzu incelemek için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/yonetici-atama-surecindeki-haksizliklara-ve-hafta-sonu-zorunlu-egitim-angaryasina-son-verilmelidir-10-06-2026

Okul ve kurum yöneticilerimiz, asli görevlerinin yanı sıra yoğun bir şekilde *muhakkiklik* göreviyle yükümlendirilmekted...
11/06/2026

Okul ve kurum yöneticilerimiz, asli görevlerinin yanı sıra yoğun bir şekilde *muhakkiklik* göreviyle yükümlendirilmektedir. Görevle ilgili yasal ve idari düzenleme talebimiz için MEB'e başvuruda bulunduk.

Taleplerimiz nettir:

•⁠ ⁠Muhakkiklik görevi inceleme aşamasıyla sınırlı tutulmalı, soruşturma süreçleri Eğitim Müfettişlerine devredilmelidir.

•⁠ ⁠Her muhakkiklik dosyası için *10 saat ek ders ücreti* ödenmelidir.

•⁠ ⁠Görev, yöneticilerin rızasına bağlı olmalı; gerekli eğitim ve harcırah desteği sağlanmalıdır.

Eğitim yöneticilerimizin üzerindeki idari yükün azaltılması, disiplin süreçlerinin kalitesinin artırılması ve çalışma barışının korunması için taleplerimizin takipçisi olacağız.

Başvuruyu görmek için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/mebden-muhakkiklik-goreviyle-ilgili-duzenleme-talep-ettik-09-06-2026

Milli Eğitim Bakanlığı, liyakatten ve planlamadan uzak, “ben yaptım oldu” anlayışıyla, keyfi okul kapatma ve taşıma kara...
11/06/2026

Milli Eğitim Bakanlığı, liyakatten ve planlamadan uzak, “ben yaptım oldu” anlayışıyla, keyfi okul kapatma ve taşıma kararlarına her gün bir yenisini eklemeye devam ediyor. Bu kuralsızlık furyasının şimdilik son kurbanı İzmir’deki öğrencilerimiz ve eğitim emekçilerimiz oldu.

Alınan ani kararla, Foça Recep Kerman Spor Lisesi’nin, tam 61 kilometre uzaklıktaki Karşıyaka Mustafa Kaya Spor Lisesi’ne taşınacağı açıklanmıştır. Bünyesinde 30 öğretmen, 179 öğrencisi bulunan lisenin ani bir kararla, onlarca kilometre uzağa taşınacak olması sonuçları itibariyle kabul edilemez bir durumdur.

MEB’in yarattığı kaos bununla da sınırlı kalmamış; Foça’da boşaltılan okul binasına ise yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Halim Foçalı Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi’nin taşınmasına karar verilmiştir. Bakanlık, yapboz parçaları gibi okulları yerinden oynatarak, mağdur edilecek öğrenci, öğretmen ve veli sayısı en az iki katına çıkarmıştır. Bu durum hem öğrencilerimizin eğitim hakkını gasp etmekte hem de öğretmenlerimizin hayat düzenini altüst etmektedir.

Ayrıca, 25 kilometre öteye taşınan Halim Foçalı MTAL’ın yeni okul binası için halihazırda ihale süreci başlamış ve binanın bir yıl içinde teslim edilmesi planlanmıştır.

Eğitim-İş olarak soruyoruz:
Ülkemizin içinde bulunduğu yoksulluk koşullarında kira fiyatları, servis ücretleri ve ulaşım maliyetleri ortadayken; öğrencileri ve öğretmenleri onlarca kilometre öteye sürgün etmek hangi pedagojiye, hangi vicdana sığmaktadır? İhale süreci başlamış olan bu yeni binanın akıbeti ne olacaktır? Halkın vergileriyle finanse edilen bu yatırımlar kimlerin keyfi kararlarıyla heba edilmektedir?
Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin hayatı, MEB’in masa başında aldığı keyfi kararlarla oynayacağı bir oyuncak değildir.

Eğitim-İş olarak öğrenciyi ve öğretmenin düzenini altüst eden, kilometrelerce yola mahkûm eden bu karardan derhal dönülmesini talep ediyor, yasal ve idari sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımıza kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.

MERKEZ YÖNETİM KURULU

Ağrı’nın Hamur ilçesindeki Soğanlıtepe İlkokulu’nda görev yapan 24 yaşındaki gencecik meslektaşımız Irmak Koparan’ın ölü...
09/06/2026

Ağrı’nın Hamur ilçesindeki Soğanlıtepe İlkokulu’nda görev yapan 24 yaşındaki gencecik meslektaşımız Irmak Koparan’ın ölüm haberi, tüm eğitim camiasını derinden sarsmıştır.

Gencecik bir öğretmenin hayattan kopuşu; sistematik mobbingin, fiziksel boyutlara ulaşan şiddetin, öğretmenin yıllardır içine itildiği derin psikolojik ve ekonomik bunalımın bir sonucudur. Bu acı kayıp, öğretmeni değersizleştiren ve yalnızlığa mahkûm eden politikaların bir eseri olarak tarihteki yerini alacaktır.

Bugün eğitim emekçileri; giderek ağırlaşan geçim derdiyle ekonomik, okulları sarmalayan şiddet ve can güvenliğini tehdit eden saldırılarla fiziksel, liyakatsiz yönetici kadrolarının baskı ve mobbing uygulamalarıyla da psikolojik şiddet görmekte, her türlü şiddetin kıskacında meslek onurunu korumaya çalışmaktadır.

Eğitim-İş olarak soruyoruz:
Öğretmenleri yoksulluğa, güvencesizliğe ve ölüme mahkûm eden bu düzenin değişmesi için daha kaç meslektaşımızın hayattan kopması gerekiyor?

24 yaşında hayattan koparılan öğretmenimiz Irmak Koparan’a rahmet; ailesine, sevenlerine ve tüm eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.

Henüz ömrünün ve mesleğinin baharında olan Irmak öğretmenimizi ölüme sürükleyen sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması, makamını gencecik öğretmenlerin üzerinde bir güç aracı olarak kullananların adalet önünde hesap vermesi için adli ve idari sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.

Şenay Aybüke Yalçın, henüz 22 yaşında, gençliğinin ve mesleğinin baharında bir fidandı. 9 Haziran 2017’de, görev yaptığı...
08/06/2026

Şenay Aybüke Yalçın, henüz 22 yaşında, gençliğinin ve mesleğinin baharında bir fidandı. 9 Haziran 2017’de, görev yaptığı Batman’ın Kozluk ilçesinde hain terör örgütü PKK tarafından katledilerek hayattan ve çok sevdiği öğrencilerinden koparıldı.

Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Eğitim-İş olarak şehit öğretmenlerimizin mirasını laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizle yaşatmaya devam edeceğiz.

MEB, Karabük’te bulunan Safranbolu Cemil Meriç Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin eğitim öğretim dönemi sonunda Ev...
08/06/2026

MEB, Karabük’te bulunan Safranbolu Cemil Meriç Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin eğitim öğretim dönemi sonunda Evliya Çelebi Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde birleştirileceğini duyurmuştur.

Fiilen “kapatma” anlamına gelen bu karar; eğitim hakkına, mesleki eğitime, öğretmenlere ve tarihi eğitim yuvalarına vurulmuş açık bir darbedir.

Safranbolu Cemil Meriç Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 50 bin nüfuslu ilçede kız meslek programı uygulayan tek lisedir. Birleştirilecek olan okulda Çocuk Gelişimi gibi temel bölümler mevcut değildir. Kapatılması veya başka bir liseyle birleştirilmesi, kız çocuklarının mesleki eğitimin hakkının gasp edilmesidir.

Mevcut ekonomik koşullarda öğrencilerimizin Karabük il merkezindeki okullara gidebilmesi mümkün değildir. Tüm bunlar sonucunda çocuklarımız ya tarikat ve cemaatlerin kuşatmasındaki imam hatiplere ya çocuk işçiliğinin yasal kılıfı MESEM’lere ya da eğitimden tamamen kopmaya mahkûm edilecektir.

Karara kılıf olarak kullanılabilecek sayısal veriler de mevcut değildir. Okulun mevcut öğrenci sayısı (52), kapatılmayı gerektirecek seviyenin üzerindedir. Okulun büyümesi ve gelişmesi için öğrencilerin ve velilerin talep ettiği yeni bölümlerin açılması bizzat Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kasıtlı olarak reddedilmiştir. Geçtiğimiz yıl ticaret programı uygulayan lisenin kapatılmasının ardından şimdi de bu okulun hedef alınması, Bakanlığın sözde ‘mesleki eğitimi geliştirme ve destekleme’ ilkesiyle çelişmektedir.

Açıklamanın tamamını okumak için tıklayınız:
https://www.egitimis.org.tr/sendika-haberleri/safranboluda-cocuklarimizin-gelecegi-ve-tarihi-miras-gasp-ediliyor-08-06-2026

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasadan Atatürk ilke ve devrimleri ifadesinin ç...
06/06/2026

Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasadan Atatürk ilke ve devrimleri ifadesinin çıkarılması; hukuki bir “muğlaklık” tartışması değil, doğrudan Cumhuriyetle hesaplaşma girişimidir.

Bu girişimin, Hüda-Par’ın itirazları ve Nurcu çevrelerin yayın organı Yeni Asya’nın “Geri çekin” manşetiyle eşzamanlı biçimde gerçekleşmesi ise tesadüf değil.

Cumhuriyetin kurucu felsefesini hedefe koymak, özgürlük değil; açık bir karşı-devrimci hesaplaşmadır.

Hüda-Par’ın “ifade özgürlüğü” gerekçesiyle yaptığı açıklama, gerçekte Cumhuriyetle olan ideolojik husumetin açık bir itirafıdır.

AKP’nin “muğlaklık” bahanesiyle düzenlemeyi geri çekmesi ise, meselenin hukuki değil tamamen siyasi olduğunu göstermektedir. Muğlak olan Atatürk ilke ve devrimleri değil, iktidarın kendi yönelimleridir. Net olan şudur: Tarikatların, cemaatlerin ve gerici odakların rahatsız olduğu her yerde Cumhuriyet vardır. Ve bu çevreler, Cumhuriyetin adının dahi yasal metinlerde yer almasından açıkça rahatsızdır.

Bu ülkenin basını, “özgürlük” kisvesi altında Cumhuriyet düşmanlığını meşrulaştırma alanı değildir. Devletin bağımsızlığına, ülkenin bölünmez bütünlüğüne ve Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerine açıkça karşı duran bir yayın çizgisi, demokratik çoğulculuk değil, anayasal düzene meydan okumadır.

Atatürk ilke ve devrimleri bu ülkenin pazarlık konusu değildir. Cumhuriyet, tarikatların onayına sunulamaz.

Laiklik, “geri çekin” manşetleriyle tasfiye edilemez.

İş insanı Rahmi Koç’un İzmir’de bir hastane açılışında anlattığı, kadınları ve Kürt kimliğini aşağılayan sözde “fıkra”, ...
06/06/2026

İş insanı Rahmi Koç’un İzmir’de bir hastane açılışında anlattığı, kadınları ve Kürt kimliğini aşağılayan sözde “fıkra”, toplum vicdanında haklı bir öfke yaratmıştır. Kadınların onurunu, kimliğini ve yurttaşlık hakkını hedef alan bu tür ifadeler kabul edilemezdir. Mizah adı altında nefretin, ayrımcılığın ve cinsiyetçiliğin normalleştirilmesine asla izin verilemez.

Ancak altını özellikle çizmek gerek, bu tepki, ikiyüzlü bir siyasal dilin parçası haline de getirilemez. Bugün kadınların yaşam hakkını koruyamayan, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkan, nafaka hakkını tartışmaya açan, kadın cinayetleri karşısında etkili ve caydırıcı politikalar üretmeyen, kız çocuklarını tarikat ve cemaatlerin insafına terk eden bir iktidarın “hassasiyet” söylemi samimi değildir. Kadını aile içine hapseden, emeğini güvencesizleştiren, bedenine ve yaşamına müdahaleyi meşrulaştıran politikaların mimarı olan AKP, bugün kimden gelirse gelsin söze itiraz ederken kendi sicilini de görmek zorundadır.

Eğitim-İş olarak tutumumuz nettir. Kadını hedef alan, yurttaşları kimlikleri üzerinden aşağılayan her sözün ve her politikanın karşısındayız. Ne sermaye gücü ne siyasal iktidar, bu ilkesel duruşumuzu değiştiremez. Kadınların eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam sürmediği; tüm yurttaşların eşit kabul edilmediği bir toplumda demokrasi de, adalet de olmaz.

Address

Bucak Mahallesi Bülbül Deresi Caddesi No:41/3
Ordu
52100

Opening Hours

Monday 10:00 - 18:00
Tuesday 10:00 - 18:00
Wednesday 10:00 - 18:00
Thursday 10:00 - 18:00
Friday 10:00 - 18:00
Saturday 12:00 - 18:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eğitim İş Ordu Şubesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Eğitim İş Ordu Şubesi:

Share