ASAR KÖYÜ

ASAR KÖYÜ ZAMAN TÜNELİNDE CEFAKAR BİR NİKSAR KÖYÜ : ASAR. mesafededir. ASAR 1908 öncesi bir Rum köyüdür. Lakin analarından emdiği süt burunlarından gelmiş.

Ülke: Türkiyeİl: Tokatİlçe: NiksarCoğrafi bölge: Karadeniz BölgesiRakım: 764 m (2.506 ft)Nüfus (2020) • Toplam 36Zaman dilimi: UTC+03.00 (TSİ)İl alan kodu: 0356İl plaka kodu: 60Posta kodu: 60602 MERDİN YILMAZ MELİKOĞLU

Asar Köyü'nün batısında Muhtardüzü, kuzeyinde Kuyucak, doğusunda Yazıcık, güneyinde Kıllıgeriş köyleri bulunmaktadır. İlçe merkezi NİKSAR,a 20.km. Rumlar, 1923 den sonr

a peyderpey Yunanistan'a göç etmelerinden sonra ASAR Köyü de boşalmıştır...Boş kalan köy arazilerini bir süre Yazıcık ve Kuyucak köylüleri ekip biçmiş…

Bu arada Artvin'in Şavşat ilçesi Dutlu Köyü Parnuh mahallesinden Melikoğlu Ziya Hoca,eşi Kerimoğlu Halime Hanım kızı Makbule,oğulları Nurettin,Şemsettin ve Mahmut ile, Dutlu köyünden Hanebaşoğlu Mahmut Taşkıran ,eşi.....ve oğlu İsa ile, yine Dutlu köyünden Niyazi Keskin, eşi ve bir oğlu Süleyman ile, Şavşat Yağlı köyünden Kahvecioğlu Nuri ,eşi ve oğluYusuf ile, Yine Yağlı köyünden,Dursun,eşi Guguş Nene,oğulları Azmi ve Şahismail ile kızı Nazime, Numanoğlu Sadık, Gülpaşa, anneleri Dudu nene ile, İbadoğlu Süleyman Acar, eşi Munto Hanım ve oğlu Mehmet, Yine Şavşat'tan Babayiğitoğlu Mehmet Ali Karakaş, eşi ile yokluk, kıtlık ve savaş yıllarının yorgunluğu içinde Niksar'a gelmişlerdir.. Asar köyüne Bulgar Muhacirlerinden Mustafa, oğulları İlyas ve Mümin Saçı ile Rıza ve eşi, Reşadiye’nin Turaç Köyünden Büyük Nevres ile eşi Mümin de sonradan yerleşmişlerdir. ANADOLU İÇLERİNE GÖÇÜN SEBEPLERİ
Bazıları hala bu göçün sebebini merak etmektedir..Halbuki 1877-1878 Osmanlı Rus savaşında Artvin ve Batum halkı vatanlarını sonuna kadar kahramanca savunarak işgali durdurmuşlardır. Fakat Artvin halkı savaşın Sonunda haketmedikleri bir HAZİN sonuca katlanmak zorunda kalmışlardır. Doğuda Kars, Ardahan ve Batum sancaklarının savaş tazminatı olarak Rusya’ya verilmesiyle Artvin ve Batum Ruslar tarafından bu sefer işgal edilmiştir. O tarihte Batum ve Batum Sancağı'na bağlı Artvin Rusların eline geçince onbinlerce bölge halkı peyderpey Anadolu içlerine göçmeye başlamıştır..Padişah ikinci Abdülhamit, Batum ve Artvin göçmenlerinin ANADOLUNUN boş arazilerine yerleştirilmesini emretmiştir. DOLAYSIYLA Anadolu nüfusunun TÜRKLEŞTİRİLMESİ yönünden bu göçler teşvik edilmiştir. Göçmenlerin sağlayacağı işgücü ve ANADOLUDAKİ BOŞ ARAZİLERİN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI amaçlanmıştır. Sultan ikinci Abdulhamit, hem ekonomik yönden ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacağına olan inancı hem de milli duygulardan dolayı yakınlık duyduğu göçmenlerin nakilleri, geçici barınmaları, iskanları gibi meselelerle yakından ilgilenmiştir. "İDARE-İ UMUMİYE-i MUHACİRİN KOMİSYONONU" kurulmuş, bu komisyon daha çok İstnbul, Bursa gibi merkeze yakın yerlere göçenlerle ilgilenmiştir.. PAYİTAHT'a uzak olan Artvin, Trabzon, Ordu, Tokat, Niksar gibi taşraya göçenler ise mahalli idarecilerin insafına terkedilmiştir..Bu sebeple dedelerimiz çok meşakkatli ve perişanlık içinde bir göç yaşamıştır...
Osmanlı yönetimi zayıflamış, dört bir yanda toprak kaybettiğimiz talihsiz bir dönem...Binbir eziyet ve yokluk içinde dağlar dereler aşarak önce Şavşat'tan Trabzon'a, oradan vapur ile Samsun'a gelmişler,..Samsun'dan Niksar'a dağları, dereleri aşarak kıtlık içinde yolda bir kısım çocuk ve yaşlıların dayanamayıp ölmesi de ayrı bir acı ve çile. Bu meşakkatli yolculuğun tuzu biberi de yer yer eşkiya tasallutuna uğramalarıdır.. Ve uzun, yorucu yıpratıcı yolculuktan sonra "Niksar'da boşalan Rum köylerine yerleşmek" ümidiyle gelen bu sekiz on hane önce boş olan Aydoğmuş köyüne yerleştiriliyor. Birkaç yıl sonra mübadele muhacirleri gelince oradan çıkarılarak Hanyeri köyüne, Oraya da yeni bir kafile geliyor bizimkiler sahipsizdir daha uzakta bulunan Hasanköyü'ne veriliyor,, Buraya da Dersim tehcirinden gelenler verilince bizim Şavşat mağdurları bu sefer otuz kırk km.ötede Kelkit ırmağına yakın Kıllıgeriş köyüne resmen sürülüyor...İşin cilvesine bakın ki burada geçen emek ve senelerine de bakılmadan Gümüşhane Kürtün’den gelenler sebebiyle mağdurları oynamaya devam diyerek oradan da bu garipler alınıyor...Ve bu sekiz on hane dağılıyor, bir kısmı yine Şavşat muhaciri olan Akıncı köyüne, bir kısmı da diğer köylere yerleşmiş olan akrabalarının yanına gidiyorlar...Nice sonra ASAR KÖYÜ Rumarı gidince yine bir araya gelip ASAR KÖYÜNDE karar kılıyorlar.. Lakin o tarihte arazi yazıcıları ip kaydı ile nüfus başına yer vermişler..Tapu yok...Her nedense Yunanistan muhacirlerine tapu verilirken, Artvin'den, Kars'tan, Erzurum vs.den gelenlere "ip kaydı" işlemi reva görülmüş. Asar Köyü düzenli bir yerleşime sahip.Evler ip gibi bir sırada iki düzenli yol arasına inşa edilmiş. Harman ve samanlıklar ise herkesin evinin karşısında yerleştirilmiş. Köyün suyu ise 1908 öncesi Asar Rumlarının yaylası ve şimdi Kuyucak köyünün sahiplendiği mekandan hekva ile gelmekteydi.1955 senesinde devlet bu suyu çimentodan imal edilen büzlerle köye getirdi. Bu su şebekesi Zaman Zaman idarece yenilendi. Fakat ne hikmetse komşumuz Kuyucak köyü bu yüz yıllık suyumuzu vermemeye, Asar köyünü resmen ezmeye, zulmetmeye başladı..İdarenin pasif ve taraflı tutumu yüzünden bu en mühim,hayati ve temel ihtiyaç olan içme suyu ÇİLESİNE MARUZ BIRAKILDIK. Aslında Komşumuz Kuyucak köylüleri dedelerimiz ASAR’a iskan olduktan sonra birçok defa İÇME SUYUMUZU SABOTE ETMİŞLERDİR. Devletin yaptığı su yolunu bir çok defalar tahrip etmişler, kırılan büzlerden suya yılan, çıyan vb., pislikler atmışlardır.. 1955 yılında ZAMANIN kaymakamı Ahmet Tosun, jandarma refakatında ATIYLA suyun gözesine gelerek Kuyucak idare heyetine ve köylülere ihtarda bulunmuş bu suya bir daha müdahaleleri halinde “HEPİNİZİ İÇERİ ATARIM” demiştir..Kaymakamın tayini çıkınca yine su şebekesine tecavüzler başlamıştır...Bu arada Muhtardüzü Karakoluna şikayette bulunulmuş, karakol komutanı Asar Köylülerinin YANINA iki jandarma vererek ağaçların arasında pusuya yatmışlar. Üç kişi gelerek girebi denen nacak burnuyla büzlerin üzerindeki toprak açılmış, büz taşla kırılmış suya pislik atacakları sırada jandarma suçüstü yakalamıştır..Düzenlenen tutanakla Niksar Savcılığına sevkedilmişlerdir. Mahkeme safhasında yalan yere yemin eden ve yaşlıların ismini bildiği şahıs duruşmada can vermiştir...Bu olay çevre köylerde büyük infiale sebep olmuştur...Bu dehşet verici hadise üzerine Yazıcık Köyünden çevre il ve ilçelerde hatırı sayılan alim ve Fazıl bir kişi olan, çağının saygın Dedesi ADIYLA müsemma “BEKİR EFENDİ” şu andaki Yazıcık Belediye Başkan'ı Tuncer Uzunoğlu’nun dedesi, ahbabı olan dedem Melikoğlu Ziya Hoca’ya geliyor. Kuyucak köyünden de hatırı sayılır iki kişiyi ASAR’ A çağırıyor.. Ve komşuluğun önemi vurgulanarak Kuyucaklıların sularının gayet bol olduğu,Çeşmelerin gürül gürül aktığı belirtilerek bu komşu düşmanlığının sona erdirilmesini istemiştir...Ve bu HAYIRLI BULUŞMANIN ardından tam kırk sene Asar Köyünün içme suyuna dokunulmadı..KIRK senenin ardından bu sefer Asar Köyü suyu gözeleri tahrip edliyor...Bu arada köyümüz Başçitlik İlçesine bağlandığından zamanın Başçiftlik Kaymakamı Selami Yazıcı Karacaören köyünden üç işçi alarak bizzat suyun başına gitmiş ve tahribedilen su gözelerini onarmış, Asar Köyüne düzenli su arzı sağlanmıştı...İşte ÇİLEKEŞ ASAR KÖYÜ BU VE BUNUN GİBİ MENFİ ŞARTLAR SEBEBİYLE HAYLİ GÖÇ VERMİŞTİR...ŞU ANDA HAYATA VE CEFALARA DİRENEN YİRMİ HANE BULUNMAKTADIR…
İÇME SUYU KONUSUNDAKİ MORAL BOZUCU OLUMSUZLUKLAR devam ederken OLUMLU VE GÜZEL GELİŞMELER DE YOK DEĞİL...Asar Köyü dışında oturup “ECDADIMIZIN AYAK İZLERİ VAR” diyerek boş ve ATIL kalan bir kısım topraklar ekilip dikilmeye başlanmış,Özellikle eski muhtarlarımızdan olup köyümüze unutulmaz hizmetleri dokunan Merhum Hüseyin Taşkıran, şu an asfaltı atılmış olan yol güzergahını Tokat’tan iş makinaları temin ederek açtırmıştır..Ayrıca Merhum Muhtarımızla birlikte İstanbul’a gittik ,camimizin yenilenmesi için oradaki hemşerilerimizden teberru topladık..Ve Camimiz o zamanın şartları içinde yenilendi. Merhum Muhtarımız Cami inşaatı hitam bulduğunda,inşaat malzemeleri üzerinde Hak’kın Rahmetine kavuştu...
Şükrü Kahveci köy ile ilişkisini hiç kesmedi..İlerlemiş yaşına rağmen meyvaları dikti..Tarlaları ekip biçerek, aşlık,bulgur ve nohutta çevrede bir numara oldu...Yine köy ile ilişkisini hiç kesmeyen yarım asır öncesinin vefakar muhtarlarımızdan merhum Hasan Taşkıran olmuştur..Aynen ağabeyi Hüseyin Taşkıran gibi köyün acil ve önemli ihtiyaçlarıyla yorulmadan bıkmadan ilgilenmiştir..İçme suyu deposunun yapılması, köyün en hakim noktasına sulama havuzunun yaptırılması, Yazıcık mahallesinde dereye boşa akan bir suyun hatrını ve tecrübesini kullanarak , aynı Zaman'da Yazıcık Belediye Başkan'ı,PAMUKPINAR öğretmen Okulundan arkadaşımız Tuncer UZUNOĞLU’nun da olumlu muvafakatı ile Asar sulama havuzuna getirilmesi, köyde örnek olacak tarım ve meyvecilik yapması, aklımıza gelen hayırlı hizmetlerindendir. Bu arada Tahsin Acar, Ağabeyim Merhum Mustafa Melikoğlu ,Remzi Kahveci örnek ceviz bahçeleriyle güzellik kervanında yerlerini almışlardır.. Gelelim Osman Acar’a, biz okumuşların Niksar temsilcisi...Hem de ziraatcı..Dolaysıyla köydeki ileri teknoloji ile ziraat ve meyvecilik faaliyetlerinde rehberliğini esirgemedi..Sulama havuzunun yapılmasında, komşu Geyran köyü mahallesindeki suyun Asar’a kazandırılmasında inkar edilmez emekleri var..Halen köyde örnek ceviz yetiştiriciliği yapmakta, köylülerin her türlü meseleleriyle bıkmadan ilgilenmektedir..Bu son yıllara ait hizmetler...Öncesine gidelim : Daha önce köyde yokluklar içinde yapılan ,bahçesi bile olmayan okul var idi...Osman Acar okul yerini köy tüzel kişiliğine hibe etmiş, amcazadesi merhum Kazım Acar’da okulu yaptırmıştır.. GÖÇ VEREN ASAR KÖYÜ CANLANIYOR
Menfi olarak içme suyu sıkıntısı devam ediyor ...Lakin Güzel Mevla'm sıkıntıları hafifletecek, insanlara huzur verecek sebepler de halkediyor...Artvin Şavşat’tan Hanebaşoğlu namıyla Asar’a gelen Mahmut Taşkıran’ın torunu, güzel hizmetlerini zikrettiğimiz önceki muhtarlarımızdan merhum Hüseyin Taşkıran’ın yeğeni ve geçen birkaç seneye kadar köyümüzün hatırı sayılır, hürmet edilen en yaşlı üyesi ve altmış sene öncesi Asar Köyü muhtarlığı yapmış, vefatına kadar köyün problemleriyle bıkmadan ilgilenen Hasan Taşkıran’ın oğlu HAYRETTİN TAŞKIRAN , ECDADININ İZİNDEN YÜRÜYEREK VE SADECE ALLAH RIZASI İÇİN DAHA İLERİ HİZMETLER İFA ETMEKTEDİR..BEREKET DÖNER YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLAN HAYRETTİN TAŞKIRAN,İstanbul’da ikamet etmektedir. Ancak , önce ilçesi Niksar’a yatırımı planlamış, Belediye mezbahanesini bir protokol ile geçen yıllarda devralarak ilçeye modernize edilmiş güzel bir mezbahane kazandırmiştır. Niksar’ımıza SÜT VE MAMÜLLERİ FABRİKASINI açarak dışarda ikamet eden ve doğup büyüdüğü memleketine yatırım yapan “İLK NİKSARLI İŞ ADAMI” ünvanını kazanmıştır..HAYRETTİN TAŞKIRAN, bununla da yetinmeyerek NİKSAR’a yüz dönüm arazi üzerine MODERN BESİ ÇİFTLİĞİ KURMUŞTUR...Böylece birçok hemşerimiz istihdam edilmiş, ilçe ekonomisine özellikle hayvancılığına canlılık getirmiştir...Bu mütevazi insan ayrıca birçok öğrenciye burs vermektedir...Öğrenci okutup yurdumuza YARARLI bireyler olarak yetişmelerinin ehemmiyetini idrak etmiş aydın bir işadamı…
Bu GANİ GÖNÜLLÜ İNSAN ilçesine yatırım yaparken ECDADININ AYAK İZLERİ OLAN,DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ ASAR KÖYÜNÜ UNUTUR MU HİÇ….Önce köye modern, kaloriferli İmam-Hatip LOJMANI yaptırdı..Sıra Köy CAMİSİNE GELDİ...VE BU TERKEDİLEN, SAHİPSİZ, CEFAKAR, FAKİR ASAR KÖYÜNE ONUN VEFALI EVLADI Hayrettin Taşkıran güzel bir cami inşa ettirdi. Bununla da kalmayarak, evi başına yıkılan bir gariban komşunun da sıcak bir yuvaya kavuşmasına vesile olmuştur..Bu HAYIRSEVER girişimleri gören yine Asar Köyünün Niksar dışında ikamet eden bir başka EVLADI NURİ KAHVECİ de minare, minber ve mihrabın yapımını taahhüt ederek hizmet yarışındaki yerini almıştır…Nuri Kahveci hizmet yarışıyla kalmamış, ailesiyle köye taşınıp senenin önemli bir bölümünü köylüleriyle geçirmekte, onlara her konuda yardımcı olmaktadır.. Bu arada Asar’ın genç ve çalışkan Muhtarı İsmal Bölme de bu güzel hizmetlerin köye kazandırılmasında olanca gayretini göstermektedir..

ŞİMDİ NİKSAR DIŞINDA İKAMET EDEN ASAR’LILARA SESLENMEK ZAMANI :
Hatırladığım kadarıyla İstanbul’a gidenler, Zekerya, Kazım Acar kardeşler, Yusuf Köroğlu, Mehmetali Saçı, Mevlüt, Şakir, İsmail KESK'in kardeşler, İsmail, Süleyman, Cemal, Cafer, Sebahattin, Celal Yılmaz kardeşler, Sefalettin, Hacıahmet Yılmaz kardeşler. Osman Karakaş, Remzi Kahveci…Ankara’da sadece Ali Acar.vb..daha şu an hatırlayamadıklarımız kusura bakmasınlar..Bizler gibi memuriyet sebebiyle uzakta olanları zikretmiyoruz...İsmini zikrettiklerimin bir çoğu Hak’kın rahmetine kavuşmuş...Şimdi bunların çocukları,torunlarına sesleniyoruz...LÜTFEN ECDADINIZIN AYAK İZLERİ OLAN ASAR KÖYÜNÜ UNUTMAYINIZ...KÖYE HAMDOLSUN HİZMET EDENLER VAR, ONLARDAN ALLAH RAZI OLSUN, BİR NEBZE BAHSETTİK.. SİZLER DE BUYRUN GELİN, BELİRLİ BİR TARİHTE “ASAR GÜNÜ” ilan edelim..BULUŞALIM...TANIŞ OLALIM..KÖKLERİMİZİ YENİDEN HATIRLAYALIM..BÜYÜKLERİMİZDEN HATIRALARINI DİNLEYELİM..KÖYÜ TERKETMEYEN BİR AVUÇ YOKSUL İNSANIMIZIN YANINDA YER ALDIĞIMIZI VARLIĞIMIZLA GÖSTERELİM...GÜZEL İNSAN, AZİZ KARDEŞİM HAYRETTİN TAŞKIRAN’nın TUTUŞTURDUĞU MEŞALENİN ETRAFINDA TOPLANIP HUZURLU YARINLARA HEP BİRLİKTE YÜRÜYELİM..

FAZLA SÖZE NE HACET
14/01/2026

FAZLA SÖZE NE HACET

Address

Niksar

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when ASAR KÖYÜ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share