Semra Erdem

Semra Erdem Mustafakemalpaşa’lı

18/02/2026

"İlle de Arapça" diye yırtınan ve Arapçayı, anlamını dahi önemsemeden kutsallaştıran "güzel kardeş;" aşağıdaki tablo sana neyi anlatmakta? Gerçekten merak ediyorum!

■Aşağıdaki 25 ülkenin halkı Arapça konuşur ve resmi dilleri Arapçadır.
■1-Bahreyn
2-Birleşik Arap Emirlikleri
3-Cezayir
4-Cibuti
5-Çad
6-Etiyopya
7-Fas
8-Filistin
9-Irak
10-Katar
11-Komorlar
12-Kuveyt
13-Libya
14-Lübnan
15-Mısır
16-Moritanya
17-Batı Sahra
18-Suudi Arabistan
19-Somali
20-Sudan
21-Suriye
22-Tunus
23-Umman
24-Ürdün
25-Yemen...

■ Bu 25 devletin hiç birinde Demokrasi ve İnsan hakları yok, bu devletlerin hepsi kadınlar için açık ya da yarı açık cezaevi konumunda.

■Hiç birinde yönetim Laik değil,
- Dünya piyasalarına sürdükleri bir tek marka yok
- Hemen hepsi şeriat ile yönetilir,
- Laiklik olmayınca çağdaş eğitim de yok,
- Sporda sanatta bilimde yoklar,
- Hiç birinde serbest muhalefet yok,
- Hiç birinde özgür basın yok,

■ Medeni dünyanın bunlardan öğreneceği hiç bir şey yok,
- 57 İslam ülkesinde üniversite sayısı 500'ü geçmezken (ki çoğunun dünya gerçeklerinden haberi yok oysa ABD'de 5700'ün üzerinde araştırma yapan üniversite var)

■Hemen hemen hepsinde kan gözyaşı iç çatışma ya da savaş var:
- Halkı Müslüman ve Arapça konuşan Yemen halkı, Müslüman ve Arapça konuşan Arabistan, Mısır, Ürdün tarafından yıllardır acımazsızca bombalanmakta, milyonlarca Yemenli açlığın koleranın pençesinde inim inim inliyor!

■ Hepsi de Türk'ten nefret eder.
Türk halkı emperyalist BOP projesi gereği, Araplaştırılmak istenmektedir.
Felaket başa gelmeden, Türkiye'mize, Türkçemize, Laik Cumhuriyetimize sahip çıkalım. Yoksa bunların ülkeyi götüreceği yer belli!
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Yazar: Asım Kemal Güner

17/02/2026

E. YARGITAY Başkanı Prof.SAMİ SELÇUK'tan kendisine hakaret eden BAHÇELİ'YE yanıt;
Ben, fakülte dönemini de katarsanız, altmış altı yıldır hukukun içinde yaşıyorum.
Şimdi de on yedi yıldan bu yana
Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yargılama hukuku dersleri vermekteyim. Hukuktan anlamayan, hukuksal yaklaşımla politik yaklaşım ayrımını yapamayan, ayırt etme gücü ve zekâsı olmayan birinin değerlendirmesi, benim açımdan sıfıra eşittir
Hukukçunun tek bir efendisi vardır, buyruklarını ondan alır, şundan bundan değil.
O efendinin adı da “HUKUK”tur.
Kimi bakarkör’ler görsün diye bunu lütfen büyük harflerle yazın.
KIMSE BANA EFENDİLİK TASLAMASIN!
Gücü yetiyorsa bilimsel temelde kendisi ya da kendisini bilinçsizce alkışlayanlar arasında hukukçu varsa onları da yanına alarak benim söylediklerimi çürütsün.
“Namert”, yani “alçak, korkak, erdemsiz
“beyni sulanmış”, yani “bunamış” diyerek insanları aşağılamasın
Hakaret, milletvekili yapay bağışıklık kalkanının ardına sığınarak mertliğini kanıtlamaya kalkışan zavallıların, yetersizlerin başvurdukları Brutus’vari bir eylem olmamalıdır
Mertlikten, namertlikten söz edenlerin önce kendileri mert olmalıdır.
Sövgüler eski deyişle muhayyerdir.
Değişmez huyları, sahibine geri dönüp onu vurmasıdır.
Hakaretlerle düşünceleri ve hukukun dediklerini çürütemezsiniz.
Ben, insanları bu denli zavallı, aciz yaratıklar olarak görmek istemiyorum.
Bana sövenlere iki uyarım var.
Birincisi, yazdıklarımı dikkatle okusunlar, hukukçulara danışsınlar, hukukun ne dediğini özümsesinler,
sonra da duraksadıkları noktalarda gelip benimle tartışsınlar.
İkinci uyarım da şu:
Bilkent öğrencileri hocalarını değerlendiriyorlar.
Siteye girsinler, benimle ilgili bilgileri ve özellikle bunayıp bunamadığımı öğrensinler.
Bir de önerim var.
Aynı yöntemi partiler de uygulasınlar.
Bütün partiler, başkanları hakkında delegelerin değerlendirmelerini isteyip sitelerinde yayımlasınlar.
Yurttaşlar da bunları okusunlar.
Konuşmanın sahibini tartışmaya açık ve hukuk açısından yeterli biri olarak göremiyorum.
Doğru dürüst Türkçesi bile yok.
Seçtiği dalı bile telaffuz edemiyor.
Yazdıklarımı bile anlayamamış birine ne söyleyebilirim ki?!
Kimseyi küçümsemiyorum.
Ama bana söven kişi, benim gözümde her sokakta her gün gördüğünüz kişilerden biridir.
Batı’da tek bir yanlış yapan,
o görevinden ayrılır, ayrılmak zorundadır.
Bana söven kişi, yeterince donanımı olmadığından olacak, sövgülerden medet uman, ucuz kahramanlarla sürekli gündemde olan biridir.
Bu yüzden o kişi, benimle ilgili olarak da bu kez hekimliğe özenmiş;“beyni sulanmış” diyerek sınırlarını çok aşmıştır.
Dün sövdüklerine bugün sarılarak ilkesizliğiyle şaşırtıcı yaşamsal çelişkilere düşen ve hiç güvenilemeyen birini ciddiye almam.
Böylelerine verilecek en iyi yanıt, onları hükmen yok saymaktır.
Kötü söz eninde sonunda sahibine döner.
Ben bu yanlışa düşmem.
Bu insanlar, önce insana saygı göstermelidirler...
Prof.Dr.SAMİ SELÇUK
AĞZINA SAĞLIK DEĞERLİ HOCAM

29/01/2026

Fransız Le Monde gazetesi İstanbul’da hızla yayılan genç çeteleri mercek altına almış.

Yoksulluk, göç ve uyuşturucu trafiğinin beslediği bu yapıların mahalleleri kontrol altına aldığı, şiddetin sıradanlaştığı vurgulanıyor.

İstanbul’un Latin Amerika’ya benzetilmesi yalnızca bir benzetme değil; Türkiye’nin uluslararası prestijine vurulan ağır bir darbe.

Le Monde:

🔹 İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin büyük kentlerinde, çoğu ergen ve genç yetişkinlerden oluşan ultra şiddet yanlısı suç çeteleri son yıllarda hızla büyüdü.

🔹 Bu çetelerin yükselişi, özellikle sentetik uyuşturucu ticaretindeki patlamayla doğrudan bağlantılı görülüyor.

🔹 “Dalton davası” olarak bilinen büyük soruşturmada 362 sanık yargılandı; sanıkların ortalama yaşı 20, yaklaşık üçte biri reşit değildi.

🔹 Dava sırasında sanıkların mahkeme görevlilerine sandalye fırlatması ve çıkan arbede, çetelerin şiddet kapasitesini gözler önüne serdi.

🔹 Çete liderleri Bahadır Akdağ ve Zafer Boyun’a çok sayıda suçtan 12’şer kez müebbet hapis cezası verildi.

🔹 Çeteler, İstanbul’un yoksul mahallelerinden çıkarak kentin merkezlerine ve siyasi açıdan hassas bölgelere yayıldı.

🔹 Güvenlik ve yargı verilerine göre ülkede faaliyet gösteren çete sayısı 49’a ulaştı; devam eden soruşturmalarda adı geçen genç sayısı yaklaşık 5 bine yaklaştı.

🔹 Son 10 yılda suça karışan çocuk sayısı iki katından fazla artarak 202 bine yükseldi.

🔹 Kasım 2025 itibarıyla cezaevlerinde tutulan çocuk sayısı 4.682 olarak kaydedildi.

🔹 Okul terk oranları keskin biçimde arttı; 2023-2024 eğitim yılında 218 binden fazla çocuk eğitimi bıraktı.

🔹 Uyuşturucuya başlama yaşı 2010’da 15–16 iken bugün 14’e kadar düştü; özellikle bonzai ve metamfetamin öne çıkıyor.

🔹 Çeteler, sosyal medya, taraftar grupları ve cezaevleri üzerinden çocukları kolayca devşiriyor; reşit olmayan üyeler “ön saflarda” kullanılıyor.

🔹 Uzmanlara göre bu eğilim devam ederse, Türkiye uzun vadede Brezilya ve Meksika benzeri bir şiddet döngüsü riskiyle karşı karşıya kalabilir.

🔹 Yetkililer ve araştırmacılar, sorunun yalnızca güvenlik değil; yoksulluk, eğitim, istihdam ve uyuşturucu politikalarıyla bağlantılı yapısal bir kriz olduğunu vurguluyor.

28/01/2026
26/01/2026

Mustafakemalpaşa’da sosyal hayat ve tiyatro.

24/01/2026

22 Ocak 2026
“İngiliz anahtarı”

Naim Babüroğlu

İngiltere, ABD ve Batı ülkeleri, Ortadoğu’da kendi çıkarları doğrultusunda sürekli Kürtleri kullandılar.
Milli Mücadele döneminde ve Cumhuriyet kurulduktan sonra Türkiye’ye karşı Kürt isyanlarını ateşlediler.
★★★
13 Şubat 1925’te çıkarılan Şeyh Sait İsyanı İngilizlerin ürünüdür.
Musul-Kerkük için adım atan Türkiye’ye karşı, İngilizler Şeyh Sait İsyanı’nı başlattı.
Ve bildiğiniz gibi, Türkiye, Musul-Kerkük’ü kaybetti.
★★★
Tarih, özellikle Ortadoğu coğrafyası için bir tekerrür...
Dün Türkiye’ye karşı Şeyh Sait nasıl kullanıldıysa, bugün de Barzani, PKK ve diğer Kürt grupları aynı misyonu yerine getirmekten hiç yorulmazlar.
★★★
Bilirsiniz, tarih bir aynadır...
1945’lerde Sovyetler’in amacı, İran’ı ABD ve İngiltere hattından koparmaktı.
1945’te Sovyetlerle anlaşan İranlı Kürt liderlerinden Kadı Muhammed, İran’da Şah rejimine karşı ayaklandı.
Ve 22 Ocak 1946’da, İran’ın kuzeybatısında özerk Mahabad Kürt Cumhuriyeti kuruldu.
Kürtçeyi resmi dil ilan etti.
★★★
Bugünkü Mesut Barzani’nin babası Molla Mustafa Barzani, Peşmerge güçlerinin komutanıydı.
Aynı zamanda, Mahabad Cumhuriyeti’nin de savaş bakanıydı.
★★★
Mahabad Cumhuriyeti, Rus destekli kurulduğundan Batı dünyası tarafından kabul görmedi.
Sonunda...
ABD ve İngiltere, kısa sürede Sovyetleri İran’dan çıkarmayı başardı.
Rusların İran’dan ayrılmasından sonra Batı İran’da Kürtleri korumadı, İran ordusunun müdahalesine sessiz kaldı.
★★★
Ve kurulduktan 11 ay sonra, 17 Aralık 1946’da Mahabad Cumhuriyeti yıkıldı.
Kadı Muhammed idam edildi.
Molla Mustafa Barzani Rusya’ya kaçtı.
Bu kaçış, Barzani’nin ileride ABD-İran-İsrail hattında kullanılmasının da başlangıcıdır.
★★★
Mahabad örneği şunu kanıtlar:
Kürtlere devlet vaadi, büyük güçlerin bölgesel pazarlık dönemlerinde sürekli gündeme getirilir, ancak çıkar dengesi değiştiğinde Kürtler yüzüstü bırakılır.
★★★
Yıl 1975...
Irak Kürtleri, ABD tarafından Irak’a karşı kışkırtıldı.
CIA ve MOSSAD üzerinden silah, istihbarat ve finans desteği sağlandı.
Ve Kürtler Bağdat’a karşı ayaklandırıldı.
★★★
Fakat...
Irak’ın İran ile anlaşması üzerine, Kürtler ortada kaldı.
ABD’nin Irak’ta Kürtleri yüzüstü bırakması üzerine, Molla Mustafa Barzani çok sinirlendi.
ABD’ye bir mektup yazdı:
“Amerika’nın bize karşı sorumluluğu var, bizi ortada bırakamaz...” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı meşhur Henry Kissinger’ın cevabı, Kürtleri kullandıklarının bir itirafıydı:
“Örtülü devlet operasyonları hayır işi değildir!..”
Yani, “sizi maşa olarak kullanmak, operasyonlarımızın bir parçasıdır” dedi.
★★★
1972’de, Molla Mustafa Barzani’nin New York Times gazetesine verdiği demeç, Kürtlerin amacını tüm çıplaklığıyla ortaya koyar:
“Amerikalılar bize açık ya da gizli yollardan askeri yardım yapsın ki, gerçek anlamıyla özerkliğe kavuşalım ve sizin Ortadoğu’daki sadık dostlarınız olalım...”
★★★
1975 tarihli bir CIA belgesinde, Molla Mustafa Barzani’nin şu sözleri yer alır:
“Şayet davamızda başarıya ulaşırsak, ABD’nin 51’inci eyaleti olmaya hazırım...”
Molla Mustafa Barzani’nin bu sözleri, 2020’lerde de değişmemiştir.
Bu bağlılık, oğlu Mesut Barzani’nin liderliğiyle birlikte ABD’ye karşı daha da perçinlenmiştir.
★★★
Mesut Barzani’nin yıldızı, CIA ve MOSSAD’la çalışmaya başladığı 1967’den sonra parlamaya başladı.
★★★
2003’te ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra, özerk Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi kuruldu.
Barzani yönetimi, ABD tarafından Irak’ta devlet gibi bir yapıya kavuşturuldu.
ABD 2003’te, Irak’ta Kürtleri “Ortadoğu’nun en istikrarlı müttefiki” olarak tanımladı.
★★★
Yıl 2017...
ABD, Mesut Barzani’yi “Bağımsızlık Referandumu” yapması için adeta teşvik etti.
“Sessiz onay” algısı oluşturuldu.
Tüm komşu ülkelerin karşı çıkmasına rağmen Barzani, ABD ve İsrail’e güvenerek referandum yaptı.
Referandum sonrası ABD Barzani’yi yalnız bıraktı.
★★★
Ve geldik bugüne...
2003’te Suriye’de SDG/YPG terör örgütü kuruldu.
ABD, Esat rejimine karşı SDG/YPG’yi eğitti, donattı, lojistik destek sağladı.
★★★
2011’de başlayan sözde “Arap Baharı” süreciyle, “SDG/YPG, benim müttefikim” dedi.
SDG/YPG’ye, Suriye topraklarının yaklaşık yüzde 30’u işgal ettirildi.
ABD, Esat kuvvetlerinin SDG/YPG’ye operasyon yapmasına izin vermedi.
Amaç, Suriye’nin parçalanması ve Esat rejiminin devrilmesiydi.
★★★
Esat rejimi yıkıldı.
El Şara, Şam yönetiminin başına getirildi.
Ve ABD hedefine ulaştı
★★★
Ve tarih yine tekerrür etti.
El Şara’ya bağlı Suriye ordusu, ABD’nin sadık müttefiki SDG/YPG’ye operasyon düzenledi.
SDG’nin işgal ettiği toprakların yaklaşık yüzde 70’ini aldı.
SDG/YPG, Haseke ve Ayn el Arap bölgesine sıkıştırıldı.
★★★
SDG/YPK sözde komutanı Mazlum Abdi, “ABD bize sahip çıksın” dedi.
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın cevabı, Kissinger’ın sözlerinden alıntı gibiydi:
“DEAŞ’la mücadele için sizinle iş birliği yapmıştık, artık uluslararası toplumca tanınan ABD’nin çalışabileceği işlevsel bir Suriye devleti var. Sizinle ortaklığımızın temel nedeni ortadan kalktı...”

Yani, “sizi yeteri kadar kullandık, ama şimdi El Şara’yı tercih ediyoruz.”
★★★
“İngiliz Anahtarı” kullanışlıdır...
ABD’nin, zamanı geldiğinde onu sıkmayı da gevşetmeyi de iyi bildiği...
Ve PKK, yarım yüzyılın en etkili kullanılan “İngiliz Anahtarı”dır...

Suriye’de neler oluyor?
20/01/2026

Suriye’de neler oluyor?

Sünni İslam Devleti Kurulmasının önündeki "Kürt Engeli" kalktı.

Address

Mustafakemalpasa

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Semra Erdem posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share