Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği

Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği Amaç: Ülkemizin genç nüfusunun yoğun yaşadığı Mardin’de tekstil sektörünün gelişmesini desteklemektir Dernek

Başta birlikte omuz omuza çalıştığım kıymetli mesai arkadaşlarım olmak üzere;alın terini toprağa, emeğini hayata, sabrın...
01/05/2026

Başta birlikte omuz omuza çalıştığım kıymetli mesai arkadaşlarım olmak üzere;alın terini toprağa, emeğini hayata, sabrını yarınlara işleyen tüm emekçi kardeşlerime…

Bir ülke yalnızca taşla, betonla değil;insanın yüreğiyle, emeğiyle, sabrıyla büyür.Gecesini gündüzüne katan, çoğu zaman adı anılmadan yük taşıyan,yorgunluğunu içine gömüp üretmeye devam eden sizlerin emeği;bu toprakların en kıymetli hazinesidir.

Her damla alın terinin ardında bir umut,her yorgun bakışın içinde bir fedakârlık,her suskun çabanın içinde büyük bir sevda vardır:Memlekete duyulan sevda…

Biz biliyoruz ki;emeğin olduğu yerde bereket,dayanışmanın olduğu yerde güç,adaletin olduğu yerde gerçek büyüme vardır.

Bugün, yalnızca bir kutlama değil;aynı zamanda birbirimizi anlama, hissetme ve hatırlama günüdür.Bir işçinin nasırlı ellerini, bir annenin fedakârlığını,bir babanın sessiz mücadelesini, bir gencin umutla kurduğu yarınıyüreğimizde hissedebildiğimiz ölçüde insanız.

Bu duygu ve düşüncelerle;ülkemizin kalkınması ve büyümesi için yılmadan çalışan,emeğini esirgemeyen, alın terini helal kazanca dönüştürentüm çalışma arkadaşlarımın ve emekçi kardeşlerimin1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.

Ailelerinizle birlikte sağlık, huzur, bereket ve esenlik dolunice güzel, onurlu ve umutlu günler diliyorum.

Emeğinizin değer gördüğü,insanın insana kıymet verdiği bir dünya dileğiyle…

İyi ki varsınız.

23 Nisan 1920, milletimizin kendi kaderini tayin etme iradesini tüm dünyaya ilan ettiği, tarihimizin en önemli dönüm nok...
22/04/2026

23 Nisan 1920, milletimizin kendi kaderini tayin etme iradesini tüm dünyaya ilan ettiği, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu anlamlı gün; hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun tescili olduğu kadar, aynı zamanda güçlü bir geleceğin temellerinin atıldığı kutlu bir başlangıçtır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi; geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza duyulan güvenin ve inancın en açık ifadesidir. Bu yönüyle 23 Nisan, sadece bir bayram değil; aynı zamanda milletimizin yarınlara bakışını, umutlarını ve hedeflerini simgeleyen güçlü bir değerdir.

Geleceğimizin mimarı olan çocuklarımızın; milli ve manevi değerlerine bağlı, düşünen, üreten ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi, hepimizin ortak görevidir. Bu bilinçle, çocuklarımızın daha aydınlık yarınlara ulaşması için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.

Bu vesileyle; başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal ve istikbal uğruna canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor; sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir gelecek temenni ediyoruz.

Saygılarımızla,

Halil EL
Margisad ve Migimar AVM
Yönetim Kurulu Başkanı
Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği
Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı

Margisad, migimar yönetim kurulu başkanı, Doğu güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil...
15/04/2026

Margisad, migimar yönetim kurulu başkanı, Doğu güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL,
Ezidi Hemşehrilerimizin Çarşema sor bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı:

Aynı toprakları paylaştığımız, aynı geçmişin izlerini taşıdığımız Ezidi hemşehrilerimizin Çarşema Sor bayramını en içten duygularımla tebrik ediyorum.

Bu anlamlı günün; doğanın yeniden canlandığı, umudun yeşerdiği ve hayatın tazelendiği bir başlangıç olmasının yanı sıra, toplumumuzda karşılıklı saygı, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürünü daha da güçlendirmesini temenni ediyorum.

Farklı inanç ve kültürlerin bir arada, barış ve huzur içinde yaşadığı bu kadim coğrafyada; sevgi, empati ve diğergamlık duygularının her daim rehberimiz olması en büyük dileğimizdir.

Bu vesileyle, Ezidi hemşehrilerimizin Çarşema Sor bayramının; sağlık, huzur, esenlik ve bereket getirmesini diliyor, birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.

Margisad,Migimar AVM, doğu güneydoğu Kültür Sanayi derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL paskalya bayram...
11/04/2026

Margisad,Migimar AVM, doğu güneydoğu Kültür Sanayi derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL paskalya bayramı vesilesiyle bir mesaj yayınladı. Mesajında:

Toplumsal zenginliğimizin en müşahhas nişanelerinden biri olan bayramlar, ortak kültürümüzün en kıymetli unsurları arasında yer almaktadır.

Karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve kardeşlik duygularının en saf haliyle tezahür ettiği bu müstesna günler, birlik ve beraberlik ruhumuzu pekiştirerek geleceğe daha güvenle bakmamıza vesile olmaktadır.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta Mardin olmak üzere, yüzyıllardır barış ve huzur içerisinde kardeşçe bir arada yaşadığımız Süryani hemşehrilerimiz başta olmak üzere tüm Hristiyan âleminin Paskalya Bayramı’nı en içten dileklerimle tebrik ediyorum.

Migimar Avm, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı, Doğu Güneydoğu kültür sanat Derneği yüksek istişare kurulu bölge Başkan Ha...
19/03/2026

Migimar Avm, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı, Doğu Güneydoğu kültür sanat Derneği yüksek istişare kurulu bölge Başkan Halil EL, Ramazan Bayramı Mesajı Yayınladı.

Ramazan…
Sadece bir ay değildi.
Bir iklimdi…

Kalplerin yumuşadığı,
seslerin inceldiği,
insanın insana yeniden “insan” olduğu bir iklim…

Bereket vardı sofralarda…
Ama asıl bereket; gönüllerdeydi.
Paylaşmanın, affetmenin, hatırlamanın bereketi…

Ve şimdi…
Bayram…

Dilerim ki bu bayram;
Ramazan’ın içimizde yeşerttiği o güzel iklimi
yalnızca bir hatıra olarak bırakmaz…

Sevgiye dönüşür,
saygıya dönüşür,
muhabbete, hoşgörüye dönüşür…

İnsanı insana yaklaştırır…
Kardeşi kardeşe sarar…

Unutulan merhameti yeniden hatırlatır…
Kalplerimizde saklı kalan o sevgi tohumlarını
birer birer filizlendirir…

Empatiyi büyütür…
Gönüller arasındaki mesafeleri kaldırır…

Mazlumun duasına,
garibin umuduna,
hastanın şifasına vesile olur…

Zalimleri ise…
Vicdanın karşısında diz çöktürür…

Dilerim ki bu bayram;
Savaşların sustuğu,
gözyaşlarının dindiği,
insanlığın yeniden kendi özüne döndüğü
bir başlangıç olsun…

İslam âleminin birlik ve beraberliğine,
ülkemizin huzuruna, refahına, kardeşliğine
güç katsın…

Ve insanlar…
Birbirine en güzel duaları etsin…

Çünkü bazen bir dua…
Bir insanı,
bir toplumu,
hatta bir dünyayı değiştirebilir…

Bu vesileyle;
Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle tebrik ediyor,
başta ülkemiz olmak üzere tüm insanlığa
barış, sağlık, huzur ve kardeşlik getirmesini temenni ediyorum.

Bayramınız mübarek olsun… dedi.

18/03/2026

ÇANAKKALE’YE GELDİLER…
AMA GEÇEMEDİLER

Bazen bir milletin büyüklüğü yalnızca kazandığı zaferlerle değil, o zaferlerin ardındaki insan hikâyeleriyle anlaşılır. Çanakkale tam da böyle bir yerdir. Haritalara bakarsınız, orduların yerini görürsünüz; gemilerin adını, topların menzilini okursunuz. Ama biraz derine indiğinizde başka bir şeyle karşılaşırsınız: Bir milletin vicdanıyla, inancıyla ve fedakârlığıyla.

Çanakkale, yalnızca askeri bir savaş değildir. Çanakkale, bir insanlık destanıdır.

18 Mart 1915’te dünyanın en güçlü donanmaları Çanakkale Boğazı’na dayanmıştı. İngiliz ve Fransız savaş gemileri modern toplarıyla boğazı geçip İstanbul’a ulaşacaklarını sanıyorlardı. Plan basitti: Boğaz geçilecek, İstanbul düşecek, Osmanlı Devleti teslim olacaktı.

Ama hesaba katmadıkları bir şey vardı.

Anadolu insanının yüreği.

O gün Çanakkale’de yalnızca askerler değil, bir millet savaşıyordu. Anadolu’nun dört bir yanından gelen gençler… Kimi liseli, Kimi Tıbbiyeli, kimi medrese talebesi, kimi çiftçi, kimi işçi… Hepsi aynı siperlerde, aynı dua ile, aynı kararlılıkla.

Günün sonunda düşman donanması geri çekildi. Ve Çanakkale savunmasının kahraman komutanlarından Cevat Çobanlı Paşa, tarihe geçen o kısa ama büyük cümleyi söyledi:

“Geldiler… fakat geçemediler.”

Bu söz yalnızca bir askeri başarıyı anlatmıyordu. Bu söz, bir milletin iradesini anlatıyordu.

Çanakkale’yi anlamak için sadece o cümleyi değil, siperlerde yaşanan insanlık sahnelerini de hatırlamak gerekir.

Savaşın en çetin günlerinde cephe gerisinde yaralı askerler vardır. Yaralı oldukları için cephe gerisine alınmışlardır. Onlara yemek getirildiğinde söyledikleri sözler bugün hâlâ insanı hayrete düşürür.

Derler ki:

“Bize yemek vermeyin… savaşacak olanlara verin.
Hatta bizim yemeğimizi de onlara götürün.
Biz zaten yaralıyız… belki birazdan şehit olacağız.
Ama asıl milletimiz için savaşacak olanlara milletimizin ihtiyacı var.”

İşte Çanakkale budur.

Yaralı haldeyken bile kendisini değil, cephede savaşan arkadaşını düşünen bir insanın büyüklüğü…

Kendi lokmasını cephedeki askere gönderen bir vicdan…

Böyle bir ruhun karşısında hiçbir donanma duramazdı.

İşte bu yüzden tarih şu cümleyi yazdı:

“Çanakkale geçilmez.”

Çanakkale’de savaşanlar yalnızca silahla değil, yürekle savaştılar. Mermi bittiğinde süngüyle, süngü bittiğinde imanla direndiler. Çünkü onlar için vatan yalnızca bir toprak parçası değildi. Vatan, geçmişin hatırası ve geleceğin umuduydu.

O siperlerde bir başka gerçek daha vardı: Bir milletin kardeşliği. Doğudan batıya, kuzeyden güneye Anadolu’nun her köşesinden gelen insanlar aynı siperde omuz omuza duruyordu. Farklı şehirlerden, farklı hayat hikâyelerinden gelen bu insanlar aynı sözde birleşiyordu:

“Vatan sağ olsun.”

Bu yüzden Çanakkale yalnızca askeri bir zafer değildir. Çanakkale, bir milletin karakteridir.

Bugün o zaferin üzerinden 111 yıl geçti. Ama Çanakkale hâlâ bize bir şey söylüyor.

Diyor ki:

Bir millet bir olursa,
Bir millet vatanına sahip çıkarsa,
Bir millet umudunu kaybetmezse,
Hiçbir güç onu yenemez.

Bugün bizlere düşen görev bellidir. Şehitlerimizin bize emanet ettiği bu cennet vatanı daha güçlü ve daha müreffeh bir geleceğe taşımak. Çünkü bu topraklar kolay kazanılmadı. Her karışında bir şehidin duası, bir annenin gözyaşı, Milletimizin büyük fedakârlığı vardır.

Ve Çanakkale’yi düşündüğümüzde aklımızda üç büyük söz kalır.

Birincisi:
“Çanakkale geçilmez.”

İkincisi, Cevat Çobanlı Paşa’nın tarihe geçen sözü:
“Geldiler… fakat geçemediler.”

Üçüncüsü ise Çanakkale ruhunu anlatan o eşsiz fedakârlık:

“Bize yemek vermeyin… savaşacak olanlara verin.
Bizim yemeğimizi de onlara götürün.
Biz şehit olabiliriz ama milletimizin asıl ihtiyacı savaşacak olanlardır.”

İşte Çanakkale’nin gerçek gücü burada saklıdır.

Topta değil…
Gemide değil…
Ordunun büyüklüğünde değil…

İnsanın yüreğinde.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale’yi geçilmez kılan kahraman komutanlarımızı, Cevat Çobanlı Paşa’yı, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.

Ve bir kez daha tarihe selam veriyorum:

Geldiler…
Ama geçemediler.

Halil EL
[email protected]
Migimar Avm, Margisad Yönetim Krl Bşk, Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Krl Bşk

Margisad, Migimar AVM, Doğu ve Güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL, Halepçe Kat...
16/03/2026

Margisad, Migimar AVM, Doğu ve Güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL,
Halepçe Katliamı’nın yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayınladı:

Bugün takvimler 16 Mart’ı gösteriyor…

Ama bazı tarihler yalnızca bir gün değildir.
Bazı tarihler insanlığın vicdanına düşen derin bir yaradır.

Halepçe de işte böyle bir yaradır.

O gün bir şehirde yalnızca insanlar ölmedi.
Anneler sustu…
Çocukların nefesi kesildi…
Bir şehrin sokakları insanlığın en ağır acılarından birine şahit oldu.

Biz bugün Halepçe’de hayatını kaybedenlerin acısını yüreğimizde hissediyoruz.
Onların sessiz çığlığı, aradan geçen yıllara rağmen hâlâ insanlığın vicdanında yankılanıyor.

Çünkü insanın insana bu kadar acımasız olabilmesi,
vicdanı olan her insan için hayret verici ve ibret verici bir gerçektir.

Bu nedenle Halepçe yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değildir.
Halepçe, insanlığa bırakılmış acı bir uyarıdır.

Bize şunu hatırlatır:

İnsanlığa karşı işlenen suçlar karşısında susmak,
o suça ortak olmaktır.

Kimden gelirse gelsin,
kime karşı yapılırsa yapılsın,
insanlık dışı her türlü zulmü
en güçlü şekilde kınamak, telin etmek ve reddetmek insan olmanın gereğidir.

Çünkü acılar arasında ayrım yapan bir vicdan,
artık vicdan değildir.

Dünyanın neresinde olursa olsun,
insana karşı işlenen her zulüm
bütün insanlığın ortak yarasıdır.

Halepçe’yi bu yüzden unutamayız.
Unutmamalıyız.

Çünkü tarihin bu karanlık sayfaları hatırlanmazsa,
insanlık aynı hataları tekrar eder.

Bugün Halepçe’de hayatını kaybeden tüm masumları rahmetle anıyor,
bu insanlık suçunu en güçlü şekilde telin ediyor,
ve insanlığın vicdanına şu soruyu bırakıyorum:

İnsan, insana bunu nasıl yapabildi?

Ve daha da önemlisi:

İnsanlık, bu acıdan gerçekten ders alabildi mi? dedi.

Migimar Avm, Margisad Yönetim kurulu başkanı doğu güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Ha...
14/03/2026

Migimar Avm, Margisad Yönetim kurulu başkanı doğu güneydoğu Kültür sanat derneği yüksek istişare kurulu bölge başkanı Halil EL tıp bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. mesajında: İnsan hayatı, hassas bir terazide dengelenen mucizeler bütünüdür.
Sizler, bu mucizenin en kritik anlarında el uzatan,
umudu yeniden yeşerten; bilgeliği, merhameti ve ilmiyle insanlığa ışık tutan hekimlersiniz.

Hekimlik yalnızca doktorluk mesleğini icra etmek değildir. Hekimlik; hikmeti aramanın, insanı anlamanın, acıyı paylaşmanın ve hastalığı yalnızca bedende değil,
ruh ve zihinde de iyileştirmenin adıdır.
Her teşhisinizde bir feraset, her tedavinizde bir incelik saklıdır. Bir canın yeniden hayata tutunmasına vesile olmak ise insanlığa dokunmanın en yüce hâlidir.

İnsan, çoğu zaman sağlığın kıymetini onu kaybettiğinde anlar. İşte o anda, umudu yeniden yeşerten eller sizlersiniz.
Bir kalbin yeniden atmasına, bir annenin evladına sarılmasına, bir insanın hayata yeniden umutla bakmasına vesile olmak…
Bu, yalnızca bir meslek değil; büyük bir sorumluluk, derin bir hikmet ve insanlığa adanmış bir ömürdür.

Bu kutsal vazifenizde gösterdiğiniz fedakârlık, sabır ve insan hayatına duyduğunuz saygı için size şükranlarımı sunuyorum.

14 MART TIP BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Sağlık, huzur ve hikmet dolu nice seneler diliyorum dedi.

Migimar AVM, Margisad yönetim kurulu başkanı, Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı H...
08/03/2026

Migimar AVM, Margisad yönetim kurulu başkanı, Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı Halil El, 8 Mart Kadınlar Günü Münasebetiyle bir Mesaj Yayınladı:

Bazen insan düşünmeden edemiyor…
Tarihin akışını değiştiren şey nedir?
Bir lider mi?
Bir keşif mi?
Belki hepsi…
Ama bütün bunlardan önce gelen bir hakikat var.
İnsan.
Ve o insanın ilk öğretmeni…
Bir kadın.
Bir anne.
Bir düşünün…
Dünyaya gelen bir insanın ilk gördüğü yüz çoğu zaman annesidir.
İlk sığınağı onun kucağıdır.
İlk güveni onun sesi.
İşte bu yüzden İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav) insanlığa şu büyük hakikati söylemiştir:
“Cennet annelerin ayakları altındadır.”
Bu söz yalnız bir övgü değildir.
Bu söz, insanlık için bir ölçüdür.
Çünkü bir toplumun vicdanı annelerin kalbinde büyür.
Kadın…
Yalnızca bir birey değildir.
Kadın hayatın öğretmenidir.
Bir çocuğa merhameti öğretir.
Bir aileye sabrı öğretir.
Bir topluma vicdanı öğretir.
Bir anne…
Bir insanın kaderini değiştirebilir.
Bir annenin duası…
Bir milletin geleceğini değiştirebilir.
Bu yüzden Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk şu gerçeği vurgulamıştır:
“Dünyada her şey kadının eseridir.”
Bir düşünün…
Bir bilim insanını yetiştiren kimdir?
Bir öğretmeni büyüten kimdir?
Bir devlet adamını hayata hazırlayan kimdir?
Çoğu zaman…
Bir anne.
Dünyanın büyük düşünürleri de kadının büyüklüğünü hayranlıkla anlatmıştır.
Rus edebiyatının büyük ismi Tolstoy kadının insan ruhundaki yerini şöyle anlatır:
“Kadın, insanın içindeki iyiliğin öğretmenidir.”
Doğu’nun bilgelerinden Konfüçyüs ise toplumlara şu ölçüyü verir:
“Bir toplumun geleceğini görmek istiyorsanız, kadınlarına nasıl davrandığına bakın.”
Bütün bu sözler aslında aynı hakikati anlatır.
Kadın…
İnsanlığın kalbidir.
Kadın…
Medeniyetin sessiz mimarıdır.
Kadın…
İnsanlığın vicdanıdır.
Bir toplum kadınlarını yüceltirse yükselir.
Kadınlarını korursa güçlenir.
Kadınlarına saygı gösterirse büyür.
Çünkü kadın yalnızca hayatı doğurmaz.
Kadın aynı zamanda umut doğurur.
Sabır doğurur.
Merhamet doğurur.
Ve bazen…
Bir medeniyet doğurur.
Bugün 8 Mart.
Bir kutlama günü olmanın ötesinde…
Bir hatırlama günü.
Bir hayret günü.
Bir tefekkür günü.
İnsanlığın şu gerçeği yeniden düşündüğü gün:
Bir annenin duası…
Bir milletin kaderini değiştirebilir.
Bir kadının onuru…
Bir toplumun onurudur.
Ve unutmayalım…
İnsanlık tarihi nice krallar gördü, nice savaşlar gördü.
Ama insanlığın gerçek öğretmenleri çoğu zaman görünmezdi.
Onlar…
Evlerinde, çocuklarının başında, sabırla insan yetiştiren kadınlardı.

Bugün…
Başta annelerimiz olmak üzere, hayatımıza merhamet, sabır ve umut katan bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, saygıyla, hayranlıkla ve minnetle selamlıyorum.
Çünkü insanlık…
Bir annenin kalbinde başlar.
Ve bir kadının duasıyla büyür.

Migimar, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı, Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı Halil...
17/02/2026

Migimar, Margisad Yönetim Kurulu Başkanı, Doğu Güneydoğu Kültür Sanat Derneği Yüksek İstişare Kurulu Bölge Başkanı Halil EL, Ramazan ayı münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Mesajında;

Ramazan ayının, insanı kendi vicdanıyla baş başa bırakan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren müstesna bir zaman dilimi olduğunu ifade etti.

Halil EL, Ramazan’ın sadece oruç ibadetinden ibaret olmadığını; aynı zamanda empati, diğergamlık ve paylaşma bilincini derinleştiren bir irade eğitimi olduğunu vurguladı. Açlığın ve susuzluğun, ihtiyaç sahiplerinin hâlini daha iyi anlamaya vesile olduğunu belirterek, bu mübarek ayın toplumsal sorumluluk duygusunu pekiştirdiğini kaydetti.

Mesajında yardımlaşma ve kardeşlik ruhuna dikkat çeken Halil EL, başkası için edilen samimi bir duanın, toplumsal birlik ve beraberliği güçlendiren manevi bir bağ olduğunu ifade etti. Ramazan’ın; kırgınlıkların giderilmesi, gönül köprülerinin kurulması ve sevgi ile saygının hâkim kılınması için önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi.

Halil EL, Ramazan ayının ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, sağlık ve bereket getirmesini temenni ederek, toplumsal dayanışma ve kardeşlik bilincinin güçlenmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum dedi.

Dicle Havzası…Bir yıl yağmur var, bir yıl yok.Bazı aylar bereketli, bazı aylar kurak.Yağış rejimi değişiyor, toprak yoru...
11/02/2026

Dicle Havzası…

Bir yıl yağmur var, bir yıl yok.
Bazı aylar bereketli, bazı aylar kurak.

Yağış rejimi değişiyor, toprak yoruluyor. Çiftçi gökyüzüne bakıyor. Kuraklık artık uzak bir ihtimal değil; kapımızdaki gerçek.

Memleketimize duyduğumuz sevda ve ülkemize karşı taşıdığımız sorumluluk bilinciyle davet ettiğimiz Sayın Serpil Devrim’in hazırladığı projenin sunum toplantısını, Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirdik.

Toplantının odağında Dicle Havzası vardı.
Düzensiz yağışlar…
Artan kuraklık riski…
Toprakta biriken kimyasal yük…

Bir sene bol yağış alıp ertesi yıl susuz kalmak; bir ay seli yaşayıp sonraki ay çatlamış toprak görmek artık sıradanlaşıyor. İşte bu nedenle mesele yalnızca su bulmak değil; suyu korumak, toprağı iyileştirmek ve doğanın bozulan döngüsünü yeniden dengelemektir.

Sayın Serpil Devrim’in geliştirdiği Aerora, Regenora ve Tellurini projeleri; atmosferde kaybolan nemin yeniden toprağa kazandırılmasını, üretim alanlarının kimyasal yükten arındırılmasını ve sürdürülebilir bir tarım anlayışının güçlendirilmesini hedefliyor.

Çünkü artık soru şudur:
Yağmur ne zaman yağacak değil, yağdığında nasıl korunacak?

Toplantıya; Midyat Belediye Başkan Yardımcısı Rıdvan Akyol, Mardin Artuklu Üniversitesi öğretim görevlisi Mümtaz Korkutan ve Kızıltepe Tarım Bilimleri Fakültesi’nden profesör düzeyinde akademisyenler katıldı.

Mardin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’ndan Ziraat Mühendisi Vahap Yılmaz, Şırnak Çiftçiler Birliği Başkanı Mehmet Nuri Genç, MİDER Başkanı Ünal Günel, Mardin Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı M. Emin Ergel, Mardin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü Şube Müdürü Ramazan Uçar, Turabdin Gazeteciler ve Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman İş ve Mimar Nergis EL toplantıda yer aldı.

Bizler; doğayla uyumlu, bilim temelli ve uzun vadeli her çalışmanın yanında olmayı bir sorumluluk kabul ediyoruz.

Çünkü Dicle Havzası yalnızca bir coğrafya değildir.
Bir medeniyet havzasıdır.

Ve inanıyoruz ki; suyu emanet bilerek, toprağı koruyarak ve doğanın doğal döngüsünü yeniden güçlendirerek bu toprakları yeniden bereketle buluşturmak mümkündür.

Address

Hazırgiyimciler çarşısı No 49/1 MİDYAT/MARDİN
Midyat

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Mardin Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği:

Share