Fizme com

Fizme com Gurbetten Fizmeye kurulan köprü.

Mehmet Akpan Cenaze merasimi. Mekanı cennet olsun. Fizme Ecelli Büyük Camii
18/03/2026

Mehmet Akpan Cenaze merasimi. Mekanı cennet olsun. Fizme Ecelli Büyük Camii

18/03/2026
MEHMET AKPAN’I KAYBETTİK😢😢Not: Bana verilen yanlış bilgide Mehmet amcanın Kore Gazisi olduğu söylendi, yanlış bilgiymiş ...
17/03/2026

MEHMET AKPAN’I KAYBETTİK😢😢

Not: Bana verilen yanlış bilgide Mehmet amcanın Kore Gazisi olduğu söylendi, yanlış bilgiymiş herkesten özür diliyorum.

Fizmenin tarihte yer almış çınarlarından biri daha hayata veda etti.
Fazla yazılacak bişey yok. Namı değer, Koreli Mehmet amca.
Allah gani gani rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah.
Allahın yüce takdirine bakın ki, tam da Çanakkale Şehitleri Gününde Fizme Büyük Camide öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından orada defnedilecektir.

Değerli ailesinin, sevenlerinin başları sağ olsun.

Mehmet Arşın

Hidayet Dur Cenaze merasimi. Mekanı cennet olsun.
17/03/2026

Hidayet Dur Cenaze merasimi. Mekanı cennet olsun.

Dün akşam Kadir Gecesinin maneviyatını daha güzel hissedebilmek için Eyüpsultan’a gittim.O civarda oturan Fizmenin kayıp...
17/03/2026

Dün akşam Kadir Gecesinin maneviyatını daha güzel hissedebilmek için Eyüpsultan’a gittim.
O civarda oturan Fizmenin kayıp çocuğu, tam 52 senedir orada yaşayan, merhum Hoduloğlu Osman dayının oğlu Ahmet Beniz’i gördüm. Babasını bebek denilecek yaşta kaybettiği için biz onu annesinin adıyla Cehrenin Ahmet olarak biliyoruz.
Kah akıllı, kah hızlı bir hayatı olmuş geçmişte.
Bir çok işe el atmış, bir türlü ne kazandığının kıymetini bilmiş ne de kendini ihya edecek, en azından daha rahat bir hayat sunacak iş bulabilmiş. Elindekini, cebindekini kendi ihtiyacı olduğu halde bile, ufak bir numara çekenlere kaptırmış.
Yıllar önce hala devam eden güzel bir evlilik yapmış. Allah bu konuda ona şans vermiş.
İyi günde kötü günde hep eşinin de desteğiyle ayakta durmuş.
Kendi yaşantısına inat, iki oğul bir kızdan oluşan güzel bir ailesi var.
Onu yıllar sonra tekrar görmekten çok mutluluk duydum.
Ben Fizmeyi anlattım, o nemlenen gözlerle dinledi.
Ve sonunda “artık hasretlere dayanacak takatım kalmadı, belirli zamanlarda da olsa köye dönecem” diyor.

Kendi köyümüzün, yöremizin insanlarıyla karşılaşmak beni çok mutlu ediyor.
Kim bilir, belki sizlerle de karşılaşırız.
Sağlıcakla kalınız.
Çok selamlar

Mehmet Arşın

HİDAYET DUR’U KAYBETTİKAfullu Mahallemizden Şabanoğullarından Abdullah Dur hocanın eşi Hidayet Dur hakkın rahmetine kavu...
16/03/2026

HİDAYET DUR’U KAYBETTİK

Afullu Mahallemizden Şabanoğullarından Abdullah Dur hocanın eşi Hidayet Dur hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Cenaze namazı 17 Mart Salı günü Fizme Büyük Camiinde öğle namazından sonra kılınacak, ve orada defnedilecektir.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun inşallah.
Değerli ailesinin ve sevenlerinin başları sağ olsun.
Bu mübarek gecede ebediyete yürüyen kardeşlerimize mevlam rahmetini eirgemez inşallah.

İstanbul gibi milyonluk bir şehirde bazen bir köyün kokusunu alırsınız…O an anlarsınız ki memleket kilometrelerle değil ...
15/03/2026

İstanbul gibi milyonluk bir şehirde bazen bir köyün kokusunu alırsınız…
O an anlarsınız ki memleket kilometrelerle değil gönülle ölçülür.

Değerli dostlarım hepinize iyi akşamlar diliyorum.
Yarın akşam kutlayacağımız Kadir Gecesi hepimize kutlu olsun🌹
Sağlık meselelerinden dolayı beş gündür İstanbuldayım.
Burada fırsat buldukça Fizmeli ve Kumrulu dostlarımızı da ziyaret edip onları daha yakından tanımak istedim.
Bugün hemşerimiz İsmet Kaymakla birlikte bir çok Fizmelinin bulunduğu Pendik-Göçbeyli Köyüne gittik.
İlk aklıma gelen Fizmenin bağrından çıkmış, bölgesel ve ulusal faaliyet gösteren bazı derneklerde yöneticilik pozisyonlarında görev yapmış ve yapmakta olan, aynı zamanda İstanbulun en güzel ve büyük işletmelerinden biri olan Beyler Garden tesislerinin ve Göçbeyli Emlak-İnşaat Şirketinin sahibi,
Fizmedeki bayram organizasyonunun büyük destekçilerinden Abdulkadir Oldu ile tanışmak oldu.
Beyler Garden dünya evine giren gençlere yani düğünlere yemek, konferans gibi etkinliklere hizmet veren bir kuruluş.
Abdulkadir beyin kızlarından birisi buranın her türlü sorumluluğunu üstlenmiş ve mükemmel yürüttüğü de tesislerin görünüşünden belli.
O da babası gibi mütevazi ve karar verdiğini yapan bir izlenim bıraktı bende.
Tesisleri iyice gezdik tek kelimeyle mükemmel.
Sonra inşaat şirketinin ofisine gittik.
Orada Abdulkadir beyin oğlu Muratla tanıştık.
Gülen yüzlü, mütevazi ve “ bende Fizmeliyim”demekten gurur duyan biri.
Yılların emekleriyle şimdi çoklarının hayal ettiği bir yaşam standartına ulaşan bu ailenin mütevaziliğine hayran kaldığımı söylemem lazım.
Güzel olan bizim toprakların insanları olması.

Göçbeylide bulunan bütün hemşerilerimizi görmek isterdim ama o kadar vaktimiz yoktu.
Özellikle köyde yan yana komşu olduğumuz, 1970 te Fizmeden bu köye göç gelen ve en son 1976 yılında İstanbulda görüştüğümüz Mustafa Ayruk abiyi ve Sabri Azalma amcayı aradık ve evde bulduk.
Nasıl anlatayım, ben onları tekrar görmekten, onlarda unutulmamış olmaktan dolayı çok mutlu olduk.

Yıllar geçse de anladım ki insanın gerçek zenginliği; unutmadığı dostları ve unutulmadığı memleketidir.

Hepinize selamlar saygılar.

Mehmet Arşın

Gökhan Bice’ye teşekkürler.Rahmetli olanların mekanları cennet, yaşayanların ömürleri uzun olsun inşallah.
15/03/2026

Gökhan Bice’ye teşekkürler.
Rahmetli olanların mekanları cennet, yaşayanların ömürleri uzun olsun inşallah.

FİZME VE GÜREŞLERİNİN GEÇMİŞİDeğerli takipçilerimiz,Değerli Fizmeliler😍Ramazan bitti bitecek, bayram hayalleri daha şimd...
07/03/2026

FİZME VE GÜREŞLERİNİN GEÇMİŞİ

Değerli takipçilerimiz,
Değerli Fizmeliler😍
Ramazan bitti bitecek, bayram hayalleri daha şimdiden içimizi ısıtmaya başladı.
Yaklaşık bir aydır Fizmenin ve Fizmede yapılan Bayram Güreşlerinin çeşitli kaynaklardan araştırmasını yaptım.
Sonuçları özet halinde sizlerle paylaşıyorum.
Üzülerek belirteyim, benim ciddi şekilde sizlerle paylaştığım yazılar maalesef bir kaç fotoğraf kadar rağbet görmüyor.
Halbuki ben bütün paylaşımlarıma büyük bir emek ve zaman harcıyorum.
Ne için:
Biri okur bilgilenir, biri okur güler, biri okur duygulanır, biri okur dua eder,… diye.
Takdir ve yorumlar size kalmış.
Selam, sevgi ve saygılar.

Fizme (Fizme-i Süfla Fizme-i Ulya ) ne kadar eski?

Bugünkü Fizme Osmanlı kayıtlarında “Fizme-i Süfla ve Fizme-i Ulya”adıyla geçer ve Serkeş kazasına bağlı iki ayrı köy olarak kaydedilmiştir.

Bölgenin idari tarihi kısaca:
17. yüzyılda Serkeş Kazası içinde köy olarak kayıtlı.
Daha sonra Fatsa kazasına bağlı nahiye köyü.
Cumhuriyet döneminde Kumru’ya bağlı köy. 2014’ten sonra mahalle statüsü.
Bu da köyün en az 1600’lü yıllardan beri yerleşim olduğunu gösterir.

Bayram güreşleri tahminen ne zaman başladı?

Fizme’de yapılan güreşlerin günümüzdeki adı “Tarihi Fizme Dereköy Bayram Şenlikleri Yağlı Güreşleri” olarak geçer ve hâlâ düzenlenmektedir.

Bugün yapılan organizasyonların sayısı yaklaşık 25-30 yıl civarında resmi kayıtlıdır. Fakat Karadeniz köylerinde güreşler genellikle:
Bayram
Hıdırellez
Yayla şenliği
Panayır
Düğün
gibi günlerde yüzyıllardır yapılır.
Karadeniz’de köy güreşleri özellikle:
1700–1800 yıllarında yaygınlaşmıştır.
Osmanlı döneminde köy bayramlarında güreş yapılması çok yaygın bir gelenektir.
Bu nedenle Fizme’deki güreşlerin:
büyük ihtimalle 18. yüzyıl sonu 19. yüzyıl başı yani yaklaşık 1800’lere yakın başlamış olması kuvvetli ihtimal.

Fizme’de Rum veya Ermeni var mıydı?
Bu sorunun cevabı biraz daha net.
Ordu iç kesimlerinde yapılan araştırmalara göre:
Hristiyan nüfus oranı çok düşüktü
15-17. yüzyıllarda bölgede %2-8 civarında idi. Ama önemli bir ayrıntı var:
Rum ve Ermeni nüfus genellikle sahil şehirlerinde yaşardı.
Örneğin:
Fatsa, Ünye, Ordu merkezi.
İç kesim köylerinde ise çoğunlukla Türk ve Müslüman nüfus vardı.
Serkeş ve Kumru çevresindeki köylerde Rum veya Ermeni nüfus
çok az, bazen hiç yok olabiliyordu.

Güreşlerin ortaya çıkmasının muhtemel nedeni
Karadeniz’de köy güreşleri genellikle şu sebeplerle ortaya çıkmıştır:
Bayram şenliği
Pehlivan yetiştirme geleneği
Gençlerin güç gösterisi
Köy panayırı
Düğünler
Çoğu köyde şöyle olurdu:
Bayram namazından sonra meydanda güreş yapılır, kazanana koç, kumaş veya para ödülü verilirdi.
Bu gelenek nesilden nesile devam eder.

En ilginç ihtimal
Karadeniz’de birçok köyde güreşler, asker dönüşü, yayla dönüşü, bayram, düğün
kutlamalarının parçasıdır.
Fizme’de de büyük ihtimalle:
Ramazan veya Kurban Bayramı güreşi olarak başlamış olabilir.

Kısacası
Fizmede bayram güreşleri büyük ihtimalle 1800 civarında başladı.

“Şüküroğulları” adlı eski bir sülalenin ilk güreşleri başlattıkları çeşitli kaynaklarda not olarak belirtilmiştir.

Osmanlı döneminde insanlar bugünkü soyadlarını kullanmazdı. Aileler genellikle:
Ordu’nun iç kesimlerine yerleşen insanların büyük kısmı Doğu Karadeniz’den göç etmiştir.
En çok gelen yerler:
Trabzon, Giresun, Gümüşhane, Canik (Samsun çevresi)

1600–1800 yıllarında nüfus artışı
Doğu Karadeniz dağlık olduğu için toprak azdı.
Bu yüzden insanlar:
Yeni tarım alanı bulmak ve hayvancılık için
batıya göç etti.
Osmanlı devleti boş kalan yerlere yerleşimi teşvik ediyordu.
Özellikle: Kumru, Korgan, Aybastı, Akkuş
gibi iç bölgeler bu dönemde hızla doldu.

Dere ve vadiler boyunca yerleşim
Karadeniz’de köyler genelde:
Dere kenarlarına
Tarıma uygun yamaçlara kurulurdu.
Fizme de tam bu tip yerleşimlerden biridir.

Bölgedeki köylerin çoğunda yapılan araştırmalar gösteriyor ki ilk yerleşimciler genelde şu bölgelerden gelmiştir:

En güçlü ihtimaller:
Trabzon Şalpazarı
Giresun Tirebolu
Giresun Görele
Gümüşhane Kürtün
Ayrıca yaklaşık 150-200 sene önce Ağrı ve Doğubeyazıt’tan bazı ailelerin de Kumru ve Fizmeye göçtüğü bir gerçektir.
Fizmedeki Mırızoğulları sülalesi gibi Giresun-Görelede de aynı sülalenin olduğunu biliyoruz.
Çok kuvvetli ihtimalle akraba olabilirler.
Ayrıca Şalpazarında konuşulan Türkçe ve lehçe yüzde yüze yakın Fizmede konuşulan dilin aynısıdır.

Karadeniz köyleri genelde şöyle oluşur:
Bir aile gelir arazi açar, çocukları çoğalır, aile büyür, yeni mahalle oluşur.
Sonra:
Yukarı köy
Aşağı köy gibi ayrılır.
Fizme’nin Fizme-i Ulya ve Fizme-i Süfla olarak ikiye ayrılması da bunu gösterir.

Çok ilginç bir ihtimal
Karadeniz’de bazı köylerin kuruluşu eşkıya baskınlarından kaçan aileler veya yer değiştiren aşiretler ile de bağlantılıdır.
1700’lerde özellikle:
Canik Dağları
Trabzon çevresi eşkıyalık olaylarıyla ünlüydü.
Bu yüzden bazı aileler iç bölgelere göç etti.

Kısaca
Şüküroğulları büyük ihtimalle eski bir sülale adı.
Bugün farklı soyadlarıyla devam ediyor olabilir
Fizme’ye ilk yerleşenler büyük ihtimalle
Trabzon – Giresun – Gümüşhane taraflarından göç eden Türk ailelerdir.

“Fizme” adı Türkçe olmayabilir
Karadeniz’de birçok yer adı:
Türklerden önce yaşayan halklardan
Rumca (Pontus Yunancası)
Ermenice
Ve eski Anadolu dillerinden kalmıştır.
Örneğin Ordu çevresinde: Perşembe, Bolaman, Melet, Vona, gibi isimlerin çoğu Türkçe değildir.
Bu yüzden bazı araştırmacılar Fizme adının da eski bir yer adı olabileceğini düşünür.

Pontus Rumcası ihtimali
Karadeniz’de özellikle Pontus Rumcası etkisi çok güçlüdür.
Pontus Yunancasında bazı yer adları:
-ma
-me ile biter.
Maçka
Zigana
Sumela gibi
Bu nedenle bazı dil araştırmacıları Fizme adının eski bir Rumca yer adı olabileceğini söyler. Ancak bu kesin değildir.

Daha eski bir ihtimal: yer adı çok eski olabilir
Karadeniz’de birçok köyün adı:
Roma döneminden, hatta bazen Bizans öncesi dönemlerden kalmıştır.

Bu yüzden şu ihtimal de vardır:
Fizme adı 1000 yıldan eski bir yer adı olabilir.
Yani köyün yerleşimi Osmanlı döneminde oluşmuş olsa bile yer adı çok daha eski olabilir.

Fizme çevresinde eski yerleşim izleri
Bölge halkının anlattığı bazı şeyler bu ihtimali güçlendirir:
Eski mezar taşları
Yıkık yapı kalıntıları
Taş temel izleri
Bunlar genellikle eski yayla yerleşimleri veya Bizans dönemi küçük köyler olabilir.

Karadeniz’de bunun çok örneği vardır.
Osmanlı kayıtlarında köy adı değişmemiş

Fizme-i Ulya (Yukarı Fizme)
Fizme-i Süfla (Aşağı Fizme) olarak geçer.
Bu çok önemli bir ipucu.
Çünkü Osmanlılar genellikle köyün eski adını korur, sadece başına:
Ulya (yukarı)
Süfla (aşağı) eklerdi.
Bu da şu anlama gelebilir,
Fizme adı Osmanlı’dan da önce vardı.

En mantıklı tarih tahmini
dönem durum
1000 yıl önce bölgede eski yer adı olabilir
1400-1500 Türk yerleşimleri artmaya başlar
1600 köy Osmanlı kayıtlarına girer
1700-1800 köy büyür
1800 sonrası bayram güreşleri başlar
Yani çok güçlü ihtimalle:
Fizme köyü en az 300-400 yıllık
Ama yer adı 700-1000 yıl eski olabilir.

Mehmet Arşın

25 Yıl Uçağa Hapla Bindim… Ama Bir Gün Hasret Korkuyu Yendi.Hasret mi korkuyu yener, korku mu hasreti?İlk bakışta belki ...
05/03/2026

25 Yıl Uçağa Hapla Bindim… Ama Bir Gün Hasret Korkuyu Yendi.

Hasret mi korkuyu yener, korku mu hasreti?
İlk bakışta belki çoğu kişi “ne tuhaf bir soru” diyebilir.
Mantıkla düşünenler de muhtemelen “hangisi büyükse o yener” diye cevap verir.

Bu soru nereden aklıma geldi, kısaca anlatayım.
1990’lı yılların ortalarıydı. Yaz tatili sonrası İstanbul’dan Almanya’nın Düsseldorf şehrine ailemle birlikte uçuyorduk. Defalarca gidip geldiğim bir hat.
Normalde uçak Türkiye semalarından ayrılırken kabin ekibi yemek ve içecek servisine başlardı. Ama o gün öyle olmadı. Kemer işareti hiç sönmedi. Uçak öyle sallanıyordu ki sanki ortadan ikiye bölünecek gibiydi.
Ardı ardına anonslar yapılıyordu:
“Bölgede aşırı türbülans var, herkes otursun, kemerler bağlı kalsın.”
O an içimden sadece şu dua geçiyordu:
“Allah’ım biz iyi kötü bu yaşa geldik… Ne olur şu yavrulara acı, bizi sağ salim yere indir.”
Çocukların yüzüne bakıyor, ellerini öpüp duruyordum.
İnişe yaklaşık yarım saat kala hava mı sakinleşti, bir arıza vardıda giderildi mi, ne oldu kimse anlamadı. Zaten bir açıklama da yapılmadı.
Ama o gün bende bir şey değişti.
O günden sonra uçağa sadece yaz tatillerinde bindim. O da doktorun yazdığı kuvvetli bir “cesaret hapıyla.”
Yaklaşık 25 yıl boyunca uçak yolculuğum hapla sürdü gitti.

2020 ya da 2021’de Köln–İstanbul uçuşunda hapımı unuttuğumu fark ettim. Geri dönme şansım da yoktu.
Ama memlekete varınca yaşayacağım kavuşmanın hayali ağır bastı.
Biraz tereddüt vardı ama korku yoktu.
O günden sonra da uçağa hapsız binmeye devam ettim.
Uçak korkusunu konuşurken aklıma çok sevdiğim Rizeli bir aile dostumuz geldi: Osman Okutan abi.
Ben hapla uçtuğumu anlatınca hapın adını sormuştu.
“Ben de doktora yazdırayım.” demişti.
Sonra bir anısını anlatıp kahkaha atmıştı.
Bir uçuşta türbülansa girmişler. Osman abi de “uyursam yol çabuk geçer” diye uyumaya çalışmış. Ayaklarını da ön koltuğun altına uzatmış, ayakkabısını da çıkarmış.
Uçak şiddetli sallanınca yarı uykudan uyanmış, hemen eğilip koltuğun altında ayakkabısını aramaya başlamış.
Sonra gülerek şöyle demişti:
“Yahu ben o ayakkabıyı niye aradım ki?
Sanki uçaktan dışarı mı kaçacaktım?”

Ne yazık ki Osman abi yıllarca çalıştığı Ford’dan erken emekli olduktan sonra memlekete izne gitti. Rize’de çay hasadı sırasında teleferiğin başına çarpması sonucu vefat etti. Daha bir emekli maaşı bile alamadan…
Mekânı cennet olsun.

Şimdi tekrar baştaki soruya dönelim.
Peki sizce hangisi daha güçlü: Hasret mi, korku mu?”

Hasretlerin güzel hayallerle birleştiği, korkusuz yolculuklarınız olsun.

Mehmet Arşın

03/03/2026

Ordunun’geceleri de güzel, Orduya önceki gelişimde çektiğim video.

Address

Kumru
52700

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Fizme com posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Fizme com:

Share