12/03/2026
Erkek ile kadından meydana gelen ailenin sağlıklı bir zeminde devam etmesi için erkeğin güçlü olması gerekir. Çünkü aile geçimini temin eden erkektir. Maddi imkânları bulmak açısından erkeğin maddeten güçlü olması gerektiği gibi, manevi açıdan da kadından kaynaklanan bazı fevri hareketleri de tolere edebilecek kadar manen, ruhen güçlü olması; daha sabırlı, daha metanetli, duygusallıktan daha uzak, işin sonunu düşünmeye daha yatkın olması gerekir.
Kadının duygusal yaratılmasının hikmeti ise, evine daha bağlı, çocukların kahrını çekebilecek, onları büyütüp besleyebilecek, altlarını-üstlerini temizleyecek, geceleri her türlü huysuzluklarına katlanacak, canından fazla onları himaye edecek, onları terbiye edip türlü türlü nazlanmalarına göğüs gerecek bir kıvamda olmasını sağlamaya yöneliktir. Kadın o ince duygularıyla erkeğin kaba tarafını telafi edecek ve böylece aile ortamının maddi ve manevi estetiğini sağlayacak bir unsurdur. Ancak bu duygusal tarafın yan etkileri de vardır. Fevri hareketler, duygusallığı aklın önüne geçmesi, sabırsızlık, az bir olumsuzluktan hemen etkilenmesi gibi... Erkeğin bünyesi ise bu yan etkileri tolere edecek kapasitedir.
Kadının ince ruhlu, ince duygulu olması, onun maddi yönden de ince bir kalıpta bulunmasına, fiziki yapısı itibariyle de zayıf olmasına daha uygundur. Buna mukabil, erkeğin kaba sayılacak bir duygu hüzmesine sahip olması, onun maddi bünyesi, fiziki yapısı itibariyle de güçlü olmasına münasiptir.
Her kapağın kendi kabına uygun olması ontolojik belagat açısından ülvî bir üsluba işaret eder...