İhd Kars

İhd Kars İnsan Hakları Derneği Kars Şubesi nin resmi Facebook Sayfasıdır.

Bijî 1’ê Gulanê! Yaşasın 1 Mayıs! İşçilerin, emekçilerin bayramı 1 Mayıs’ı kutlu olsun! 1 Mayıs’ı bayram kılan işçilerin...
01/05/2026

Bijî 1’ê Gulanê! Yaşasın 1 Mayıs!

İşçilerin, emekçilerin bayramı 1 Mayıs’ı kutlu olsun!

1 Mayıs’ı bayram kılan işçilerin, emekçilerin direnişinin ve mücadelesinin kazanımıdır. İnsan onuruna yakışır ücret ve çalışma koşulları için yürütülen mücadele hepimizin mücadelesidir.

İşçiler ve emekçilerin taleplerini dile getirebilmesi için sendikal örgütlenmesi ve sokaklara çıkması temel insan hakları arasındadır.

Ekonomik ve sosyal hakların gelişimi işçi mücadelesinin sonucunda olmuştur. Örgütlenme özgürlüğü, işçilerin ve emekçilerin istediği sendikaları seçmesi, sendikal faaliyetlerini serbestçe gerçekleştirebilmesi de bu alandaki kazanımların korunması ve ilerletilmesi için önemlidir.

Bu haklar Uluslararası Çalışma Örgütünün temel sözleşmeleri tarafından güvence altına alınmıştır. Ne var ki, sömürü ve hak ihlalleri hala devam ediyor. Dünyanın birçok yerinde işçiler hala güvencesiz bir biçimde emeklerinin karşılığı olmayan koşullarda ve ücretlerde çalışıyor. Sömürü kimi durumlarda modern köleliğe varıyor. İşçiler, emekçiler sendikaya üye olmak istediğinde, haklarını kullanmak istediğinde baskılara maruz kalıyor.

Kapitalist sistemin sınırsız kar hırsı işçilerin sömürülmesinin temel nedenidir. Kapitalist sistem sömürü sistemini sürdürmek için savaşlara, silahlı çatışmalara ihtiyaç duyuyor. Birçok ihlalin kök nedeni olan savaşlar işçilerin de ekmeğini elinden alıyor. Savaşa, silahlanmaya ayrılan bütçe işçinin ekmeğini küçültüyor. Ortadoğu’da ve dünyanın diğer yerlerinde yaşanan savaşlar bu durumun açık bir kanıtıdır.

Silahsızlanma ve barış güvence altına alınmalıdır.
27/04/2026

Silahsızlanma ve barış güvence altına alınmalıdır.

İHD Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, düzenlediği basın toplantısında silahsızlanma ve barışın hukuki reformlarla güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

İnsan Hakları Derneği Olarak, Barışın Onurlu Ve Sürdürülebilir Bir Şekilde Tesis Edilmesi İçin Hukukun Üstünlügünü, Teme...
26/04/2026

İnsan Hakları Derneği Olarak, Barışın Onurlu Ve Sürdürülebilir Bir Şekilde Tesis Edilmesi İçin Hukukun Üstünlügünü, Temel Hak Ve Özgürlükleri Savunmaya Devam Ediyoruz.

Tüm Şube Ve Temsilciliklerimizde Eşzamanlı Yapılacak Basın Açıklamasına Üyelerimizi, Barış Ve Demokrasiden Yana Tüm Hak Savunucu Gönüllülerini Davet Ediyoruz.

Tarih: 27.04.2026 (Pazartesi Günü)
Saat: 12.30
Yer: İHD Kars Şubesi.
Yusufpasa mahallesi Bakırcılar Caddesi No:1 K:4 D:4 Kars

21/03/2026

Newroz pîroz be...

“Karadağ Mahallesi’nde planlanan asfalt üretim şantiyesinin kurulmasına karşıyız. Alınan bu kararın iptali için gerekli ...
10/03/2026

“Karadağ Mahallesi’nde planlanan asfalt üretim şantiyesinin kurulmasına karşıyız. Alınan bu kararın iptali için gerekli mücadeleyi sürdüreceğiz. Çevreye ve insan sağlığına tehdit oluşturacak tesisler, şehir merkezinde veya yerleşim alanlarında kurulamaz. Yetkilileri halk ve çevre sağlığı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz.

İHD Kars Şubesi’nin düzenlediği ve EMEP, TTB Kars Temsilciliği, DEM Parti ile SES’in katıldığı açıklamada, Karadağ Mahallesi’nde kurulması planlanan asfalt üretim şantiyesinin çevre ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığı belirtilerek projenin durdurulması...

Basın Acikalmasına Davetlisiniz.Karadağ Mahallesi'nde faaliyete geçirilmesi planlanan taş ocağı ve asvalt üretim tesisin...
09/03/2026

Basın Acikalmasına Davetlisiniz.
Karadağ Mahallesi'nde faaliyete geçirilmesi planlanan taş ocağı ve asvalt üretim tesisinin çevre ve halka sağlığına karşı oluşturacağı tehditlere dikkat çekmek ve yaşam hakkını savunmak için yarın basın açıklaması yapilacaktır.
Yer: Canlı Hayvan Pazarı (Karadağ Mahallesi
Saat:09.00
Tarih:10.03.2026

ERKEK EGEMEN AİLE KADINLARI ÖLDÜRÜYOR8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde insan hakları savunucusu kadınlar olarak, İnsa...
08/03/2026

ERKEK EGEMEN AİLE KADINLARI ÖLDÜRÜYOR

8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde insan hakları savunucusu kadınlar olarak, İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu tüm şubelerde ortak bir eylem gerçekleştirerek kamuoyuna ve siyasal iradeye bir uyarı açıklaması yapmak istedik. Bu açıklamanın, kadına yönelik şiddet konusundaki taleplerimizin değerlendirilmesi için güçlü bir çağrı olarak kabul edilmesini istiyoruz.

Bilindiği üzere coğrafyamızda erkek egemen, militer ve feodal değer yargıları olağanüstü derecede içselleştirilmiş durumdadır. Bu anlayışın sonucu olarak kadına yönelik şiddet sistematik ve yaygın biçimde uygulanmaktadır. Neredeyse her güne yeni bir kadın cinayeti haberiyle başlıyoruz. Hatta geçtiğimiz hafta 1 gün içinde 6 kadının katledildiğine tanıklık ettik. Buna karşın Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten siyasal irade toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu tamamen gündemden çıkarmış durumdadır. Kadına yönelik şiddet, çeşitli uygulamalarla adeta meşrulaştırılmaktadır.

Biz kadınlar güvende değiliz. Yaşam güvencemiz yoktur.

Kadına yönelik şiddet konusunda bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı uluslararası metin, İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Avrupa Konseyi sözleşmesidir. Bu sözleşme, bizim coğrafyamızda verilen kadın mücadelesinin bir sonucu olarak hazırlanmıştır. Diyarbakır’da annesi eşi tarafından öldürülen, kendisi de ağır yaralanan Nahide Opuz’un başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’yi kadına yönelik şiddet konusunda gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle mahkûm etmiştir. Bu kararın ardından Avrupa Konseyi, üye devletlere kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin kapsamlı bir sözleşme hazırlanması çağrısında bulunmuştur. İstanbul Sözleşmesi bu süreçte hazırlanmıştır.

Sözleşme 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmış, ilk imzacısı Türkiye Cumhuriyeti devleti olmuştur. Sözleşme, imzacı devletlere kadına yönelik şiddetin; erkeklerin kadınlar üzerinde tahakküm kurmasına, ayrımcılığa ve tarihsel eşitsiz güç ilişkilerine dayandığını kabul etme ve buna karşı kapsamlı politikalar geliştirme yükümlülüğü getirmiştir. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve yaşamın tüm alanlarında şiddetin sona erdirilmesi için devletlere somut sorumluluklar yüklemiştir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyete duyarlı, eş güdümlü ve bütüncül politikalar geliştirme görevi tanımlamıştır.

Ancak sözleşme yürürlükte olduğu dönemde dahi yeterince uygulanmamıştır. Buna ilişkin eleştirilerimizi kadınlar olarak her zaman dile getirdik. Buna rağmen sözleşme, kadınlara hem hukuki hem de moral güç sağlamış, mücadele alanımızı genişletmiştir.

Ne yazık ki 20 Mart 2021 tarihinde tek bir imzayla sözleşmeden çekilme kararı alınmıştır. Oysa sözleşme Meclis onayından geçerek yürürlüğe girmiştir. Buna rağmen bir Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilmiştir. Yapılan tüm itirazlar sonuçsuz kalmıştır. Bu çekilme kararı, kadına yönelik şiddet konusunda tehlikeli bir “meşruiyet algısı” yaratmış; bu durum kadın cinayetlerindeki artışla somut biçimde kendini göstermiştir.

Veriler açıkça ortadadır:

2021 yılında 280 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 217 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
2022 yılında 334 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 245 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
2023 yılında 315 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 248 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
2024 yılında 394 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 259 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
2025 yılında 294 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 297 kadın şüpheli biçimde yaşamını yitirdi.
Katillerin kimliklerine bakıldığında en büyük oranı kadınların evli oldukları erkekler oluşturmaktadır. İkinci sırada eski partnerler, üçüncü sırada ise akrabalar yer almaktadır. Bu tablo açıkça göstermektedir ki erkek egemen ve feodal aile yapısı kadınları öldürmektedir.

2025 yılının “aile yılı” ilan edilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarının adeta yasaklanması, kadınların en çok şiddete maruz kaldığı alanın aile içi olduğunu görmezden gelmektir.

Biz insan hakları savunucusu kadınlar olarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesinin birinci koşulunun İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönmek olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” söylemi içi boş bir slogan değildir. Bu sözleşme, erkek egemen zihniyetle mücadele etmek üzere kadınların emeğiyle hazırlanmış, uluslararası kabul görmüş bir şiddet önleme mekanizmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenleri 11 Mayıs 2011’de ortaya konan iradeye geri dönmeye ve İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalamaya davet ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki kadına yönelik şiddet politiktir. Devlet dili ne kadar sert, ayrıştırıcı ve ötekileştirici olursa, şiddet de o ölçüde artar.

Biz kadınlar yaşamdan yanayız.

İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden imzalayın.

21 Şubat Dünya Anadil Günü Kutlu Olsun !Anadili bireyin doğduğunda herhangi bir dışsal öğrenme çabasına girmeden içine d...
21/02/2026

21 Şubat Dünya Anadil Günü Kutlu Olsun !

Anadili bireyin doğduğunda herhangi bir dışsal öğrenme çabasına girmeden içine doğduğu topluluğun günlük yaşamında kullandığı, sosyalleştiği, sanat ve kültürel değerlerini yaşadığı sosyal ortamdan doğal akışıyla öğrendiği dildir. Bu yönüyle anadil hakkı hem bireysel bir hak hem de ait olunan topluluğun kolektif hakları kapsamındadır.

Bugün dünya üzerinde 7 bin civarında dilin konuşulduğu ve bunların 2.500 tanesinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Bu tehlikeye dikkat çekmeye çalışan UNESCO, 17 Kasım 1999 tarihinde 21 Şubat’ı Uluslararası Anadili Günü olarak ilan etmiş ve 2000 yılından bu yana dünyada kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla “Dünya Anadili Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Anadili bireylerin mensup oldukları topluluklar içerisinde veya bir devlet yönetimi altında kendilerini en iyi ifade ettikleri, sosyalleştikleri ve kültürel varlıklarını sürdürdükleri dildir. Devletleşmemiş halkların özellikle anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılması, kendilerini geliştirecek birçok olanaktan yoksun kalmaları anlamına gelmektedir.

Anadilinde eğitim taleplerinin önündeki en büyük engel, dünyada hâkim olan “ulus devlet” anlayışının kendisidir. Ulus devletler; asimilasyoncu, tekçi ve yasaklayıcı bir tutumla resmi dil dışındaki dillerin reddiyesi üzerine inşa edilmiştir. Bu anlayış, bir toprak parçası üzerinde yaşayan bütün etnik grupları ya da halkları “tek dilli” konuşmaya, bu dilde eğitim görmeye ve diğer faaliyetlerini sürdürmeye zorlamaktadır. Dünya üzerinde yok olan, tehlike altında olan ve konuşulan tüm diller insanlık tarihinin ortak değeridir. Halkların kendi dillerinde konuşma, eğitim alma, yaşamlarını ve kültürlerini devam ettirmeleri sağlanmalıdır. Dilsel ve kültürel çoğulculuk ile toplumların barış içinde, bir arada ve özgürce yaşamaları mümkün olacaktır.

Biz kadınlar olarak şiddet kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu ve kadınlar olarak yalnız olmadığımız...
20/02/2026

Biz kadınlar olarak şiddet kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu ve kadınlar olarak yalnız olmadığımızı ve dayanışma ile daha güçlü olacağımızı bir kez daha yineliyoruz.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Kars Şube Başkanı Güldane Kılıç, kadın cinayetlerine dikkat çekerek "Son 24 saatte 6, 1,5 ayda 75 kadın cinayeti işlendi" dedi.

İHD Kars Şubesi, sağlık durumu ağırlaştığı belirtilen Hatice Onaran için infaz erteleme ve tahliye çağrısı yaptı: “Hasta...
13/02/2026

İHD Kars Şubesi, sağlık durumu ağırlaştığı belirtilen Hatice Onaran için infaz erteleme ve tahliye çağrısı yaptı: “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.”

İHD Kars Şubesi, sağlık durumu ağırlaştığı belirtilen Hatice Onaran için infaz erteleme ve tahliye çağrısı yaptı: “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.”

Hayatını barış, özgürlük ve insan hakları mücadelesine adayan ve bu uğurda uzun yıllar cezaevinde kalan, hakkında siyasî...
23/01/2026

Hayatını barış, özgürlük ve insan hakları mücadelesine adayan ve bu uğurda uzun yıllar cezaevinde kalan, hakkında siyasî sebeplerle açılan davalar nedeniyle yurtdışında sürgünde yaşamak zorunda olan Siirt Belediyesi eski başkanı Selim Sadak'ın Almanya'da tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
İnsan Hakları Derneği ailesi olarak kıymetli üyemiz Selim Sadak'ın ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz

Address

Yusufpaşa Mahallesi Bakırcılar Caddesi No:1 Kat: 4 Daire: 4 Merkez/KARS
Kars
36000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İhd Kars posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to İhd Kars:

Share