30/11/2025
Bugün beldemizde hepimizi derinden sarsan bir olay yaşandı. Metruk bir binanın üzerinde bulunan, üzerinde Kelime-i Tevhid yazılı mübarek bayrak, gerekli hassasiyet gösterilmeden yapılan yıkım sırasında indirilmeden bırakılmış ve enkazın içinde, toprak ve molozların altında kalmıştır.
Bu manzara sadece bir ihmal değil; toplumumuzun inançlarına, değerlerine ve kutsalına karşı gösterilmesi gereken dikkat ve özenin ne kadar hayati olduğunu ortaya koyan acı bir tablodur. Bizler için tevhid sancağı bir bez değil; nesilden nesile aktarılan bir iman mirası, bir hürmet ölçüsüdür.
Bugün ortaya çıkan bu görüntü, aslında hepimize yönelmiş sessiz bir çağrıdır:
“Değerlerimize ne kadar sahip çıkıyoruz?”
Vicdan sahibi her insan bilir ki hürmet edilmesi gereken yalnızca bir sembol değildir; o sembolün temsil ettiği değerdir. Eğer kendi değerlerimize biz dikkat etmezsek, başkasından daha fazla özen beklememiz nasıl mümkün olsun?
Bu olay bir çatışma konusu değil; aksine, hepimiz için bir uyanıklık çağrısıdır. Hata yapılır, fakat önemli olan hatanın fark edilmesi ve bir daha tekrarlanmaması; yapılan her işte toplumun hassasiyetlerine uygun bir dikkat ve sorumluluk bilincinin korunmasıdır.
Bu sebeple, ilgili kurumları yaşanan bu hadiseyi ciddiyetle değerlendirmeye; bundan sonraki tüm çalışma süreçlerinde kutsalımıza yönelik hassasiyetin en üst seviyede gözetilmesine davet ediyoruz.
Kutsalımıza hürmet, insanlığımızın ve vicdanımızın ölçüsüdür.
Bugün yaşanan bu üzücü olayın bir daha tekrarlanmaması için herkesin aklı uyanık, vicdanı diri olmalıdır.