16/10/2025
İlim Yayma Cemiyeti
75. Yıl Basın Buluşması {Basın Açıklaması metni}
Hepinizi en kalbi duygularımla, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün burada, 11 Ekim 1951’de temelleri atılan, Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan İlim Yayma Cemiyeti’nin 75. Yılına adım atmış olmanın onurunu yaşıyoruz.
Köklü Bir Mirasın İzinde
Cemiyetin kuruluşuna giden yol, aslında daha eskilere uzanır.
Yaklaşık iki asır önce başlayan insanlığın anlam arayışı pozitivist ve materyalist bir zihniyete büründü. Bu zihniyet, bu topraklarda da yabancı okullarla etkisini gösterdi. Bu okullara karşılık Müslüman topluluklar, 1860’larda yetim, garip ve öksüz çocuklar için cemiyet-i ilmiyeler kurarak kendi okullarını inşa etmeye başladı. Okulların inşa edilmesinin yanında dönemin eğitimci, münevver ve mütefekkirleri toplumsal meselelere dair çözüm teklifleri sundu. Bu milletin hafızasında o günlerden bugünlere kadar gelen bir teklif vardı: “Milli terbiye ile fenni terbiyeyi, marifetle fazileti birleştirmek…”
Kurucular: Bir Davanın Öncüleri
Bir asır önce cemiyet-i ilmiyeleri kuran irade, 1951 yılında farklı kimliklerle ama aynı ideallerle memleket için yeniden inisiyatif aldı. 68 idealist insan, milletin bağrından doğan bir inançla, İlim Yayma Cemiyeti’ni kurdu. Kurucularımız arasında kimler yoktu ki... Lozan Konferansı’nda Türkiye'nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen ilk Genel Başkanımız Avukat Seniyüddin Başak, işgal yıllarında İstanbul Maçka Silahhanesi'ndeki silahları hurdaya çıkararak Anadolu’ya ulaştıran ve Kuvâ-yı Milliye’ye destek veren General Ömer Cemal Karabekir, Mehmet Akif Ersoy’un yanında Sebilürreşad Dergisi’nde yazıları yayımlanan Hasan Hikmet Demirbağ, Çanakkale, Kut’ül Amare ve Kurtuluş Savaşı’nda görev yapmış, gazi unvanı ve İstiklal Madalyası Sahibi Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer, Emekli Hakim Abdulkavi Beşer, Hayırsever iş insanı Hacı Nazif Çelebi ve daha nice kadirşinas isim… O gün atılan bu adım, bugün milyonlarca gencin hayatına dokunan bir eğitim seferberliğine dönüştü.
10 Şubat 1953’te, Bakanlar Kurulu kararıyla “kamu yararına çalışan dernek” statüsü kazandık. İlim Yayma Cemiyeti, yalnızca bir dernek değildir. O, bu toprakların mayasıyla mayalanmış; medeniyet hamlesinin adı, din eğitiminin hasretini çeken gönüllüler hareketidir.
Bir Milletin Eğitim Seferberliği
Kuruluşundan yalnızca altı gün sonra, 17 Ekim 1951’de Türkiye’nin ilk İmam Hatip Okulu’nun açılışına öncülük eden kurucularımız, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 100’ü aşkın imam hatip lisesi yaptırdı. Ayrıca diğer imam hatip liselerinin yapımında başat rol aldı. Din eğitiminin yeniden sistemin parçası olduğu yıllarda imam-hatipler açtık, Anadolu’nun yükseköğretimle buluştuğu dönemlerde yurtlarla öğrencilerimize barınma ve beslenme imkanı sunduk, hala sunmaya devam ediyoruz. 8 Ocak 1973’te kurduğumuz İlim Yayma Vakfı ile yüksek lisans ve doktora düzeyindeki akademik çalışmalara ve akademisyenlere destek verdik, vermeye devam ediyoruz. Vakfımız tarafından kurulan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi akademik dünyanın güzide kurumlarından birisi olarak eğitim-öğretim çalışmalarına devam etmektedir. 1965 yılında yönetim kurulumuzun aldığı karara göre “Yüksek İslam Enstitüsünden mezun olacak üç çalışkan talebenin doktora yapmak üzere Londra, Paris, ve Bonn’a gönderilmesi” Cemiyetimizin eğitime verdiği önemin göstergesidir. Bursiyerlerimiz arasında Türkiye’nin ilim ve fikir hayatına etki etmiş çok sayıda isim yer almaktadır. Cemiyetimiz, kendi çalışmaları haricinde farklı kurumların taleplerine de kayıtsız kalmamıştır. Faaliyet raporlarımıza göre 1968-1977 yılları arasında 129 farklı organizasyon ve kuruma destek verilmiştir. Destek verilen kurumlar arasında Fen Lisesi Mezunlar Derneği’nden kız lisesine, hemşeri derneklerinden öğretmen sendikalarına kadar çeşitlilik bulunmaktadır. Ülkemizin yardıma ve gönüllü insan gücüne ihtiyacı olduğu deprem, sel gibi afet zamanlarında emek, gayret ve özveriyle hasbi çalışmalar ortaya konmuştur. Devlet ve milletimize bütün imkanlarımızla destek vermek için elimizden gelen her şeyi yaptık, yine yaparız inşallah.
Bugün, 186 şube, 158 yurt ve 112 eğitim merkeziyle Türkiye’nin dört bir yanında binlerce gence hizmet vermeye gayret ediyoruz. Anadolu’dan gelen evlatlarımız arasında büyük bir sosyal ağ ve güçlü bir gönül bağı kurduk. Hazırladığımız eğitim, rehberlik ve liderlik programlarıyla kendi kaynaklarıyla irtibatlı, dünyayı doğru okuyabilen bilim insanları, öncüler yetiştirmeye gayret ediyoruz. Bu doğrultuda Türkiye genelindeki şubelerimizde ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerle Marifet Okulu Programı uyguluyoruz. İstanbul’da eğitim, hukuk, tıp ve psikoloji bölümü öğrencilerine yönelik başlattığımız kariyer programlarını Anadolu’daki şubelerimize modellemek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Fatih Sahn-ı Semân Eğitim ve Araştırma Merkezi ve Vâlide-i Atik Eğim Merkezi gibi tarihi mekanlarda İslami ilimler ve sosyal bilimler öğrencilerine yönelik ihtisas projelerimize devam ediyoruz. Ulusal düzeydeki eğitim ve gençlik çalışmalarımızı, mezunlarımız marifetiyle Arjantin, Makedonya gibi ülkelerde başlattık, Afrika ve Asya ülkeleriyle ilgili altyapı hazırlıklarımız devam ediyor. Cemiyetimiz, değişen dünyanın şartlarını hep doğru okudu. Bugüne kadar tüm çalışmalarımızda şu üç ilkeye sadık kaldık: Doğru işi tespit etmek, doğru yöntemi seçmek ve doğru işte sebat etmek. Bugün, İlim Yayma çatısı; cemiyet, vakıf, şube ve gönüllüleriyle ilmin, irfanın ve hizmetin birleştiği büyük bir ekosistem oluşturmuştur.
Geleceğe Dair
İçinde bulunduğumuz şu günlerden itibaren şubelerimiz, yurtlarımız ve genel merkezimiz bünyesinde, yıl boyunca 75. Yıl organizasyonu bağlamında bir dizi etkinlik serisi gerçekleştirmeyi planlamaktayız.
75 yıl önce yola çıkan öncü kuşak, “bir milleti ihya edecek yolun ilimden geçtiğini” biliyordu.
Bugün biz de o inançla diyoruz ki: Gelecek, bilgiyle yoğrulmuş faziletin ellerinde yükselecektir. Yeni dönemde;
● Dijital çağın imkânlarını gençlerimizin hizmetine sunacağız,
● Uluslararası eğitim programlarımızla gönül coğrafyamızın her köşesine ulaşacağız,
● Değerlerini bilen, çağını anlayan, insanlığa katkı sunan bir nesil yetiştirmeye devam edeceğiz.
Biz, geçmişine saygılı, geleceğine umutla bakan bir kurumuz.
75. yılımızda, geçmişten aldığımız güçle, geleceğe daha kararlı adımlarla yürümeye hazırız.
Son Söz ve Teşekkür
İlim Yayma Cemiyeti, milletin bağrından doğan, millet için çalışan bir gönüllüler hareketidir.
Bu kurumun her taşı, her tuğlası, bir dua, bir emek, bir gayretin ürünüdür.
Bugüne kadar emeği geçen tüm büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Bu kutlu davayı omuzlayan gönüllülerimize, hocalarımıza, yöneticilerimize, bağışçılarımıza ve en önemlisi, ülkemizin gençlerine yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün burada bize ev sahipliği yapan Kuzu Grup Üst Yönetim Başkanı Özen Kuzu Bey’e hassaten teşekkür ediyorum.
Rabbim, ilimle, hikmetle, ihlasla yürüyen bu kutlu yolu daim eylesin.
Nice 75 yıllara, nice hayırlı hizmetlere inşallah.