10/04/2026
Günümüzde sosyal medya, bazıları için hatayı telafi etme alanı değil, sorumluluktan kaçış için bir kalkan haline geldi. Bir paylaşım yapıldığında, içerik eksikse, yanlışsa ya da gerçeği yansıtmıyorsa bunu ilk fark edenler genellikle paylaşımda bulunanların kendileri oluyor. Ancak sorun şurada başlıyor: Hata anlaşıldığında ve toplumdan tepki gelmeye başladığında, bu kişiler hemen "telafi" adı altında bir düzeltme yapıyor gibi görünüyorlar ama asıl amaçları hatanın kendisini değil, tepkiyi yönetmek oluyor.
Bu noktada devreye giren en ilginç mekanizma ise suçlamayı karşı tarafa çevirme taktiği. Kendi yaptıkları yanlışın farkında oldukları halde, gelen eleştirilere "senin egon yüksek", "kötü niyetlisin", "bizi bölmek istiyorsun" gibi ağır ithamlarla karşılık veriyorlar. Oysa asıl mesele, o paylaşımda yer alan bilginin doğruluğu değil; insanın kendi kusurunu görmezden gelip karşısındakini suçlayarak kendini aklamaya çalışmasıdır.
Bu tür davranışlar, sadece bireysel bir hata değil, aynı zamanda toplumsal güveni zedeleyen bir manipülasyon yöntemidir. İnsanlar, samimiyetsiz bir "telafi"den çok, dürüst bir "özür" ve "düzeltme" bekler. Ancak söz konusu kişiler, hatalarını itiraf etmek yerine, eleştirenleri "egoist", "kıskanç" veya "toplumu bölücü" olarak damgalayarak kendi konumlarını korumaya çalışıyorlar. Bu durum, aslında bir nevi "psikolojik tersine mühendislik"tir: Hata yapan kişi, kendisini mağdur, eleştiren kişiyi ise saldırgan göstererek dengeleri değiştirmeye çalışır.
Gerçek liderlik ve olgunluk, hatayı kabul edip onarmaktır. Başkalarını suçlayarak kendi kusurlarını örtbas etmeye çalışmak, sadece itibar kaybına ve toplumsal desteğin azalmasına yol açar. Unutulmamalı ki, bir hatayı düzeltmek için yapılan en iyi adım, o hatayı açıkça kabul etmek ve tekrarlanmaması için çaba göstermektir. Karşınızdakini suçlamak yerine, kendi eylemlerinizin sonuçlarına sahip çıkmak, her zaman daha saygın ve inandırıcı bir duruştur.
Toplum olarak bizler de bu tür ikiyüzlü davranışlara karşı daha duyarlı olmalı, "telafi" adı altında yapılan manipülasyonları görebilmeliyiz. Çünkü gerçek birlik ve dayanışma, sadece güzel sözlerle değil, samimiyetle yapılan hataların kabulüyle mümkün olur.
Öz Serhat Karslılar Derneği Başkanı Bülent Tazegül