17/01/2017
HOLİSTİK LİDERLİK
Artık “Holistik Liderlik” dönemi başlamıştır. Var olan her birim, bir peygamber gibi görev yapma imkânına sahiptir. Bütün birimler birbirleri ile ilişki, iletişim ve etkileşim içindedirler. Her birisi bütün evren bilgisine sahiptir. Ve bunları birbirlerine aktarma fonksiyonunu yerine getirebilmeleri de mümkündür.
Her birim değerlidir, önemlidir, kendi kararını ve katkısını ortaya koyarak evren senfonisini daha da mükemmel bir hale getirebilir.
Bireysel peygamberlik dönemlerinde insanlığın genel düzeyi oldukça geri olduğu için, evrenin bilgileri birer “sır” nitelendirilmiş ve ancak “seçkin” kişilere aktarılmıştı. Onlar da bu bilgileri yanlarında uzun yıllar boyunca yetiştirdikleri öğrencilere öğretmişlerdi. O dönemlerde eğitim şekli, buyurgan; eğitim dili, sembollerle anlatım; eğitim düzeyi, her canlıda var olan ve en alt düzeyde yer alan korkuyu hedef alan; eğitim tekniği, emreden ve yasaklar koyan; eğitim hedefi de, itaati sağlamak olarak ortaya çıkmaktaydı.
Oysa 21. Yüzyıl’da eğitim şekli, anlatıcı; eğitim dili, bilimsel; eğitim düzeyi, akla hitap eden; eğitim tekniği, ikna etmeye yönelik; eğitim hedefi ise, insanların idrak etmelerini sağlamak özelliklerini taşıyan bir eğitim programın ile karşı karşıyayız.
Var edilmiş olan her bir birim evrenin bütün bilgisine sahiptir. Daha farklı bir şekilde ifade etmek istersek, evrenin bütün bilgisi holografik olarak bütün var edilmiş bilgilere dağılmış durumdadır. Potansiyel olarak mevcut bulunan bu “bilgiler” insan beyninin daha fazlasını devreye sokmak suretiyle “kullanılabilir” bir hale gelmektedirler. Eskiden, çok özel kişilere mahsus olan ve ancak onlar tarafından ulaşılabilen bu gibi “bilgi merkezleri”ne ulaştıracak teknikler, artık çok yaygın olarak ve herkes tarafından kullanılabilen sıradan özellikler durumuna girmişlerdir.
Genel insanlık bilincinin ve düşünsel seviyesinin olağanüstü bir biçimde yükselmesi sonucunda, gelinen bu düzeyde “marifet” ya da “keramet” diye adlandırılan (birisinin rüyasına bilinçli olarak girmek, aynı anda birkaç farklı yerde belirmek, kapalı gözlerle etrafı görmek, kişilerin hastalıklarını tespit ve tedavi etmek gibi) beceriler, çocuklar tarafından bile öğrenilebilir ve uygulanabilir haldedirler.
Beynin daha fazlasını devreye sokmak ve orada potansiyel olarak kayıtlı bulunan “bilgileri” ya da “sırları” görünür, bilinir ve kullanılabilir kılmak, bireysel peygamberliklerin yerlerini “Kollektif” ya da daha farklı bir anlatımla “Holistik Peygamberlik”lere bırakmalarına yol açmıştır.
Çünkü insanı peygamber kılan “imtiyazlar” artık herkes için erişilebilir duruma gelmiştir. Şimdi her bir birim kendi öneminin, değerinin ve katkısının “farkındadır”. Bütünsel sistem içindeki görevinin ve diğer bütün birimlerle olan ilişki, iletişim ve etkileşimin “bilincindedir”.
Beyinsel güçlerini doğru olarak kullanabilmeleri nedeniyle, teknolojilerini hızla geliştiren ve bu arada ruhsal düzeylerini de aynı oranda yükselten, üstün nitelikli insanlardan oluşan yepyeni bir insanlığa ulaşmak üzereyiz.
“Altın Çağ” ya da “Cennet Dönemi” olarak da adlandırabileceğimiz bu dünya düzeni kısa bir süre sonra gerçek olacaktır. İnsanlığın bunca yıldır biriktirdiği “bilgiler”, geldiği “seviye” ve ulaştığı “farkındalık” tıpkı suyun kaynaması ya da dolması gibi niteliksel bir dönüşümün ve değişimin gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Kıyametin, yani “uyanma zamanı”nın içinde yaşıyoruz. Bütün eğitim teknikleri ve anlayışları değişti. “Korku” temeline dayalı emirler, yasaklar, tehditler, itaatler yerine; “akıl” temeline dayalı, bilim dilini kullanan, açıklayan, izah eden ve idrak edilmeyi beklenen, yani herkese eşit uzaklıkta olan, onu önemseyen, değerinin ve katkısının gerekliliğini bilen, kısaca Holistik bir perspektife sahip olan bir anlayış hüküm sürüyor.
Bu da bizi, zorlama olmayan bir adalet, hakkaniyet, ciddiyet, sorumluluk, değer ve önem verilmek temellerine dayalı ve üstün nitelikli insanların denetimindeki bir devlet ve dünya yönetimi sonucuna ulaştırıyor.
AYDIN ARITAN