35. İstasyon

35. İstasyon 35. İstasyon ; sizi , yaşamınızın orkestra şefi olmaya davet ediyor

İletişim Bilgilerimiz : 0232 422 Kendi mutluluğundan; ancak kişinin kendisi sorumludur.

Bize okulda matematik, kimya öğrettiler; YAŞAMA, İNSANA ve KENDİMİZE dair hiçbir şey öğretmediler. Bize okulda tarih, coğrafya öğrettiler; KENDİMİZİ ve BİRBİRİMİZİ SEVMEYİ öğretmediler. Bize okulda nasıl integral alınır, havuz problemleri nasıl çözülür öğrettiler; NASIL MUTLU OLUNUR öğretmediler. Yaşamlarımızda önümüze hep “tabular”, “engeller”, “ayıplar”, “el alemler” listesi çıkarttılar. Mutlulu

ğumuz hep bu tabulara, engellere, ayıplara, el alemlere takıldı. DOĞUŞTAN HAKKIMIZ OLAN MUTLULUĞUMUZ elimizden alınırken; bizler ancak seyirci koltuğunda oturabildik…
Montaigne’in de dediği gibi “Mutluluk, uykuya benzer. Eğer kendiliğinden gelmezse zorla getirilmesi imkansızdır”. Mutluluk; yaşamı tek pencereden izlemekle anlaşılabilecek ve yaşanabilecek bir kavram değildir. Yaşamın holistik bir yapısı vardır.35. İstasyon’ da; bu holistik yapının dinamiklerini öğrenerek, sen de seyirci koltuğundan kalkıp, kendi yaşamının senaristliğini ve yönetmenliğini ele geçirebilirsin. Aramıza katılarak; kaliteli yaşam için gerekli tüm enstrümanlar ile tanışacak; onları akort etmeyi öğrenecek ve holistik yaşamının orkestra şefi olabileceksin. Bireyi bütün olarak gören 35. İstasyon’ un hedefi, toplum olarak yeniden doğmayı sağlamaktır. Sen de, bunun için dünyadaki en önemli kişiye, KENDİNE inan ve yaşamını yönetebilmek için Türkiye’nin İLK ve TEK HOLİSTİK GELİŞİM AKADEMİSİ’ne katıl.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA7. “Dharma” veya “Yaşamın Amacı” KuralıHerkesin yaşamda bir amacı ve başkaların...
24/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
7. “Dharma” veya “Yaşamın Amacı” Kuralı
Herkesin yaşamda bir amacı ve başkalarına verecek özel bir hediyesi veya yeteneği vardır. Bu özel yeteneği başkalarına hizmetle birleştirdiğimizde, kendi ruhumuzun coşkusunu ve sevincini yaşarız. Bu da bütün amaçların esas ve nihai amacıdır.
“Dharma” veya “Yaşamın Amacı” Kuralının Uygulanması:
* Ruhumun derinliklerinde oluşmakta olan Tanrıyı sevgiyle besleyeceğim. Dikkatimi hem bedenimi hem de aklımı hareketlendiren ruha yönlendireceğim.
* Özel yeteneklerimin bir listesini yapacağım. Özel yeteneklerimi ifade ettiğimde ve onları insanlığın hizmetinde kullandığımda zamanın nasıl geçtiğinin farkında olmadan hem kendi hayatımda hem de başkalarının hayatlarında bolluk yaratacağım.
* Her gün, kendime, “Nasıl hizmet edebilirim?” ve “Nasıl yardım edebilirim?” diye soracağım. Bu soruların cevapları insanlara sevgiyle yardım ve hizmet etmemi sağlayacaktır.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA6. Ayrı Olmak KuralıBelirsizliğin hikmeti “ayrı olmak”tır. Belirsizliğin hikmet...
23/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
6. Ayrı Olmak Kuralı
Belirsizliğin hikmeti “ayrı olmak”tır. Belirsizliğin hikmeti, geçmişten, geçmişte yaşanan şartlanmadan ve bilinenden kurtulmakta yatar. Bilinmeyene ve saf güç alanına doğru yönelmekteki istekliliğimizle, evrene güzel hareketlerini yaptıran yaratıcı zekâya kendimizi teslim ederiz.
Fiziksel evrende herhangi bir şeyi elde etmek için, o şeye olan bağımlılığınızdan vazgeçmeniz gerekir.Bu, arzunuzu gerçekleştirmek için gerekli olan niyetten vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Niyetinizden vazgeçmiyorsunuz; arzunuzdan da vazgeçmiyorsunuz. Sonuca bağımlılıktan vazgeçiyorsunuz.
Ayrı olmak kuralı, evrimin oluşmasını hızlandırır. Bu kuralı anladığınızda, kendinizi çözümü zorlamaya mecbur hissetmezsiniz. Sorunun çözümünü zorlarsanız sadece yeni sorunların oluşmasına sebep olursunuz.Halbuki dikkatinizi belirsizliğin üzerinde yoğunlaştırır ve kargaşa içinden çözümün çıkmasını beklerken- belirsizliği yaşarsanız, ortaya harika ve heyecan verici şeyler çıkar.
“Ayrı Olmak” Kuralının Uygulanması:
* Bugün, kendime ve çevremdekilere oldukları gibi olmaları özgürlüğünü tanıyacağım.
* Belirsizliği kabullenme arzumdan dolayı, sorunların, karışıklığın çözümü kendiliğinden oluşacaktır. Belirsizliğin özgürlüğe giden yol olmasından dolayı, belirsizlik ne kadar fazla olursa kendimi o kadar güvende hissedeceğim. Belirsizliğin hikmetiyle güvene kavuşacağım.
* “Tüm olasılıklar alanı”na girerek, sonsuz seçime açık olduğumda yaşayabileceğim heyecanı öngöreceğim. Tüm olasılıklar alanına girdiğimde yaşamın tüm macera, gizem ve büyüsünü yaşayacağım.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA5. Niyet ve Arzu KuralıSaf güç alanında niyet ve arzu sonsuz düzenleme gücüne s...
22/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
5. Niyet ve Arzu Kuralı
Saf güç alanında niyet ve arzu sonsuz düzenleme gücüne sahiptir. Dikkat, enerji verir, niyet dönüştürür. Dikkatinizi neye yoğunlaştırırsanız, onun, yaşamınızda daha önemli bir yeri olacaktır. Diğer ruhsal başarı kurallarına uymak kaydıyla, dikkatinizi üzerinde yoğunlaştırdığınız şeye ilginiz, niyet edilen sonucun alınması için sonsuz uzay-zaman olayları yaratır. Bunun gerçekleşmesi için, niyetiniz insanlığın iyiliğini gözetmelidir.
“Niyet ve Arzu” Kuralının Uygulanması:
* Arzularımın listesini yapacağım. Bu listeyi her zaman yanımda taşıyacağım. Sessizlik ve meditasyona geçmeden önce bu listeye bakacağım. Gece uyumadan önce bu listeye bakacağım. Sabah uyandığımda bu listeye yine bakacağım
* Olayların istediğim gibi gelişmediği zamanlarda, bunun için bir sebep bulunduğuna ve kozmik planın düşünebildiğimden çok daha büyük olduğuna inanarak, arzularımın listesini serbest bırakıp onu yaradana teslim edeceğim.
* Bütün hareketlerimde, şimdiki anın farkındalığının gerekliliğini kendime hatırlatacağım. Engellerin dikkatimi dağıtmalarına izin vermeyeceğim. Şimdiki zamanı olduğu gibi kabul edeceğim ve geleceği, el üstünde tuttuğum niyetlerim ve arzularımla gerçekleştireceğim.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA4. En Az Çaba KuralıDoğanın “zekâsı” işlevlerini en az çabayla yerine getirir, ...
21/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
4. En Az Çaba Kuralı
Doğanın “zekâsı” işlevlerini en az çabayla yerine getirir, Kaygısızca, uyum içinde ve sevgiyle. Otlar büyümeye çalışmazlar, sadece büyürler. Balıklar yüzmeye çalışmazlar, sadece yüzerler. Hareketleriniz sevgi tarafından yönlendirildiğinde en az çaba harcanır; çünkü doğa, yaşamını sevgi enerjisiyle sürdürür. Egoya önem vermek çok fazla enerji tüketir.
“En Az Çaba” Kuralının Uygulanması:
* Kabul etmeyi uygulayacağım. Bugün, insanları, durumu, şartları ve olayları olduğu gibi kabul edeceğim. Bu anın olması gerektiği gibi olduğunu biliyorum, çünkü bütün evren olması gerektiği gibi.
* İçinde bulunduğum durumun sorumluluğunu kabul edeceğim. Sorumluluk almanın, içinde bulunduğum durum için hiç kimseyi ve hiçbir şeyi suçlamamak olduğunu biliyorum.
* Görüşlerimi savunmak alışkanlığından vazgeçeceğim. Başkalarını benim görüşlerimi kabul için ikna etmeye çalışmayacağım. Bütün görüşlere açık olacağım ve hiçbir görüşe kaskatı bağlı olmayacağım.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA3. "Karma" veya Etki ve Tepki KuralıHer hareket bize aynen geri donen bir enerj...
20/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
3. "Karma" veya Etki ve Tepki Kuralı
Her hareket bize aynen geri donen bir enerji gücü yaratır. Ne ekersek onu biçeriz. Başkalarına mutluluk ve basari getiren hareketlerde bulunduğumuz zaman, ""karma""mızın meyvesi da mutluluk ve basari olacaktır.
"Karma" Kuralının Uygulanması:
* Bugün yaptığım bütün seçimlerin şahidi olacağım. Gelecekteki herhangi bir ana hazırlık yapmanın en iyi yolunun şimdiki anin tam bilincinde olmak olduğunu bileceğim.
* Her secim yaptığımda kendime su iki soruyu soracağım: "Yapmakta olduğum bu seçimin sonuçları neler olacaktır?" ve "Bu seçim bana ve bu seçimden etkilenen diğer insanlara doyum ve mutluluk getirecek midir?"
* Yapmış olduğum seçim bana rahatlık veriyorsa, o seçimi tamamen teslim olarak uygularım. Yapmış olduğum seçim bana rahatlık vermiyorsa, hareketimin sonuçlarını iç görümle görürüm. Bu yol gösteri kendim ve çevremdeki bütün insanlar için kendiliğinden doğru seçimler yapmamı sağlayacaktır.

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA2. Verme KuralıEvren dinamik alışveriş ile var olmaktadır. Vermek ve almak evre...
19/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
2. Verme Kuralı
Evren dinamik alışveriş ile var olmaktadır. Vermek ve almak evrendeki enerji akışının değişik görünüşleridir. Aramakta olduğumuz şeyi vermeye istekli olmakla, evrenin bereketinin yaşamımıza yansımasını sağlarız. Coşku istiyorsanız başkalarına coşku verin; sevgi istiyorsanız sevgi vermeyi öğrenin; ilgi ve takdir istiyorsanız ilgi ve takdir göstermeyi öğrenin; maddi zenginlik istiyorsanız başkalarının zengin olmaları için yardımcı olun.
"Verme" Kuralının uygulanması:
* Nereye gidersem, kime rastlarsam onlara bir hediye vereceğim. Bu hediye hoş bir söz, bir çiçek veya dua olabilir.
* Bugün yaşamın bana vereceği bütün hediyeleri şükranla alacağım. Doğanın hediyelerini alacağım; bunlar, güneş isini ve kuş sesleri, Başkalarından gelecek madde, para, kompliman veya dua şeklindeki hediyeleri almak için açık olacağım.
* insanlara her rastlayışımda onlara mutluluk ve coşku dileyeceğim.

Dün akşam ODTÜ Ege Mezunları Derneği Lokali'nde gerçekleştirdiğimiz Holistik Gelişim Söyleşisi'ne katılan tüm misafirler...
18/01/2017

Dün akşam ODTÜ Ege Mezunları Derneği Lokali'nde gerçekleştirdiğimiz Holistik Gelişim Söyleşisi'ne katılan tüm misafirlerimize ve konuğumuz Levent Üzümcü'ye sonsuz teşekkür ediyor ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Harika bir akşamdı, iyi ki geldiniz...

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA1. Saf Güç KuralıBizlerin asil hali saf bilinçliliktir; bu da saf güç demektir....
18/01/2017

BAŞARININ 7 RUHSAL KURALI - DEEPAK CHOPRA
1. Saf Güç Kuralı
Bizlerin asil hali saf bilinçliliktir; bu da saf güç demektir. Saf bilinçlilik ruhsal özümüzdür, sonsuz ve sınırsızdır, saf coşkudur, saf bilgidir, sonsuz sessizliktir, kusursuz dengedir, yenilmezliktir, basitliktir, mutluluktur.
"Saf Güç" Kuralının uygulanması:
* Sessiz olmak için her gün zaman ayırın. Günde iki defa derin düşünme yapın.
* Doğayla bas basa kalabilmek ve her varlığın içindeki zekâya şahit olmak için her gün zaman ayırın.
* Yargılamayın. Güne "Bugün hiçbir şeyi yargılamayacağım." sözüyle başlayın.

HOLİSTİK LİDERLİKArtık “Holistik Liderlik” dönemi başlamıştır. Var olan her birim, bir peygamber gibi görev yapma imkânı...
17/01/2017

HOLİSTİK LİDERLİK
Artık “Holistik Liderlik” dönemi başlamıştır. Var olan her birim, bir peygamber gibi görev yapma imkânına sahiptir. Bütün birimler birbirleri ile ilişki, iletişim ve etkileşim içindedirler. Her birisi bütün evren bilgisine sahiptir. Ve bunları birbirlerine aktarma fonksiyonunu yerine getirebilmeleri de mümkündür.
Her birim değerlidir, önemlidir, kendi kararını ve katkısını ortaya koyarak evren senfonisini daha da mükemmel bir hale getirebilir.
Bireysel peygamberlik dönemlerinde insanlığın genel düzeyi oldukça geri olduğu için, evrenin bilgileri birer “sır” nitelendirilmiş ve ancak “seçkin” kişilere aktarılmıştı. Onlar da bu bilgileri yanlarında uzun yıllar boyunca yetiştirdikleri öğrencilere öğretmişlerdi. O dönemlerde eğitim şekli, buyurgan; eğitim dili, sembollerle anlatım; eğitim düzeyi, her canlıda var olan ve en alt düzeyde yer alan korkuyu hedef alan; eğitim tekniği, emreden ve yasaklar koyan; eğitim hedefi de, itaati sağlamak olarak ortaya çıkmaktaydı.
Oysa 21. Yüzyıl’da eğitim şekli, anlatıcı; eğitim dili, bilimsel; eğitim düzeyi, akla hitap eden; eğitim tekniği, ikna etmeye yönelik; eğitim hedefi ise, insanların idrak etmelerini sağlamak özelliklerini taşıyan bir eğitim programın ile karşı karşıyayız.
Var edilmiş olan her bir birim evrenin bütün bilgisine sahiptir. Daha farklı bir şekilde ifade etmek istersek, evrenin bütün bilgisi holografik olarak bütün var edilmiş bilgilere dağılmış durumdadır. Potansiyel olarak mevcut bulunan bu “bilgiler” insan beyninin daha fazlasını devreye sokmak suretiyle “kullanılabilir” bir hale gelmektedirler. Eskiden, çok özel kişilere mahsus olan ve ancak onlar tarafından ulaşılabilen bu gibi “bilgi merkezleri”ne ulaştıracak teknikler, artık çok yaygın olarak ve herkes tarafından kullanılabilen sıradan özellikler durumuna girmişlerdir.
Genel insanlık bilincinin ve düşünsel seviyesinin olağanüstü bir biçimde yükselmesi sonucunda, gelinen bu düzeyde “marifet” ya da “keramet” diye adlandırılan (birisinin rüyasına bilinçli olarak girmek, aynı anda birkaç farklı yerde belirmek, kapalı gözlerle etrafı görmek, kişilerin hastalıklarını tespit ve tedavi etmek gibi) beceriler, çocuklar tarafından bile öğrenilebilir ve uygulanabilir haldedirler.
Beynin daha fazlasını devreye sokmak ve orada potansiyel olarak kayıtlı bulunan “bilgileri” ya da “sırları” görünür, bilinir ve kullanılabilir kılmak, bireysel peygamberliklerin yerlerini “Kollektif” ya da daha farklı bir anlatımla “Holistik Peygamberlik”lere bırakmalarına yol açmıştır.
Çünkü insanı peygamber kılan “imtiyazlar” artık herkes için erişilebilir duruma gelmiştir. Şimdi her bir birim kendi öneminin, değerinin ve katkısının “farkındadır”. Bütünsel sistem içindeki görevinin ve diğer bütün birimlerle olan ilişki, iletişim ve etkileşimin “bilincindedir”.
Beyinsel güçlerini doğru olarak kullanabilmeleri nedeniyle, teknolojilerini hızla geliştiren ve bu arada ruhsal düzeylerini de aynı oranda yükselten, üstün nitelikli insanlardan oluşan yepyeni bir insanlığa ulaşmak üzereyiz.
“Altın Çağ” ya da “Cennet Dönemi” olarak da adlandırabileceğimiz bu dünya düzeni kısa bir süre sonra gerçek olacaktır. İnsanlığın bunca yıldır biriktirdiği “bilgiler”, geldiği “seviye” ve ulaştığı “farkındalık” tıpkı suyun kaynaması ya da dolması gibi niteliksel bir dönüşümün ve değişimin gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Kıyametin, yani “uyanma zamanı”nın içinde yaşıyoruz. Bütün eğitim teknikleri ve anlayışları değişti. “Korku” temeline dayalı emirler, yasaklar, tehditler, itaatler yerine; “akıl” temeline dayalı, bilim dilini kullanan, açıklayan, izah eden ve idrak edilmeyi beklenen, yani herkese eşit uzaklıkta olan, onu önemseyen, değerinin ve katkısının gerekliliğini bilen, kısaca Holistik bir perspektife sahip olan bir anlayış hüküm sürüyor.
Bu da bizi, zorlama olmayan bir adalet, hakkaniyet, ciddiyet, sorumluluk, değer ve önem verilmek temellerine dayalı ve üstün nitelikli insanların denetimindeki bir devlet ve dünya yönetimi sonucuna ulaştırıyor.
AYDIN ARITAN

BEN VE SEN, BEN VE O DEĞİL, BİZ MESELESİ VAR!Kendini hatırlama meselesi esasında bir şuursal bütünlük meselesidir. Kendi...
16/01/2017

BEN VE SEN, BEN VE O DEĞİL, BİZ MESELESİ VAR!
Kendini hatırlama meselesi esasında bir şuursal bütünlük meselesidir. Kendinizi toplumdan, eşyadan, çevreden, dünyadan koparmayacaksınız. Kopardığınız anda nerede olduğunuz belli değildir. Hiçbir şey yapamazsınız. Daima kendinizi bulunduğunuz organizasyon içerisinde bir yerde bulmanız lâzım. Bir yerde olduğunuzun farkında olmanız lâzım. Bu esasında varlığın kozmik bir araştırma içinde olmasıdır. Farkında olmak, sürekli bir kozmik araştırma, geliştirme içerisinde kendi varlığını tutmak demektir. Eğer bunu belli bir seviyeye çıkarırsa, yaşarken bile insan kozmik bir yapıya, anlayışa, bir farkındalığa ulaşabilir. Buna modern ismiyle hologramik şuur seviyesi deniyor. Bütünün hakkında bilgiyi elde etmek istiyorsanız bir minik parçanın hakkında bilgi elde etmeniz kâfidir. Bunu analiz edip anladığınız zaman bütünü de anlamış oluyorsunuz. Bu, parça ile bütün arasındaki birliği kurmak, dolayısıyla kozmik şuur demektir. Bunu bilim bize hologram teorisiyle gayet iyi bir şekilde tam zamanında izah etmiştir. Hologram fizikî bir keşiftir fakat felsefî yönü çok kuvvetlidir, ayrıca psişik yönü çok kuvvetli olan bilgiler ihtiva etmektedir. Kozmik anlayış, kozmik şuur için sidretil müntehaya gitmeye, göklerdeki en uç köşeye uçmaya hiç gerek yok. Bilim adamları, insan yaşarken de kozmik şuura sahip olabilir meselesini hologramla insanlara bir daha anlattılar. Uçmanıza, fantastik düşünceye lüzum yok; her şey sizin içinizdedir. Ben size şah damarınızdan daha yakınım ifadesi hologramik bir anlayışı insanlara sunmaktadır. Cüzsün ama şah damarında, yani en can alıcı noktanda ben varım demek, sen benim bütünümün içindesin, senle ben biriz, sen benim parçamın manasına gelir. Ama sen de Tanrısın manasına değildir o. Hologramik anlayışta aynı şey vardır. Bu küçücük parçayla bu büyük şey aynıdır. Bunun tahlilini yapın, bunun içinde neler varsa, buradan hangi bilgiyi elde ediyorsanız büyükten de aynı bilgiyi elde edersiniz. İnsan kendini tanır ve bilirse, kendi ruhsal bedeninde olan kanunları ve ilkeleri tanırsa kâinatı da tanır. Kâinatı nasıl işlediğini, Tanrı yasalarının nasıl oluştuğunu, nasıl uygulamalar içinde bulunduğunu da anlar. Onun için, ta Sokrat'tan beri, kendini bilen Tanrısını bilir, evreni bilir denmektedir. Ya da Tanrı'yı, evreni tanımak istiyorsan kendini bil manasında bu lâf en eskisinden beri söylenmiş ve hâlâ daha bunun tatbikatıyla uğraşıp duruyoruz. Şuurlu olmak, farkında olmak, bu ikilemden kurtulmak lâzım. Ben ve sen, ben ve o değil, biz meselesi var. Biz hepimiz büyük bir hologramın minik parçalarıyız burada. Kendimizde o büyükle alâkalı bütün hususlar, nitelikler, özellikler mevcut, bütün gelişme imkânları mevcut. Kâinatın her noktasına uzanabilecek derecede güce sahibiz.
ERGÜN ARIKDAL

HOLİSTİK (BÜTÜNSEL) DİŞ HEKİMLİĞİ NE DEMEKTİR?Diş ve dişetlerindeki ve ağızdaki problemler sadece estetik ve fonksiyonel...
15/01/2017

HOLİSTİK (BÜTÜNSEL) DİŞ HEKİMLİĞİ NE DEMEKTİR?

Diş ve dişetlerindeki ve ağızdaki problemler sadece estetik ve fonksiyonel problemler değildir. Diş ve dişetlerinde bulunan sinirsel anastomozlar,lenfatik akış, kan akışı, bağ dokusu tüm vücudu etkileyen merkezi bir rol oynamakta ve bütün vücudu etkilemektedir.
Bütünsel ve regülasyon tıbbı yaklaşımıyla çalışan diş hekimleri soruna farklı bir pencereden bakar. Estetik ve fonksiyondan daha fazlasını görebilir. Pek çok diş hekimi yarım dolmuş bir kanal tedavisini veya gömük bir dişin sorununun sadece lokal bir sorun olduğunu düşünür ve immün sistemin bununla baş edebileceğini düşünerek hastanın şikayeti olmadığı sürece bunu göz ardı eder. Oysa bilinmesi gereken durum, stomatognatik sistemdeki bütün problemler ağız bölgesinde bir şikâyete neden olmasa bile vücudun bir başka bölgesinde başka bir probleme neden olabilir.

Örneğin gömük bir bir dişin varlığı boyun ağrısına, çene eklemi bozukluğu ve diş sıkma bel ağrısına ya da kulak çınlamasına neden olabilir.

Vücutta her türlü kronik hastalıkların yaklaşık %30'u bozucu alan adı verilen kronik enfeksiyon kaynağı olan başka bir bölgeden kaynaklanabilir. Her kronik enfeksiyon kaynağı vücudun kendini iyileştirme kapasitesini azaltır. Bu bozucu alanların büyük bir kısmı ağız bölgesindedir. Vücutta problem yaratabilecek kronik diş sorunları:
-Ölü dişler
-Gömük dişler
-Kronik enfeksiyon kaynağı oluşturan, iyi yapılmamış implantlar
-Dişeti hastalıkları
-Kistler, granülomlar
-Bedenle uyumlu olmayan metaller
-Bedenle uyumlu olmayan bütün diş malzemeleri
-TME problemleri bunların arasında sayılabilirler.

Aynı şekilde vücuttaki bir bozukluk ağız bölgesinde bir soruna neden olabilir. Bir pearsing diş ağrısına sebep olabileceği gibi, kronik kabızlık ya da reflü gibi şikayetler dişeti hastalığı ya da ağız kokusuna neden olabilir.

Vücudun kendini iyileştirme kapasitesini arttırmak üzerine çalışan tıbba REGÜLASYON TIBBI denir. Regülasyon tıbbına göre hastalık yoktur, hasta vardır.
Holistik (bütünsel) diş hekimleri de teşhis ve tedavilerinde bu temeli esas alarak vücudun kendini iyileştirme kapasitesini arttırmak için çalışırlar.

Holistik Cilt Bakımı Nedir?Holizm felsefi akımından beslenen bir cilt bakımıdır. İnsanın karşılaştığı tüm hastalık ve so...
14/01/2017

Holistik Cilt Bakımı Nedir?
Holizm felsefi akımından beslenen bir cilt bakımıdır. İnsanın karşılaştığı tüm hastalık ve sorunların aslında bilinçaltında var olduğu ve bunun zamanla dışarı çıktığını savunur. İnsanın ruhu ve zihni, bedenin sağlık durumunu etkileyen en önemli faktördür. Holistik bakış açısı da insanın ruhunu ve zihnini değiştirmeden fiziğini de değiştiremeyeceğini ön görür. Bu cilt bakımında özel terapistler ve enerji uzmanları görev alıyorlar. Holistik bakımının ilk aşaması kendinizi ruhen iyi ve pozitif hissetmenizdir. Kişinin iç dünyasından başlayan bu işlem daha sonra bitkisel ürünlerle devam ediyor.
• Holistik bakımın ruhu kapsayan kısmı meditasyon, yoga ve zihin terapilerinden oluşmaktadır. Bu terapiler ile insan zihnini meşgul eden olumsuz duygu ve düşünceler uzaklaştırılmak amaçlanır.
• Sürekli olumsuz duygu ve düşünleri barındıran bir kişi aynaya baktığında da kendini güzel ve sağlıklı hissetmesi mümkün değildir. Pozitif bakış açısı ile kendimize yaklaşmak her zaman başarımızı arttıracak ve sahip olduğumuz gücü farkına varmamızı sağlayacaktır.
• Terapistler ve enerji uzmanları ilk olarak kişinin kendini iyi hissetmesini iç güzelliğini farkına varmasını ve kendine güveninin artmasına yardımcı oluyorlar. Ortaya çıkan enerji ile bu enerjiye uygun olan, evrenin bize verdiği bitkileri kendilerinde doğal olarak var olan vitamin ve özleri kullanılarak yapılan bitkisel ürünler keşfedilerek, kişinin cildine uygulama yapılıyor. Bu bakım yönteminde hem cildinize hem de ruhunuza hiçbir kimyasal karışmadan tazeliğinizi koruyorsunuz.
• Cildinizin enerji seviyesine uygun olan ürün ile uygulama yapan uzmanlar hem ruhsal olarak iyi hissetmenizi hem de cildinizin güzelleşmesini sağlıyorlar. İyi ve pozitif hisseden bir ruhun olumlu ve pozitif enerjisi de bakım veya tedavinin etkisini daha çabuk göstermesini sağlıyor.

Felsefenin bütünsellik kavramından beslenen bu cilt bakımı artık tıp dünyasına da yavaş yavaş girmiş durumda. Hastalıkların iyileştirilmesinde önce dingin bir ruh elde edilmesini sağlayan doktorlar hastalığın sebeplerine kolayca ulaşıp daha kolay bir tedavi uygulamaktadırlar.

Address

Alsancak Mahallesi Yüzbaşı Şerafettin Bey Sok. (1462 Sokak) No:37 Konak
Izmir
35220

Opening Hours

Monday 08:30 - 18:00
Tuesday 08:30 - 18:00
Wednesday 08:30 - 18:00
Thursday 08:30 - 18:00
Friday 08:30 - 18:00
Saturday 08:30 - 13:00

Telephone

+902324224209

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when 35. İstasyon posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share