02/08/2026
Değerli yaşam hakkı savunucuları, kıymetli basın mensupları ve vicdan sahibi bütün insanlar;
Bugün burada yalnızca sokakta yaşam mücadelesi veren hayvanlar için değil; hukuk, vicdan ve adalet için bir araya geldik.
Bildiğiniz gibi, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapan 7527 Sayılı Kanun’un TBMM’de görüşüldüğü süreçte ve sonrasında defalarca uyardık. Bu düzenlemenin sokak hayvanlarını korumaya değil, onların sistematik şekilde yok edilmesine zemin hazırlayacağını söyledik.
“Hayvanlar barınaklara alınacak, güvenli koşullarda korunacak” denildi. Bu sözlere güvenmemeniz gerektiğini ifade ettik.
Aradan iki yıl geçti.
Bugün Mamak’tan Aksaray’a, Kocaeli’nden Bursa Osmangazi’ye kadar birçok belediye barınağında ve il özel idarelerine bağlı yaşam alanlarında yaşananlar, ne yazık ki tüm uyarılarımızın haklı olduğunu ortaya koymuştur.
Toplama adı altında götürülen hayvanların açlıktan öldüğünü, hayatta kalabilmek için birbirlerini yemek zorunda bırakıldığını, sözde veterinerler eliyle öldürüldüğünü, hatta canlı canlı gömüldüğünü bu ülke hep birlikte gördü.
Biz bunları söylemekten büyük üzüntü duyuyoruz. Ancak gerçek budur.
Değerli vatandaşlarımız;
Geçen iki yılda yaşananlar açıkça göstermiştir ki bu konuda kandırıldınız.
Çünkü süreç boyunca anlatıldığı gibi ne merkezi idarenin ne de birçok yerel yönetimin amacı sokak hayvanlarını korumak olmuştur.
Asıl amaç; sokaklarda yaşam mücadelesi veren, Yaradan’ın bizlere emaneti olan sessiz canları toplumun gözünden uzaklaştırarak yok etmektir.
Bunun en acı örnekleri Ankara’da, Kocaeli’nde ve daha birçok ilimizde ortadadır.
Örneğin Ankara’da 52 bin hayvanın toplandığı, bunların 31 bininin “doğal ölüm” nedeniyle öldüğü ifade edilmektedir.
Bu, toplanan her iki hayvandan birinin yaşamını yitirmesi demektir.
Bu tablo kabul edilemez.
Üstelik yalnızca vicdana değil, yürürlükteki kanuna da aykırıdır.
7527 Sayılı Kanun, yerel yönetimlere hayvan refahına uygun bakım evlerini kurmaları için 2028 yılı sonuna kadar süre vermiştir.
Buna rağmen birçok il ve ilçede sokak hayvanlarının derhal toplanmasına yönelik talimatlar verilmekte; İl Hayvanları Koruma Kurullarında ötanazi, besleme yasağı ve sahiplenme kısıtlamaları gibi, görev ve yetki sınırlarını aşan kararlar alınmaktadır.
Bu uygulamaların hukuka aykırı olduğu mahkemelerce yürütmenin durdurulması ve iptal edilmesi ile ortadadır.
Buradan tüm hayvan hakları derneklerine, federasyon ve konfederasyonlarımıza, barolarımızın hayvan hakları merkezlerine çağrıda bulunuyorum.
Kanuna aykırı olarak alınan bu kararlar hakkında gecikmeden yürütmenin durdurulması ve iptal davaları açılmalıdır.
Hukuk işletilmeden adalet sağlanamaz.
Değerli basın mensupları;
Biz yıllardır aynı gerçeği dile getiriyoruz:
Hayvana yönelik şiddet, insana yönelik şiddetin habercisidir.
Bugün Aksaray’da otizmli evladımız Elmas’ın darbedilmesini, Mersin Akdeniz’de küçük bir çocuğun markette acımasızca şiddete uğramasını ve benzeri onlarca olayı konuşuyorsak bunun nedeni, şiddetin cezasız bırakılmasıdır.
Şiddetin failleri hak ettikleri cezaları almadıkça bu sarmal durmayacaktır.
Öte yandan;
Kaçak hayvan üretimi sürüyor.
Yurt dışından yasa dışı hayvan girişleri devam ediyor.
Hayvan dövüşleri hâlâ engellenemiyor.
Deney hayvanlarının yaşadığı acılar sürüyor.
Hayvanat bahçeleri birçok canlı için zulüm merkezleri olmaya devam ediyor.
Avcılık adı altında binlerce hayvan öldürülüyor.
Bütün bunlar yaşanırken ülkemizde kadına yönelik şiddet, çocuğa yönelik şiddet ve toplumsal şiddet her geçen gün artarken, kamuoyunun gündemi yalnızca sokak hayvanları üzerinden şekillendiriliyor.
Gerçek sorunlar örtbas ediliyor.
Bugün buradan bütün vicdan sahibi insanlara sesleniyorum.
Göz göre göre yok edilen bu canların sessiz çığlığını duyun.
Bu yalnızca hayvanların meselesi değildir.
Bu, hukuk meselesidir.
Bu, vicdan meselesidir.
Bu, insanlık meselesidir.
Gelin, geleceğimizi karartan bu katliam getiren yasaya birlikte dur diyelim.
7527 Sayılı Kanun’un iptali için hep birlikte mücadele edelim.
Bizler, bu yasa iptal edilinceye kadar;
SUSMAYACAĞIZ!
KORKMAYACAĞIZ!
Katliam getiren yasaya İTAAT ETMEYECEĞİZ!
Hukukun ve demokrasinin bize tanıdığı tüm meşru haklarımızı kullanarak meydanlarda olmaya devam edeceğiz.
Çünkü yaşam hakkı tartışılamaz.
Çünkü adalet, tüm canlılar için gereklidir.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Haydar ÖZKAN