Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği

Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği Derneğimiz hayatın her alanındaki cinsiyetçi ve erkek egemen zihniyete karşı kuruldu. Yeşil siyaset ile feminizmin ortak paydasında çalışıyor.

30/04/2026
22/04/2026

✅ Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE), Türkiye’yi ’ne tekrar taraf olmaya çağırdı❗

▶️ Karar (Resolution 2649) 137 kabul, 4 red, 2 çekimser oyla kabul edildi.

▶️ PACE (), kadınları ev içi şiddetten korumaya dair dönüm noktası niteliğindeki İstanbul Sözleşmesi’nin evrensel hale gelmesini ve tam olarak uygulanmasını talep etti. Organize dezenformasyon kampanyalarının ve yetersiz kaynak ayrılmasının Sözleşmenin etkisini zayıflattığı konusunda uyarıda bulundu.

🔴 PACE, Türkiye’deki STK’ların şüpheli kadın ölümlerinin ve kadın cinayetlerinin sayısının yüksek olduğunu bildirmeye devam ettiği bir ortamda, Türkiye’nin Sözleşmeden çekilme kararını ve bu kararın kadınları ve kız çocuklarını Sözleşmenin yüksek standartlarından mahrum bırakmasını üzüntüyle karşıladığını belirtti. Türkiye’yi Sözleşmeye tekrar taraf olmaya çağırdı.

🔴 Promoting the Istanbul Convention and improving its implementation: building on lessons learnt (Resolution 2649) 👇🏽 https://pace.coe.int/en/files/35998/html

🔴 Karara dair AKP milletvekillerinin itirazları👇🏽
https://pace.coe.int/pdf/1a71bc775bb4a5619f04244d5535e46d85677722901a4e95524b678e9192c841/doc.%2016372%3A%20compendium%20of%20written%20amendments%20(final%20version).pdf


22/04/2026

✍️

🔴 İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme beyanının ardından kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri artmaya devam ediyor.
➡️ Veriler, koruma mekanizmalarının zayıfladığını; cezasızlık politikaları ve etkisiz tedbirlerin şiddeti beslediğini gösteriyor.
Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı 2025 Adalet İstatistikleri, kadına yönelik şiddetin geldiği boyutu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Özellikle 6284 Sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurular, şiddetin yaygınlaştığını gösteriyor. 6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararları son dokuz yılda 5 kat artış gösterdi. 2025 yılında 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici tedbir kararı sayısı 1 milyon 47 bin 288’e ulaştı. Bu kararların yaklaşık yüzde 83’ü, failin konuta, çocuklara veya yakınlara yaklaşmaması için verilen uzaklaştırma kararlarından oluşuyor. Yaklaşık 35 bin vakada faillerin silahlarını kolluğa teslim etmesi yönünde karar verilirken, teknik takip ve zorlama hapsi gibi kararlar da bu istatistiklerin içinde yer alıyor. 2025’te savcılıklara gelen toplam dosya sayısı 11 milyonu aşarken, toplumdaki her 5 kişiden 1’inin şüpheli sıfatıyla dosyalarda yer aldığı görülüyor.İstatistiklerdeki “1 milyon karar”, pratikte her kadının korunduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlar, kararların sadece 15 gün veya 1 ay gibi çok kısa sürelerle verildiğini, bu sürelerin şiddeti önlemek için yetersiz olduğunu belirtiyor. Uzaklaştırma kararı verilen failin bu kararı ihlal edip etmediği etkin bir şekilde denetlenmiyor. Elektronik kelepçe gibi teknik takip yöntemlerinin kullanımı hala çok sınırlı. Tedbir kararlarını ihlal eden faillere yönelik “zorlama hapsi” uygulaması nadiren hayata geçiriliyor. Bu durum failleri cesaretlendirmekte. Kadın örgütleri, devletin “ailenin korunması” odaklı politikalarının, şiddet gören kadını “şiddet gördüğü evin içinde” tutmaya çalıştığını ve 6284’ün hedef tahtasına oturtulmasının şiddet uygulayanlara güç verdiğini belirtiyor.
Mor Dayanışma’dan Zeynep Eda Berfin Tozlu, “Tedbir kararlarındaki artış övünülecek bir şey değil. Bu şu demek, biz aslında hiçbir yaptırımı doğru düzgün uygulayamıyoruz”
https://politikahaber.com/istanbul-sozlesmesinin-feshi-kadin-katliamlarini-arttirdi/

22/04/2026

✍️ Kazım Yörükce
🔴 Aydın’da KYK yurdunda yaşanan ve üniversite öğrencisi ’ın hayatını kaybettiği asansör faciasına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada tüm sanıklar beraat etti.
Kazaya ilişkin yürütülen dava sonucunda bir sanık 5 yıl 6 ay 20 gün, üç sanık ise 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ayrıca kamu görevlileri hakkında da ayrı bir soruşturma başlatıldı. Dönemin Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürü C.F., Yatırım İnşaat Müdürü M.B., KYK Müdürü A.K., Efeler Gençlik ve Spor Müdürü M.Y. ile Güzelhisar KYK Müdürü E.Ç. hakkında, “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davada en son görülen duruşmada savcı, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda sanıkların cezai anlamda kusursuz olduğu tespit edilmiş olsa da, savcılık aşamasında daha önce alınan bilirkişi raporunda sanıkların kusurlu olduğunun belirlendiğini hatırlatarak sanıkların cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.Mahkeme heyeti, tüm sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatine karar verdi. Karar, salonda bulunan aile yakınları tarafından büyük üzüntüyle karşılandı.
Devamı👇
https://www.sesgazetesi.com.tr/zerene-adalet-cikmadi-tum-saniklar-beraat-etti

13/04/2026

✍️ Sinem Nazlı Demir
🚨 Afganistan’da çağ dışı Taliban rejimi yetkilileri izin vermediği için alıkonulan Cansu Badur yardım çağrısı yaptı.

⚠️ Bu olay “bireysel mağduriyet” değil; Taliban yönetimi altında kadınların sistematik hak ihlallerine maruz bırakıldığı, zorla evlilik, şiddet ve özgürlükten yoksun bırakmayı içeren ağır bir insan hakları ihlalidir.

📌 Bir kadının şiddetten kaçarak sığındığı yerde dahi korunamaması kabul edilemez. Devletin, yurttaşını koruma ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü tartışmasızdır.

🚫 Kadınların yaşamı, diplomatik belirsizliklere ya da siyasi tercihlere terk edilemez.

🔴 Kadınlar için şiddetten çıkmak çoğu zaman hayati bir mücadeledir. Bu mücadelede yalnız bırakılmaları, şiddetin derinleşmesi anlamına gelir.

📢 olarak çağrımızdır:
Bu vakada derhal etkin koruma sağlanmalı, gerekli tüm diplomatik ve hukuki adımlar atılarak güvenli şekilde Türkiye’ye getirilmelidir.
Haber Linki👇
https://12punto.com.tr/gundem/turk-vatandasi-cansu-badur-afganistanda-alikonuldugu-evden-yardim-cagrisi-yapti-136031

02/04/2026

✍️ Semra Pelek
🟣 Yapay zekâ üretimi içerikler milyonlara ulaşırken, kadın düşmanlığı eğlence formuna sokularak yaygınlaştırılıyor.

TikTok’ta yayılan “Fruit Love Island” gibi içeriklerde kadınlara yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi temsiller normalleştiriliyor.

‘Fruit Love Island’ ve türevlerini sadece internetin yeni saçmalığı diye geçmek zor. Muhtemelen önümüzdeki dönemin medya rejimine dair erken bir fragman izliyoruz. Ve bu fragman ekranlarda oynarken, hayran kitlesinin kahkahaları eşliğinde kadın düşmanlığı sıradanlaştırılarak, eğlenceye dönüşüyor.
Ama burada durup asıl sorunun ne olduğuna bakmak gerek. Seksi vücutlu meyvelerin oynadığı yapay zekâyla şipşak üretilmiş bu videoları belirgin biçimde kadın düşmanı. Rahatsız edici.

Kadın olarak kodlanan meyve karakterler sürekli aynı anlatının ve kurgunun içinde gösteriliyor: Aldatan, yalan söyleyen, hamile kalan, doğuma kadar gerçeği saklayan, sonra da ifşa edilip cezalandırılan figürler. Kadın meyve karakterler büyük göğüslerle, aşırı cinselleştirilmiş biçimde çiziliyor; erkek meyvelerse çoğunlukla kaslı, güç sahibi, yargı dağıtan, cezalandıran figürler. Evlilik dışı doğan “meyve bebekler”, “yanlış türden” çıktığında suç kadın karaktere yükleniyor. Sonra tokat, hakaret, dışlama, sürgün geliyor. Bazı videolarda bebekler pencereden atılıyor.

Bazı videolarda cinsel şiddet açıkça gösterilmese de güçlü biçimde ima ediliyor. Örneklerden birinde, bir çilek kadın çamaşır makinesinde sıkışıp kalıyor, kamera kalçasına odaklanıyor, bir muz “yardım” teklif ediyor ve ardından tecavüz ima ediliyor. Sonraki sahnede kadın karakter olan çilek, muz bebek doğuruyor. Başka bir videoda bunalmış bir sekreterin çevresini iş adamı muzlar sarıyor, kadına “avantajlar” teklif ediliyor, sonraki sahne istismar çağrışımı taşıyor ve yine bir muz doğuyor. Muzlar neredeyse her zaman erkek. Neden acaba?
Haberin Devamı👇

https://kisadalga.net/haber/ozel-haber/yapay-zeka-caginda-kadin-dusmanligi-seksi-meyvelerin-flort-adasi-neden-milyonlarca-izlendi-137106

02/04/2026

🌳Doğayı, suyu ve toprağı savunanlar susturulamaz!

Muğla Milas’ta, ’ün de aralarında bulunduğu 6 köy için acele kamulaştırma süreci işletilirken; köylülerin, zeytinliklerin, ormanın ve yaşam alanlarının yanında duran gece yarısı evinden gözaltına alındı ve tutuklandı.

⚠️ Suç olan, yaşamı savunmak değil; bir avuç şirketin çıkarı uğruna ormanları, zeytinlikleri, suyu ve toprağı yok etmektir.

♀️ ’de yıllardır süren mücadele bize bir kez daha gösterdi: Ekolojik yıkım ile kadınların yaşamına yönelik tahakküm aynı politikanın parçalarıdır. Çünkü doğa talanı en çok kadınların yaşamını etkiler; suya, toprağa, üretime, bakım emeğine ve yaşamın sürekliliğine yönelik saldırı, kadınların hayatına yönelmiş bir saldırıdır. Bu nedenle ekoloji mücadelesi aynı zamanda bir kadın mücadelesidir.

❗ Kadınların doğayı, köyünü, zeytinliğini, suyunu ve yaşam alanlarını savunması kriminalize edilemez. Esra Işık’ın tutuklanması yalnızca bir kişiye yönelik değildir; yaşamı savunan kadınlara, ekoloji mücadelesine ve anayasal haklara yönelik bir gözdağıdır.

⚖️ Anayasa’nın 56. maddesi açıktır: Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi korumak ve geliştirmek devletin ve yurttaşların görevidir. Esra Işık’ın yaptığı da tam olarak budur.

Tutuklanan yalnızca Esra Işık değil, hepimizin yaşam hakkıdır.
Yaşamı savunan kadınları susturamazsınız.

02/04/2026

🟣 Çocuk Bakımı Sadece Kadınların Sorumluluğunda Değildir!

⚠️ Doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına yönelik düzenleme Meclis gündeminde. İlk bakışta kadınlar lehine bir iyileştirme gibi sunulsa da bu yaklaşım kadınların gerçek ihtiyaçlarını gözeten eşitlikçi bir sosyal politika olmaktan uzaktır. Aksine, bakım sorumluluğunu toplumsallaştırmak yerine kadınların omuzlarına daha fazla yük bindiren, aileci ve ataerkil politikaların bir devamıdır.

👉 Çocuk bakımı ve doğumla ilgili sorumlulukların büyük ölçüde kadınlara bırakılması, kadınların istihdama katılımının ve istihdamda kalıcılığının önündeki en temel engellerden biridir.

📌 2024 verilerine göre 3 yaş altı çocuğu olan kadınların istihdama katılım oranı %26,9 iken erkeklerde bu oran %90,9’dur.

Bu tablo bakım yükünün kimde olduğunu açıkça göstermektedir.

📊 İstatistikler bu kadar açıkken doğum izninin yalnızca kadınlar için uzatılması; kadınların iş yaşamından daha uzun süre kopmasına, ekonomik bağımsızlıklarının zayıflamasına ve emek piyasasında daha kırılgan hale gelmesine yol açacaktır.

👉 Bu durum işverenlerin kadın istihdamına yönelik isteksizliğini artıracak; kadınları güvencesiz ve kayıt dışı çalışmaya daha fazla itecektir.

📍 Babalık izninin sınırlı artışı ise eşitlikten uzaktır. Erkekler bakımın “yardımcısı” değil, eşit sorumlusudur. Zorunlu, devredilemez ve uzun süreli ebeveyn izinleri olmadan bakımın adil paylaşımı mümkün değildir.

Bakım yalnızca aile içinde çözülemez. Kamu ve özel sektör sorumluluk almalıdır.

♀️ Taleplerimiz nettir:

* Ücretsiz ve nitelikli kamusal kreşler yaygınlaştırılsın

* Bakım emeği toplumsallaştırılsın

* Ebeveyn izinleri eşit ve devredilemez hale getirilsin

* Kadınların güvenceli istihdama eşit katılımı sağlansın

Kadınları eve kapatan değil, yaşamın her alanında eşit ve özgür kılan politikalar hayata geçirilmelidir.




EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
Açıklamanın tamamı biodaki linkte ve hikayede
👇
https://esikplatform.net/kategori/bakim-emegi-ve-politikalari-basin-aciklamalari/74761/cocuk-bakimi-sadece-kadinlarin-sorumlulugunda-degildir

26/03/2026

✒️ BirGün

Adana Büyükşehir Belediyesi ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında HPV aşı uygulaması başlatıldı.

Adana Büyükşehir Belediyesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ile HPV aşı uygulaması protokolü imzaladı. Protokol kapsamında başvuruların alınması, başvuruların değerlendirilmesi, aşı temininin sağlanması, aşı uygulamaları sırasında kişilerin randevu planlamalarının yapılması ve ulaşımlarının organize edilmesi Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek.

Aşıların depolanması, soğuk zincir kurallarına uygun şekilde muhafaza edilmesi, aşı uygulamalarının gerçekleştirilmesi ve yapılan aşıların sağlık sistemine kaydedilmesi ise Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi sağlık ekipleri tarafından gerçekleştirilecek.

İLK DOZ UYGULAMALARI BAŞLADI

HPV aşı programı, belediyeden sosyal yardım alan veya sosyal hizmet kriterlerine uygun olduğu belirlenen 9-45 yaş aralığındaki kadın ve kız çocuklarını kapsıyor.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda toplam 450 başvuru onaylandı. Bu kişilerden 400’ü yetişkin, 50’si ise çocuklardan oluşuyor. Aşılama sürecinde 9-14 yaş arası bireylere 2 doz, 15-45 yaş arası bireylere ise 3 doz aşı uygulanacak. Tüm doz uygulamalarının yaklaşık 6 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. İlk doz uygulamaları 24 Mart 2026 itibarıyla başlarken, program belirlenen takvim doğrultusunda devam ediyor. Uygulama ile kadın sağlığının korunması ve önlenebilir hastalıklara karşı farkındalığın artırılması hedefleniyor.

Haber linki👇
https://www.birgun.net/haber/adanada-hpv-asi-uygulamasi-basladi-701606

26/03/2026

Address

Osmanağa Mahallesi Pazar Yolu Sok. Uğur İş Hanı. No: 4/14 Kadıköy
Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Deniz Yıldızı Kadın Dayanışma Derneği:

Share