Mazlumder

Mazlumder MAZLUMDER, "kimden gelirse gelsin zulme karşı, kim olursa olsun mazlumdan yana" ilkesiyle hareket eden bir insan hakları kuruluşudur.

Genel Başkanımız Kaya Kartal, çerçeve yasayı değerlendirdi."Bu yasanın en önemli işlevi, güvenlik gerekçesiyle kurulmuş ...
20/08/2026

Genel Başkanımız Kaya Kartal, çerçeve yasayı değerlendirdi.

"Bu yasanın en önemli işlevi, güvenlik gerekçesiyle kurulmuş olağanüstü hukuk düzeninin normalleşmesinin kapısını açması olacaktır. En azından beklentimiz budur. Kürt meselesi üzerinden inşa edilen müktesebat, sadece Kürtleri değil bütün muhalefeti, gazetecileri, akademisyenleri, hak savunucularını kuşatan bir mekanizmaya dönüşmüştü."

Siyaset kurumu, medya ve konunun uzmanlarının Çerçeve Yasaya dair analizlerini görüyoruz, dinliyoruz ve de okuyoruz. Ancak sivil toplumun perspektifinden nasıl görüldüğü sıklıkla ıskalanan bir durum. Perspektif, sivil toplumun penceresinden Çerçeve Yasanın nasıl görüldüğünü ...

🟡 Erzincan Kadın Kapalı Cezaevindeki Hak İhlalleri İddiaları Hakkında Başvuruda BulundukDerneğimize yapılan bir başvurud...
13/08/2026

🟡 Erzincan Kadın Kapalı Cezaevindeki Hak İhlalleri İddiaları Hakkında Başvuruda Bulunduk

Derneğimize yapılan bir başvuruda, Silivri Cezaevinden Erzincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilen bazı mahpusların kötü muamele teşkil eden ayrımcı uygulamalara maruz kaldığı iddia edilmiştir.

Başvuruya göre,
▪️ Mahpusların kalabalık koğuşlarda tutulduğu ve kuruma ilk girişlerinde personel tarafından onur kırıcı ithamlarla karşılaşıldığı,
▪️ Mahpusların İstanbul'da yaşayan %80 engelli, yaşlı ve ağır hasta aile fertleri bulunmasına rağmen, aile bağlarının korunması adına yapılan sevk taleplerinin gerekçesiz reddedildiği,
▪️ Uçuş kısıtlılıkları veya rötar gibi nedenlerle görüşe geç kalan ailelere, diğer mahpus yakınlarına tanınan esnekliğin gösterilmediği ve çifte standart uygulandığı,
▪️ Mahpusların ağır hasta veya engelli yakınlarıyla "görüntülü görüşme" haklarının reddedildiği, mektupların geciktirildiği ve gönderilen posta pullarının imha edildiği,
▪️ Kantinde protein kaynaklı temel gıdalara ve bazı hijyen malzemelerine erişimin sağlanamadığı iddia edilmiştir.

MAZLUMDER olarak söz konusu iddiaların derhal incelenmesini, iddiaların doğrulanması halinde hukuka aykırı uygulamaların sonlandırılmasını ve sorumlu personel hakkında gerekli disiplin ve cezai soruşturmaların başlatılmasını talep ediyoruz. T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü

KARDEŞLİK, DAYANIŞMA VE KALICI BARIŞ İÇİN MECLİS İRADESİNİ DESTEKLİYORUZTBMM'de temsil edilen siyasi partilerin neredeys...
11/08/2026

KARDEŞLİK, DAYANIŞMA VE KALICI BARIŞ İÇİN MECLİS İRADESİNİ DESTEKLİYORUZ

TBMM'de temsil edilen siyasi partilerin neredeyse tamamının katılımı ile ihdas edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor kamuoyunun gündemine sunulmuştu. Gelinen aşamada ise kısaca çerçeve yasa olarak adlandırılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi nitelikli bir çoğunlukla mecliste kabul edilmiştir.

Biz aşağıda imzası bulunan İSTANBUL PLATFORMU bileşenleri olarak bu süreci ve kanunu desteklediğimizi, sürecin bütün yönleriyle kemale erdirilmesi için çözüme destek olduğumuzu vurguluyoruz.

On yıllar boyunca akan kanın durması, toplumsal yarılmanın onarılması ve kalıcı barışın inşası, hepimizin meşru talebidir. Bu tarihi eşikte siyaset kurumunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstlendiği sorumluluk, sivil toplumun da aynı sorumlulukla yanında durmasını gerektirmektedir.

Söz konusu süreci ve kanunu, on yıllarca süren silahlı çatışma sürecinin ve güvenlik merkezli paradigmanın geride bırakılması, meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine taşınması yolunda atılmış somut ve tarihî bir adım olarak değerlendiriyor, bu adımın kararlılıkla hayata geçirilmesini destekliyoruz.

İnsan ve Değer Hareketi
İnsan ve Medeniyet Hareketi
İstikamet Vakfı
MAZLUMDER
Medeniyet İlim Kültür Eğitim ve Dayanışma Vakfı
Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi

İSTANBUL PLATFORMU

Göç İdaresi Yetkililerinden Derneğimize ZiyaretGöç İdaresi Başkanlığı Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran, İsta...
06/08/2026

Göç İdaresi Yetkililerinden Derneğimize Ziyaret

Göç İdaresi Başkanlığı Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran, İstanbul İl Göç İdaresi Müdürü Hüseyin Kemal İlday ve İstanbul İl Göç İdaresi Müdür Yardımcısı Serdar Dal derneğimizi ziyaret etti.

Ziyarette Genel Sekreterimiz Nuri Yılmaz, Genel Başkan Yardımcımız Ali Öner ve Mülteci Hakları Komisyonu üyelerimiz; göç politikalarındaki problemleri ve mültecilerin yaşadıkları hak ihlallerini yetkililerle paylaştı.

Nazik ziyaretleri ve gösterdikleri ilgi için teşekkür ederiz. Göç İdaresi Başkanlığı

📢 Özgürce’nin 2. Sayısı Çıktı: "Ceza ve Cezaevi - İnsanı mı Kötülük Eylemini mi Cezalandırıyoruz?" MAZLUMDER tarafından ...
01/08/2026

📢 Özgürce’nin 2. Sayısı Çıktı: "Ceza ve Cezaevi - İnsanı mı Kötülük Eylemini mi Cezalandırıyoruz?"

MAZLUMDER tarafından dört ayda bir dijital olarak yayınlanan Özgürce İnsan Hakları Dergisi’nin Ağustos 2026 tarihli 2. sayısı "ozgurcedergi.com" adresi üzerinden okuyucuyla buluştu.

MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu'nun dosya editörlüğünde hazırlanan dergi, yeni sayısında suç, mahkûmiyet, cezalandırma felsefesi ve cezaevi pratiklerini çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyor.

Dört Ayrı Başlıkta Ceza ve Cezaevleri

Derginin "Mahkûmiyet Kavramı ve Ceza Felsefesi", "İkamet Mekânı Olarak Cezaevleri" ve "Mahpus Kimdir? Ne Durumdadır? Nasıl Yaşar?" ana başlıkları altında topladığı dosya yazıları, konuyu hem akademik zeminde hem de tecrübeler ışığında değerlendiriyor.

Akademik bir giriş yapılan ilk bölümde; Zeynep Oral ve Muharrem Balcı, cezanın intikamdan ziyade bozulan ahlaki dengeyi onarmayı hedefleyen yönüne odaklanıyor. Yasin Dıvrak, cezaevinin temel mantığını ve günümüzde yükselen "popülist ceza siyasetinin" tehlikelerine dikkat çekerken; Ahmet Mercan, "İnsanı mı Yoksa Kötülük Eylemini mi Cezalandırıyoruz?" sorusunu yöneltiyor. Prof. Dr. Suat Erdoğan, Kur'an ve Sünnet ışığında suç-ceza uygunluğunu incerken, MAZLUMDER Genel Başkanı Kaya Kartal ise meseleyi MAZLUMDER gözüyle ele alıyor.

Bu bölümde ayrıca Dr. Öğretim Üyesi Buhari Çetinkaya, Mehmet Okatan ve Dr. Bilal Kılınç'ın yazılarıyla, Resul Uzar tarafından hazırlanan Michel Foucault'nun Hapishanenin Doğuşu kitabının bir özeti de yer alıyor.

"İkamet Mekanı Olarak Cezaevleri" başlıklı ikinci bölümde Samet Beycioğlu cezaevinin tarihine odaklanırken; Ömer Faruk Karataş, Türkiye'deki cezaevi tiplerini detaylı bir şekilde aktarıyor. Nurdan Çiçek, MAZLUMDER’in 2020 tarihli “Çocuk Hakları Çerçevesinde Türkiye’de Cezaevinde Büyüyen Çocuklar Raporu” ışığında güncel bir değerlendirme yaparken Eyyup Akıncı beraat kararları üzerinden pardon demenin bedelini anlatıyor.

Halis Bayancuk ise kendi yaşadığı cezaevi tecrübesinden de hareketle bir suç akademisi olarak tanımladığı cezaevlerinin mahpuslar üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsediyor. Şükrü Bilgiç de benzer bir konuyu işleyerek denetimli serbestlik müessesi üzerinden olumsuz sonuçları ele alarak mevcut uygulamaları sorguluyor.

Bu bölümde ayrıca son 10 yılın cezaevi istatistikleri de yer alıyor. Bölümde ayrıca Metin Tarhan ve Eyüp Bozkurt'un yazıları yer alıyor.

"Mahpus Kimdir? Ne Durumdadır? Nasıl Yaşar?" bölümünde daha çok "içeriden yazılar" yer alıyor.

İsmail Şah Balta, "F Tipi Kullanma Kılavuzu"nu yazarken, Abdülselam Durmaz bir mahpusun demir kapı kapandıktan sonraki hislerini yazıyor. Tamer Aslan ağırlaştırılmış müebbet cezası üzerinden umut hakkını tartışırken, İlhan Taşbey konuşulmayan bir alanı, pembe oda uygulamasını değerlendiriyor.

Bu bölümde Hayata Dönüş Operasyonu ve o dönem mahkumlarla hükümet arasındaki arabulucu heyetinden Zülfü Livaneli'nin şahitliği, Mehmet Ali Başaran'ın bir avukat olarak yaptığı cezaevleri ziyaretleri ve Ruhullah Sinan Tenşi'nin mahpus yakınları odaklı yazısı konuya başka bir perspektif katıyor.

Eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ile gerçekleştirilen kapsamlı röportaj da sistemin işleyişine idari bir bakış açısını sunuyor.

Ayrıca dergide cezaevini ve mahpusu film ve kitaplar gözünden anlamak için hazırlanan öneriler de bulunuyor.

Bu kapsamlı sayıya "ozgurcedergi.com" adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

THE LIBYAN GOVERNMENT MUST IMMEDIATELY HALT THE UNLAWFUL EXTRADITION PROCESS!Mahmoud Mohamed Fathy Badr, the Chairman of...
31/07/2026

THE LIBYAN GOVERNMENT MUST IMMEDIATELY HALT THE UNLAWFUL EXTRADITION PROCESS!

Mahmoud Mohamed Fathy Badr, the Chairman of the Islamist Al-Fadile Party—founded in Egypt following the January 2011 Revolution—an Egyptian opposition politician, and a Turkish citizen, was abducted by unidentified individuals from the hotel where he had been staying in Libya for a week. There has been no word from him since then, and the Libyan government has made no statement regarding the matter. There are concerns that Badr may be handed over to the Egyptian government, which wields significant influence in Libya.

The El-Fadile Party is one of the Islamic parties participating in the “Alliance to Support Legitimacy and Combat the Military Coup,” led by the Muslim Brotherhood, which brings together Egyptian national forces and parties opposed to the 2013 military coup in Egypt. Although Badr left Egypt in October 2013 and settled in Türkiye, he is accused by the Egyptian regime of terrorism and is being charged with various acts. In addition to having his assets seized in Egypt and being placed on terrorism lists, there are numerous court rulings issued in his absence, including three death sentences and five life sentences.

As seen in the recent case of Ali Abdelwanees, the Egyptian government tracks down and captures dissidents abroad, ensures their abduction and extradition to Egypt, and subjects those extradited to severe torture.

As MAZLUMDER,
- We call on the Libyan government to fulfill its international obligations and to halt the unlawful extradition of Mahmoud Mohamed Fathy Badr, who, if extradited, would face the risk of torture, ill-treatment, and even ex*****on in Egypt;
- We also call on the Republic of Türkiye to initiate the necessary diplomatic efforts to ensure the safe return of this individual, who is a Turkish citizen, to the country.

LİBYA DEVLETİ HUKUKA AYKIRI İADE SÜRECİNİ DERHAL DURDURMALIDIR!Mısır’da 2011 Ocak Devrimi'nin ardından kurulan İslami El...
30/07/2026

LİBYA DEVLETİ HUKUKA AYKIRI İADE SÜRECİNİ DERHAL DURDURMALIDIR!

Mısır’da 2011 Ocak Devrimi'nin ardından kurulan İslami El-Fadile Partisi'nin Genel Başkanı, Mısırlı muhalif bir siyasetçi ve Türk vatandaşı olan Mahmoud Mohamed Fathy Badr, Libya’da bir haftadır konakladığı otelden kimliği belirsiz kişilerce alıkonulmuştur. O tarihten bu yana kendisinden haber alınamamakta olup Libya Hükümeti tarafından konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Badr'in, Libya'da geniş nüfuzu olan Mısır Hükümeti'ne teslim edilmesinden endişe edilmektedir.

El-Fadile Partisi, Mısır'da 2013 yılında gerçekleşen askeri darbeye karşı çıkan, Mısırlı ulusal güçleri ve partileri bir araya getiren, Müslüman Kardeşler liderliğindeki "Meşruiyeti Destekleme ve Askeri Darbeyle Mücadele İttifakı"nda yer alan İslami partilerden biridir. Badr, Ekim 2013'te Mısır'dan ayrılarak Türkiye'ye yerleşmesine rağmen, Mısır rejimi tarafından terör suçlamalarıyla itham edilmekte ve kendisine birtakım eylemler isnad edilmektedir. Mısır'da mal varlıklarına el konulmasının ve terör listelerine dahil edilmesinin yanı sıra; 3'ü idam ve 5'i müebbet hapis cezası olmak üzere gıyabında verilmiş çok sayıda yargı kararı bulunmaktadır.

Mısır hükümeti, yakın zamanda yaşanan Ali Abdelwanees vakıasında da görüldüğü üzere yurt dışındaki muhalifleri takip edip yakalatmakta, bu kişilerin kaçırılarak Mısır’a iade edilmesini sağlamakta ve iade edilenleri de ağır işkencelere maruz bırakmaktadır.

MAZLUMDER olarak;
- Libya Devleti’ni uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmeye; iade edilmesi halinde Mısır’da işkence, kötü muamele, hatta idam riskiyle karşı karşıya kalacak olan Mahmoud Mohamed Fathy Badr hakkındaki hukuka aykırı iade işlemini durdurmaya,
- Türkiye Cumhuriyeti’ni ise vatandaşı olan bu şahsın ülkeye güvenli dönüşünün sağlanması için gerekli diplomatik girişimleri başlatmaya davet ediyoruz.

TAZİYEGenel Yönetim Kurulu üyemiz Nezir Güneş'in muhterem kız kardeşi ve iki yeğeni elim bir trafik kazasında vefat etmi...
30/07/2026

TAZİYE

Genel Yönetim Kurulu üyemiz Nezir Güneş'in muhterem kız kardeşi ve iki yeğeni elim bir trafik kazasında vefat etmiştir.

Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, başta GYK üyemiz Nezir Güneş olmak üzere yakınlarına sabır ve başsağlığı dileriz.

SANSÜR MEKANİZMASINA DÖNÜŞEN ERİŞİM ENGELLEMELERİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ YOK ETMEKTEDİR!Son dönemde sosyal medya hesaplarına,...
24/07/2026

SANSÜR MEKANİZMASINA DÖNÜŞEN ERİŞİM ENGELLEMELERİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ YOK ETMEKTEDİR!

Son dönemde sosyal medya hesaplarına, haber içeriklerine ve çeşitli dijital mecralara yönelik erişim engeli kararlarında belirgin bir artış yaşanmaktadır. Özellikle siyasi gündemlerin yoğunlaştığı süreçlerde yaşanan bu engellemeler, temel bir insan hakkı olan ifade ve haber alma hürriyetine yönelik açık bir sansür niteliği taşımaktadır.

En son NATO Zirvesi döneminde, NATO’ya ve zirveye yönelik protesto çağrıları yapan ya da muhalif görüş bildiren sosyal medya hesapları engellenmiş; gazeteci Canan Coşkun'un vize aracı şirketlerindeki usulsüzlük iddialarına dair yaptığı haberlere, Halis Bayancuk ve devletçe radikal bulunan dini görüşleri ifade eden bazı kullanıcıların sosyal medya hesaplarına, aktivist Hüseyin Kılıç, şair Ali Emre, bir sivil katılım platformu olan change.org (bir süre sonra erişime yeniden açılmıştır) gibi çok sayıda içeriğe erişim engeli getirilmiştir. Uygulama somut bir suç unsuruna dayandırılmamakta, toptancı bir yaklaşımla hareket edilmektedir.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 8/A maddesi, erişim engeli kararlarının pek çoğuna dayanak olarak gösterilmektedir. "Milli güvenlik", "kamu düzeninin korunması", "genel sağlık" gibi son derece muğlak, sınırları belirsiz, keyfiliğe açık ve yeterince gerekçelendirilmemiş şablon kararlar, hukuk devleti olmanın en temel şartlarından olan "hukuki belirlilik" ve "öngörülebilirlik" ilkelerini açıkça ihlal etmektedir.

İfade Özgürlüğü Derneği'nin "Dijital Sıkıyönetim: Kamu Düzeni Gerekçesiyle Kamunun Susturulması" başlıklı raporuna göre geride bıraktığımız yıl bu madde dayanak gösterilerek 179 erişim engeli kararı verilmiştir. Bu kararlarla 2118 habere, 995 X hesabına, 1592 tweete, 379 Instagram adresine ve 706 YouTube videosuna erişim engeli getirilmiştir. Durum o kadar vahim bir hal almıştır ki, bazen bir habere erişim engeli getirildiğine dair haberlere dahi erişim engeli uygulanabilmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi'nin 5651 sayılı Kanun kapsamındaki sistematik erişim engeli kararlarına ilişkin verdiği pilot ihlal kararları, bu uygulamanın istisnai bir yasal sınırlandırmadan ziyade ifade hürriyetini hedef alan bir mekanizma haline geldiğini ortaya koymaktadır.

Unutmamak gerekir ki ifade hürriyeti sadece hoşa giden fikirleri değil, aynı zamanda idareyi rahatsız eden ve eleştiren görüşleri de güvence altına almaktadır. Hukuk, idarenin konjonktürel reflekslerine göre değil, temel hukuk normlarına göre işlemelidir.

MAZLUMDER olarak;
- İfade özgürlüğünü hedef alan hukuksuz uygulamalara son verme,
- "Milli güvenlik" ve "kamu düzeni" gibi genel geçer ve soyut kavramlar ileri sürerek; dijital mecralara, gazetecilere, aktivistlere ve sivil platformlara uygulanan keyfi erişim engeli ve sansür politikalarından vaz geçme,
- 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi başta olmak üzere, internet yayıncılığını düzenleyen tüm mevzuatı ifade özgürlüğü standartlarına uygun hâle getirme çağrısında bulunuyoruz.

📌 "Kürt Sorunu Bağlamında Hukuki Düzenleme İhtiyaçları ve Öneriler" raporumuzu yeniden hatırlatıyoruzKuruluşundan itibar...
23/07/2026

📌 "Kürt Sorunu Bağlamında Hukuki Düzenleme İhtiyaçları ve Öneriler" raporumuzu yeniden hatırlatıyoruz

Kuruluşundan itibaren Kürt meselesini Türkiye'nin en temel insan hakları sorunlarından biri olarak kabul eden MAZLUMDER, yaptığı pek çok çalışmayla meselenin hak eksenli çözümü için çaba göstermiştir. "Kürt Sorunu Bağlamında Hukuki Düzenleme İhtiyaçları ve Öneriler" raporu, TBMM çatısı altında kurulan "Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" ile somutlaşan yeni çözüm sürecinin hukuki zeminine katkı sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Komisyona yaptığımız sunumda da vurguladığımız üzere, silahların sustuğu, silahlı örgütün feshedilme kararının alındığı bu tarihi dönemeçte, kalıcı bir toplumsal barışın ancak samimiyet, cesaret ve sağlam bir hukuki altyapıyla mümkün olacağını düşünüyoruz.

Sürece dair çerçeve yasanın konuşulduğu bu dönemde raporumuzu yeniden hatırlatıyoruz.

🔗 Rapora ulaşmak için: https://drive.google.com/file/d/1p64iZ5KTCTEeq9cY7JJrLfixYH7XjlKU/view?usp=sharing

Address

Molla Gürani Mahallesi Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih (Aksaray Metro Durağı B Kapısı Karşısı)
Istanbul
34093

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 18:30

Telephone

02125262440

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Mazlumder posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Mazlumder:

Shortcuts

Share