19/04/2026
Sevgili Meslektaşlarımız,
Cuma günü, Tarım, Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıkları tarafından organize edilen “Logolu Ürünler Tebliği” kapsamında bir çalıştay gerçekleştirilmiştir. Odamız adına bu çalıştaya, Gıda Mühendisi ve Genel Sekreterimiz Sayın Zülfiye Sapankaya ile birlikte katılım sağlanmıştır. Toplantının açılışında uygulamada yaşanan sıkıntılar dile getirdikten sonra Odamız Gıda Mühendisi tarafından logolu ürünlere ilişkin görüşlerimiz paylaşılmıştır.Şöyle ki;
Bilim Kurulu tarafından logolu gıda ürünlerine ilişkin belirlenen kriterlerin teorik düzeyde kaldığı, sahada ve endüstride uygulanabilirliğinin bulunmadığı açıkça görülmektedir. Nitekim bu durum, tebliğin uzun yıllardır ertelenmiş olmasından da anlaşılmaktadır.
Belirlenen kriterler; özellikle tuz, şeker ve kalori oranları açısından mevcut üretim koşullarında karşılanması mümkün olmayan sınırlar içermektedir. Bu nedenle söz konusu kriterlerle ilerlenmesi hem sektör hem de uygulayıcılar açısından sürdürülebilir değildir. Endüstride faaliyet gösteren firmalar da bu ürünleri belirtilen kriterlere uygun şekilde üretemediklerini defalarca ilgili bakanlıklara iletmişlerdir.
Odamız olarak, mevcut Bilim Kurulu kriterlerinin yeniden değerlendirilmesini, gerekirse tamamen kaldırılarak yerine daha uygulanabilir yeni bir yol haritası oluşturulmasını gerekli görmekteyiz. Bu süreçte çocuklarımızın sağlığını koruyan, sahada uygulanabilirliği olan ve gıda endüstrisinin gerçeklerini dikkate alan bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu çerçevede önerimiz; yalnızca kalori, tuz ve şeker odaklı dar bir yaklaşım yerine, lif oranı, meyve-sebze içeriği ve genel besleyici değerleri de kapsayan daha geniş ve dengeli bir sistemin kurulmasıdır. Sürecin tüm paydaşların ortak aklıyla hareket ettiği çok disiplinli bir yapı içerisinde yürütülmesi gerektiğine inanıyor, meslek temsilcileri ve gıda sanayisi olarak bu iş birliğine hazır olduğumuzu özellikle vurguladık .
Toplantıda gıda endüstrisi Üretici firmaları konuşmalarında; belirlenen kriterlerde ürünlerin geliştirilmesi ve sahaya sunulması mümkün değildir. Yeni belirlenecek gerçekçi ve uygulanabilr kriterlerde minumum En az bir yıllık bir hazırlık süreci gerekmektedir. Ürünlerin laboratuvar aşamasından seri üretime geçmesi; kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik testleri nedeniyle ciddi bir zaman ve emek gerektirmektedir.
Maliyet açısından bakıldığında ise üretim hacmi azaldıkça maliyetlerin artması kaçınılmazdır. Ayrıca bu ürünlerde çoğu zaman standart hammaddeler yerine özel olarak geliştirilen hammaddeler kullanılmakta, bu durum da üretim maliyetlerini artıran önemli bir unsur olmaktadır.
Son olarak, ürün kategorilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle bazı ambalajlı ürün gruplarında mevcut kriterler, ürünlerin raf ömrü ve gıda güvenliği açısından ciddi riskler doğurabilmektedir. Bu nedenle teknolojik gerçekliklerin ve üretim süreçlerinin değerlendirmelere mutlaka dahil edilmesi büyük önem taşımaktadır. Şeklinde görüşlerini belirttiler.
Bu kriterlere göre gıda endüstrisinin üretmediği ürünlerin, kantinci meslektaşlarımız üzerinde sürekli bir baskı ve mobbing oluşturacak şekilde denetlenmesinin oluşturduğu tezatlık da bu çalıştayda hem gıda endüstrisi meslek örgütü olarak tarafımızca açıkça dile getirilmiştir.
Bakanlıklar da bu hususta gerekli notlarını almış olup, uygulamada yeni bir yol haritası oluşturulacağına dair güçlü bir irade oluştuğu gözlemlenmiştir.
Özetle; yasaklayıcı değil yönlendirici, dar kapsamlı değil bütüncül, teorik değil uygulanabilir bir yaklaşım ile sürecin yeniden ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu süreçte sahada çözüm ortağı olmaya hazır olduğumuzu çalıştayda vurguladık.
Tüm meslektaşlarımıza duyurulur.
Başkan Vahap Osmanoğlu