Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi

Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi Merkez, siyasi kalkınma meselelerinde, karar almada ve demokratik değerlerin ve itidalli olma değerin

Merkez,siyasi kalkınma meselelerinde,karar almada ve demokratik değerlerin ve itidalli olma değerinin yüceltilmesinde uzman bir kaynak olmaya çalışmaktadır.

1948 Filistinlilerinin mücadelesi, İsrail vatandaşlığı ile Filistinli kimlik arasındaki gerilim içinde şekilleniyor. Han...
09/06/2026

1948 Filistinlilerinin mücadelesi, İsrail vatandaşlığı ile Filistinli kimlik arasındaki gerilim içinde şekilleniyor. Haneen Zoabi’ye göre, içerdeki Filistinlilerin siyaseti büyük ölçüde “vatandaşlık” sınırları içinde kalıyor; bu nedenle kitlesel hareketler çoğu zaman geri çekiliyor.

Buna karşın içerdeki Filistinliler, İsrail’in ayrımcı ve Yahudi karakterine karşı eşit yurttaşlık temelinde mücadele etmeyi sürdürüyor. Bu mücadele, açık bir düşmanlıktan çok, İsrail’in demokrasi iddiası ile etnik-ulusal yapısı arasındaki çelişkiyi görünür kılmaya dayanıyor.

48 Filistinlilerinin siyasal deneyimi ve vatandaşlık tartışmaları hakkındaki yazının tamamı için 👇https://vision-pd.org/tr/1948-topraklarindaki-filistinliler-israil-vatandasligi-catisi-altinda-mucadele/

48 Filistinlilerinin mücadelesi yalnızca sivil protestolar ve 1976’daki Toprak Günü gibi kitlesel ayaklanmalardan ibaret...
04/06/2026

48 Filistinlilerinin mücadelesi yalnızca sivil protestolar ve 1976’daki Toprak Günü gibi kitlesel ayaklanmalardan ibaret değildir. 1950’lerden 1990’lara kadar, İsrail vatandaşı olan bazı Filistinliler bireysel ya da küçük örgütlü gruplar hâlinde silahlı direniş faaliyetleri de yürütmüşlerdir. Bunların en bilineni Akka merkezli 778 Grubudur.

Ancak bu silahlı mücadele tarihi zamanla kolektif hafızadan büyük ölçüde silinmiş veya görünmez kılınmıştır. Hem İsrail’in güvenlik sistemi hem de bazı yerel siyasi aktörler, mücadeleyi İsrail vatandaşlığı sınırları içinde tutmaya çalışmış ve daha radikal direniş deneyimlerinin unutulmasını sağlamıştır.

1993’teki Oslo Anlaşmaları ile birlikte içerdeki Filistinliler için yeni bir siyasi dönem başlamış; onlar hem Filistinliler hem de İsrailliler tarafından daha fazla tartışılan ve yakından takip edilen bir toplumsal-siyasi aktör hâline gelmiştir.

1948'de işgal edilen Filistin topraklarında kalan Filistinliler'in sömürgeci sisteme karşı verdikleri mücadeleyi konu alan çalışmayı okumak için: https://vision-pd.org/tr/1948-topraklarindaki-filistinliler-somurgeci-sisteme-karsi-mucadelenin-tarihsel-baglami/

📌 4 Şubat 2026 tarihinde, Türkiye ile Mısır arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ikinci toplantısı ...
01/06/2026

📌 4 Şubat 2026 tarihinde, Türkiye ile Mısır arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin ikinci toplantısı Kahire’de, Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ve Abdulfettah es-Sisi’nin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda savunma, yatırım, sağlık ve tarım gibi alanları kapsayan yaklaşık 18 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalanırken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2028 yılına kadar 15 milyar dolara çıkarılması hedefi de teyit edildi.

◽ Bu gelişme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 14 Şubat 2024’te Kahire’ye gerçekleştirdiği ve on yılı aşkın süren kopuşun ardından “yeni bir sayfa açılması” olarak nitelenen tarihi ziyaret ile Cumhurbaşkanı Sisi’nin 4 Eylül 2024’te Ankara’ya yaptığı ziyaretle şekillenmeye başlayan sürecin devamı niteliğindeydi.

◽ Peki, bölgenin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bir dönemde Türkiye-Mısır ilişkilerindeki dönüşüm nasıl okunmalı? Bu yakınlaşmanın bölgesel dengeler üzerindeki etkileri neler olabilir? Ve bu ortaklık, İsrail’in Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme projesini sınırlandırabilecek bir kapasiteye sahip mi?

🔗 Raporun tamamını okumak için: https://vision-pd.org/tr/calkantili-bir-ortadoguda-turkiye-misir-yakinlasmasi-baglamlar-ve-perspektifler/

🔵David Ben Gurion’un 1955 yılında söylediği Yidişçe “Um-Shmum” ifadesi — yani küçümseyici bir tonla, “Birleşmiş Milletle...
20/05/2026

🔵David Ben Gurion’un 1955 yılında söylediği Yidişçe “Um-Shmum” ifadesi — yani küçümseyici bir tonla, “Birleşmiş Milletler mi? Hiçbir şey.” — İsrail’in Birleşmiş Milletler’e yönelik yaklaşımını özetleyen en çarpıcı sembollerden biri olarak hafızalarda kaldı. Bu söz, yalnızca anlık bir öfke çıkışı değil; uluslararası meşruiyetin gerekli görüldüğü yerde kullanıldığı, ancak siyasi ve askerî hedeflerle çeliştiğinde değersizleştirilebildiği bir zihinsel çerçevenin ifadesiydi. Ben Gurion’un anlayışına göre İsrail’i var eden şey, uluslararası kararlar değil, sahada dayatılan güç ve iradeydi.

🔵 İsrail’in BM’ye yönelik tutumu, yalnızca belirli kararlara itirazdan ibaret değil; örgütün meşruiyetini aşındırmaya, tarafsızlığını sorgulamaya ve onu uluslararası düzeyde “İsrail karşıtı” ya da “antisemitik” bir yapı olarak yeniden çerçevelemeye uzanan daha geniş bir siyasi yaklaşımı yansıtıyor.

🔵İsrail’in Birleşmiş Milletler’e yönelik tutumunun arka planında ne var?
🔵Uluslararası hukuk neden bazı aktörler için bağlayıcı olurken, bazıları için etkisiz kalıyor?
🔵Güç, uluslararası sistem içinde hukukun sınırlarını nasıl belirliyor ve ihlalleri nasıl sonuçsuz bırakabiliyor?

🔗 Raporun tamamını okumak için: https://vision-pd.org/tr/sekizinci-cephe-israilin-birlesmis-milletlere-karsi-savasi/

Gazze’de İsrail işgaliyle iş birliği yapan milisler, ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin tartışmalar sürerken daha görünü...
14/05/2026

Gazze’de İsrail işgaliyle iş birliği yapan milisler, ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin tartışmalar sürerken daha görünür hâle geliyor. Silahlı gösteriler, yardım dağıtımı görüntüleri ve medya propagandasıyla kendilerini “ertesi gün” denkleminde vazgeçilmez bir aktör olarak sunmaya çalışıyorlar.

Ancak bu yapılar; toplumsal tabandan, ulusal meşruiyetten ve bağımsız hareket kapasitesinden yoksun. Varlıkları büyük ölçüde İsrail’in askerî korumasına ve siyasi ihtiyaçlarına bağlı. İşgal için işlevsel oldukları sürece kullanılan, şartlar değiştiğinde ise kolayca tasfiye edilebilecek araçlar niteliğindeler.

Bu rapor, Gazze’deki İsrail destekli milislerin ortaya çıkışını, saha üzerindeki rolünü ve ateşkesin ikinci aşamasıyla birlikte gelecekte nasıl bir pozisyona evrilmeye çalıştıklarını ele alıyor.

Okumak için:
🔗 https://vision-pd.org/tr/gazzede-israil-destekli-milisler-ikinci-asama-oncesi-mesruiyet-arayisi/

📚 Yeni Yayın: “Bu Vatandan Başka Vatanımız Yok” – Direnişçi Abdülcevad Salih’in Biyografisi▫️ Filistinli tarihçi ve siya...
08/05/2026

📚 Yeni Yayın: “Bu Vatandan Başka Vatanımız Yok” – Direnişçi Abdülcevad Salih’in Biyografisi

▫️ Filistinli tarihçi ve siyaset bilimi profesörü Dr. Salih Abdülcevad’ın kaleme aldığı “Bu Vatandan Başka Vatanımız Yok” – Direnişçi Abdülcevad Salih’in Biyografisi adlı kitap yayımlandı.

▫️ Yirmi bölüm ve 561 sayfadan oluşan kitap, Abdülcevad Salih’in yaşam öyküsünü anlatıyor. Filistin ulusal hareketi içinde yaklaşık yetmiş yıl boyunca mücadele veren Salih’in hayatı; Nekbe olayları sırasında gençlik yıllarından başlayıp, 2020 yılı başında doksan yaşındayken Filistin Merkez Konseyi üyeliğinden çekilmesine kadar uzanan bir süreci kapsıyor.

▫️ Abdülcevad Salih özellikle Batı Şeria’daki İsrail işgaline karşı erken dönem mücadelede önemli ve sıra dışı bir rol üstlendi. Bu dönem, el-Bire Belediye Başkanı olduğu yıllardan başlayıp 1967–1973 yılları arasında vatanından sürgün edilmesine kadar devam etti.

Kitap hakkında daha fazla bilgi için: https://vision-pd.org/tr/yeni-kitap-bu-vatandan-baska-vatanimiz-yok-abdulcevad-salihin-hayati/

📌 29 Nisan 2026’da Mısır ordusu, Süveyş ilinde konuşlu Üçüncü Saha Ordusu birliklerinin katılımıyla gerçekleştirilen ve ...
07/05/2026

📌 29 Nisan 2026’da Mısır ordusu, Süveyş ilinde konuşlu Üçüncü Saha Ordusu birliklerinin katılımıyla gerçekleştirilen ve tanklar, savaş uçakları ile taarruz helikopterlerini içeren “Bedir 2026” tatbikatının ana safhasını gerçek mühimmat kullanarak tamamladı. Bu tatbikat kısa sürede İsrail’de geniş yankı uyandırdı. Özellikle emekli İsrailli general Yitzhak Brik’in, tatbikatın sona ermesiyle eş zamanlı olarak Maariv gazetesinde yayımlanan makalesinde, Mısır’ın Tel Aviv’e karşı savaşa hazırlandığını öne sürmesi ve Kahire’yi barış anlaşmasını ihlal etmekle suçlaması dikkat çekti.

◽ Peki bu tatbikat ve beraberindeki İsrail söylemi, yalnızca münferit bir askerî olay olarak değil de, İsrail’in bölgesel tehdit ortamını yeniden tanımladığı daha geniş bir sürecin parçası olarak nasıl okunmalı? Hukuken meşru ve önceden koordine edilmiş bir tatbikat neden büyütülüyor? Ve bu abartının, İsrail’in mevcut siyasi ve stratejik yapısı içinde hangi işlevleri bulunuyor?

Raporun tamamını internet sitemizden okuyabilirsiniz: https://vision-pd.org/tr/2026-bedir-tatbikati-misir-ile-israil-arasinda-savas-mi-cikacak/

📌 İsrail işgal yönetimi, 18 Nisan 2026’da Güney Lübnan içinde “sarı hat” olarak adlandırdığı bir uygulamayı benimsediğin...
06/05/2026

📌 İsrail işgal yönetimi, 18 Nisan 2026’da Güney Lübnan içinde “sarı hat” olarak adlandırdığı bir uygulamayı benimsediğini açıkladı. Bu hat, operasyonel bir bölge olarak tanımlanıyor; İsrail güçlerinin konuşlanma alanları bu çerçevede belirleniyor ve bu bölgelere yaklaşan her unsur doğrudan tehdit olarak değerlendiriliyor.

◽ Lübnan’daki “sarı hat”ın oluşum süreci hangi bağlamda şekillendi? Savaş ve ateşkes dinamikleri içinde bu hattın yeri nasıl anlaşılmalı? Amaçları, sınırları ve kalıcı bir gerçekliğe dönüşme ihtimali nedir?

Raporun tamamını okumak için: https://vision-pd.org/tr/sari-hat-israil-yeniden-lubnan-batakligina-mi-surukleniyor/

📌 12 Nisan 2026’da Macaristan’da yapılan parlamento seçimleri, Başbakan Viktor Orbán’ın 16 yıllık kesintisiz iktidarını ...
04/05/2026

📌 12 Nisan 2026’da Macaristan’da yapılan parlamento seçimleri, Başbakan Viktor Orbán’ın 16 yıllık kesintisiz iktidarını sona erdirdi. Seçimlerde Péter Magyar ve Tisza Partisi parlamentoda üçte iki çoğunluğu elde etti.

◽ Bu seçimler İsrail’de büyük ilgi gördü. Bu ilginin üç temel nedeni var:

Stratejik boyut: Orbán’ın Avrupa Birliği içinde İsrail’e sağladığı veto desteğinin kaybedilmesi
İç siyasi boyut: Yaklaşan İsrail seçimleri öncesinde Orbán ile Netanyahu arasında yapılan doğrudan karşılaştırmalar
Macaristan’daki Yahudi topluluğunun ve İsrail çıkarlarının geleceği

Tüm değerlendirmeleri okumak için: https://vision-pd.org/tr/macaristanda-orbanin-dususu/

Yanun örneği, yerleşimci sömürgeciliğin temel motivasyonunun toprak üzerindeki denetimi sağlamak ve yerli nüfusu tasfiye...
30/04/2026

Yanun örneği, yerleşimci sömürgeciliğin temel motivasyonunun toprak üzerindeki denetimi sağlamak ve yerli nüfusu tasfiye etmek olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Patrick Wolfe’un kavramsallaştırdığı üzere, bu yapı yalnızca mekânsal genişleme değil, aynı zamanda yerli varlığın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasına dayanan bir mantıkla işlemektedir. Bu bağlamda Nekbe’den itibaren süreklilik arz eden tehcir politikaları, günümüzde Batı Şeria’da “sessiz yerinden etme” pratikleri şeklinde tezahür etmektedir.

Yanun’da uzun yıllara yayılan kuşatma, baskı ve şiddet, nihayetinde yerleşik bir kırsal topluluğun tamamen boşaltılmasıyla sonuçlanmıştır. Bu durum, yalnızca yerel bir vaka olarak değil; yerleşik Filistin köylerinin de benzer süreçlere maruz kalabileceğini gösteren yapısal bir örnek olarak değerlendirilmelidir.

Raporun tamamını okumak için: https://vision-pd.org/tr/neden-yanun-koyunun-tehcirinden-endise-etmeliyiz/

Address

İOSB Mahallesi Metal-iş Sanayi Sitesi, Metro34 Iş Merkezi 3. Kat No: 45, Başakşehir/Istanbul
Istanbul
34480

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Vizyon Siyasi Kalkınma Merkezi:

Share