09/06/2025
"... Ak sakallıların halime çavuşların şerife bacıların sırtında kağnılarında Mustafa Kemal'e ulaştırılıyordu. Mustafa Kemal cephede silah arkadaşlarına 'gözüm Sakarya'da, Dumlupınar'da ama Kulağım İnebolu'da' diyordu.
Tarih 8 haziran 1921'i gösterdiğinde üç direkli bir martiko sabaha kadar yükünü boşaltmış, bir taraftan da yeni dünya ve Can isimli vapurlar 400 subay ile askeri eşyayı bu mukaddes beldeye, Yiğit İnebolu'ya boşaltmışlardı ki,
9 haziran 1921 Perşembe günü Ramazan Bayramı sabahı Kerempe önlerinde iki kara duman belirdi. Bunlar Kılkış ve Panter adlı yunan zırhlılarıydı. Kılkış ve onun mağrur yavrusu panter zırhlısı, İnebolu önlerinde durduklarında yar başındaki halk onları nefretle seyrediyordu. Panter zırhlısından filikayla sahile gelen bir heyet kaymakamlığa giderek şehri, cephaneleri ve kayıkların teslim edilmesini öngören bir mektubu verir. Acele haber Ankara'ya gönderilir. Beklenen cevap gelmiştir, Mustafa Kemal her şartta şehrin müdafaa edilmesi gerektiğini bildirir.
Bu cevap Kılkıs gemisine liman reisimiz tarafından adeta bir tokat gibi yüzlerine vurularak iletilir. Beklemedikleri bu cevap üzerine Kırmızı ateş flamalarını çekerler, şehir ağır bir bombardımana tutulmuştur. Duyulan sesler bayramın şenlik topları değil, zulmün sesleridir.
ilk bombardıman da toplar hastane önüne Osmanlı bankası ardiyesine ve Hükümet konağına düşer. Kel Seymen tepesine konuşlanan tek sahra topumuz imanla güllelerini savurur ve düşman gemilerini kaçırmayı başarır ZAFER YİĞİT İNEBOLU'NUNDUR
Kaynak: https://www.inebolu.bel.tr
Photo 1925, ̇nebolu