21/04/2026
Biz, ilhamını doğadan alan, yerelin bereketine inanan ve sürdürülebilir bir yaşamı tasarlamaya çalışan bir topluluğuz.
Ancak paylaştığımız bu kareler, ilham kaynağımızın ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu hatırlatıyor.
Bin yıllık zeytinliklerin maden sahasına dönüştüğü, ormanların yangın söndürme uçaklarıyla değil rant projeleriyle anıldığı, denizlerin müsilajla “imdat” dediği bir dönemden geçiyoruz.
Gördüğün o eşsiz yeşilin ömrü, maalesef sadece bir imzaya bakıyor.
Bizim için “yerel” demek; sadece burada üretmek değil, buranın toprağına, suyuna ve ağacına sahip çıkmak demektir. Bu yüzden 22 Nisan’ı sadece sembolik bir kutlama olarak değil, bir farkındalık ve yüzleşme günü olarak görüyoruz.
🌿 Doğayı bir hammadde değil, yaşamın kaynağı olarak gördüğümüz,
🌿 Bilimin ve hukukun sesinin betondan daha gür çıktığı,
🌿 Akbelen’den Kanal İstanbul’a kadar yaşamı savunanların (ve 27 Nisan’da hakim karşısına çıkacak olan Esra Işık’ın) yalnız kalmadığı bir gelecek istiyoruz.
Gerçek değişim, biz “sadece bir fotoğraf” olarak kalmasın diye sesimizi yükselttiğimizde başlayacak. ❤️🩹💚