SHD ve SOSYAL HAKLAR ANLAYIŞI
Sosyal haklar, bireyin insanca yaşayabilmesi için ihtiyaç duyduğu temel hizmetlere ya da ürünlere erişebilmesini güvence altına alan haklar olarak tanımlanabilir. Sosyal haklar bireyin devlet ile olan ilişkisinde bireyi devletten koruma amaçlı temellendirilmiş politik ve siyasi özgürlüklerden öte, kollektif kaynakların kamu aracılığı ile eşit ve adil bölüştürülmesi i
le ilgilidir. Bu haklar günümüz dünyasının metalaşmış, piyasalaşmış, insanların tüm yaşamsal ihtiyaçlarının ekonomik gelişmelerin değişken ve krizli seyrine bırakılmış halinde ayrı bir önem arz eden meşru ve yaşamsal gerekliliği olan haklardır. Sosyal Haklar Derneği bu hakların ekonomik gerekçelerle gerektiğinde vazgeçilebilecek ya da ertelenebilecek haklar değil tersine maddi koşullar her ne olursa olsun gerçekleştirilmesi elzem olan haklar olduklarını savunur. Sosyal hakların hukuki ve pratik düzeyde gerçekleştirilmesinin asli sorumlusu devlettir. Bu çerçevede SHD, devletin temel sosyal görevlerini ifa ederek kendisini onun yerine ikame eden sivil toplum örgütü anlayışına karşıdır.
İnsanlığın bir bölümünün eriştiği çok yüksek düzeydeki refah ve yine insanlığın küçük bir bölümünün denetiminde olan olağanüstü büyüklüğe erişmiş maddi birikimler gözönünde tutularak bugün sosyal hakların sadece savunulması değil aynı zamanda daha da geliştirilmesi esas olmalıdır. SHD, bugün dünyadaki tüm insanlar için sosyal hakların yaşama geçirilebilmesine yönelik gerekli kaynakların var olduğunu ancak bunların sınıfsal tercihler nedeniyle insanlığın geniş kesiminin yararına kullanılamadığı görüşündedir. Dolayısıyla yoksulluk bazı insanların kaderleri ya da beceriksizliklerinin, niteliksizliklerinin sonucu değil kaynakların kullanımındaki eşitlikçi olmayan tercihlerin ve bir yoksun bırakma politikasının sonucudur. SHD kolektif kaynakların sosyal hakların gerçekleştirilmesi için kullanılması gerekliliğini savunur, bunun için mücadele eder. Bu bağlamda süreklilik taşımayan, sonuçsuzluğa mahkum ve aynı zamanda insan onuruna aykırı, yoksullukla mücadele programlarını, yoksullara yardım etkinliklerini son derece yetersiz bulur. Sosyal Haklar Derneği emek eksenli bir yurttaş hareketi ya da halkçı karakterli bir emek örgütlenmesi olarak düşünülmelidir. Günümüzde yaşanan iktisadi süreçler hem halkın giderek daha geniş kesimlerini işçileştirmiş-yani onları sermayeye tabi hale getirmiş- hem de istihdamda yaşanan kriz ve dönüşümle emek süreci sabit, düzenli, işe, işyerine bağlı bir kategori olmayı aşarak gittikçe yaygınlaşan düzensizleşen bir hal almıştır. Sosyal haklar bu genişleyen düzensiz istihdam koşullarına tabii kesimin insani yaşam koşulunu elde etmek için geliştirilen taleplerin bütünlüğünü kapsar. Sosyal Haklar Derneği kendisini bu çeşitlilik içindeki işçi- emekçi- yurttaşlar topluluğunun temsilcilerinden birisi olarak tanımlar ve mücadele eder. SHD, işçi sınıfının kendi örgütlenmelerini yaratma mücadelesine aracılık eder, bu türden çabaları destekler. Sendikal örgütlenmelerin önündeki her türden yasal ve pratik engelle mücadele eder: Bu anlamda sendikal örgütlenme bilincinin güçlenmesine destek olur. Kendisini sendikaların yerine ikame etmez ancak her türden sendikal darlaştırma karşısında da yeni örgütlenme, direnme ve dayanışma biçimlerini örgütler. Emekçilerin bölünmüş sendikal ve diğer örgütlenmelerinin dayanışma içerisinde çalışabilmeleri için yürütülen çabaları destekler bu türden hareketler ile koordinasyon içerisinde olur. Sosyal Haklar Derneği kendi işkollarıyla sınırlı sendikaların kısa vadede odaklanamadıkları çalışma alanlarına yönelebilme potansiyeline sahip olması açısından önem taşır. SHD, devlet bütçesinin düzenlenmesinde toplumsal olarak üretilen değerin küçük bir azınlığın mutluluk ve refahı, militarizm ve baskı aygıtlarının finansmanı için kullanılmasına karşı çıkarak, eğitim, sağlık, barınma ve dinlenme haklarının merkezde olduğu sosyal bir bütçe için mücadele eder. Bu çerçevede: Sendikalar, sendikal inisiyatifler, işçi dernekleri, insan hakları dernekleri, işçi sağlığı, hasta hakları, eğitim hakları konusunda çalışma yürüten oluşumlar, özetle sınıfsal karakterli ve/veya sosyal hak taleplerinin taşıyıcısı olan tüm demokratik kitle örgütleri ile bir dayanışma ve eşgüdüm faaliyeti içinde bulunur. Orta vadede bir sosyal haklar platformu/konseyi oluşturmayı ve bu araçla ülke düzeyinde bir toplumsal hareketin oluşmasını hedefler. SHD kendisini bölgemizde ve dünyada sürdürülen sosyal hak mücadeleleri ve uluslararası sınıf ve hak mücadelesinin doğal bir bileşeni
olarak tanımlar ve başta Avrupa, Balkanlar, Ortadoğu olmak üzere uluslararası demokratik, sosyal, sınıfsal platform ve hareketlerin eylem ve örgütlenme süreçleri içinde yer alır. SOSYAL HAKLARI TANIMLAMAK
Sosyal Haklar, Birleşmiş Milletler çatısı altında yazıya dökülmüş İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin altında ayrı bir bölümü ifade eder. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin ilkeleri esas alınarak iki ayrı anlaşma Birleşmiş Milletlere üye devletlerin imzasına sunulmuştur. Bunlarından bir tanesi Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, bir diğeri ise Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’dir. Her iki anlaşma da temel insan hakları ile ilgili olmasına rağmen, bunlardan birinicisi devletin karşısında bireyi koruyan (negatif haklar) ikincisi ise yukarıda belirtildiği gibi devletin yurttaşlarına sunmakla yükümlü olduğu temel hizmetleri tanımlayan haklar ile ilgilidir (pozitif haklar). Sosyal ve ekonomik haklar genel olarak: güvenli, saygın ve sağlıklı koşullarda adil bir ücretle çalışma ve emeklilik hakkı, zorla çalıştırılmama ve dinlenme hakkı, sendikal örgülenme, toplu sözleşme ve grev hakkı, herkesin özgür bir topluma etkin bir şekilde katılmasını sağlama amacıyla eğitim hakkı, ulaşılabilecek en yüksek fiziksel ve zihinsel sağlık standardına sahip olma hakkı, sosyal güvenlik hakkı, insancıl koşullarda barınma, giyim ve beslenme hakkı, doğal kaynaklar ve kamu hizmetlerinden eşit ve adil bir biçimde yararlanma hakkı olarak tanımlanabilir. Bu haklardan faydalanan bireylerin din, dil, cinsiyet, etnik köken, yaş, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, sakat olma/olmama ve benzeri sebeplerden hiç bir ayrımcı muameleye maruz kalmaması gerekliliği ve çocuklar ve hamileler gibi farklı koşullara tabi bireylerin yukarıda adı geçen haklara erişimi için özel koşulların oluşturulması gerekliliği de bahsi geçen hakların gerçekleşmesi için vazgeçilmez koşullarıdır. Uluslararası anlamda sosyal, ekonomik ve kültürel hakları koruyucu başvuru mekanizmaları medeni ve siyasal haklar sözleşmesindeki durumun aksine zayıftır. Bunun sebebi ise sosyal ekonomik kültürel hakları tanımlayan sözleşmelerde devletlerin bu hakları aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmekle sorumlu tutulmalarıdır. Bu göreceli tanım devletin bu alanda bağımsız örgütler tarafından takip edilmesini zorunlu kılar. Tarihsel olarak sosyal haklar, klasik hakların bireylerin sosyal ve ekonomik temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı zaman geçersiz olduğu yolundaki eleştirilerin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Sermaye sınıfının mülkiyet hakkını ön plana çıkaran siyasi talepleri ile emekçiler sınıfının sosyal adalet, dolayısıyla ekonomik ve sosyal hak talepleri arasındaki gerilim insan hakları anlayışında da bir farklılaşma ve gerilimi beraberinde getirmiştir. Sosyal Haklar Derneği’nin temel amaçlarından biri de günümüzde Neoliberal poltiikalar tarafından önemsizleştirilen sosyal-ekonomik hakların en temel insan hakları arasında yer alması gerekliliğini öngören bütüncül bir bakışı yaygınlaştırmaktır. Bu nedenle SHD, “İnsan sosyal haklarıyla insandır!” sözünü tüm ülkede yaygınlaştırma gayretindedir. TEMEL TALEPLER
Bireyler, herhangi bir nedenle –örneğin engellilik, hastalık veya işsizlik, eviçi işleri, cinsiyetçi işbölümü vb.- ücretli bir işe sahip olmama durumunda bile hayatını devam ettirmek için belli bir gelir düzeyine sahip olmak zorundadır. Bu temel gelir “asgari yurttaşlık geliri”dir ve T.C. kimliği taşıyan herkesin bu “asgari yurttaşlık geliri” hakkına sahip olma hakkı en birincil sosyal hak, dolayısıyla temel insan hakkı taleplerinden biridir. Asgari yurttaşlık gelirini işsizlik sigortasından, bayramlarda verilen fitre ve zekattan ayıran şey, her yurttaş için geçerli olmasıdır (evde çalışan kadınlar, malüller, emekli geliri olmayan ancak çalışmak zorunda olan yaşlılar vb). Bu çerçevede yaratılması düşünülen sosyal haklar hareketinin temel kalkış noktası asgari yurttaşlık geliri talebi ile birlikte sosyal haklar şemsiyesi altında olan sağlık, barınma, beslenme, eğitim, sosyal güvenlik vb. hakların hem hukuki güvenceye alınması hem de ekonomik olarak uygulanabilirliklerinin sağlanması olacaktır. Sosyal Haklar Derneği’nin temel taleplerinden biri, henüz ülkemizde bulunmayan insanca yaşamaya yetecek miktarda asgari yurttaşlık geliri için mücadele etmektir. Yine kamusal ihtiyaçlar için kullanılmak üzere tahsis edilmiş bir ulusal bütçenin oluşturulması SHD’nin en öncelikli talepleri arasında yer almaktadır. Özetle eğitim, barınma, sağlık ve güvenceli çalışma ve insanca yaşama yetecek bir geçim kaynağına sahip olma hakkı olarak sıraladığımız sosyal hak talepleri şu başlıkları içerir:
—İş saatlerinin daha çok istihdam alanı açılacak şekilde ancak ücretler indirilmeksizin düşürülmesi;
—Her düzeyde parasız eğitim;
—Yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma;
—Ücretsiz ve sağlıklı konutlarda barınma;
—Ücretsiz toplu ulaşım;
—Herkesin kendi seçtiği ve girdiği bir işte çalışarak geçimini sağlama imkânına ulaşması;
—Güvenceli çalışma;
—Çalışma yaşamında sendika ve benzeri örgütlenme haklarının ilerletilmesi ve yaygınlaştırılması ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması;
—Güvenli ve sağlıklı çalışma şartları;
—Temel kullanım için yeterli miktarda ücretsiz su kullanımı hakkı;
—Temiz bir çevrede yaşama;
—Çocuk işçi çalıştırılmaması;
—Ücretsiz kadın emeğine dayalı, kadınları eve mahkum eden ev ve bakım işlerinin toplumsallaştırılması;
-Sosyal hakların ülkemizdeki mülteciler ve sığınmacılar dahil ayrım gözetmeksizin tüm ülke ahalisi için geçerli olmalıdır. MÜCADELE YÖNTEMLERİ
Bu mücadelede kullanılacak başlıca yöntemler şunlar olacaktır:
Yasaların Takibi:- Sosyal hakları ortadan kaldıran ya da zayıflatan yasal düzenlemelere karşı alternatiflerin üretilmesi ve bunlar için kamuoyu oluşturulması; Yurttaşların sahip olduğu sosyal hakları ihlal edildiğinde bu konuda yasal hakların ve hukuksal başvuru yollarının etkin bir şekilde kullanılması için çalışmalar yapılması ve bu amaçla mağdurların bilgilendirmesi;
Uygulamaların İzlenmesi: Talep edilen temel sosyal hakların maddi koşullarının gerçekleşip uygulanabilir hale gelmesi için, etkili eylemlerin hayata geçirilmesi; Sosyal hakların her düzeyde kullanımını sağlamak için bunlara ilişkin yaygın tanıtım ve bilgilendirme kampanyalarının örgütlenmesi, basılı materyaller üretilmesi, yayın çıkarılması, toplantılar gerçekleştirilmesi;
İhlallere karşı Dava Açmak ve Davayı Toplumsallaştırmak: Bireysel ve toplu sosyal hak ihlallerine karşı hukuki yollara başvurarak bu durumun önlenmesi ve doğan zararın giderilmesine yönelik öncü niteliğinde, toplumsal bilinci yükseltecek davalar açılması, dava yolu stratejisine başvurulması;
Hak Temelli Örgütler ile İşbirliği: Hak ihlalaleri ile mücadele alanında var olan diğer kitle örgütleriyle dayanışarak bir Sosyal Haklar Hareketi’nin ya da Meclisinin ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde örgütlenmesi. Hak temelli bir mücadele anlayışının toplumsal muhalefetin temel ekseni olması gerekliliğine inanan bizler, bu derneği Türkiye’de ve dünyada geliştirilmesini gerekli gördüğümüz ve umut ettiğimiz yeni mücadele alanının inşası için kurduk.. Böylesine bir mücadelenin geliştirilmesini isteyen herkesi de aramızda görmekten, bir arada mücadele etmekten onur duyacağız. Faaliyetlerimiz
SOSYAL HAK İHLALLERİ RAPORU
Hak ihlalleri raporu, 2005 yılında kurulan Sosyal Haklar Derneği (SHD) bünyesinde yer alan Hak İhlalleri İzleme Komisyonu tarafından 2006 yılından bu yana aylık olarak hazırlanmakta idi.. Rapor 2007’den bu yana 3’er aylık çeyrek dilimler halinde basılı, 2009’dan bu yana ise www.sosyalhaklar.org sitesi aracılığıyla sadece elektronik dosya olarak yayınlanmıştır.. 2009 yılı raporunun yayınlandığı 2010 yılından 2013’e kadar yıllık bir kitap olarak basılı olarak ilgililere ulaştırılmaya çalışılmıştır. 2006-2012 yıllarını kapsayan çalışma 2013 itibarıyla yeni bir formata büründürülmeye çalışılmaktadır. Bu yeni format web’den izlenebilen ve daha yaygın ve hızlı tespit yapmayı hedefleyen bir çalışma olarak yürütülmektedir. Mevcut raporlar www.sosyalhaklar.biz adresinden pdf formatında indirilebilir. Raporun hazırlanmasındaki amaç Türkiye de yaşanan sosyal hak ihlallerini sistematik olarak takip etmek, konu hakkında kamuoyunun ve ilgililerin dikkatini çekmek, farkındalık ve bilinç yaratmak olarak özetlenebilir. BARINMA VE KENT HAKKI ÇALIŞMALARI
Gezi Direnişi ile hem genel olarak toplumsal mücadeleler hem de sosyal haklar mücadelesinin ne kadar önemli bir parçası olduğu anlaşılan Kentsel mekanların kamusal savunusu SHD’nin kuruluşundan beri en temel mücadele alanlarından birisi olmuştur. SHD sağlıklı bir ortamda barınma hakkı talebini, ekolojik bir perspektif ve kentin kamusallığı anlayışlarıyla bir bütün içersinde görmektedir. Sosyal Haklar Derneği’nin “Ekonomi-Politik Kentsel Siyaset” Deklerasyonu ile yayın hayatına başlayan “Kaldırım” Bülten’i 6 sayı yayınlanmıştır. SHD’nin “ekonomi-politik kentsel siyaset” önerisi söz konusu bu eğilimleri engellemeyi, yavaşlatmayı ve -başka alanlardaki politikalarla bir¬likte- durdurmayı temel hedef olarak belirler. Bu doğrultuda karşı-dinamikleri mümkün kılacak sosyo-mekansal ilişki¬leri her düzeyde öncelikli görür. Kentsel politikaları aynı zamanda kır-kent ve insan doğa ilişkileri üzerindeki etkile¬riyle birlikte değerlendiren ekolojik bir perspektif ortaya koyar. Dolayısıyla “eko-sosyalist” bir mekansal ütopyayı gündeme getirir. SHD’nin “ekonomi-politik kentsel siya¬set” yaklaşımı;
-Devleti kolektif hak taleplerinin geniş¬leyen biçimde örgütleneceği ve yürütü¬leceği stratejik bir erk alanı olarak gör¬mekten vazgeçmez. Fakat bu sürecin sınıfsal ve her türlü toplumsal denetim kanallarıyla örülmesini gerekli gören bir demokrasi anlayışından hareket eder. Dolayısıyla Sivil Toplum Örgütü öncülü¬ğünde yürütülecek bir politika talebinin bir tür elitizm yaratmasının yanı sıra tek¬nik bilgi yüceltmesi ile toplumu apolitik¬leştiren bir teknik-kurgusal sürece davet ettiğini tespit eder.
-Merkeziyetçi-kurumcu bir devlet vur¬gusundan farklı olarak, kentsel/top-lumsal hak taleplerinin -genişleyen bir perspektifte olmak şartıyla- mahalli dü¬zeylerde dahi örgütlenebileceğini dü¬şünür ve yerel toplumsal örgütlenmeler yoluyla kapitalist devlet içerisinde ve ona karşı politik güç alanları açılabile¬ceğini savunur.
-Kentsel dönüşüm karşıtı mücadelele¬rin daha çok yerinden edilme/barınma hakkı meselesine ve AKP karşıtı bir si¬yasal eksene sıkışmış biçimde geliştiği görülmektedir. SHD, bu sıkışmışlığı aş¬mayı hedefler. Çünkü kentsel politikalar sadece yapılı çevre üretimine yönelik değil, aynı zamanda kentlerdeki iş, eği¬tim, sağlık, ulaşım, insan-doğa ilişkileri alanlarında yaşanan çelişkileri ve çatış¬maları da içermektedir. Kaldrım Bülteni yayınlanmış sayılarına www.sosyalhaklar.biz. Adresinden ulaşılabilir. Yeni dönemde kent çalışmalarının yeni başlığı olarak “Kent ve Hukuk” çalışması gündeme gelmiş ve oluşum süreci devam etmektedir. SOSYAL HAK DENETİMİ VE MÜDAHALE
Soma Maden Katliamında görüldüğü gibi kamunun denetim görevini yerine gatirmemesi ya da savsaklaması Türkiye’deki iş kazaları ve ölümlerinin başlıca sebebidir. SHD maden, inşaat ve kritik işkollarında başta olmak üzere ciddi risk oluşturan lokasyonlar ile hak ihlalinin yaygın ve gizlice sürdürüldüğü işyerlerini kamu adına denetlemeyi önemli bvir görev olarak görmektedir. Bu noktada Kamunun görevinin yapmasını teşvik etmek ve iş kazası, ölüm ve benzeri felaketler ile sosyal hak ihlalalerinin yaşanmasına mani olmak amacıyla SHD denetimler ve denetimler, gözlem ve izleme yapar. Bu çalışmaların sonucu kamuoyu ile paylaşılarak baskı gurubu oluşturulmaya çalışılır. Keza ülke gündeminde geniş yer tutan olayların hemen ertesinde bir araya gelerek, olay hakkında varsa arşiv belgelerinden de faydalanarak detaylı bir ön çalışma yapıp, bir basın bildirisi hazırlayarak paylaşıma açılır. Eylem yapılması gerekiyorsa hemen sosyal haklar hareketi bileşenlerine eylem çağrısı yapacak, eylemle ilgili materyalleri hazırlayıp duyurusu yapılır.
- İlgili konunun gündemden düşmemesi için fikri takip yapıp, gerekirse süreli bir kampanyalar örgütlenir. SOSYAL HUKUK ÇALIŞMALARI
Dernek bünyesinde aynı zamanda hak ihallerine uğramış kişilere hukuksal danışmanlık yapar. Bu alandaki en asgari temel eğitimleri düzenli olarak Dernek bünyesinde düzenleyecek ve el kılavuzları hazırlar. Ayrıca kamuoyunun genelini ilgilendiren bazı ihlaller ve yasalarla ilgili kamu davaları açar. Amaç tek bir dava kazanmaktan çok konunun toplumsallaştırılması ve hakların kullanımı önündeki fiili-keyfi idari bariyerlerin aşılmasıdır.
ÜMRANİYE GENÇLİK VE KADIN EVİ (TEMSİLCİLİĞİ)
Sosyal Haklar Derneği bünyesinde bir temsilcilik olarak faaliyetlerini sürdüren Ümraniye Gençlik ve Kadın Evi özellikle kadın hakları ve dayanışması merkezi gibi çalışmaktadır. Bunun yanında bulunduğu bölgede bir toplum merkezi işlevi de gören Ümraniye Gençlik ve Kadın Evi bölgedeki kentsel dönüşüm sorunları ve çocuklar ve gençlerin eğitim ve sosyalleşme sorunları konularında da faaliyetler sürdürmektedir.