Acıbadem Hukuk Bürosu

Acıbadem Hukuk Bürosu Gayrımenkul boşanma kira tahliye işçi işveren davaları icra takipleri miras veraset intikal i?

02/01/2026

Dosya alacaklısının alacağı üzerine haciz konulmuş olması halinde, üzerine haciz konulan dosyada alacaklının tasarruf yetkisi sınırlanmış olduğundan; alacaklı yahut vekilince üzerine haciz konulan dosyaya haricen tahsil, feragat ve vazgeçme taleplerinde bulunulamayacaktır. (Yargıtay 12. H.D. 2022/8458 esas, 2023/1183 karar)

28/12/2025

Birimlerin yıl sonu vezne devir işlemlerini gerçekleştirebilmeleri için 31.12.2025 günü saat 23:30 ile 02.01.2026 günü saat 12:00 arasında UYAP Avukat Portal, Vatandaş Portal ve Kurum Portal üzerinden Dava/Takip/MTS açılışı ile harç ve masraf yatırma işlemleri yapılamayacağı bildirilmiştir. TBB

T.C. YARGITAY13. HUKUK DAİRESİE. 2017/1014 K. 2020/4488 T. 10.6.2020• MENFİ TESPİT DAVASI ( Mahkemece Mail Yazışmaları v...
29/09/2025

T.C. YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ

E. 2017/1014 K. 2020/4488 T. 10.6.2020

• MENFİ TESPİT DAVASI ( Mahkemece Mail Yazışmaları ve Davacı Tarafından Yapılan Ödemeler Değerlendirilerek Davacının Borçlu Olup Olmadığına Karar Verilmesi Gerekirken Eksik İnceleme İle Davanın Reddine Karar Verilmesinin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğu )

• E-MAİL YAZIŞMALARININ DELİL NİTELİĞİ ( Belge Olarak Kabul Edildiği - Mahkemece Mail Yazışmaları ve Davacı Tarafından Yapılan Ödemeler Değerlendirilerek Davacının Borçlu Olup Olmadığına Karar Verilmesi Gerektiği )

• BELGE NİTELİĞİ ( Uyuşmazlık Konusu Vakıaları İspata Elverişli Yazılı veya Basılı Metin Senet Çizim Plan Kroki Fotoğraf Film Görüntü veya Ses Kaydı Gibi Veriler İle Elektronik Ortamdaki Veriler ve Bunlara Benzer Bilgi Taşıyıcılarının Belge Olduğu - Mail Yazışmalarının da Belge Olarak Kabul Edilmesi Gerektiği )

6100/m.199

ÖZET : Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı tespiti ile vekalet ücreti hesaplanmıştır. Oysa davalı avukat tarafından davacıya gönderilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. HMK'nun 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen dosyada asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı asıl davada, davalının hakkında başlattığı ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı takip dosyasıyla, ... 15. İş Mahkemesi'nin 2009/867 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, ancak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının 05/05/2009 tarihli vekaletnameyle vekil tayin edildiğini, 08/10/2009 tarihli azilnameyle görülen luzüm sebebiyle azledildiğini, SGK tarafından davacı hakkında tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali ile davacının SGK'ya borçlu olmadığının tespiti amacıyla davalının ... 15.İş Mahkemesi'nin 2009/867 Esas sayılı davasını açtığını, ancak davalının söz konusu davanın ilk duruşmasına dahi girmeden azledildiğini, talep edilen avukatlık ücretinin fahiş olduğunu, davalının talimatı üzerine belirlediği kişilere avukatlık ücreti olarak bir kısım ödemenin yapıldığını, bu hususun taraflar arasındaki yazışmalarla sabit olduğunu, dolayısıyla yapılan ödemeler nedeniyle de bir borcu bulunmadığını, ... 12. İcra Müdürlüğünün 2009/16466 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiş, birleşen davada ise; davalının başlattığı ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/218 Esas sayılı takip dosyasıyla ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/112 Esas sayılı dosyasındaki vekaletten azil nedeniyle avukatlık ücreti talep ettiğini, adı geçen dosyaya şirket adına ihbar olunan sıfatıyla müdahil olması sebebiyle davalı tarafın vekaletname sunduğunu, ancak herhangi bir yazılı beyanda bulunmadığı gibi bu dosyanın herhangi bir duruşmasında da yer almadığını ileri sürerek; takip dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/218 E takip sayılı dosyadan dolayı 37.071,00 TL'den sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1- )Birleşen davaya yönelik tarafların temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre dtarafların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- )Asıl davaya yönelik davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, davalı avukat tarafından vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultsunda sonuca gidilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda; taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığı tespiti ile vekalet ücreti hesaplanmıştır. Oysa davalı avukat tarafından davacıya gönderilen 2.9.2009 tarihli mail yazışmasında; SHK'ya açılacak dava ile ilgili döküm yapılarak, masraf olarak 5.800,00 TL, 2.000,00 TL bilirkişiden alınan bilgilendirme ücreti ve bakiye 8.000,00 TL vekalet ücretinin kaldığı belirtilerek bu ücretin ödenmesi istenmiş, parantez içerisinde kalan bakiye açıklanırken 10.000,00 TL olan rakamdan itiraz dilekçesi yazılmasının sonrasında 2.000,00 TL ödendiği açıklaması bulunmakta olup, mahkemece belirtilen mail yazışmasının değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. HMK'nun 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” yazılıdır. Bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edilmiştir. O halde, mahkemece mail yazışmaları ve davacı tarafından yapılan ödemeler değerlendirilerek davacının borçlu olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle tarafların birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.898,32 TL. kalan harcın temyiz eden davalıdan, 25,20 TL. kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, HUMK'nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

ADLİ TATİL HATIRLATMASIAdli tatil (çalısmaya ara verme); 6100 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102., 5271 sayılı Ceza...
01/09/2025

ADLİ TATİL HATIRLATMASI
Adli tatil (çalısmaya ara verme);
6100 saylı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 102., 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 331. ve 2577 savılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 61. maddelerinde düzenlendiği üzere, 20 Temmuz 2025 tarihinde başlamış olup yeni adli yılın başlangıcı olan 1 Eylül 2025(bugün) itibariyle sona ermiştir. Bu kapsamda adli tatile tabi olan işlerde kanunların tayin ettiği sürelerin bitimi adli tatile (20 Temmuz-31 Ağustos) rastlamışsa bu süreler adli tatilin bittiği günden itibaren;
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca 1 hafta, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca 7 gün,
Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca 3 gün uzamış saylmaktadır. Adli tatilde görülecek iş ve davalar için ise ilgili kanunlarda öngörülen süreler aynı şekilde işleyecektir.
Önemle hatırlatırız.

25/07/2025

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
2017/1343 E.,2017/2693 K.T. 28.02.2017
Mahkemesi: Aile Mahkemesi
KONU: Katılma Alacağı

ÖZET: Evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşünceyle, ortak yaşamı ve geleceği güvence altına almak amacıyla, beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmaları bağış olarak değerlendirilemez.
Eşler arasında dayanışma, güven ve sadakat esastır. Gelecekte aile üyelerinin yararlanacakları beklentisiyle birlikte malvarlığı edinme çabaları, eşlerden birinin sebepsiz zenginleşmesiyle sonuçlanmamalıdır.

KARAR: Davacı vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen devre mülk nedeniyle 5.000,00 TL alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, devre mülkün davacı tarafından alınarak davalı adına tescil edilmesinin gizli bağış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 285.maddesine göre bağış (hibe), bağışlayanın sağlar arası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak kazandırma yapması olarak tanımlanmıştır. Öğretide ise, bağışlayanın bir karşılık (ivaz) almaksızın, bağışlananın malvarlığında bir artış sağlamak, zenginleştirmek amacıyla malvarlığından belirli değerleri ona vermesi olarak tarif edilmiştir. Her somut olayın özelliklerine göre, bağış iradesi açıkça ortaya konulabileceği gibi gizli (örtülü) şekilde de yapılabilir. Bu nedenledir ki, bir kısım kazandırmalar, bağışa benzese de kazandırmanın salt bağışlama amacıyla yapılmaması nedeniyle bağışlama olarak nitelendirilemez. Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz (TBK m. 285/3). Evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşünceyle, ortak yaşamı ve geleceği güvence altına almak amacıyla, beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmaları bağış olarak değerlendirilemez. Eşler arasında dayanışma, güven ve sadakat esastır. Gelecekte aile üyelerinin yararlanacakları beklentisiyle birlikte malvarlığı edinme çabaları, eşlerden birinin sebepsiz zenginleşmesiyle sonuçlanmamalıdır. Bu açıklamalar nedeniyle, devredene ağır yükümlülük getiren kazandırmanın bağış olarak değerlendirilmesi için, bağış amacını taşıyan davranış ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde olması gerekir. Bağışlamanın yukarıda açıklanan öğeleri gözetildiğinde, bir eşin diğer eşe ait bir malvarlığına yaptığı her katkının ya da kazandırmanın bağışlama olmayacağı kabul edilmektedir. Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;

Dairemizin uygulamalarına göre, duraksamaya yer vermeyecek şekilde bağış iradesinin ortaya koyacak beyan ve davranış yoksa salt davacı tarafından bedeli ödenerek taşınmazın davalı adına tescil edilmesi işlemi tek başına bağış olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Bu itibarla eldeki davada dava dilekçesindeki beyanların bağış iradesini gösterir nitelik taşımadığı, esasen beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, taşınmazın davalı eş adına tescil edildiği anlaşılmakla, talep uyarınca iddia ve savunma çerçevesinde mal rejiminin tasfiyesi hakkında karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde 2774 ve 2751 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Address

Sarayardı Cd
Istanbul
34718

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 10:00 - 15:00

Telephone

+902163475020

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Acıbadem Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Acıbadem Hukuk Bürosu:

Share