14/08/2026
Üvey annem, ölen annemin mezuniyet gecesinde giymeyi planladığım elbisesini mahvetti ama babamın ona unutamayacağı bir ders vereceğini hiç hesaba katmamıştı.
17 yaşındayım ve lise yıllarımın en önemli gecesi sonunda geldi: Mezuniyet balon.
Hayatım boyunca hep annemin kendi mezuniyetinde giydiği o elbiseyi giymenin hayalini kurmuştum.
Ancak ben 12 yaşındayken kanser onu bizden aldı. O elbise ise benim hayata tutunma dalım oldu.
Yıllar sonra babam yeniden evlendi. Yeni karısı Selin, sadece dış görünüşe ve gösterişe önem veren biriydi.
Annemin eşyalarını "çöp" diyerek kapı dışarı etti; yerlerine pahalı mobilyalar ve parıltılı dekorlar koydu.
Mezuniyetten bir gün önce, aynanın karşısında annemin elbisesini deniyordum.
Selin dudak bükerek şöyle dedi:
"BU PAÇAVRAYI GİYEMEZSİN! Ailemizi rezil edeceksin. Benim seçtiğim, BİNLERCE LİRA ödediğim tasarım elbiseyi giyeceksin!"
Ama ben geri adım atmadım.
"Bu elbise benim için çok özel. Bunu giyeceğim."
Mezuniyet gecesi hazırlanmak için odama gittiğimde elbise kılıfının fermuarını açtım ve donakaldım.
Elbisem mahvolmuştu. Dikişleri sökülmüş, saten kumaşı üzerine bilerek kahve dökülmüş gibi lekelenmişti.
Aniden Selin kapıda belirdi, yüzünde bir gülümseme vardı.
"Aa, bulmuşsun!"
"Bunu sen mi yaptın? Bu annemin elbisesiydi..." diye hıçkırdım, gözyaşlarımı zor tutuyordum.
"ARTIK ANNEN BENİM! YETER! Bu elbiseyi çoktan çöpe atmalıydın zaten!"
Gözlerim yaşlarla dolarken neredeyse oracığa yığılacaktım.
Fakat sadece birkaç saat sonra, BABAMIN SELİN’İ YAPTIĞINA PİŞMAN EDECEĞİNDEN henüz haberim yoktu.
(DE.VAMI İLK YO.RUMDA)