Tarih Vakfı

Tarih Vakfı Tarih Vakfı, Türkiye'de tarih bilincini geliştirip yaygınlaştırmayı amaçlayan ve kamu yararı için çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

1991 - 2004 döneminde kullanılan tam adıyla Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı, başta tarihçiler ve toplumbilimciler olmak üzere, çeşitli meslek ve çevrelerden aydınlarımızın ortak bir girişimidir. Vakıf Girişim Kurulu'nun çağrısıyla bir araya gelen 264 aydın tarafından Eylül 1991'de kurulmuştur. Tarih Vakfı, kuruluş süreci ve yapısı bakımından ülkemizdeki vakıfların büyük çoğunluğundan far

klılık göstermektedir. Vakfın arkasında varlıklı bir aile, bir sermaye grubu ya da parti yoktur. Vakıf, devletten tümüyle bağımsız bir sivil toplum kuruluşudur. Kuruluş sermayesi, kurucularının küçük çaplı katkılarıyla oluşmuştur. Bugün de proje ve yayın gelirlerinin dışında, üyelerinin ve tarih dostlarının özverili katkıları, Tarih Vakfı'nın temel dayanağı olmaya devam etmektedir.

Sevgili Okurlar,Geleneksel tarihyazım(lar)ında imparatorluklar uzun süre kendi içine kapalı, kendinden menkul bir ihtişa...
02/09/2026

Sevgili Okurlar,

Geleneksel tarihyazım(lar)ında imparatorluklar uzun süre kendi içine kapalı, kendinden menkul bir ihtişamın taşıyıcısı ve keskin karşıtlıklarla ayrışmış yapılar olarak kurgulandı. Oysa son yıllardaki teorik ve metodolojik kırılma; sınırların geçirgenliğini, fikirlerin ve metaların dolaşımını merkeze alan ilişkisel bir tarihyazımını öne çıkarıyor. İmparatorlukları esnek etkileşim ağları olarak yeniden düşündüren bu yaklaşım, Osmanlı ve İran dünyalarının ortak zeminini görünür kılıyor. Bu sayıda yer alan dosyamız, Osmanlı-İran dünyasını farklı temalar, özgün arşiv kaynakları ve disiplinlerarası okumalarla "insanlar, metalar ve fikirler" ekseninde ele alan yedi nitelikli çalışmayı siz değerli okurlarımızla buluşturuyor.
İlk olarak Vural Genç ve Kioumars Ghereghlou, Osmanlı ve Safevi kaynaklarını çapraz bir okumaya tabi tutarak Anadolu’daki Safevi halifelerinin sanılanın aksine son derece kurumsal ve örgütlü bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor; böylece savaş alanlarının ötesine geçen sınır aşan bağlılık ağlarına dikkat çekiyorlar. Ayşe Baltacıoğlu-Brammer, 16. yüzyıl sonlarında Anadolu’da ortaya çıkan Düzmece Şah İsmail Vakaları’nı münferit olaylar olmaktan çıkarıp iki imparatorluğun ortak toplumsal ve sosyoekonomik krizlerini yansıtan çok boyutlu birer mercek olarak yeniden okuyor. Maddi kültür ve diplomasi ekseninde Sinem Arcak Casale, Osmanlı ve Safevi sarayları arasındaki diplomatik hediyeleşme pratiklerini inceliyor; hediyelerin sembolik meşruiyet ve rekabet araçlarından zaman içinde ticari metalar dünyasına nasıl evrildiğini görünür kılıyor. Habib Saçmalı ise Osmanlı-Safevi ilişkilerini yalnızca mezhepsel çatışmaya indirgeyen yaygın kabulü sarsarak, özellikle 1639 ve 1722 sonrası dönemde Osmanlıların Safevi hanedanını koruma politikalarının ardındaki stratejik mantığı tartışıyor. C. Akça Ataç, 18. yüzyıl İngiliz tarihyazımında Antik Pers İmparatorluğu’nun Osmanlı’yı anlamlandırmak için kullanılan bir “meta anlatı” işlevi gördüğünü ortaya koyarak siyasal tahayyül ile antik geçmiş arasındaki bağı sorguluyor. Burcu Kurt, 20. yüzyıl başında Osmanlı, Kaçar ve İngiliz güçleri arasında denge siyaseti güden Muhammara Hâkimi Şeyh Hazal’ın hikâyesi üzerinden imparatorluk siyasetinin dinamiklerini çözümlüyor. Dosyayı tamamlayan Serpil Atamaz ise Osmanlı ve İran Meşrutiyet Devrimlerini karşılaştırmalı bir perspektifle ele alarak kadınların anayasal hareketlerdeki, eğitim ve örgütlenmedeki belirleyici ama göz ardı edilmiş rollerini gün yüzüne çıkarıyor. Osmanlı ve İran tarihlerini kesişen ve birbirini tamamlayan süreçler olarak düşünmenin, alandaki ilişkisel tarihyazımı tartışmalarına güçlü bir katkı sunmasını diliyoruz.
“Dünya Tarihi: Yeni Sorular, Yeni Ufuklar” yazı dizimizin bu ayki durağında Duygu Yıldırım, doğa felsefesinden nadire kabinelerine, mekânsal dönüşümlerden feminist tarihyazımına uzanan geniş bir külliyatla, bilimi tek hatlı bir “devrim” veya insan-doğa tahakkümünden ibaret gören kalıpları sorguluyor. Çevre tarihi ekseninde bu teorik çerçeveyle katmanlaşan diğer iki çalışmamız ise ekolojik ve toplumsal dönüşümleri mikro ölçekte somutlaştırıyor. Erhan Kılıç, Yeşilyurt Kooperatifi’nin Akçasaz’daki faaliyetleri üzerinden bir sulak alanın tarım arazisine dönüşümünü kamu sağlığı, toprak rejimi ve hukuk kesişiminde inceliyor. Cumhuriyet’in ilk kadın zoologlarından ve milli sporcu Bahtiye Mursaloğlu’nun yaşam öyküsünü ele alan diğer çalışmada ise Nurullah Kırkpınar, erken Cumhuriyet dönemi bilim, çevre ve spor politikalarının bireysel bir kariyerdeki izlerini sürerek kurumsal dönüşümle insan faktörünün kesişimini görünür kılıyor.
Bu sayıda yer alan diğer iki çalışma ise 20. yüzyıl başı Anadolusu’na mikro tarih merceğinden odaklanarak II. Meşrutiyet eşiğindeki toplumsal ve mekânsal dinamikleri görünür kılıyor. Taylan Esin, 1907-1908 yıllarında Ankara’da yaşanan kentsel müdahaleleri ve arkasındaki saikleri, şikâyet dilekçeleri ve dönemin valisinin anıları üzerinden izleyerek yerel aktörler ile mekân arasındaki ilişkinin izini sürüyor. Burak Yüksel ise Adana’ya odaklanarak 1909 pogromunun hemen öncesinde, İtidal gazetesinin tanıklığında II. Meşrutiyet’in ilanıyla yeşeren toplumsal kaynaşma atmosferine mercek tutuyor.
Son olarak Alper Açık, modern psikolojinin kökenlerine dair yerleşik kabulleri sarsan ve bilimsel deneylerin toplumsal koşullarla nasıl şekillendiğini gösteren Kurt Danziger’in niceliksel ezberleri bozan yaklaşımına odaklanıyor ve çoğulcu bir psikoloji imkânına işaret ederek bu önemli bilim insanını selamlıyor. Ne var ki dergimiz baskıya girmek üzereyken Danziger’in vefat haberini derin bir üzüntüyle öğrendik. Kendisini saygıyla anıyoruz.
Bitirirken, dergimizin ilk yayın yönetmeni, Türkiye’de eleştirel tarihin öncü isimlerinden sevgili hocamız Prof. Dr. Mete Tunçay’ı vefatının sene-i devriyesinde saygı ve özlemle anıyoruz. Bu vesileyle, ilk günden bu yana Toplumsal Tarih’e emek vermiş herkese ve her sayıda bizi yalnız bırakmayan okurlarımıza selam olsun. Bu ay aramıza katılan iki gönüllümüz, Buse Büyükkeskin ve Fatma Elcan, hoş geldiler; ekibimize güç verdiler. Birlikte öğrenmeye, üretmeye ve büyümeye devam etmek dileğiyle...
Elif Kevser Özer

Eylül sayımızı web sitemizden (https://tarihvakfi.org.tr/product-category/dergi/) ve dijital platformlardan temin edebilirsiniz. Keyifli okumalar!

Tarih Vakfı’nın kurucu mütevellilerinden, gazeteci-yazar ve araştırmacı Şükran Soner’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz....
01/09/2026

Tarih Vakfı’nın kurucu mütevellilerinden, gazeteci-yazar ve araştırmacı Şükran Soner’i kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Gazetecilik yaşamı boyunca emek, eğitim, demokrasi ve insan hakları mücadelesine toplumsal mücadelelerin sesini duyuran Şükran Soner; Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın ilk kadın genel başkanı olmasının yanı sıra; İnsan Hakları Derneği, Ada Dostları Derneği gibi sivil toplum örgütlerinin kuruluş ve çalışmalarında da çeşitli sorumluluklar üstlenmiştir.

Gazeteciliği, mücadelesi ve tanıklıklarıyla hafızamızda yaşamaya devam edecek.

Ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

🎉 İndirim kampanyamız  Eylül'de de devam ediyor!1–10 Eylül tarihleri arasında:📖 Tüm kitaplarda %45 indirim📰 Toplumsal Ta...
01/09/2026

🎉 İndirim kampanyamız Eylül'de de devam ediyor!

1–10 Eylül tarihleri arasında:

📖 Tüm kitaplarda %45 indirim
📰 Toplumsal Tarih dergisinin Mayıs 2025 öncesi sayıları ve İstanbul dergilerinde %45 indirim
✨ Seçili kitaplarda ise %70 indirim

Yayınlara Vakıf binamızdan ya da www.tarihvakfi.org.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

📚 Tarih Vakfı’nda Yaz İndirimi!17 – 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Tarih Vakfı Yurt Yayınları kitaplarında, Toplumsa...
17/08/2026

📚 Tarih Vakfı’nda Yaz İndirimi!

17 – 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Tarih Vakfı Yurt Yayınları kitaplarında, Toplumsal Tarih dergisinin Mayıs 2025 ve önceki sayıları ile İstanbul dergilerinde %45 indirim fırsatı!
Üstelik seçili Tarih Vakfı Yurt Yayınları kitaplarında %70’e varan indirim sizi bekliyor. 🎉
Kitap ve dergilere www.tarihvakfi.org.tr üzerinden veya Tarih Vakfı binasından ulaşabilirsiniz.

Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan Çıkan Yeni Kitaplarımız Siz Değerli Okuyucularımızla Buluşmaya Hazır!OSMANLI’DA KAPİTALİ...
13/08/2026

Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan Çıkan Yeni Kitaplarımız Siz Değerli Okuyucularımızla Buluşmaya Hazır!

OSMANLI’DA KAPİTALİZMİN KÖKENLERİ

Cenk Reyhan, bu kitapta, Osmanlı'da kapitalizmin kökenlerini, şarkiyatçı olmayan alternatif bir tarihsel-sosyolojik yaklaşım modeli içinde inceliyor. Bu doğrultuda, Osmanlı toplum yapısı ve kapitalizm ilişkisi söz konusu olduğunda en çok benimsenen Weber'ci ve Wallerstein'cı yaklaşım modellerinin eleştirel bir değerlendirmesini sunuyor. Bunun yanı sıra, Bursa'nın 18. yüzyılın ikinci yarısına ait Şeriyye Sicilleri'ndeki özellikle para vakfı ve tereke kayıtlarını kullanarak, okuyucuya, kendi özgün tarihi gelişimi içinde incelendiğinde Osmanlı'da son derece canlı bir sosyo-ekonomik ve kültürel tarihi sürecin var olduğunu gösteriyor.

Sipariş için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz:

https://tarihvakfi.org.tr/urun/osmanlida-kapitalizmin-kokenleri/

Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan Çıkan Yeni Kitaplarımız Siz Değerli Okuyucularımızla Buluşmaya Hazır!AHMED RIZA: BİR JÖN...
13/08/2026

Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan Çıkan Yeni Kitaplarımız Siz Değerli Okuyucularımızla Buluşmaya Hazır!

AHMED RIZA: BİR JÖN TÜRK LİDERİNİN SİYASİ-ENTELEKTÜEL PORTRESİ
On dokuzuncu yüzyılın meşrutiyetçi hareketlerinin önde gelen isimle­ri arasında diğerlerinden belirgin şekilde ayrılan bir isim vardır: Namık Kemal’den 18 yaş küçük, Enver Paşa’dan 23 yaş büyük olan bu isim, Yeni Osmanlılar ve İttihatçılar arasındaki Jön Türk kuşağının en önemli men­suplarından biri olan Ahmed Rıza’dır.

Yeni Osmanlıların siyasal tasarılarının sonraki kuşaktaki taşıyıcısı olan Jön Türk hareketinin birçok bakımdan baş ideoloğu olması ve mutla­kiyetçi II. Abdülhamid idaresine karşı verdiği uzun soluklu mücadele, yaşamı boyunca adıyla birlikte anılacak büyük bir saygınlık ve ünü de beraberinde getirmiştir. I. Jön Türk Kongresi’nde iki ana gruptan birinin lideri pozisyonundadır. Meşrutiyet’in ilanından sonra ise yapılan tören­lerde “hürriyetçilerin babası” olarak karşılanır. Hayatının belirli dönem­lerinde görüş ayrılıkları nedeniyle geri çekilen ya da yer yer siyaseten etkisiz bırakılan Ahmed Rıza’nın yaşamı meşrutiyet hareketinin erken ve geç dönemlerinden izler taşıması açısından da önemlidir.

Erdem Sönmez’in elinizdeki çalışması, son yıllarda farklı bakış açıların­dan kaynaklanan eleştirilere de maruz bırakılan Ahmed Rıza’yı hayatı ve düşüncelerinden yola çıkarak ele alırken, çoğu tek yönlü olan bu eleş­tirilere yönelik farklı bir tarihsel bağlam ve bakış açısı öneriyor.

Sipariş için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz:

https://tarihvakfi.org.tr/urun/ahmed-riza-bir-jon-turk-liderinin-siyasi-entelektuel-portresi-2/

Dijital Dönüşüm Lideri Arıyoruz!1991 yılında kurulan Tarih Vakfı, bugüne kadar yüzlerce projeye, sergiye, kongreye, konf...
13/08/2026

Dijital Dönüşüm Lideri Arıyoruz!

1991 yılında kurulan Tarih Vakfı, bugüne kadar yüzlerce projeye, sergiye, kongreye, konferansa ve söyleşiye imza atmış; Türkiye’nin 30 yılı aşkın süredir kesintisiz yayımlanan tek tarih dergisi Toplumsal Tarih Dergisi ile alanında güçlü bir referans noktası olmuştur.

Zengin arşivi, 600’ü aşkın yayını ve geniş “Tarih Dostu” kitlesiyle Vakıf, şimdi dijital dünyadaki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Bu doğrultuda tüm dijital yayıncılık faaliyetlerimize liderlik edecek Dijital Dönüşüm Lideri arıyoruz.

Ekibimize katılmak için bağlantıya tıklayın ve Linkedln üzerinden başvurunuzu tamamlayın.

https://www.linkedin.com/jobs/view/4452417835

📢 Tarih Vakfı gönüllülerini arıyor!Arşiv ve kütüphanemizde yürüttüğümüz çalışmalara katkı sunacak gönüllülerimizi bekliy...
07/08/2026

📢 Tarih Vakfı gönüllülerini arıyor!

Arşiv ve kütüphanemizde yürüttüğümüz çalışmalara katkı sunacak gönüllülerimizi bekliyoruz.

Kendinizi ve ilgili deneyimlerinizi kısaca tanıtan, katkı sunmak istediğiniz alanı belirten bir yazıyla başvurunuzu iletebilirsiniz.
Çalışmalar İstanbul Eminönü binamızda yürütülecektir.

Toplumsal Tarih’in Ağustos 2026 sayısında, Toplumsal Tarih ile Arşivde: Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi arasında sev...
05/08/2026

Toplumsal Tarih’in Ağustos 2026 sayısında, Toplumsal Tarih ile Arşivde: Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi arasında sevgili Özge Ertem’in desteğiyle güçlenen kurumsal ve entelektüel işbirliğinin bir ürünü olan “Kadın Tarihi Yazımında Arşiv ve Hafıza” dosyamızla karşınızdayız.

Bu sayımızda, literatürde henüz sınırlı yer bulan kadın tarihi ve feminist arşivcilik araştırmalarına odaklanan Arşivde: Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi’ni konuk ediyor; kadın arşivleri üzerine sürdürülen tartışmalara Toplumsal Tarih aracılığıyla bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Umuyoruz ki bu dosya, kadın arşivlerinin tarihi ve epistemolojisi üzerine yürütülecek yeni çalışmalara, araştırmacılar ile kurumlar arasındaki dayanışmaya ve gelecekteki işbirliklerine ilham olur.

Dosyamızın ilk yazısında Selvi Başak Öztürk, “Kadın Merkezli Arşivcilik Üzerine Bir Yayın Çizgisinin İnşası: Arşivde Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Dergisi” incelemesinde Türkçe literatürdeki kuramsal ve kurumsal boşluğun derginin temel motivasyonu olduğunu vurguluyor. E. Vildan Türkan ise “Eksik Hayatlar: Kadın Biyografilerinde Arşiv ve Hafıza” başlıklı çalışmasında, erkek egemen kanonun gölgesinde kalan kadınların izini sürerken dergi kenarlarındaki imzalar veya aile albümlerindeki fotoğraflar gibi dağınık parçaların bütünlüklü bir anlatı oluşturmadaki imkânlarını tartışıyor. Nurie Muratova ise “Mefkûre Mollova ve Hayrie Memova-Suleymanova: Yok Edilmiş Arşivlerden Susturulmuş Yaşamları Gün Yüzüne Çıkarmak” makalesiyle Türkan’ın teorik düzeyde tartıştığı bu arşivsel imkânı ampirik bir düzlemde hayata geçiriyor. Resmi arşivlerden izleri silinen Bulgaristanlı Türk kadın entelektüellerin yaşamlarını gizli servis kayıtları, sözlü tarih ve dağınık belgeler üzerinden eleştirel bir okumayla yeniden inşa ederek, bu tür saçılmış izlerle arşivsel sessizliklerin nasıl aşılabileceğini somut bir emsalle gösteriyor. Yonca Güneş Yücel, “Dijital İzler, Kayıplar ve Feminist Arşivcilik: Hashtagleri Nasıl Okumalı?” başlıklı yazısında, Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'nın Hashtag Belleği koleksiyonundan hareketle dijital nesnelerin feminist arşivcilikteki yerini inceliyor ve bu koleksiyonun kadın hareketinin ürettiği dinamik hafızayı koruyarak tarihsel bilginin bir parçası kılma işlevine dikkat çekiyor. Dosyamızın son yazısında Aslı Davaz, “Kadın Konulu Bibliyografyalar: Müjgan Cunbur, Neriman Duranoğlu ve Munise Aren'in Öncü Çalışmaları” başlıklı makalesinde, klasik bibliyografya ile feminist bibliyografya arasındaki niteliksel farkları ortaya koyarak Türkiye’de kadın merkezli bibliyografya çalışmalarının tarihini 1955 yılına kadar takip ediyor.

Dosya kapsamındaki bu tartışmaları edebiyat tarihi kulvarında derinleştiren dosya dışı ilk katkı Olcay Akyıldız ve Bilge Ulusman’dan geliyor. Akyıldız ve Ulusman, feminist arşivcilik ile feminist edebiyat tarihçiliğini aynı epistemolojik müdahalenin iki farklı yüzü olarak konumlandırıyor. Kadın yazını arşivlerinin yalnızca bilgi dağarcığını genişletmekle kalmayıp edebiyat tarihinin sorularını, yöntemlerini ve kabul görmüş varsayımlarını yeniden dönüştüren eleştirel birer bilgi üretim alanı olduğunu savunuyor.

Seza Sinanlar Uslu, 1923 tarihli bir tanıklık metninden yola çıkarak, ajan olduğu şüphesiyle İstanbul’dan Sivastopol ve Moskova’ya sürgün edilen sıra dışı kadın yazar Odette Keun’ün izini sürüyor. Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’ndeki nadir eserlerden resmi arşiv taramalarına uzanan bu çalışma, kadın tarihine dair araştırmaların son bulmayan, aksine yeni sorulara açılan davetkâr yapısını hatırlatıyor.

Carlo Ginzburg’un mikro-tarih yaklaşımına selam duran bir diğer dosya dışı çalışmada Mustafa Mesut Özekmekçi ve Eralp Yaşar Azap, Topkapı Sarayı’nın “görünmeyen” insan unsuruna odaklanıyor. 19. yüzyıl Osmanlı saray dünyasını büyük siyasi kırılmaların gölgesinde devingen bir beşeri ekosistem olarak ele alan yazarlar, nüfus defterlerinden hareketle saray hizmetlilerinin sosyo-demografik haritasını mercek altına alıyorlar.

“Dünya Tarihi: Yeni Sorular, Yeni Ufuklar” yazı dizimiz kapsamında bu ay Doğan Çetinkaya “1789 Fransız Devrimi Bir Burjuva Devrimi miydi?” başlıklı çalışmasıyla klasik tarihyazımının yerleşik paradigmalarından biri olan "burjuva devrimi" kavramını eleştirel bir süzgeçten geçiriyor. Güncel ampirik birikim ve kapitalizme geçiş tartışmaları ışığında Çetinkaya; 1789’u ve Devrimler Çağı’nı burjuvazinin anlatısı üzerinden değil, ezilenlerin dönüştürücü tarihsel gücü üzerinden okumayı öneren metodolojik bir çağrı sunuyor. Bu makaleyi tamamlayıcı bir yayın olarak, Doğan Çetinkaya ve Foti Benlisoy’un hazırladığı Apaçık Radyo’daki Tarihin Hikâyesi programının, yazı dizisi editörümüz Ömer Turan’ın konuk olduğu, 22 Temmuz 2026 tarihli “Kapitalizmin Kökeni: Tarih, Teori ve Tartışmalar” başlıklı bölümünü dinlemenizi öneriyorum.

Sayımızı kıymetli Salih Özbaran Hocamızın, erken modern dönem Avrupa matbuatı ve Osmanlı imgesi üzerine odaklanan yazısıyla tamamlıyoruz. 16. yüzyıl boyunca Akdeniz ve Balkanlar’daki Osmanlı-Habsburg karşılaşmalarının Avrupa basınındaki akisleriyle biçimlenen İngiliz kamuoyundaki "Türk" algısını ve Richard Knolles’un bu alandaki sentezini inceleyen hocamız, tarihçinin metodolojik sorumluluğuna dair çok kıymetli bir uyarıyla yazısını bitiriyor: Tarihi siyasal amaçlarla ve tek yanlı kullananlar kendi mesleklerine kötülük etmektedirler; tarihçinin temel görevi, kendi çağının getirdiği önyargıları ve sınırları aşabilmektir.

Keyifli okumalar diliyorum.

Matbu dergi için: https://tarihvakfi.org.tr/urun/toplumsal-tarih-392/

E-dergi için: https://play.google.com/store/books/details/Kolektif_Toplumsal_Tarih_Say%C4%B1_392?id=eIL9EQAAQBAJ&hl=tr

Address

Sarıdemir Mah. Ragıp Gümüşpala Caddesi No:10
Istanbul
34134

Opening Hours

Monday 09:30 - 18:00
Tuesday 09:30 - 18:00
Wednesday 09:30 - 18:00
Thursday 09:30 - 18:00
Friday 09:30 - 18:00

Telephone

+902125220202

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Tarih Vakfı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Tarih Vakfı:

Shortcuts

Share