Edep İle Aşk

Edep İle Aşk "Edebi güzel olanın, seveni de güzel olur."

05/06/2026

Dua ederken Allah'tan dilenci gibi isteyin. Siz ağa gibi istiyorsunuz! Abdulkadir Geylani

01/06/2026

Hz. Musa (as) kadına dönüp şöyle der:
“Rabbimiz takdir etmemiş. Bu kararda da mutlaka bir hayır vardır.”

Kadın üzülür ama umudunu kaybetmez.
Aradan zaman geçer. Kadın tekrar Hz. Musa’ya (as) gelir ve:
“Ey Musa (as), Rabbine bir kez daha dua et. Belki merhametiyle bana karşılık verir.” der.

Hz. Musa (as) yeniden dua eder. Allah Teâlâ buyurur:
“O kadın çocuk sahibi olmayacak. Onun hakkında takdirim böyledir.”
Kadın boynu bükük ayrılır; fakat duasını hiç bırakmaz.

Bir süre sonra kadın yeniden gelir. Kucağında bir bebek vardır.
Hz. Musa (as) şaşkınlıkla sorar:
“Bu çocuk kimin?”

Kadın tebessüm ederek:
“Benim oğlum.” der.

Hz. Musa (as) hayret eder:
“Senin çocuk sahibi olamayacağın bildirilmişti. Nasıl oldu bu?”

Kadın şöyle cevap verir:
“Rabbime yalvardım, hiç vazgeçmedim. Sürekli ‘Ya Rahîm’ diyerek O’nun merhametine sığındım. O da duamı kabul etti.”

Bunun üzerine Hz. Musa (as) tekrar Rabbine yönelir:
“Ey Rabbim, onun çocuk sahibi olmayacağını bildirmemiş miydin?”

Allah Teâlâ buyurur:
“O kadın bana sürekli dua etti, rahmetime sığındı ve kapımdan ayrılmadı. Ben de onun duasını kabul ettim.”

Umudunu kaybetme.
“Artık hiçbir şey değişmez.” deme.
“Bu hastalığın şifası yok.” deme.
“Fakirlik kaderim.” deme.
“Çıkmazdayım.” deme.

Allah’ın rahmetinden yalnızca inkâr edenler ümit keser.

Allah buyurur:
“Rahmetimden ancak kâfirler ümit keser.”
(Yusuf Suresi, 87)

“(Ey Muhammed!) Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki ben onlara çok yakınım. Bana dua edenin duasına cevap veririm.”
(Bakara Suresi, 186)

27/05/2026

Kul bittim dediği anda Rabbi yettim der. Dermanı kulda aramamak, ellerimizi hep ona açmak ve dualarda unutulmamak duasıyla

11/05/2026

Dilin değil, Ruhun tevhidi … Bir kalp düşünün Allah diyerek huzur ile yoğrulan …

09/05/2026

Kırılmak șu anlama gelir: • “Bana neden böyle davrandı?” • “Ben bunu hak etmedim.” • “Benim değerim bilinmiyor.” • “Ben daha iyiydim, daha haklıydım.” Bu düşünceler, egonun (nefsin enaniyetinin) hala ayakta olduğunu gösterir. Ego, kendini ayrı ve özel bir varlık olarak görür; bu yüzden dışarıdan gelen her “yok sayılma” veya “küçümsenme” onu sarsar. Sevilme beğenilme arzusu da tam burada devreye girer. insan, başkalarının gözünde “iyi, değerli, önemli” görünmek istedigi sürece, o gözlerdeki en ufak gölge bile kalbini kırar. Kimseyi kırmamak, gönül incitmemek, dilini ve davranışlarını kontrol etmek. Bu, nispeten “kolay”dır çünkü irade ile yapılabilir. Ama son ders içe dönüktür ve çok daha zordur: Kalbine söz geçirmek, mâruz kaldığın her türlü hakarete, eleştiriye, ihmal veya haksızlığa karşı kalbin itirazını susturabilmek. Tasavvufi derinlikte kırılmamak neyi gerektirir? Tasavvuf büyükleri buna fenâ (yok olma) mertebesini işaret eder. Ozellikle fenâ fillâh (Allah’ta yok olma): Kişi, kendi “ben”ini o kadar eritir ki, artık “ben” diye bir merkez kalmaz. Her şey O’ndan gelir, O’na döner. • Başkası seni kırdığında, aslında sen kırılmazsın; çünkü “sen” diye bir şey kalmamıştır. • Kalan sadece Hak’tır. Hak’tan gelen her şey (güzel de çirkin de) O’nun tecellisi olarak görülür. Bu yüzden kırılmamak, kibri yok etmekten öte, benlik iddiasını tamamen terk etmektir. Kibir, “ben varım, ben önemliyim” der. Kırılmak ise “ben hâlâ varım ve önemsenmek istiyorum” diye haykırırKırılmak = hâlâ sevilme ve beğenilme arzusunun canlı olması. Bu arzu azaldıkça, kalp “gönül evinin tuğlaları” gibi sağlamlaşır. Artık dışarıdan atılan taşlar içerdeki yapıyı sarsmaz.• Kırıldığında Kendini gözlemle: Kırıldığın anda hemen sor: “Burada hangi ‘ben’ incindi? Hangi beklenti kırıldı?” • Affı alışkanlık hâline getir: Sadece sözle değil, kalben. “Bunda görmem ve düzelmem gereken ne var diye sor!

08/05/2026

Ömer bin Hattab; “Birine değişme fırsatı verin, çünkü neredeyse Resulullah’ı öldürecek olan kişi şimdi onun mezarının yanında yatıyor! Halid bin Velid; “Birini geçmişiyle yargılamayın, çünkü Allah’ın dinine karşı savaşan biri, sonunda Allah’ın kılıcı olarak anılır.” Bilal bin Rabah; “Birini statüsü ve malıyla yargılamayın. Çünkü Firavun’un ayakkabıları cehennemde, Bilal bin Rabah’ın sandaletleri ise cennette duyulur.” . . .

05/05/2026

İnsan çoğu zaman rızkını kendi gücüne, kendi emeğine bağlar… Ama unutur ki aynı işi yapan iki kişiden biri bolluk yaşarken, diğeri neden darlık çeker? Aynı ürünü satan iki esnaftan biri zengin olurken, diğeri neden siftahsız dükkân kapatır? Çünkü rızık; yalnızca alın teri değil, Allah’ın ilmiyle takdir ettiği bir yazgıdır. Ankebût Sûresi 60. ayette buyurulduğu gibi: “Nice canlı vardır ki rızkını kendisi taşımaz. Onu da sizi de Allah rızıklandırır.” Bazen çok kazanmak değil, bereketle yetinmektir önemli olan… Bazen az, çoktan daha huzurludur. Asıl mesele şudur: Rızık için endişelenme. Rızkı vereni unutma. 🕌

04/05/2026

Esselamu aleyke ya Resulallah (Ey Allah'ın elçisi, selam sana olsun) ve esselamu aleyke ya Habiballah (Ey Allah'ın sevgilisi

17/02/2026

Address

Istanbul
Istanbul

Telephone

+905548653049

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Edep İle Aşk posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share