Şefkat-Der

Directions Website Contact the organization

Şefkat-Der Şefkat-Der Derneği Gönüllüsü Hayrettin Bulan'ın sorumluluğunda olan bir sayfadır.Her türl?

1. İnsanlar arasında evrensel dostluğun, dayanışmanın, yardımlaşmanın hoşgörünün, barışın,sevginin ve saygının yayılmasını sağlamak,insan haklarına yönelik her türlü faaliyetler yapmak;uluslararası,ulusal,bölgesel,yerel olarak insan hakları ihlalleriyle mücadele etmek,insan haklarının geliştirilmesine katkıda bulunmak,insan hakları raporları hazırlamak, Hükümet,TBMM,Yerel Yönetim,Sivil Toplum Kuruluşlarının İnsan Haklarına yönelik faaliyetlerine katkıda bulunmak iş birliği yapmak ,insan haklarına yönelik danışma görevi yapmak ve yaşam hakları en fazla ihlal edilerek en zor şartlarda yaşam mücadelesi vermeye çalışan evsiz, güçsüz,aç,yoksul, şiddet mağduru, cinsel kurban, töre- namus- kan davası bahanesi mağduru,anayasal haklarından mahrum bırakılmış her türlü insan hakları ihlallerine uğramış insanlarımız için sosyal, hukuksal, ekonomik, psikolojik vb. maddi ve manevi yardım faaliyetleri yapmak;bu insanlarımız için, yönetmeliğe uygun bir şekilde huzurevleri, darülacezeler, yuvalar, aşevleri, okullar, misafirhaneler, hastaneler, mesleki eğitim atölyeleri, işyerleri, kültür merkezleri,evsizler sığınakları, kadın sığınma evleri,genç kız sığınma evleri,erkek sığınma evleri,travesti sığınma evleri,fuhuş mağdurları sığınma evleri,yaşam evleri,yeni hayat evleri,şefkat evleri,şefkat yuvaları ,şefkat kapıları,rehabilitasyon merkezleri vb. açmak,açtırmak ve başta çocuklara ve kadınlara olmak üzere her türlü insan ticaretiyle mücadele etmek.

2.Kimsesiz,güçsüz,barınmasız,aç,cinsel kurban,şiddet mağduru,yoksul,töre-namus-kan davası bahenesi mağdurları vb. Korunmaya muhtaç insanlarımız için araştırma geliştirme merkezleri kurmak, bu insanlarımızın haklarını korumak, bu insanlarımızın sorunlarının çözümüne katkıda bulumak amacıyla,hükümete,yerel yönetiklere,sivil toplum kuruluşlarına örnek projeler hazırlamak ve çözüm için kamuoyu oluşturmak.

3.Sosyal, psikolojik, ekonomik vb sorunlardan dolayı telekız, hayat kadını, genel kadın,travesti, transeksüel, konsamatris,beden işçisi gibi sıfatlarla anılan problemli, çok zor durumlara düşmüş, ya da düşürülmüş zor şartlarda yaşam mücadelesi veren mazlum ve mağdur cinsel kurban insanlarımızın her türlü maddi ve manevi sorunlarıyla ilgilenmek,yeni hayat hakkı elde etmeleri için çaba göstermek, ailesi olanları ailelerine kavuşturmak, evlatlıktan reddedilenleri ailesiyle barıştırmak, psikolojik ve bedensel sorunları olanları tedavi ettirmek, vatana, millete, insanlığa faydalı hale getirmek için eğitmek uygun işler bulmak mutlu sıcak yuvalar kurmalarına yardımcı olmak

4. Maddi ve manevi imkansızlıklardan dolayı sokaklarda, inşaat altlarında, otogarlarda, köprü altlarında, yıkıntı köşelerinde, diğer açık ve kuytu alanlarda yaz kış gece gündüz demeden yaşam mücadelesi veren kimsesiz, barınmasız, güçsüz garip insanlarımızı koruma altına almak maddi ve manevi her türlü sorunuyla ilgilenmek.

5. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesindeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarında koruma altına alınan çocuklarımızın gerek bu kurumlardayken karşılaşmış oldukları sevgisizlik, ilgisizlik, dışlanma, koruyucu ailesinin olmaması, fakir olan öz ailesine dönememesi gibi gerekse bu kurumlarda yaşları dolarak ya da başka sebeplerden dolayı ayrıldıktan sonraki barınma iş eğitim ve evlilik gibi sorunlarını çözmeye çalışmak.

6. Koruma altında olmayan hırsızlık, adam yaralama, kız kaçırma, terör, mafya tetikçiliği gibi birçok suça kolayca yönlendirilebilen sahipsiz sokak çocuklarımızı vatana, millete, insanlığa faydalı hale getirmek için koruma altına almak, eğitmek, üretken hale getirmek, ailesi olanları ailelerine kavuşturmak, barınmasız çocuklar için çocuk köyüyapmak.

7. Eşi vefat etmiş, eşinden ayrılmış, eşi cezaevine girmiş ya da eşi çalışamayacak kadar hasta olan zor durumdaki kadınların, şiddete maruz kalmış kadınların ve bunların çocuklarının; ev kirası, gıda, yakacak, yiyecek, tedavi barınma eğitim ve öğretim vb. ihtiyaçlarını karşılamak, üretken hale gelmelerine yardımcı olmak, korunmaya muhtaç kadınlar ve çocuklar için yönetmeliğe uygun sosyal tesisler açmak.

8. Sokaklarda evsiz, başıboş şuursuzca dolaşan, korunmaya muhtaç, güçsüz zihinsel özürlü ve akıl hastası insanlarımızı koruma altına almak, tedavi ettirmek ve bunlar için yönetmeliğe uygun huzurevleri açmak.

9. Polis, asker vb. şehit ailelerin her türlü maddi ve manevi sorunları ile ilgilenmek (ev kirası, gıda, eğitim, moral vb.).

10. Her ne sebepten olursa olsun ıslahevlerine, cezaevlerine ve tutukevlerine girenlerin, vatana, millete, insanlığa faydalı hale getirilebilmeleri için maddi ve manevi yönden yardımcı olmak.

11. Kaybolan, kaçan ya da kaçırılan insanlarımızın ailelerine kavuşmaları için yardımcı olmak; bu kavuşmayı kolaylaştırmak için kayıpların kaybolanların barınma, gıda, eğitim ve öğretim, sağlık gibi ihtiyaçlarını karşılamak.

12.Alkol, uyuşturucu, sigara, kumar ve fuhuş gibi her türlü kötü alışkanlıkla mücadele etmek.

13. Maddi imkanları iyi olmayan acil hastaların tedavilerinde yardımcı olmak, kimsesiz, güçsüz, fakir hastalar için ücretsiz tedavi olabilecekleri sağlık merkezleri yaptırmak, ihtiyaç sahibi özürlüler için tekerlekli sandalyeler yardımcı araç ve gereçler temin etmek

14. Fakir öğrenciler için burs ayarlamak, yurtlar, sosyal tesisler açmak.

15. Eğitim ve öğretim faaliyetleri için; yurt, pansiyon, kitaplık ve okuma odası sosyal yardım faaliyetleri için; çocuk bakım yuvası, kreş ve gündüz bakımevi, huzurevi, aşocağı, sportif faaliyetler için; spor sahası, spor salonu gibi tesisleri derneklerin izinle kurulabileceği tesisler hakkındaki yönetmeliğe uygun olarak faaliyete sokmak.

16.Depremzedelere ve afetzedelere her türlü yardımda bulunmak gerektiğinde kriz merkezleri ile ve diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak.

17.Sokakta yaşayan evsiz insanlarımızı bulundukları yerlerden toplayıp temizleyip ilgili sosyal yardım merkezlerine getirmek, kamuoyu oluşturmak için araçlı gezici acil yardım ekipleri kurmak.

18.Yoksulluğun ortadan kalkması için araştırmalar yapmak, yoksulların; iş, barınma, eğitim, sağlık, gıda gibi ihtiyaçlarını karşılamak, yoksullar için geçimlerini sağlayabilecekleri işler ayarlamak, yoksullukla mücadelede gerekli olan diğer her türlü sosyal, kültürel faaliyetlerde bulunmak.

19.Evsiz, güçsüz, kimsesiz, şiddet mağduru, cinsel kurban, işsiz, korunmaya muhtaç yoksul insanlarımız için araştırma geliştirme merkezleri kurmak, bu insanlarımızın haklarını korumak, örnek projeler hazırlamak.

12/10/2026

Merhaba. Kusura bakmayın lutfen. Bir kaç acil önemli ihtiyacimiz var da acaba imkanıniza gore uygunsaniz az ck demeden bir bağış yapabilir misiniz birazdan ?
Her sey icin ck tesekkurler.
Allah razi olsun..
ŞEFKAT KAPISI KİMSESİZLERİ GÜÇ.BARİN.ZOR.KOR.DRN

TR14 0001 0001 6836 995779 5001
ŞefkatDer Whatsapp: 0537 313 47 97
0535 733 77 13

hayranlar

05/10/2026

ON YIL ÖNCE BİR AYAZ GECESİNDE…

Bu yazıyı yaklaşık 10 yıl önce, 2014 yılında Facebook'ta paylaşmıştım.

Şehrin en işlek caddelerinden birinde, çok soğuk ve ayaz bir havada; incecik bir kartonun üzerinde, altı ve elbiseleri ıslak, tir tir titreyerek sabahlayan yaşlı bir evsiz insanımızı görmüştük.

Kim bilir o gece, o yaşlı amcanın yanından kaç kişi geçti?

Lüks araçlar, kariyer sahibi insanlar, işine yetişmeye çalışanlar… Belki yüzlerce kişi onu gördü. Belki bazıları fark etmedi, bazıları fark ettiği halde yanından geçti.

O günlerde Şefkat-Der olarak İstanbul'da evsiz insanlarımıza ulaşmaya çalışıyorduk. Etkinliklerimizin ilk günleriydi. 29-30 Eylül ve Ekim 2014 döneminde, geceleri sabaha kadar sokaklarda dolaşıyor; elimizden geldiğince evsiz insanlarımıza ulaşmaya çalışıyorduk.

Çok az uyuyorduk.

Öyle zamanlar oluyordu ki ayakta yürürken bile uykuya dalıyordum. Hatta bir defasında yürürken uyku moduna geçip rüya gördüğümü bile hatırlıyorum.

Bir sabah, diğer gönüllüler ve o gece ulaştığımız evsiz insanlar kaldıkları yerlere geçmişti.

Ben de çok yorgundum.

Tam artık yürümeye dermanım kalmamışken içimden şöyle bir düşünce geçti:

“Biraz daha battaniye al. Taksiye bin. Şişli tarafındaki ana güzergâhtan ilerle. Belki otobüs duraklarında evsiz insanlar vardır. Belki birilerine ulaşırsın.”

Öyle yaptım.

Şişli-Mecidiyeköy istikametinde ilerlerken etrafa dikkatlice bakıyordum.

Bir otobüs durağında uzaktan yerde yatan birini gördüm.

Yaklaştığımda yaşlı bir dede olduğunu fark ettim.

Tir tir titriyordu.

Altında incecik bir karton vardı.

Kartonun altı da ıslaktı.

Hava buz gibiydi. Gece boyunca soğuk daha da artmıştı. Sabah güneş doğmadan hemen önceki o keskin ayazda, yürümeye bile gücü kalmamış yaşlı bir insan yerde yatıyordu.

Bir düşünün…

Şehrin en işlek caddelerinden birinde.

Etrafından insanlar geçiyor.

Araçlar geçiyor.

Hayatlar devam ediyor.

Ama bir insan, birkaç metre ötede, soğuktan titreyerek sabahlamaya çalışıyor.

Onu o gece kim bilir kaç kişi gördü?

Ve biz hâlâ sadece devleti, belediyeyi, kurumları mı suçlayacağız?

Biz çok mu masumuz?

O dönem normalde her gördüğümüz evsizi barındıracak kapasitemiz yoktu. Çorba, battaniye ve elimizden gelen diğer yardımları veriyor; bazen uyuyorlarsa üzerlerine battaniye örtüp ayrılmak zorunda kalıyorduk.

Ama bu amcamızın durumu farklıydı.

Yaşlıydı.

Çok üşümüştü.

Islak ve kirliydi.

Üstelik artık orada bırakılabilecek durumda değildi.

Yanına yaklaştım ve bir taksi çevirdim.

Taksiciye, Cihangir-Tophane taraflarında, Firuzağa'da evsiz insanlar için bir evimizin olduğunu söyledim.

“Amcayı oraya götürelim. Koltuğa battaniye sereriz, kirlenmez.” dedim.

Çünkü amcamızın hem üzeri hem de altındaki kıyafetleri kirlenmiş ve ıslanmıştı.

Güçlükle taksiye bindirdik.

Adeta hareket edecek hali yoktu.

Evsizler evimize ulaştığımızda, evde kalan diğer evsiz insanlar amcamızın ıslak ve kirli kıyafetlerini çıkardılar.

Onu banyoya götürüp tertemiz yıkadılar.

Temiz kıyafetler verdiler.

Yemeğiyle, içmesiyle ilgilendiler.

Haftalarca altına bez bağlanarak bakımını yaptılar.

Sonunda da kendisini İstanbul dışında bir huzurevine yerleştirdik.

Belki bugün bu olayı anlatmak kolay.

Ama o gece o yaşlı insanın yerde, ıslak bir kartonun üzerinde titrediğini gördüğünüzde bunun kolay olmadığını anlarsınız.

Çünkü sokaklarda yalnızca genç ve sağlıklı insanlar yok.

Yaşlılar var.

Ağır hastalar var.

Engelliler var.

Hayatları boyunca kim bilir neler yaşamış insanlar var.

Her birinin ayrı bir hikâyesi var.

Ve bugün bile bir yerlerde, yağmurun ve ayazın altında; kalbi kırılmış, yorgun, çaresiz insanlar olabilir.

Belki birileri onları görüyor.

Belki yüzlerce kişi yanlarından geçiyor.

Belki biz de bazen görüyoruz ve hayatımıza devam ediyoruz.

Oysa mesele sadece bir battaniye vermek değil.

Mesele, bir insanın sokakta yaşamaya mecbur bırakılmamasıdır.

Her ilde, ilçede, mahallede evsiz insanlarımıza ulaşabilecek çalışmalar olmalı.

Barınma çalışmaları en öne alınmalı.

Devlet kurumları yönlendirilmeli.

Bakanlıklar, valilikler, belediyeler ve kaymakamlıklar; çocuklardan yaşlılara, hastalardan engellilere kadar farklı ihtiyaçları olan evsiz insanlarımıza uygun barınma merkezleri oluşturmalı.

Mevcut dernek ve vakıflar bu alanda daha fazla çalışmalı.

Yeni gönüllü gruplar, dernekler ve vakıflar kurulmalı.

Bireysel olarak yapılabilecek yardımlar da desteklenmeli.

Çünkü bu mesele yalnızca devletin meselesi değil.

Hepimizin meselesi.

Büyük bir dayanışmaya ihtiyacımız var.

---

Bu yazıyı 10 yıl önce paylaşmıştım.

Aradan yıllar geçti.

Ama bugün geriye dönüp baktığımda, o yaşlı amcanın görüntüsünü hâlâ unutamıyorum.

Belki de bazı karşılaşmalar insanın hayatında yıllarca kalıyor.

Çünkü bazen bir insanın hayatını değiştirmek için çok büyük şeyler gerekmiyor.

Bir battaniye…

Bir taksi…

Bir kapı…

Bir sıcak duş…

Temiz bir elbise…

Bir tabak yemek…

Ve en önemlisi:

“Seni gördüm. Seni burada bırakmayacağım.” diyebilmek.

Belki dünyadaki bütün sorunları bir anda çözemeyiz.

Ama yanımızdan geçen bir insanın acısını görmezden gelmemeyi öğrenebiliriz.

Merhamet, bazen bütün büyük sözlerden önce gelir.

Hayrettin Bulan
Şefkat-Der Gönüllüsü
hayranlar

04/10/2026

Yapay zeka videoları gittikçe daha gerçekçi oluyor. Rüyada gerçek bir yaşamda gibi hissediyoruz. Zihin, beyin, bilinç denen şeye aynı rüya gibi yapay zeka videolarındaki hayat gibi bir şeyler yüklenebilir mi? Teknoloji en azından varoluşun bir benzerini ortaya çıkarıyor olabilir.

Şunu da düşünmek gerekiyor: İçinde bulunduğumuz yaşam biçiminin ve bugün bildiğimiz fizik kurallarının, varoluşun mümkün olan tek biçimi olduğunu nereden biliyoruz? Başka türlü bir yaşam, başka türlü bir gerçeklik, başka türlü zaman ve mekân ilişkileri mümkün olabilir mi? Bilmiyoruz.

Uzayda bile zaman ve koşulların bizim günlük yaşamımızdan ne kadar farklı olabildiğini görüyoruz. Einstein’ın görelilik kuramı da zamanın herkes için aynı şekilde akan, evrenden bağımsız ve mutlak bir şey olduğu düşüncesini değiştirdi. Farklı gözlemcilerin zaman ve eşzamanlılık konusunda farklı sonuçlara ulaşabilmesi, “şimdi” dediğimiz şeyin sandığımız kadar basit olmayabileceğini gösterdi.

Buradan daha büyük bir soru çıkıyor:

Acaba varoluşun tamamı bir anlamda zaten var ve biz onu zaman içerisinde ardışık olarak deneyimliyor olabilir miyiz?

Belki geçmiş, şimdi ve gelecek bizim deneyimlediğimiz biçimde birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış değildir. Belki “oldu”, “oluyor” ve “olacak” dediğimiz şeyler, varoluşun tamamına bizim sınırlı algımızın verdiği sıralamalardır.

Bunun böyle olduğunu söylemiyorum. Sadece ihtimali düşünüyorum.

Çünkü zamanı nasıl algıladığımız ile zamanın kendisinin ne olduğu aynı şey olmayabilir. Hatta bugün bize geçmiş gibi görünen, binlerce veya milyarlarca yıl önce gerçekleşmiş olduğunu düşündüğümüz bir şeyin; bizim henüz ulaşamadığımız, gelecekte ortaya çıkabilecek çok ileri bir sürecin veya teknolojinin sonucu olma ihtimalini tamamen dışlayabilir miyiz?

Düşünün: Milyarlarca yıl sonra ulaşılabilecek bir kavrayış ve imkân, bizim bugün “başlangıç” ya da “yaratılış” olarak adlandırdığımız bir zemini kurabilecek kadar gelişmiş olamaz mı?

Kimi buna yaratılış der, kimi varoluş der, kimi başka bir isim verir. Belki de varoluş, kendi içindeki bir parçayla kendisini sürekli yeniden üretiyor, takip ediyor ve yansıtıyordur.

Bir okyanustan alınan bir damla su, okyanusun tamamı değildir ama yine de okyanusun suyudur. Belki varoluşun içinde ortaya çıkan her şey de bütünden kopuk değil; onun küçük bir yansıması veya devamıdır.

Bugün teknoloji bize doğada gördüğümüz bazı mekanizmaların benzerlerini kurabileceğimizi gösteriyor: Yapay dokular, organlar, robotik sistemler, sinir ağları ve yapay zekâ...

Bir şeyleri bir araya getiriyoruz: madde, enerji, bilgi, sinyaller, hafıza...

Ve belirli bir örgütlenmeden sonra ortaya çıkan sistem yalnızca işlem yapmıyor; sanki yeni bir özellik sergilemeye başlıyor.

İşte burada asıl soru beliriyor:

Bir sistem ne zaman sadece veri işlemeyi bırakıp, işlediği şeyi hissetmeye ve yaşamaya başlar?

Bir yapay yapı günün birinde gerçekten korkabilir, sevinebilir, acı çekebilir mi; yoksa yalnızca kusursuzca taklit mi eder?

Bunu henüz bilmiyoruz.

Peki, ben bütün bunlara neden kafa yoruyorum?

Bu soruları masa başında kuru bir merakla, hayattan kopuk bir felsefe yapmak için sormuyorum.

Şu an bu satırları düşünürken bile bir taraftan yüzlerce hastalıktan dönmüş, hayata tutunmaya çalışan canların mamasını, suyunu hazırlıyor, bir tencere yemeği kaynatıyorum.

Çünkü bilirim ki kâinatın en büyük sırrını çözmek bile; susuz kalmış bir bitkiye, bir insana ya da bir hayvana bir yudum su vermenin, bir yarayı sarmanın yanında küçük kalır.

Ama yine de düşünmek zorundayız.

Çünkü yaşadığımız dünyada savaşlar var, acı çeken çocuklar var, kibir, sömürü, merhametsizlik ve haksızlık var.

İnsanlık tarihi boyunca din, mezhep, toprak ve kaynak kavgaları yüzünden canlar yandı. Bir dönem belki bilgisizlikten ya da eksiklikten bu karanlıklardan geçilmiş olabilir; fakat gelecekte de aynı acıların sürmesi bir zorunluluk değildir.

Kötülüğe ve acıya sonsuza kadar mahkûm değiliz.

İnsan varoluşun işleyişini, bilincin sınırlarını ve hayatın başka türlü de mümkün olabileceğini anladıkça; kibirden, bencillikten ve yıkıcılıktan sıyrılabilir.

Belki sevginin, aşkın, merhametin ve adaletin yalnızca güzel temenniler olmadığını; varoluşu daha yaşanabilir kılan temel değerler olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Her canlının bir arada, incinmeden, huzurla nefes alabildiği bir yaşamı kurmanın yolu, biraz da bu dar kalıpları kırıp bütüne bakabilmekten geçiyor.

Belki teknoloji varoluşu kopyalamıyor.

Belki varoluş, bizim aracılığımızla kendi merhamet ve bilinç ihtimallerini yeniden keşfetmeye çalışıyor.

Kesin cevabı bilmiyoruz.

Ama bir canlıya su verirken varoluşun derinliğini de merak etmek, gerçeğin hikâyesini daha anlamlı kılıyor.

4 Ekim 2026

Hayrettin Bulan
hayranlar

10/08/2026

Merhaba.
Değerli Kardeşim.
Kusura bakmayın lütfen.
Size özel yazmak bizim acimizdan da kolay değil..
Bu akşam gece bile nefes almaya ihtiyacımız var..
Her gün bir çok derdimiz oluyor..
Çaresizlikten sizi de bunaltiyoruz. Hakkınız ödenmez. .
Allah sizden razi olsun. Şu sıralar imkan ölçüsünde sabırla gereğini yapmaniza çok ihtiyacimiz var..
Merhameti Sonsuz Allahimizin bir taktiri olacaktır.
Her sey icin ck tesekkurler.
Allah razi olsun..
ŞEFKAT KAPISI KİMSESİZLERİ GÜÇ.BARİN.ZOR.KOR.DRN

TR14 0001 0001 6836 995779 5001

Sefkat Der Whatsapp
0537 313 47 97
0535 733 77 13

hayranlar

02/08/2026

Allah rizasi için şu anda bağış yapacak. Kardesimiz var mi ? Hangi kardeşimiz imkanı neye yetiyorsa bağış yaparsa çok makbule geçer.
Çok uzgunuz. .
Ne olur kusurumuza bakmayin.
Çok çaresiz kaldık..
ŞEFKAT KAPISI KİMSESİZLERİ GÜÇ.BARİN.ZOR.KOR.DRN

TR14 0001 0001 6836 995779 5001

hayranlar

22/06/2026

Bir Anne var Ameliyata geldi Istanbul'a. Yetişkin oğlu da var ve oğlu da ruhsal rahatsız ve şu anda bizden haber bekliyorlar.Yorgunlar ve disardalar hala...
Bir hafta apartta kalmaları gerekiyor tedavi sürecinde .
Günlük 2 bin lira..
Akrabaları kabul etmemiş. Çok üzüldüm.
Gariban olunca bazılarının kapıları daha kolay kapanıyor maalesef.Cok üzgünüz..
Sizden ricamız bu ilk gece için 2 bin lira bağış bulmamıza ve yemek ihtiyaçları için destek olmanız.
Allah'tan baska tutunacak bir dalları yok..
Her kalbi kırık ayrı bir mazlumdur. Kalbimizde hissedeceksinizdir ...Sefkat Der olarak her gun başka derdimiz de çok. Imkan ölçüsünde bağış yapma imkanınız olursa ck makbule geçer..
ŞEFKAT KAPISI KİMSESİZLERİ GÜÇ.BARİN.ZOR.KOR.DRN

TR14 0001 0001 6836 995779 5001

ŞefkatDerWhatsapp
0537 313 47 97
0535 733 77 13

30/04/2026

İNSANI DA HAYVANI DA KORUYAN BİR YOL MÜMKÜN
Bu bir tartışma değil…
Bu bir vicdan sınavı.
Bir yanda köpek saldırısında hayatını kaybeden bir çocuğumuz…

Diğer yanda toplatılırken anestezi iğneleriyle ölen, barınaklarda açlık, hastalık ve ilgisizlik içinde can veren binlerce hayvan…
Şimdi dürüst olalım:
Bunun vebali yok mu?
Sadece bir tarafı görerek çözüm olmaz.
Sadece öfkeyle hareket ederek çözüm olmaz.
Sadece “toplayalım gitsin” diyerek çözüm olmaz.
Çünkü gerçek şu:
Bugün uygulanan yöntemlerle ne insanlar güvende, ne hayvanlar yaşıyor..
GERÇEĞİ KABUL EDELİM
Evet…
Kontrolsüz köpek popülasyonu risk oluşturabilir.
Ama aynı şekilde:
Plansız toplama, kötü barınaklar ve ilgisizlik de toplu ölümlere dönüşmüş durumda.
Bugünkü sistem:
İki tarafı da kaybettiriyor..
ÇÖZÜM VAR AMA GERÇEKÇİ OLMAK ZORUNDAYIZ
Bu mesele “yok edelim” meselesi değil.
Bu mesele yönetelim, dengeleyelim, yaşatalım meselesidir...
NE YAPILMALI? (NET VE UYGULANABİLİR ADIMLAR)
1. KISIRLAŞTIRMA SEFERBERLİĞİ
Üreme kontrol altına alınmadan hiçbir çözüm kalıcı olmaz.
Mobil ekipler, hızlı operasyon, sürekli takip şart...
2. YERİNDE YAŞATMA MODELİ
Her köpek tehlikeli değildir.
Uysal
Yaşlı
İnsanlara alışkın
köpekler mahallelerinden koparılmamalı.
Bu köpekler çoğu zaman: Bölgeyi daha güvenli tutar..
3. AGRESİF KÖPEKLER İÇİN REHABİLİTASYON
Agresyon çoğu zaman sebepsiz değildir.
Aç bırakılan
Şiddet gören
Travma yaşayan
bir canlı savunmaya geçer.
Bu köpekler: öldürülmesi gereken değil, rehabilite edilmesi gereken canlardır..
4. BARINAK GERÇEĞİYLE YÜZLEŞELİM
Bugün birçok barınakta:
Aşırı kalabalık
Yetersiz bakım
Yüksek ölüm oranı
var.
Bunlar gizlenmemeli.
Barınak dediğimiz yerler: ölüm kampı değil, yaşam alanı olmalı.
Sürekli veteriner hizmeti
Gönüllü katılımı
Şeffaf denetim
olmadan bu sistem düzelmez..
5. SAHİPLENDİRMEYİ ZORLAŞTIRMAK DEĞİL, DESTEKLEMEK
Şu an en büyük hatalardan biri:
Sahiplendirmeyi zorlaştırmak.
Oysa yapılması gereken:
Mama desteği
Ücretsiz aşı ve tedavi
Teşvik sistemleri
İnsanlar sahiplenmek istiyor ama sistem önünü kesiyor..
6. ÇOCUK GÜVENLİĞİ KONUSUNDA GERÇEKÇİ OLALIM
Evet… risk var.
Ama risk sadece köpeklerden gelmiyor.
Bugün insan kaynaklı şiddet de çok ciddi bir tehlike.
Ama şu da açık:
Küçük çocuklar yalnız bırakılmamalı
Park ve okul çevreleri denetimli olmalı
Bu bir suçlama değil, önlem çağrısıdır...
7. AÇLIK VE DÜZENSİZ BESLEME SORUNU
Çok aç kalan bir köpek daha riskli hale gelebilir.
Düzensiz besleme davranış bozukluğu oluşturur.
Bu yüzden: Planlı besleme sistemi kurulmalı..
8. TOPLUMSAL EĞİTİM ŞART
Çocuklara şunu öğretmezsek hiçbir şey değişmez:
Taş atmak
Sopayla vurmak
bunlar “oyun” değil, şiddettir.
Ve şiddet, karşılığını verir..
EN BÜYÜK HATA
Bugün yapılan en büyük yanlış şudur:
Altyapı olmadan toplama yapmak.
Bu ne yapıyor?
Hayvanları ölüme götürüyor
Sorunu çözmüyor
Vicdanları yaralıyor.
SON SÖZ
Bu mesele: “İnsan mı, hayvan mı?” meselesi değil.
Bu mesele: “Nasıl birlikte yaşayacağız?” meselesidir.
Merhamet tek başına yetmez.
Akıl tek başına yetmez.
Ama merhamet ve akıl birlikte olursa:
Ne çocuklar ölür, ne hayvanlar katledilir.
Benim görüşüm budur.
Mutlak doğru iddiam yok…
Ama şunu biliyorum:
İyi niyet gerçekten varsa, çözüm zor değil.



hayranlar

29/04/2026

Canlara su verirken , su kapılarında karincalar, bocekler, sinekler, arilar bogulmasin diye , su kapılarına kurumuş ağaç yaprakları, ince ağaç dalları da koyalım. Bir de rastgele sokağa çöpe atılan içinde sıvı yumasak yiyecek icecek bulunan şişelerde, kutularda, posetlerde canlar boğuluyor be yapisiyor. Lütfen dikkat edelim. Bir de yapışkan canlara ck hafif hafif etrafından itibaren uzerine azar azar su dökerek yapiskanliktan kurtarabiliriz. Şişelerin icindeki karincalari bocekleri de haifi su dokerek ck oyalanmadan haifi sallayarak disari dokelim lutfen. Kırık camlar da malum ciddi yaralanmalara yol açıyor.

hayranlar

18/04/2026

Merhaba. Umarız iyisinizdir ? Her sey icin ck teşekkür ederiz. Allah razi olsun.
Imkanınız varsa Allah rizasi icin şu anda bağış yapabilir mısınız? Bu akşam gece ve sabah erken ck onemli ihtiyaclarimiz var. Borçlar, kiralar, faturalar olduğu gibi duruyor maalesef. Dogrusu ck uzgunuz. Günlük bari gıda ihtiyacımizi cozelım diyoruz
Merhameti sonsuz Allahimiz bütün zordakilerin yardımcısı olsun....
ŞEFKAT KAPISI KİMSESİZLERİ GÜÇ.BARIN.ZOR.KOR.DRN
TR14 0001 0001 6836 995779 5001

hayranlar

Address

Firuzağa Mahallesi, Borazan Sokak, No:3 Tophane – Beyoğlu – Istanbul
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Şefkat-Der posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Şefkat-Der:

Shortcuts

Share