31/05/2026
13 yıldır aklımızda ve ruhumuzda...
Yurdunu savunanların onurudur Gezi
Öyle bir halk başkaldırısıydı ki, 5.5 milyon yurttaş, bir il hariç, Türkiye'nin tüm illerinde haftalarca sokaklara döküldü. Laiklik, bağımsızlık, özgürlük ve eşitlik için... Bu kitlesel başkaldırıyı, diğerlerinden farklı kılan öyle çok özellik vardı ki!.. Her sınıftan, her dünya görüşünden, her yaştan insanı bir araya getirdi. Anarşisti, liberali, inançsızı, dindarı, sosyalisti muhafazâkarı bir arada bu ülkenin geleceği için omuz omuzaydı. Halk düşmanlarının iddia ettiği gibi, yurtdşından fonlanmış bir 'turuncu devrim' değildi. Yine iktidarın halktan aldığı vergilerle beslediği akademisyenler ve gazetecilerin iddia ettiği gibi, bu başkaldırı bir avuç çapulcunun provokasyonu hiç değildi!
Bugün tarihe 'benzersiz bir halk isyanı' olarak geçen Gezi Ayaklanması, Türkiye'nin siyasî, sosyal ve kültürel hayatında derin izler bıraktı. Gerici otoriter iktidarın yıllar sonra öç almak için demir parmaklıklar ardına Gezi aktivistlerini göndermiş olması boşuna bir çaba... Gezi ruhu bugün, bu toprakların yağmacı şirketlere peşkeş çeilmesine karşı duranların, emeğinin hakkını almak için her türlü baskıya karşı mücadele verenlerin, kadın ve çocuk katillerinden hesap soran yurttaşların kalbinde yaşıyor. Laikliğe ve hukuk devletine yönelik saldırılara karşı bu yurdu savunan da işte yine bu ruh... Siyasetin kapalı kapılar arkasından sokaklara, meydanlara yayılmasını sağlayan da bu ruh işte!
Gezi Ayaklanması, dünya siyaset tarihine en temiz halk başkaldırısı olarak geçmekle kalmadı. Zihinlerde, sokaklarda, meydanlarda yaşıyor. Her şeye rağmen direniş ruhu sürüyor. 13 yılın ardından hâlâ 13 yıl öncesinde olduğu kadar diri!..