EMDR Travma İyileştirme Grubu

EMDR Travma İyileştirme Grubu EMDR Travma İyileştirme Grubu / İNSANİ YARDIM PROGRAMLARI, EMDR Derneğine bağlı gönüllülerden oluşan bir örgütlenmedir.

Bayramınız kutlu olsun 💐
27/05/2026

Bayramınız kutlu olsun 💐

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun 🇹🇷
19/05/2026

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun 🇹🇷

Bazen geçmişte yaşadığımız bazı olaylar, sanki hâlâ bugünkü hayatımızın içindeymiş gibi aniden zihnimizde canlanabilir. ...
11/05/2026

Bazen geçmişte yaşadığımız bazı olaylar, sanki hâlâ bugünkü hayatımızın içindeymiş gibi aniden zihnimizde canlanabilir. Travmatik bir anı veya ona benzeyen bir durum, küçük bir tetikleyiciyle bile yeniden ortaya çıkabilir. Bu yeniden canlanma, aslında tehlikenin gerçekten geri dönmesinden değil, beynimizin geçmişte yaşadığı travmatik deneyimi hatırlatacak bir şeyle karşılaşmasından kaynaklanır.

Böyle olduğunda, vücudumuz yine o olay esnasında hissettiğimiz fizyolojik ve duygusal tepkileri üretebilir. Bu, beynimizin tehdit algısını tekrar çalıştırması gibidir. Geçmişte yaşadığımız durumla benzer bir uyarıcıya maruz kaldığımızda beynimiz, bizi korumak için alarm sistemini yeniden devreye sokar.

Bu nedenle, travmayı hatırlatan durumlarda tekrar tekrar tetiklenmek çok yorucu olabilir. Her tetiklenme anında, sanki o travmayı yeniden yaşıyormuşuz gibi hissederiz. Vücut adrenalini yükseltir, kalp hızlanabilir, stres tepkisi devreye girer.

Travmatik anılar akla geldiğinde veya kişi geçmişle ilgili görüntülere dalıp gittiğinde güç ve güven duygusu azalabilir. Bu yüzden, bu yoğun duyguları hafifletebilmek için zihinsel ve duygusal anlamda biraz mesafe almak önemlidir.

EMDR, kişinin bu belirtileri yönetebilmesi için bazı teknikleri kullanır. Bunlardan biri de “uzaklaşma stratejileri”dir. Bu stratejiler, kişinin zorlayıcı anılardan veya tetikleyicilerden biraz geri çekilerek daha güvenli bir ruh hâline geçmesini sağlar.

Uzaklaşma teknikleri, geçmişteki olumsuz anıların yoğunluğundan sıyrılıp zihni şimdiki ana yeniden yerleştirmeyi amaçlar. Böylece kişi, o esnada etrafında olan bitene, kendi bedenine ve güncel yaşamındaki olumlu deneyimlere yeniden odaklanabilir.

Boardman, M. (2024). Travma ve TSSB için çalışma kitabı: Tetikleyicileri Yönetme, Travmatik anıların ötesine geçme, Hayatınızı Geri Alma Becerileri (C. G. Akşoğlu & S. B. İncil Zımır, Çev.). (A. Schwartz, Önsöz).

Anneler Gününüz kutlu olsun 💐
10/05/2026

Anneler Gününüz kutlu olsun 💐

Nice hayatlara umut olan ve etik değerlerden vazgeçmeden çalışan tüm psikologlara sevgiyle… 10 Mayıs Dünya Psikologlar G...
10/05/2026

Nice hayatlara umut olan ve etik değerlerden vazgeçmeden çalışan tüm psikologlara sevgiyle… 10 Mayıs Dünya Psikologlar Günü Kutlu Olsun 🌸

EMDR sürecinin önemli bir parçası, geçmiş yaşantılar sonucunda gelişen olumsuz inançların belirlenmesidir. Negatif kök i...
09/05/2026

EMDR sürecinin önemli bir parçası, geçmiş yaşantılar sonucunda gelişen olumsuz inançların belirlenmesidir. Negatif kök inançlar, travmatik olay sırasında kişinin kendisiyle ilgili yaptığı yorumlardan ortaya çıkar. Örneğin, bir ihanet deneyimi sonrasında bireyin kendine yönelik “sevilmiyorum” şeklinde bir anlam çıkarması bu tür inançlara örnektir. Bu düşünceler, olayın kendisinden yıllar sonra bile kişinin davranışlarını ve duygusal tepkilerini etkileyebilir.

Çocukluk veya ergenlik döneminde yaşanan travmalarda beynin baş etme kapasitesi henüz tam gelişmediğinden, kişi o dönemde öğrendiği sınırlı baş etme yöntemlerini yetişkinlikte de sürdürme eğilimindedir. Bu durum, izolasyon, bağlanmadan kaçınma, dissosiyasyon, madde kullanımı ya da saldırganlık gibi davranışlara aşırı bağımlılık şeklinde ortaya çıkabilir. Erken dönem deneyimlerinde duyguların, ihtiyaçların veya kişisel düşüncelerin ifade edilmesinin reddedilme, cezalandırılma veya ihmal edilme ile sonuçlanabileceğini öğrenmiş olan bireyler, kendiliklerinin çeşitli yönlerini gizleyebilir ya da bastırabilir.

Bu süreçte kişiliğin yaratıcı, meraklı, özgün ya da hayal gücü yüksek yönleri de zamanla geri planda kalabilir. Travmatik yaşantıların belirsizliği değişimi zorlaştırdığı için, yeni durumlar karşısında yoğun kaygı, başarısızlık beklentisi veya kendini sabote etme eğilimleri görülebilir. Duyguların aşırı yoğun ya da tehditkâr algılanması, kişinin değişim sürecini daha yorucu hâle getirebilir. Ancak bu tepkiler, travma sonrası gelişen doğal sonuçlar olarak değerlendirilir.

Travmatik olaylar yaşamın ilerleyen dönemlerinde de ortaya çıkabilir ve kişinin dünyayı, kendisini ve başkalarını algılayışında derin etkiler bırakabilir. Bu tür deneyimler, bireyin güvenlik duygusunu ve öz değer algısını sarsabilir; ancak zaman içinde yeniden yapılandırılması mümkündür.

Boardman, M. (2024). Travma ve TSSB için çalışma kitabı: Tetikleyicileri Yönetme, Travmatik anıların ötesine geçme, Hayatınızı Geri Alma Becerileri (C. G. Akşoğlu & S. B. İncil Zımır, Çev.). (A. Schwartz, Önsöz).

Başkalarına yakınlık kurmamızı sağlayan nöral mekanizmalar, onların deneyimlerini sanki kendimiz yaşıyormuşuz gibi içsel...
06/05/2026

Başkalarına yakınlık kurmamızı sağlayan nöral mekanizmalar, onların deneyimlerini sanki kendimiz yaşıyormuşuz gibi içselleştirmemize olanak tanır. Bu durum, yalnızca sevilen birinin kaybını anlamlandırmada değil, aynı zamanda yas sürecindeki bireylerle kurulan ilişkilerde de kendini gösterir. Yas tutan bir kişinin “bir parçasını kaybetmiş olma” deneyimine uyum sağlamaya çalışması, çevresindekileri de duygusal olarak etkileyebilir.

Duyguların bulaşıcı niteliği, başkalarının duygusal durumlarının bireyde benzer tepkiler oluşturabilmesiyle açıklanır. Bu durumu inceleyen araştırmalarda, yüz ifadeleri ve özellikle gözbebeklerindeki değişimlerin algılanan duygu yoğunluğunu etkilediği gösterilmiştir. Gözbebeği boyutuna daha duyarlı bireylerin, aynı zamanda daha yüksek empati düzeyine sahip olduğu ve gözlem sırasında fizyolojik olarak benzer tepkiler verdiği bulunmuştur. Bu bulgular, duygusal bulaşıcılığın bireyin farkındalığından bağımsız olarak gerçekleşebileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte, duygusal bulaşıcılık her zaman işlevsel olmayabilir. Başkalarının duygularını yoğun biçimde deneyimlemek, birey için bunaltıcı olabilir ve kaçınma davranışlarına yol açabilir. Bu nedenle literatürde empati ile şefkat arasında bir ayrım yapılmaktadır.

Şefkat, başkalarının duygularını fark etmenin ötesinde, onların iyilik halini gözetmeye yönelik motivasyonu içerir. Empati ise üç bileşenle ele alınmaktadır:
1. Bilişsel perspektif alma
2. Duygusal empati
3. Şefkat
Bilişsel empati, bireyin karşısındakinin bakış açısını anlayabilme kapasitesini ifade ederken; duygusal empati, başkasının duygusunu paylaşabilme yetisini ifade eder. Şefkat ise bu anlayışın ötesine geçerek, diğerine yardım etme ve onu rahatlatma yönünde bir eğilim içerir.

Yas sürecinde olan bir birey için, şefkatli bir sosyal çevre kaybın yarattığı boşluğu tamamen ortadan kaldıramaz. Ancak bu destek, kişinin yaşamını yeniden yapılandırma sürecinde düzenleyici bir işlev görerek, yaşanan duygusal karmaşanın daha yönetilebilir hale gelmesine katkı sağlar.

O’Connor, M. F. (2025). Yas tutan beyin (U. Mehter, Çev.). İstanbul: Diyojen Yayıncılık.

01/05/2026
“ Akran zorbalığını önlemede kurallar ve sınırların önemi” konulu canlı yayınımıza bekliyoruz.
23/04/2026

“ Akran zorbalığını önlemede kurallar ve sınırların önemi” konulu canlı yayınımıza bekliyoruz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 🇹🇷
23/04/2026

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 🇹🇷

Address

EMDR Derneği Gülbahar Mahallesi Yenidere Sokak No: 21/A Şişli İstanbul �
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when EMDR Travma İyileştirme Grubu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to EMDR Travma İyileştirme Grubu:

Share