03/06/2026
Elli yıllık evliliğin ardından kocam elime içinde 2.000 d'o lar olan bir banka kartı tutuşturdu. Ama geçireceğim kalp ameliyatı öncesinde o kartı nihayet kullandığımda, benden sakladığı son sırrı açığa çıkardım.
Beş yıl önce Turgut, dile kolay yarım asırlık bir beraberliğin, üç çocuğun ve yedi torunun ardından iki valiz toplayıp beni daha genç bir kadın için terk etmişti.
Evden çıkmadan önce, kenarı çatlamış mavi çay fincanımın hemen yanına bir banka kartı bıraktı.
Gözlerimi görmezden gelerek, "İki bin dolar," dedi. "Acil durumlar için."
Mutfakta geçen onca yıldan, faturalardan, büyütülen çocuklardan ve pazar aile yemeklerinden sonra evliliğim tek bir plastik karta indirgenmişti. Ben de kartı bir kenara kaldırdım ve ona hiç dokunmadım.
Geçen ay doktorum kalp ameliyatı olmam gerektiğini söyledi.
"En kısa zamanda, Güzin Hanım," dedi şefkatle. "Ertelemeyin. En kısa zamanda."
Çocuklarımı korkutmak ya da onların gözünde çaresiz bir yaşlı kadın gibi görünmek istemiyordum, bu yüzden bu meseleyi tek başıma halletmeye karar verdim.
Geçen perşembe günü, en güzel ayakkabılarımı giyip bankaya gitmek üzere otobüse bindim.
Veznedar beni çağırdığında kartı ona uzattım.
"İçindeki bakiyenin tamamını çekmek istiyorum," dedim.
Gülümseyerek klavyede bir şeyler yazdı. Derken yüzünün ifadesi birden değişti. Karta, kimliğime ve ardından tekrar ekrana baktı.
"Tam adınızı ve soyadınızı teyit edebilir misiniz?" diye sordu.
Söyledim, o sırada mideme kramplar girmeye başlamıştı.
"Eski kocam o kartı bana yıllar önce vermişti," dedim.
Veznedar yutkundu.
"Şube müdürümüzü çağırmam gerekiyor," dedi kısık bir sesle. "Sizinle neden daha önce iletişime geçemedik, gerçekten bilemiyorum."
Tezgaha tutunan elimi sımsıkı sıktım. Belki de Turgut, giderayak beni utandırmanın son bir yolunu bulmuştu.
Çok geçmeden şube müdürü, elinde mühürlü bir zarfla çıkageldi.
Zarfın üzerinde Turgut’un o eğri büğrü el yazısı duruyordu.
Müdür nazikçe, "Hanımefendi," dedi. "Bunu size teslim etmek için tam beş yıldır bekliyoruz."
(DE.VAMI İLK YO.RUMDA)