16/08/2026
Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli Hazretleri, Anadolu’nun gönül mayasını yoğuran; sevgiyi, adaleti, ilmi, edebi ve kardeşliği insanlığa miras bırakan büyük bir gönül sultanıdır.
Bu büyük irfan yolu; Hoca Ahmet Yesevi’den Horasan erenlerine, oradan Anadolu’ya uzanan; gönlü imanla, aklı ilimle, mücadeleyi ise hak ve adaletle buluşturan kutlu bir medeniyet yürüyüşüdür.
Bizim inancımızda insan; diliyle, soyu ile, mezhebiyle, makamıyla değil, can olduğu için değerlidir.
Hünkâr’ın yolu; gönül kırmamak, mazlumun yanında durmak, zalime boyun eğmemek, haksızlık karşısında susmamak, ilimden ve hakikatten ayrılmamaktır.
İşte bizim anladığımız “Alperenlik” de budur:
Bir elinde iman ve irfanı, diğer elinde hak ve adalet mücadelesini taşımak; güçlünün değil haklının yanında durmak, mazlumun feryadına kayıtsız kalmamaktır.
Bugün dünyayı savaşlarla, kinle, mezhepçilikle, ırkçılıkla ve ötekileştirmeyle bölmek isteyenlere karşı Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerinin asırlar öncesinden yükselen çağrısını yeniden hatırlatıyoruz:
“Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”
Bizim davamız ayrıştırmak değil birleştirmektir.
Bizim yolumuz kin değil kardeşliktir.
Bizim ölçümüz makam değil insanlıktır.
Bizim mücadelemiz, hakkın ve adaletin hâkim olması içindir.
Hazreti Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’nin irfanından beslenen, Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu’ya taşınan “Alperenlik” ruhu da bize bunu öğretir: İnancında sağlam, ahlakında temiz, mazlum karşısında merhametli, zulüm karşısında cesur olmak.
Kim bu milletin kardeşliğine kastederse karşısında bizi bulur.
Kim gönüller arasına fitne sokmaya çalışırsa biz muhabbeti büyütürüz.
Kim mazlumu yalnız bırakırsa biz onun yanında dururuz.
Çünkü bu toprakların irfanı bize şunu öğretmiştir:
İncinsen de incitme.
Hak’tan ayrılma.
Birliğini bozma.
Kardeşini ötekileştirme.
Yesevi Alperenler ocağından Anadolu erenlerine uzanan bu kadim yolun özü; insanı yaşatmak, gönül yapmak ve hakkı ayakta tutmaktır. “Alperenlik” yalnızca mücadele etmek değil; önce nefsine hâkim olmak, sonra hakkın, hakikatin ve mazlumun yanında dimdik durabilmektir.
Hakk’a yürüyüşünün 755’inci yıl dönümünde Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli Hazretlerini rahmet, hürmet ve minnetle yâd ediyorum.
Hoca Ahmet Yesevi’den Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Horasan erenlerinden Anadolu Alperenlerine uzanan bu kutlu irfan ve mücadele mirasının nesilden nesile yaşamasını diliyorum.
Yüce Allah bizleri onların gösterdiği hak, adalet, ilim, edep ve kardeşlik yolundan ayırmasın.
Birliğimiz daim, kardeşliğimiz güçlü, Alperenlik ruhumuz diri, mücadelemiz hak üzere olsun.
Kürşat MİCAN
Yesevi Alperenler Derneği
Genel Başkanı