06/06/2026
Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesi, yalnızca teknik bir hukuk tartışması değildir.
Bu karar; derin yoksulluk yaşayan, çocuklarının bakımını tek başına üstlenen, günlük ve güvencesiz işlerde çalışan yalnız annelerin yaşam koşullarından bağımsız değerlendirilemez.
Yoksulluk nafakası, kamuoyunda sunulduğu gibi koşulsuz ve sınırsız bir ayrıcalık değildir. Boşanma sonrası yoksulluğa düşen taraf için bir sosyal koruma mekanizmasıdır. Üstelik çoğu zaman miktarı çok düşük kalmakta, hükmedilen nafakalar ise tahsil edilememektedir.
Nafaka hakkının sınırlandırılması; kadınların ve çocukların yoksulluğunu derinleştirebilir, şiddetten uzaklaşmayı zorlaştırabilir, bakım emeğinin yükünü tamamen kadınların omzuna bırakabilir, çocukların eğitim, beslenme, sağlık ve barınma hakkını etkileyebilir.
Kadın yoksulluğunu azaltacak sosyal politikalar geliştirilmeden, ücretsiz kreşler yaygınlaştırılmadan, güvenceli istihdam sağlanmadan ve bakım emeği kamusal politikalarla desteklenmeden yapılacak hiçbir düzenleme adil olamaz.
Açıklamamıza aşağıdaki bağlantıdan ve biodan erişebilirsiniz:
https://drive.google.com/file/d/1FBUre1UKmPv2MIjVdccUpYbwMBczOWcM/view?usp=drive_link