10/05/2026
Bir insanın yeryüzündeki ilk adresi bir harita üzerinde bulunmaz; ilk yuvamız, sıcacık bir kalbin değişmez ritmidir. Bizler, o ritmin gölgesinde şekillenirken yalnızca fiziksel bir bedene bürünmeyiz. Şefkatin, var olmanın ve dünyaya tutunmanın ilk hecelerini orada, o sessiz ve güvenli karanlıkta öğreniriz.
Anne, kelime dağarcığımızda sadece bizi dünyaya getiren kişiyi anlatan sıradan bir isim değildir. O, zihnimizin içindeki o hiç susmayan sesin ilk mimarıdır. Hayatta tökezleyip düştüğümüzde kendi kendimizi nasıl teselli ettiğimiz, aynaya bakarken gözlerimizde beliren o ilk şefkat ya da yargı, çoğu zaman onun bize bıraktığı görünmez mirasın bir yansımasıdır. Sevgisi her zaman büyük ve süslü sözcüklerle dökülmez dudaklarından; kaynayan bir çorbanın buğusunda, gece yarısı üzerimizden kayan battaniyeyi usulca örtüşünde veya sadece kapıdan çıkarken ardımızdan edilen o sessiz iç çekişte gizlidir.
Zamanın durmak bilmez hızı içinde, takvim yaprakları bize senede bir gün durup bu bağı hatırlamamızı söyler. Oysa o kökler, zamanın ve ritüellerin çok ötesindedir. Annelerimiz de nihayetinde bizim gibi birer insandır. Onların da yorgunlukları, kendi geçmişlerinden bugüne taşıdıkları kapanmamış yaraları, eksiklikleri ve korkuları vardır. Onlardan kusursuz birer azize olmalarını beklemek, sırtlarına taşıyamayacakları bir yük bindirmektir. Gerçek idrak, onları tüm bu insani kırılganlıklarıyla görebilmek, çabalarını o şeffaf insanlık haliyle kabullenebilmektedir.
Fiziksel olarak yanımızda nefes alsalar da, ya da çoktan zamanın ötesine geçip yıldıza dönüşmüş olsalar da, o kopmayan görünmez ruhsal bağ, varlığımızın en derin köşesinde bizi beslemeye devam eder.
Bugün, sadece doğuranı değil; büyüten, kan bağı olmasa da ruhuyla sarıp sarmalayan, içindeki o sınırsız şefkatle bir cana can katan herkesi sessizce onurlandırma anı. Hatta kendi içimizdeki o şefkatli anneye, yaralarımızı saran o bilge yanımıza da bir teşekkür borçluyuz.
Peki bilmek ister misiniz ?
Köklerimden bana akan yaşam enerjisini sevgiyle kabul ediyor, geçmişin tüm yüklerini şefkatle serbest bırakıyorum.
Kendime, yaralarıma ve içimdeki çocuğa sonsuz bir anne şefkatiyle yaklaşmayı seçiyorum.