Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası

Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası DİSK'e bağlı Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası'nın resmi Facebook sayfasıdır.

Emeğin hakkını aldığı, demokrasinin, eşitliğin ve adaletin sağlandığı, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alın...
26/05/2026

Emeğin hakkını aldığı, demokrasinin, eşitliğin ve adaletin sağlandığı, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, barış ve sağlık içerisinde yaşayacağımız sınıfsız, sömürüsüz bir Dünya ve Türkiye özlemiyle...

Birlikte, Örgütlü ve Omuz Omuza
Nice Bayramlara.

Seçim, demokrasinin temelidir. Seçilmiş irade esastır.Kayyum ve mutlak butlan gibi hukuk dışı tüm müdahaleler, demokrasi...
21/05/2026

Seçim, demokrasinin temelidir.
Seçilmiş irade esastır.

Kayyum ve mutlak butlan gibi hukuk dışı tüm müdahaleler, demokrasiye vurulmuş büyük bir darbedir.

Bizim tarafımız bellidir; demokrasi karşıtı girişimlerin karşısında, demokrasinin ve adaletin yanındadır.

13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 12 yıl geçti.12 yıldır acımız da öfkemiz ...
13/05/2026

13 Mayıs 2014’te Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 12 yıl geçti.

12 yıldır acımız da öfkemiz de dinmedi. Çünkü Soma yalnızca bir maden faciası değil; işçilerin yaşamını hiçe sayan sömürü düzeninin ve cezasızlık politikalarının simgesi haline gelmiş bir işçi katliamıdır.

Soma’da yaşananlar ne kaderdi ne fıtrattı ne de basit bir “iş kazası”… İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini maliyet olarak gören, denetimleri etkisiz hale getiren, daha fazla üretim ve daha fazla kâr uğruna işçileri ölüm koşullarında çalıştıran düzenin sonucuydu.

Aradan geçen 12 yılda gerçek sorumlular korunmuş, adalet duygusunu yaralayan kararlarla cezasızlık adeta kural haline getirilmiştir. Katliamda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında açılan davanın zamanaşımıyla düşürülmesi; Soma’da adaletin değil, sorumluların korunduğunu bir kez daha göstermiştir.

Üstelik yıllardır Soma ailelerinin adalet mücadelesini savunan avukatların bugün cezaevinde olması, bu ülkede emeğin ve adalet arayışının nasıl baskı altına alınmak istendiğinin açık göstergesidir.

Soma’da adaletin sağlanmaması; Ermenek’te, Amasra’da, İliç’te ve ülkenin dört bir yanında yeni iş cinayetlerinin önünü açmıştır. Çünkü işçinin yaşamını değil patronların çıkarını koruyan bu düzen değişmediği sürece emekçiler ölümle burun buruna çalıştırılmaya devam ediyor.

Biz biliyoruz ki iş cinayetleri kader değildir.
İş cinayetleri önlenebilir.
Bunun yolu; taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalıştırmaya, sendikasızlaştırmaya ve cezasızlık politikalarına karşı örgütlü mücadeleyi büyütmekten geçmektedir.
İnsanca çalışma koşulları, güvenceli iş ve yaşama hakkı tüm işçilerin en temel hakkıdır.
Soma’da yaşamını yitiren 301 madenciyi saygıyla anıyor;
unutmadığımızı, unutturmayacağımızı ve iş cinayetlerine karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.


Baskıya, sömürüye, iş cinayetlerine ve güvencesizliğe karşı emeğin sesini yükseltmek için Kadıköy’deydik.İnsanca yaşam, ...
01/05/2026

Baskıya, sömürüye, iş cinayetlerine ve güvencesizliğe karşı emeğin sesini yükseltmek için Kadıköy’deydik.
İnsanca yaşam, adil düzen, özgür ve eşit bir gelecek için omuz omuzaydık.
Yaşasın 1 Mayıs!

1 MAYIS 2026EMEK, ADALET VE GELECEĞİMİZ İÇİNHEP BİRLİKTE ALANLARA!2026 1 Mayıs’ına; emeğin değersizleştirildiği, işçiler...
24/04/2026

1 MAYIS 2026
EMEK, ADALET VE GELECEĞİMİZ İÇİN
HEP BİRLİKTE ALANLARA!

2026 1 Mayıs’ına; emeğin değersizleştirildiği, işçilerin sefalet ücretlerine mahkûm edildiği, sendikal hakların baskıyla engellenmeye çalışıldığı, taşeronlaştırmanın ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırıldığı, işsizliğin büyüdüğü, yoksulluğun derinleştiği, iş cinayetlerinin sıradanlaştırıldığı, kadın ve çocuk emeğinin ucuz işgücü haline getirildiği, kamusal hakların piyasaya teslim edildiği, doğanın ve yaşam alanlarımızın sermayeye peşkeş çekildiği, hukukun, adaletin ve demokrasinin baskı altına alındığı ağır bir tablo içinde giriyoruz.

Hayat pahalılığı her geçen gün büyürken, ücretler daha cebimize girmeden eriyor; işçiler artan vergilerle daha da yoksullaştırılıyor. Az kazanandan çok, çok kazanandan daha az vergi alınan bu adaletsiz düzende krizin bütün yükü emekçilerin omuzlarına yıkılıyor.

Tarımda, serada, çiftlikte, ormanda, parkta ve bahçede çalışan işçiler düşük ücretlere, güvencesizliğe, kayıt dışılığa ve ağır çalışma koşullarına mahkûm edilmek isteniyor. Üreten biziz, yaşatan biziz; ama yoksullaştırılan yine biz oluyoruz.

İş cinayetleri sıradanlaştırılıyor, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri maliyet olarak görülüyor, her gün emekçiler işyerlerinde yaşamını kaybediyor. Kadın emeği daha ucuz, gençlerin geleceği daha değersiz görülüyor; çocuklar okulda değil, çalıştırıldıkları alanlarda büyümek zorunda bırakılıyor.

Biliyoruz ki; iklim krizi de işçi sınıfının meselesidir.

İklim krizi yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda bir emek ve sınıf meselesidir. Kuraklık tarladaki işçiyi, yangın ormandaki emekçiyi, sel ve afet en çok yoksulu vurur. Gıda krizi büyüdükçe sofradaki ekmek küçülür, enerji krizi derinleştikçe faturayı yine emekçiler öder.

Doğanın talanı ile emeğin sömürüsü aynı düzenin sonucudur. Ormanları, tarım alanlarını, suyu ve toprağı sermayeye teslim eden anlayış; aynı zamanda işçiyi güvencesizliğe, yoksulluğa ve örgütsüzlüğe mahkûm eden anlayıştır.

Rant uğruna doğanın yok edilmesine, tarım alanlarının talan edilmesine, ormanların şirketlerin çıkarları için yağmalanmasına sessiz kalmayacağız. Toprağın, suyun ve yaşam alanlarımızın sermayeye teslim edilmesine karşı mücadele edeceğiz.

Krizin bedelini emekçiler ödemeyecek!

Sendikal hakların gasp edilmesine, örgütlenmenin baskıyla engellenmesine, grev hakkının fiilen yasaklanmasına sessiz kalmayacağız. İşçilerin en temel anayasal hakkı olan örgütlenme özgürlüğü baskıyla bastırılamaz.

1 Mayıs meydanları işçi sınıfının tarihsel mücadele alanıdır. Başta Taksim olmak üzere, meydanlar işçilere kapatılamaz. 1 Mayıs, yalnızca bir takvim günü değil; işçi sınıfının hafızası, direnişi ve geleceğidir.

Savaşa, yoksulluğa ve sömürü düzenine karşı; barışı, eşitliği ve halkların kardeşliğini savunuyoruz. Emekçilerin kaynaklarının savaşa, ranta ve sermayeye değil; insanca yaşama, kamusal haklara ve adalete ayrıldığı bir ülke istiyoruz.

Vergide adalet sağlanmalıdır.

Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalıdır.

Taşeron ve güvencesiz çalışma sona erdirilmelidir.

İş cinayetleri durdurulmalıdır.

Kadın ve çocuk emeği sömürüsüne son verilmelidir.

Kamusal haklar piyasaya teslim edilmemelidir.

İşçilerin örgütlenme hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Bugün ihtiyacımız olan; daha fazla dayanışma, daha fazla örgütlenme, daha fazla mücadeledir.

Vergide adaletin sağlandığı, sendikal hakların güvence altına alındığı, taşeron ve güvencesiz çalışmanın son bulduğu, iş cinayetlerinin durdurulduğu,

kadın ve çocuk emeği sömürüsünün sonlandığı, doğanın değil rant düzeninin kaybettiği bir ülke mümkündür.

Bu ülkenin gerçek sahipleri işçiler, emekçiler ve halktır.

1 Mayıs; yalnızca bir anma günü değil, eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin adıdır.

1886 Chicago’dan,

1977 Taksim’den,

1996 Kadıköy’den bugüne uzanan mücadele mirasıyla; bu 1 Mayıs’ta da alanlardayız.

Kaybedecek olan bir avuç sermaye ve iktidar sahibi olacak; kazanan işçiler, emekçiler ve halk olacaktır!

Yerimiz 1 Mayıs alanlarıdır!

Hedefimiz;

BİRLİK, MÜCADELE ve DAYANIŞMADIR!

YAŞASIN 1 MAYIS!

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

BİRLEŞE BİRLEŞE KAZANACAĞIZ!

BİRLEŞİK TARIM ORMAN İŞÇİLERİ SENDİKASI

https://btosen.org.tr/1-mayis-2026-emek-adalet-ve-gelecegimiz-icin-hep-birlikte-alanlara

23 Nisan; çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam hakkının ilanıdır.Ama bugün Türkiye’de milyonlarca çocuk için gerç...
23/04/2026

23 Nisan; çocukların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam hakkının ilanıdır.

Ama bugün Türkiye’de milyonlarca çocuk için gerçeklik bambaşka.
Çocuklar; okulda, parkta, bayram sevincinde değil;
tarlalarda, fabrikalarda, atölyelerde, sokaklarda çalıştırılıyor.
Çocuk işçiliği bir tercih değil,
yoksulluğun, güvencesizliğin ve sömürü düzeninin sonucudur.
Bu tablonun en ağır yüzlerinden biri ise tarımdadır.

Mevsimlik tarım işçilerinin çocukları, aileleriyle birlikte kent kent, il il göç ediyor;
eğitimden kopuyor, sağlıksız yaşam koşullarına mahkûm ediliyor, çadırlarda, tarlalarda, ağır yaşam koşulları içinde çocukluklarını kaybediyor.
Mevsimlik tarım işçiliği yalnızca bugünün değil,
kuşaklar boyunca devreden eşitsizliğin ve yoksulluğun adıdır.

Tarımda çocuk emeği görünmez kılınıyor,
MESEM başta olmak üzere çocuk işçiliği eğitim adı altında meşrulaştırılıyor.

📍 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre
2013’ten bugüne en az 852 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.
Bu tablo tesadüf değil; yoksullaştıran politikaların, kamusal eğitimin tasfiyesinin ve sermayeye ucuz işgücü yaratma düzeninin sonucudur.
23 Nisan’ı gerçekten kutlamak; çocuklara yalnızca temsili kutlamalar değil, gerçek bir yaşam hakkı sunmakla mümkündür.

Eşit, parasız ve bilimsel eğitim her çocuk için güvence altına alınmalıdır.
Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının eğitimden kopmasına neden olan düzen son bulmalıdır.
Çocuk işçiliği yasaklanmalı, çocuklar tarlalarda değil okullarda ve oyun alanlarında olmalıdır.
Çocuklar patronların değil,
yarınlarımızın ve geleceğimizin güvencesidir.




Beşiktaş’ta 1 Mayıs bildirilerimizle emekçileri alanlara davet ettik!Adaletsizliğe, yoksulluğa, sömürüye, iş cinayetleri...
20/04/2026

Beşiktaş’ta 1 Mayıs bildirilerimizle emekçileri alanlara davet ettik!

Adaletsizliğe, yoksulluğa, sömürüye, iş cinayetlerine karşı;
’ta Birlik, Mücadele ve Dayanışma için alanlardayız!

DÜN SİVEREK, BUGÜN MARAŞ… YETER ARTIK!Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat...
15/04/2026

DÜN SİVEREK, BUGÜN MARAŞ… YETER ARTIK!

Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat geçmeden bugün Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi derinden sarstı.

Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıda bir öğretmen ve üç öğrenci yaşamını yitirdi, çok sayıda öğrenci yaralandı. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin güven içinde bulunması gereken kamusal alanlardır. Ancak art arda yaşanan bu saldırılar, eğitim alanında ciddi bir güvenlik sorununun varlığını açık biçimde göstermektedir.

Çocukların ve eğitim emekçilerinin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda eğitimden söz etmek mümkün değildir. Eğitim alanındaki güvenlik zafiyetleri derhal giderilmeli, okullar güvenli ve şiddetten arındırılmış alanlar haline getirilmelidir.

Şiddetin önlenmesi yüzeysel ve geçici tedbirlerle değil; kamusal sorumluluğu esas alan, eşit ve güvenli yaşamı önceleyen bütünlüklü politikalarla mümkündür. Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir.

Yaşanan bu ağır tablo karşısında sorumluluk taşıyanların hesap vermesi gerekir. Başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olmak üzere sorumlular derhal istifa etmelidir.

Çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenli bir eğitim ortamı talebi en temel haktır. Bu talep karşılanana kadar verilen mücadeleyle dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.

Sendikamız üyesi, Ceyhan İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işçisi Erol SEZER’in görevi başında geçirdiği kalp kr...
03/04/2026

Sendikamız üyesi, Ceyhan İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işçisi Erol SEZER’in görevi başında geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiğini derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Başta ailesi olmak üzere, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

VEFAT DUYURUSUSendikamız üyesi, Ağaç A.Ş. işçisi Farız Varlık geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiştir.Başta ail...
25/03/2026

VEFAT DUYURUSU

Sendikamız üyesi, Ağaç A.Ş. işçisi Farız Varlık geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirmiştir.

Başta ailesi olmak üzere, yakınlarına ve tüm çalışma arkadaşlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

Cenazesi yarın saat 11.00’da Altıgöz Mahallesi Mezarlığı’nda defnedilecektir.

Address

Rasimpaşa Mahallesi Meltem Sokak Damla İş Hanı No 14 Kat 2 Daire 4 Kadıköy/Istanbul
Istanbul
34716

Telephone

+905304924778

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category