İnsan ve Değer Hareketi

İnsan ve Değer Hareketi İnsan ve Değer Hareketi resmi Facebook hesabıdır.

BOĞAZİÇİ EĞİTİM DERNEĞİ ORTAÖĞRETİM KOMİSYONU’NDAN YKS ÖĞRENCİLERİNE ANLAMLI PROGRAMBoğaziçi Eğitim Derneği Ortaöğretim ...
06/06/2026

BOĞAZİÇİ EĞİTİM DERNEĞİ ORTAÖĞRETİM KOMİSYONU’NDAN YKS ÖĞRENCİLERİNE ANLAMLI PROGRAM

Boğaziçi Eğitim Derneği Ortaöğretim Komisyonu tarafından, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) hazırlanan öğrencilere yönelik anlamlı bir program gerçekleştirildi. Samimi ve kardeşlik dolu bir atmosferde geçen programda gençlerin yalnızca sınava değil, aynı zamanda hayat mücadelesine ve ümmet bilincine hazırlanmasının önemi üzerinde duruldu.

Program kapsamında Mustafa Şahintürk Hoca tarafından öğrencilere yönelik “sınav stres yönetimi”, “zaman yönetimi” ve “sınav anında dikkat edilmesi gereken hususlar” üzerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Yapılan konuşmalarda üniversiteyi yalnızca bir meslek kapısı olarak görmenin yeterli olmadığı; Müslüman bir gencin bulunduğu her alanda İslam’ı temsil etme sorumluluğu taşıdığı vurgulandı.

Öğrencilere hitaben yapılan konuşmalarda, üniversite yıllarının fikir mücadelesi, kimlik inşası ve hakikati savunma açısından önemli bir süreç olduğu ifade edildi. Gençlere; çalışırken, emek verirken ve sınava hazırlanırken niyetlerini Allah rızası üzerine bina etmeleri gerektiği hatırlatıldı. Başarının yalnızca puanla değil; ahlak, bilinç, dava şuuru ve ümmete faydalı bir duruşla anlam kazanacağı ifade edildi.

Program boyunca gençlerle samimi sohbetler gerçekleştirildi, birlikte yemek yenildi ve çay eşliğinde muhabbet edildi. Öğrencilerin duygu ve düşüncelerini paylaştığı buluşmada kardeşlik, dayanışma ve mücadele ruhu ön plana çıktı.

Program, gençlere başarı ve hayır dualarıyla sona erdi.

03/06/2026
İnsan ve Değer Hareketi Genel Başkanı Zekeriya ŞENGÖZ’un Kurban Bayramı münasebetiyle yapılan bayramlaşma programında ya...
30/05/2026

İnsan ve Değer Hareketi Genel Başkanı Zekeriya ŞENGÖZ’un Kurban Bayramı münasebetiyle yapılan bayramlaşma programında yaptığı konuşma…

Bismillahirrahmanirrahim
İslam coğrafyasının kalbinden yükselen o ezeli tekbirlere…

Her bayram sabahı içimizi yıkayan o ilahi müjdeye…
Ve o müjdenin arkasındaki çelikten iradeye selam olsun!

Değerli misafirler,
Anne-baba ve akrabalarını ziyaret için il dışından gelen ve bizleri de aile fertlerinden biri olarak kabul edip bu bayramlaşmada bizi yalnız bırakmayan değerli dostlar, değerli gençler ve gözbebeğimiz çocuklarımız hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz.
Kurban Bayramınız mübarek olsun… Duruşumuz kavi, sesimiz gür olsun…

Bugün burada, sadece dini bir vecibeyi yerine getirmek, bir ibadeti yad etmek için toplanmadık.
Biz, Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. İsmail’in adanmışlığını, Hacer’in tevekkülünü ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) küfre karşı eğilmeyen, bükülmeyen, diz çökmeyen muazzam duruşunu kuşanmak için buradayız!
Malumunuz kurban, sadece kesilen bir hayvan, yenilen bir parça et değil; kulu Allah’a yaklaştırmaya vesile olan ibadetlerdendir.

Kurban; kurbanı kabul edilen Habil’in şahadetine neden olan niyetin adıdır. O, Kabil’e ne diyordu: “Allah ancak takva sahiplerinin ibadetini kabul eder.”
Kurban, Meryem’in annesi Hanne’nin daha kucaklamadan, koklamadan doğacak evladını Allah’a adamasıdır. Hanne "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti.

Aynı topraklarda ve yine aynı anneler bugün çocuklarını zalim, soykırımcı İsrail’e karşı Mescidi Aksa’nın özgürlüğü yolunda Allah’a adamaktadırlar…
Bu nedenle bizim için kurban, sadece bir kurbanlık hayvanın boğazlanması, bir bıçağın ete değmesi değil; nefsin, esaretin, korkunun ve emperyalizmin putlarının devrilmesidir!

Kardeşlerim,
Sarsılalım ve kendimize gelelim! Etrafımıza bir bakalım.
Bugün bayram... Ama Gazze’de bayramın adı direniştir!

Yazının devamını okumak için tıklayınız!
https://www.insanvedegerhareketi.org/insan-ve-deger-hareketi-genel-baskani-zekeriya-sengozun-kurban-bayrami-munasebetiyle-yapilan-bayramlasma-programinda-yaptigi-konusma/

İnsan ve Değer Hareketi Genel Başkanı Zekeriya ŞENGÖZ’un Kurban Bayramı münasebetiyle yapılan bayramlaşma programında ya...
30/05/2026

İnsan ve Değer Hareketi Genel Başkanı Zekeriya ŞENGÖZ’un Kurban Bayramı münasebetiyle yapılan bayramlaşma programında yaptığı konuşma…

Bismillahirrahmanirrahim
İslam coğrafyasının kalbinden yükselen o ezeli tekbirlere…

Her bayram sabahı içimizi yıkayan o ilahi müjdeye…
Ve o müjdenin arkasındaki çelikten iradeye selam olsun!

Değerli misafirler,
Anne-baba ve akrabalarını ziyaret için il dışından gelen ve bizleri de aile fertlerinden biri olarak kabul edip bu bayramlaşmada bizi yalnız bırakmayan değerli dostlar, değerli gençler ve gözbebeğimiz çocuklarımız hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz.
Kurban Bayramınız mübarek olsun… Duruşumuz kavi, sesimiz gür olsun…

Bugün burada, sadece dini bir vecibeyi yerine getirmek, bir ibadeti yad etmek için toplanmadık.
Biz, Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. İsmail’in adanmışlığını, Hacer’in tevekkülünü ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) küfre karşı eğilmeyen, bükülmeyen, diz çökmeyen muazzam duruşunu kuşanmak için buradayız!
Malumunuz kurban, sadece kesilen bir hayvan, yenilen bir parça et değil; kulu Allah’a yaklaştırmaya vesile olan ibadetlerdendir.

Kurban; kurbanı kabul edilen Habil’in şahadetine neden olan niyetin adıdır. O, Kabil’e ne diyordu: “Allah ancak takva sahiplerinin ibadetini kabul eder.”
Kurban, Meryem’in annesi Hanne’nin daha kucaklamadan, koklamadan doğacak evladını Allah’a adamasıdır. Hanne "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti.

Aynı topraklarda ve yine aynı anneler bugün çocuklarını zalim, soykırımcı İsrail’e karşı Mescidi Aksa’nın özgürlüğü yolunda Allah’a adamaktadırlar…
Bu nedenle bizim için kurban, sadece bir kurbanlık hayvanın boğazlanması, bir bıçağın ete değmesi değil; nefsin, esaretin, korkunun ve emperyalizmin putlarının devrilmesidir!

Kardeşlerim,
Sarsılalım ve kendimize gelelim! Etrafımıza bir bakalım.
Bugün bayram... Ama Gazze’de bayramın adı direniştir!
Bugün bayram... Ama Doğu Türkistan’da bayramın adı zindanlarda iffet ve kimlik mücadelesidir!
Bugün bayram... Ama Yemen’de, Suriye’de, Arakan’da, Libya’da, İran’da bayram; sömürgeci çakalların pençesinde hayatta kalma savaşıdır!

Karşımızda modern dünya, makyajlı maskesiyle bize gülümsüyor, ama o maskenin arkasında kan, gözyaşı ve sömürüden başka hiçbir şey barındırmayan vahşi küresel emperyalizm kendini gizliyor.
Bu maskelerle bize özgürlük vaat ettiler, ama topraklarımızı işgal ettiler.
Bize demokrasi vaat ettiler, yeraltı kaynaklarımızı yağmaladılar. Bize "insan hakları" dersi verdiler, Müslümanların canını, malını, namusunu hiçe saydılar.
Bunlar bütün dünyayı yeniden Kerbela’ya çevirdiler…
Coğrafyamızı parçalara ayırıp, aramıza yapay sınırlar çizerek bizi birbirimize düşman ettiler. Bizi ırkçılıkla, ulusalcılıkla, mezhepçilikle, fırkacılıkla böldüler ki; kendi kurdukları o kanlı sömürü çarkı dönmeye devam etsin, diye…
Bir tarafta lüks içinde yaşayan, dünyanın iliğini kemiğini sömüren küresel bir çete; diğer tarafta açlığa, sefalete ve namluların ucuna mahkûm edilen koskoca bir İslam ümmeti!
Kardeşlerim…
Emperyalizm yalnızca tankla saldırmıyor bugün...
Kültürle saldırıyor!
Ekonomiyle saldırıyor! Eğitimle saldırıyor!
Medya ile saldırıyor!

Artık İslam ümmetinin şu soruyu kendisine sorması gerekiyor:
Bu zulme daha ne kadar seyirci kalınacak?
Bu sessizlik, bu uyuşukluk ne zaman son bulacak?
İşte tam da bu karanlığın ortasında, Kurban Bayramı bize bir manifesto gibi yetişiyor.
Kurban ne demektir bilir misiniz?
Kurban, yakınlaşmaktır.
Allah’a yakınlaşan, kula kul olmaktan kurtulur! Allah’a teslim olan, emperyalizmin modern firavunlarına, Ebu Cehillerine asla boyun eğmez!
Bizim kurban kültürümüz bir kaçış, bir rehavet değil, tam aksine bir kıyamdır!

Bize dayatılan küresel putları, konfor alanlarımızı, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" zihniyetini tıpkı Hz İbrahim (as) gibi baltayla parçalamaktır.
Davamız, inancımız, ümmetin izzeti söz konusu olduğunda, canımızı ve malımızı gözümüzü kırpmadan feda edebilecek adanmışlığın adıdır kurban.

Bizim davamız; bir partinin, bir grubun, bir çıkar çevresinin davası değildir!
Bizim davamız; mazlumun yanında durma davasıdır! Yetimin başını okşama davasıdır!
İnsanı yeniden inşa etme davasıdır!
Allah’ın rızasını yeryüzünde hâkim kılma davasıdır!

Ve unutmayın kardeşlerim…
Tarih boyunca hiçbir zulüm sonsuza kadar sürmedi!
Emperyalistler bizim teknik imkânlarımızı çalabilir, servetimize el koyabilir, şehirlerimizi yakıp yıkabilir. Ama asla ve asla kalbimizdeki o sarsılmaz iman cevherini ve şahadet arzusunu söküp atamazlar…
İşte onların en çok korktuğu şey de budur!
Onlar ölümden korkarken, biz ölümün ötesindeki dirilişe âşık bir ümmetiz.

Kıymetli Müslümanlar,
Heyecanımız kuru bir öfkeden ibaret değildir. Öfkemizi bilince, heyecanımızı stratejiye, inancımızı eyleme dönüştürmek zorundayız.
Bugün kültürel bir işgal altındayız. Gençlerimiz, ailelerimiz ve ahlâkımız hedef alınıyor… Ekranlardan, sosyal medyadan, modernizm dedikleri o kokuşmuş kültürlerinden üzerimize pislik akıtıyor, bizleri kendi medeniyetimize yabancılaştırmak istiyorlar.
Buna izin vermeyeceğiz!

Siyasi olarak, askeri ve ekonomik olarak kendi ayaklarımız üzerinde durmak zorundayız. Emperyalizmin finans sistemine, onların ürettikleri teknolojiye göbekten bağlı kaldığımız sürece tam bağımsızlıktan bahsedemeyiz.
Vakit uyanma vaktidir.
Vakit, biz Müslümanların, üzerimizdeki ölü toprağını silkip atma vaktidir.

Dün ne yaptılar?
Elin gâvuru Cumhuriyetin ilanıyla, okuma ve yazmada, ailede, siyasette, inançta, sosyal hayatta, çarşıda-pazarda, ticarette, hukukta, eğitimde, kadın ve aile hayatında, ülkemizin üzerine kâbus gibi çökerek içerideki mankurtlaşmış, satılmış yöneticileri aracılığı ile bizi batılılaştırma adına, çağdaşlaşma adına her şeyimizi değiştirdiler…
İslam’dan, dinden uzaklaşmamız için ellerinden gelen her kötülüğü, savaşlardan yeni çıkmış aziz milletimize reva gördüler.

Onlar kesintisiz bu şer çabanın içinde çalışa dursun… Allah’a yakınlaşmak isteyen, Allah’a kulluğu her makam ve mevkiinin üstünde tutan, bedel ödeyen samimi insanların mücadeleleriyle bizler bugüne kadar geldik…

Bugün bizler o batıcı zihniyetin artık şunu net olarak anlamasını istiyoruz: Bizler;
Onların kurduğu masalarda meze olmayacağız!
Yazdıkları tarihin figüranı değil, yeni bir tarihin kurucu iradesi olacağız!

İnancımızı, İslam’ımızı, bu topraklarda ve bu milletle birlikte-yeniden- hayatımızın merkezine koyacağız.
Peki, bizler niçin bu hallere düştük? “Neden coğrafyamız bu halde?” diye baktığımızda en önemli sebebin,"Müminler ancak kardeştir" ayeti kerimesinin dilimizden öteye geçmediği için bu durumlara düştük…
Şimdi ise o kardeşliği sınırların ötesine taşıma vaktidir…

Siyasi dehamızı, ekonomik gücümüzü, kültürel birikimimizi birleştireceğiz.
Küresel sömürgecilere karşı tek bir blok, tek bir yumruk, tek bir yürek olacağız!
Şimdi buradan, bu mübarek bayram gününde, tüm dünyaya ve mazlumlara Cenabı Allah’tan umut olmasını dilediğimiz o gür sesimizle haykırıyoruz.
Top ve tüfekten önce bu ümmet için; Evlat yetiştiren annelere ihtiyaç var!
Secdeyi terk etmeyen gençlere ihtiyaç var!
Dürüst tüccarlara ihtiyaç var!
Ahlaklı öğretmenlere ihtiyaç var! Cesur âlimlere ihtiyaç var!
Fedakâr dava adamlarına ihtiyacımız var!

Evet, bugün burada kendimize dönelim ve nefsimize şu soruları soralım:
Biz;
Ümmet için ne yaptık?
Mazlumlar için ne yaptık?
Gençliğin kurtuluşu için ne yaptık? Allah’ın dinine hizmet için ne verdik?
Konuşmamı yürekten şu mesajları haykırarak bitirmek istiyorum:

Ey Küresel Emperyalistler!
Döktüğünüz her damla kanın, yıktığınız her yuvanın, çaldığınız her geleceğin hesabını vereceğiniz günler yakındır.
Karşınızda artık o eski, sinmiş, parçalanmış Müslümanlar yok! Karşınızda uyanan, dirilen ve zincirlerini kıran bir ümmet var!

Ey İslam Coğrafyasının Halkları!
Silkinin! Kurban kanları akarken, kardeşlerimizin kanının akmasına müsaade etmeyin.
İzzeti Washington’da, Londra’da, Brüksel’de Pekin’de aramayı bırakın!
İzzet Allah’ın, Resulü’nün ve müminlerindir.

Ey Müslüman Gençlik!
Sen alelade bir genç değilsin.
Sen Selahaddin’in rüyası, Fatih’in azmi, Ömer Muhtar’ın cesaretisin.
O halde telefon ekranlarının esaretinden çık, çağın ilmiyle, teknolojisiyle ve İslam’ın ahlakıyla kuşan!
Bu ümmet senin omuzlarında yükselecek Allah’ın izniyle…

Seninle;
Ahlakı yeniden inşa edeceğiz! Aileyi yeniden güçlendireceğiz! Gençliği yeniden dirilteceğiz!
Kardeşliği yeniden büyüteceğiz!
Ve insanlığa yeniden adaletin ne olduğunu göstereceğiz!

Çünkü biz; zulmün karşısında susmayı reddedenlerin yolundayız!
Çünkü biz; hakikati bedeli ne olursa olsun haykıranların yolundayız!
Çünkü biz; “Allah büyüktür!” nidasını korkmadan taşıyanların yolundayız!

Bu bayram; sadece sofraların değil, yüreklerin birleştiği bayram olsun!
Bu bayram; yalnızca etlerin değil, umutların paylaşıldığı bayram olsun!
Bu bayram; ümmetin yeniden dirilişine vesile olsun!

Allah bizleri korkaklardan değil, hakikatin şahitlerinden eylesin… Allah bizleri yalnızca konuşanlardan değil, bedel ödeyenlerden eylesin…
Allah bizleri, ümmetin yükünü omuzlayanlardan eylesin…

Kardeşlerim!
Şafak yakındır. Zulüm hiçbir zaman ebedi olmamıştır ve olmayacaktır.
Nemrutların sonunu getiren sivrisinekler, Firavunları boğan denizler, bugünün zalimlerini de yerle yeksan edecek birer ilahi tokat olarak beklemektedirler… Yeter ki biz yerimizi doğru seçelim. Yeter ki biz safımızı İbrahim’in yanı, duruşumuzu Muhammedî kılalım.

Bu bayram, sadece bir tatil olmasın; küresel intifadanın, kültürel uyanışın ve tam bağımsız İslam dünyasının doğum sancısı olsun!
Tekbirlere sarılalım! Birbirinize sarılalım! Davamıza sarılalım! Kurbanımız kabul, kıyamımız mübarek, zaferimiz yakın olsun!

Selam olsun direnenlere!
Selam olsun izzetinden taviz vermeyenlere!
Selam olsun ümmetin uyanan evlatlarına!

Geleneksel Malatya Boğaziçi Bayramlaşma Programı GerçekleştirildiBoğaziçi Derneği olarak, bayramın manevi iklimini, kard...
29/05/2026

Geleneksel Malatya Boğaziçi Bayramlaşma Programı Gerçekleştirildi

Boğaziçi Derneği olarak, bayramın manevi iklimini, kardeşlik ve muhabbet atmosferiyle buluşturduğumuz Geleneksel Boğaziçi Bayramlaşma Programımızı gerçekleştirdik.

Bayramın 3. günü düzenlenen programımız, üyelerimizin, gönüllülerimizin ve misafirlerimizin yoğun katılımıyla sıcak ve samimi bir ortamda icra edildi. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının pekiştiği programda, bayramın toplumsal hayatımızdaki yeri ve manevi değeri bir kez daha güçlü bir şekilde hissedildi.
Programımız Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından Boğaziçi Derneği tanıtım videosu izletilerek derneğimizin yürüttüğü faaliyetler, çalışma alanları ve hedefleri katılımcılarla paylaşıldı.

Program kapsamında Boğaziçi Derneği Yönt. Krl. Bşk. Abuzer Yetiş Hocamız da günün anlam ve önemine binaen bir konuşma gerçekleştirdi. Bayramların; kardeşlik, muhabbet, dayanışma, paylaşma ve gönülleri birleştirme açısından büyük bir imkân olduğunu vurgulayan Yetiş Hocamız, bu mübarek günlerin birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine vesile olması temennisinde bulundu.

Programda ayrıca İnsan ve Değer Hareketi Yönt. Krl. Bşk. Zekeriya Şengöz Hocamız, günün anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada Kurban Bayramı’nın teslimiyet, adanmışlık, kardeşlik ve ümmet bilinci açısından taşıdığı derin manaya dikkat çekti. Kurban ibadetinin yalnızca bir hayvanın kesilmesinden ibaret olmadığını; insanı Allah’a yaklaştıran, nefsi terbiye eden ve kulluk bilincini güçlendiren önemli bir ibadet olduğunu ifade etti.

Program vesilesiyle, başta Gazze olmak üzere Doğu Türkistan, Myanmar/Arakan, İran, Lübnan, ve Yemen olmak üzere dünyanın farklı ülke ve coğrafyalarında yaşanan savaşların, işgallerin, baskıların ve insanlık zulümlerinin son bulması temennisinde bulunuldu.
Katılımcıların bayramlaşması ve hasbihaliyle devam eden programımız, kardeşlik bağlarımızın güçlenmesine vesile oldu.

Rabbimizden; bayramlarımızın ümmet-i Muhammed’in birliğine, mazlum coğrafyaların huzuruna, kardeşliğimizin güçlenmesine ve hayırlı hizmetlerimizin bereketlenmesine vesile olmasını niyaz ediyor, nice bayramlarda buluşmayı temenni ediyoruz.

Şanlıurfa İNSANDER Kurban Bayramı’nın bereketini ve muhabbetini hep birlikte yaşadı.Bayramlaşma programımıza katılım sağ...
29/05/2026

Şanlıurfa İNSANDER Kurban Bayramı’nın bereketini ve muhabbetini hep birlikte yaşadı.
Bayramlaşma programımıza katılım sağlayan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ederiz.
Birlikte edilen dualar, paylaşılan tebessümler ve kurulan gönül bağları bayramımıza ayrı bir güzellik kattı.
Allah birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.
Bayramımız mübarek olsun.

İstanbul Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı'nda bayramlaşma gerçekleştirildi. Vakıf gönüllüleri, misafirler ve farklı kardeş...
29/05/2026

İstanbul Aksa Eğitim ve Dayanışma Vakfı'nda bayramlaşma gerçekleştirildi.
Vakıf gönüllüleri, misafirler ve farklı kardeş STK'lardan katılımlar ile yoğun bir bayramlaşma gerçekleştirildi.
Malatya milletvekili Abdurrahman Babacan'ın da katıldığı bayramlaşma programı istişare ve paylaşımlarla sona erdi.

28/05/2026

Address

Ali Kuşçu Mahallesi Hulusi Noyan Sk. No: 11-13 Fatih
Istanbul
34093

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00
Saturday 09:00 - 19:00
Sunday 09:00 - 19:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İnsan ve Değer Hareketi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share