Göcek Çevre Koruma Platformu

Directions

Göcek Çevre Koruma Platformu Göcek ve civar koylarında ki gelişmelerden haberdar olabilmek ve koruyabilmek adına bu platformd

05/09/2026

İMO: GÖCEK-DALAMAN KOYLARI AYRICALIKLI SERMAYEYE DEĞİL, TÜM HALKIMIZA AİTTİR!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, mühendislik disiplini, kıyı-deniz yapıları etiği ve kamu yararı gözetilerek, Göcek-Dalaman Koylarına ilişkin verilen ÇED Olumlu kararı üzerine 5 Eyül 2026 tarihinde "Göcek-Dalaman Koyları Ayrıcalıklı Sermayeye Değil, Tüm Halkımıza Aittir" başıkı bir basın açıklaması yaptı.

Muğla’mızın ve ülkemizin eşsiz doğa mirası Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen "Göcek-Dalaman Koylarında Mapa Şamandıra Sistemi Projesi" kapsamında yaşanan gelişmeler, teknik ve hukuki açıdan kaygı verici bir boyuta ulaşmıştır.

Muğla 2. İdare Mahkemesi’nin 9 Temmuz 2026 tarihinde, hassas ekosistem üzerindeki kümülatif etkilerin araştırılmadığı gerekçesiyle oybirliğiyle verdiği yürütmeyi durdurma kararı henüz tazeliğini korurken; karardan sadece 47 gün sonra, 25 Ağustos’ta “ÇED Olumlu” kararı verilmiştir. Yargı kararının gerekçesi ve ortaya koyduğu bilimsel-teknik tespitler dikkate alınmadan yürütülen bu süreç, mahkeme kararını etkisizleştiren ve mühendislik disiplinini hiçe sayan bir anlayışı ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, kıyı ve deniz mühendisliği ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak, revize edilen projede tespit ettiğimiz temel teknik, ekolojik ve hukuki sakıncaları kamuoyunun bilgisine sunuyoruz:

Bilimsel haritalama yoktur, "ekolojik koruma" iddiası asılsızdır. Projenin, Akdeniz ekosistemi için hayati önem taşıyan endemik deniz çayırlarını (Posidonia oceanica) çapa tahribatından koruma iddiasının bilimsel bir dayanağı yoktur. Hassas habitatların sınırları, yoğunlukları ve yayılımları akredite metotlarla haritalandırılmadan hazırlanan bir ÇED raporu, teknik geçerlilikten uzaktır. Neyin korunduğu dahi tespit edilmeden sahada mühendislik müdahalesi yapılamaz.

Taşıma kapasitesi ve hidrodinamik etkiler görmezden gelinmiştir. Göcek Körfezi’ndeki mevcut marina ve iskelelerle birlikte tekne bağlama kapasitesi hali hazırda 2.006’ya ulaşmıştır. Bu yoğun kullanımın dar bir su alanında yaratacağı kümülatif çevresel baskı modellenmemiş; koyların su sirkülasyonu, akıntı rejimleri ve rüzgâr-dalga hareketleri gibi denizel dinamikler hesaba katılmamıştır. Taşıma kapasitesi sınırları belirlenmeden körfeze yüzlerce yeni bağlama noktası eklenmesi, ciddi ekolojik riskler yaratacaktır.

Yargı kararı sümen altı edilmiştir. Hazırlanan bin 164 sayfalık yeni Proje Tanıtım Dosyası’nda, projenin hukuksuzluğunu tescil eden Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararına tek bir satır dahi atıf yapılmamıştır. Yargı kararını yok sayan bir anlayışın hazırladığı rapora "Olumlu" kararı vermek hukukun açıkça çiğnenmesidir.

Kamu yararı yerine rant önceliklendirilmiştir. Toplam kapasite kağıt üzerinde 864’ten 856’ya çekilerek kapasitede azalma olduğu yönünde yanıltıcı bir algı oluşturulmuştur. Oysa halkın ve yerel denizcilerin kullandığı 5-8 metre arası küçük teknelerin bağlama noktası %56 azaltılarak 182’den 80’e düşürülmüş; 20-40 metre arası süper yatlar için ayrılan alan ise yaklaşık 9 kat artırılarak 27’den 238’e çıkarılmıştır. Kamu alanı niteliğindeki koylar, lüks yatların özel otoparkına dönüştürülmüştür.

Kamuoyunun haklı tepkisi ve Odamızın da dahil olduğu hukuki mücadeleler sonucunda projenin uygulandığı koylarda değişiklik yapılmıştır. Ancak, bu değişiklikler içinde kara mapalarından vazgeçilmesi önemli bir yanlışlıktır. Kara mapalarının sayısının artırılması ve kıyılardaki tonozlara bağlı mapaların azaltılması ve kaldırılması doğru bir uygulama olacaktır. Ayrıca tonozlu tonozsuz tüm koyları kapsayan bilimsel modelleme olmaksızın yürütülen müdahaleler yeterli başarıyı sağlayamaz.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak; doğaya, kamu yararına, bilime ve mühendislik etiğine aykırı olan bu "ÇED Olumlu" kararına karşı tüm yasal yollara başvuracağımızı; Fethiye-Göcek Koyları’nın rant odaklı projelere kurban edilmesine izin vermeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu

03/09/2026
24/02/2026

Mapa Şamandıra ile yapılacak faaliyet, mevzuata göre “marina / yat parkı” olarak adlandırılır.

MAPA ŞAMANDIRA KORUMA DEĞİL YAT PARKI İŞLETMESİDİR
Mapa şamandıra sistemi bir koruma uygulaması değildir. Adı ne olursa olsun, fonksiyonu itibarıyla yat parkı işletmesidir.

Çünkü bu sistemde;
Sabit bağlama noktaları vardır, Bağlama hakkı süreli olarak tahsis edilir, Ücret alınır, Serbest demirleme yasaklanır, Denetim ve yaptırım uygulanır.

Hukukta isimlendirme değil, işlev esas alınır. Bu unsurlar bir araya geldiğinde, kıyıda bina bulunmasa dahi yapılan iş marina, yani yat parkı işletmeciliğidir. Deniz üstünde kurulmuş olması bu gerçeği değiştirmez.

Göcek koyları’nda uygulanan mapa şamandıra sistemi, kamusal ve serbest kullanım anlayışını ortadan kaldırmış; doğal koyları, ücretli ve kontrollü bağlama alanlarına dönüştürmüştür. Bu nedenle uygulama, koruma değil ticari işletme olarak değerlendirilmelidir.

MAPA ŞAMANDIRA: KAMUNUN VE TİCARİ TEKNELERİN DIŞLANMASI BÖLGEYİ NASIL DEĞİŞTİRİR?
Mapa şamandıra uygulaması yalnızca teknelerin bağlandığı bir sistem değildir; bölgenin sosyal ve ekonomik düzenini değiştiren bir müdahaledir. Bu sistemle birlikte deniz, serbest ve kamusal bir alan olmaktan çıkarak kontrollü ve ücretli bir işletme sahasına dönüşür.

Öncelikle küçük ölçekli ticari tekneler ve yerel deniz kullanıcıları sistemin dışına itilir. Balıkçılar, günübirlik tur tekneleri ve bölge esnafının kullandığı tekneler için serbest demirleme imkânı ortadan kalkar. Ücretli bağlama sistemi, büyük sermayeli yatlar ve yüksek bütçeli kullanıcılar lehine çalışırken, yerel deniz ekonomisini oluşturan aktörler için ciddi bir mali yük yaratır.

Bu durum zamanla, bölgedeki denizcilik faaliyetlerinin el değiştirmesine yol açar. Küçük işletmeler çekilir, yerini büyük şirketler ve dışarıdan gelen kullanıcılar alır. Denizle iç içe yaşayan yerel toplumun, koylarla kurduğu tarihsel bağ kopar. Koylar halkın yaşam alanı olmaktan çıkar, müşterisi olanların girebildiği özel alanlara dönüşür. Sonuçta kaybedilen yalnızca bağlama hakkı değil; bölgenin yerel ekonomisi, sosyal dokusu ve yaşam kültürüdür.
Bunun ekonomideki adı, aşağıdan yukarıya servet transferidir.

Tüm bu gelişmelere rağmen Fethiye’de kamunun çıkarlarını korumakla yükümlü seçilmişlerin sessizliği dikkat çekmektedir. Bu sessizlik, kamuoyunda açık bir onay olarak okunmaktadır. Seçilmişler artık nerede durduklarını açıkça göstermelidir.

Address

Göcek
48310

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Göcek Çevre Koruma Platformu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share