16/04/2026
Ateistlerin, Kur'an'da haber verilen peygamberlerin tamamının dünyanın aynı bölgesinden olması ile ilgili eleştirilerine karşı araştırmalar yapan ve Hz. Âdem’den Hz. Muhammed'e (sas) kadar tüm dünyaya tevhid elçileri gönderildiğini delilleriyle ortaya koyan önemli bir kitap okuduk.
Kitap, Yüce Allah'ın "her millete uyarıcı gönderildiği" mesajını ön kabul olarak ele almış, araştırmalarını "…nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler…" ayeti ile genişletmiş ve tarihte tevhidin izlerini bu perspektifle arayan bir çalışma meydana çıkmış.
Yazar, konunun sağlıklı anlaşılabilmesi için kitabın ilk bölümlerinde dinler, peygamberlik, dünya tarihi ve dinler tarihi gibi alanların temel kavramlarına değinerek kısa bilgiler vermiş.
"Tanrı inancı ve din olgusunun insanlık tarihi boyunca var olduğunu ile ilgili bulgulardan bahsederken yazarın evrimsel tarih verilerinden ve kavramlarından faydalanması anlaşılabilir ancak eleştiriye açık. Zira Neondartel ve Saphiens insanlarının (!) günümüze ulaşan tekil mezar örneklerinden büyük genellemelere varılmasını evrimci anlayışın (bilim ahlakı açısından) kabul edilemez bir tavrı olarak görüyoruz ve din algısının insanlık tarihi boyunca var olduğunu ispat etmek için böylesi delillendirme çabalarına ihtiyaç olmadığını düşünüyoruz.
Kitabın ilk bölümlerinde "Resmî tarih" ezberlerini ve materyalist/evrimci arkeoloji savlarını yerle bir eden Göbeklitepe buluntuları ile ilgili ilginç tespit ve yorumlar mevcut.
Kitapta Sümerlerden Orta Asya Türklerine, Hint-Avrupa Coğrafyasından Antik Yunan'a, Uzak Doğu'dan Buda'ya, Amerikan Yerlilerinden Afrika'ya kadar çok geniş bir çerçevede tevhidin ve tevhidi yayan isimlerin izleri aranmış.
"İnsanlığın ilk dininin tek tanrılı olduğu ve sonrasında şirkin yayıldığı" iddiasını sağlam delillerle destekleyen ve aynı zamanda insanlık tarihine dair de yoğun bir okuma vadeden bu değerli kitabı tavsiye ediyoruz.