Aşiretin bir kısmı da Karaman İlinde (Konya) oturur. Kanuni Sultan Süleyman devrinde yazılan 415 ve 455 no.lu tahrir defterlerinde 66 hanelik “Çetmi” Köyü ismi ile geçer.Bu köy Selçuklu Sultanı İzzet Keykavus devri kayıtlarında geçer. İzzet Keykavus’un ve Sultan 1. Mesutun iskan olayında ismi geçer. İskanın takibinde “ÇETME” ismini almıştır.
1720 yılında tamir edilen Argıthan’ı etrafında köy kuru
lması için Ilgın’dan 40 hane, Gügeç Köyü’nden 6 hane, Akşehir’den 40 hane, Nadir, Kürnes, Alpsaru, Karahüyük, Ortaköy Çakıllar, Melas’tan getirilen ve Çetme’de olan halk ile 200 haneye tamamlatılmak istenmiş ancak istenilen hane sayısına ulaşamamıştır.
1872 tarihinde Akşehir Kazası Doğanhisar Nahiyesine bağlı “Çetme” Köyü 66 ev 204 nüfus olarak gösterilmiştir. 1935 yılında nüfusu 364 erkek, 422 kadın toplam 786 olarak belirtilmiştir. KAYNAK:
1- Kuyud-u Ködim Arşivi 415-455 No.lu Maliye Müdevvu Defteri
2- Kavanin-i Ali Efendi H. 1018/1696 Dırsadadei
3- Katip Çelebi- Cihan-nüma
4- Şemsettin Sami- Kamüsül-Alam
5- Kitabü’l- Mesalik-i ve I-memalik
Muharrem BAYAR
Araştırmacı –Yazar
BOLVADİN
GENEL DURUM VE İDARİ YAPI
Eski Türk Tarihi kayıtları araştırıldığında Çetme isminin Oğuz Türklerinin bir kolunun adı olduğu halde günümüzde derme çatma anlamında yorumlanması ve Konya’nın Taşkent İlçesi’ne bağlı Çetmi Kasabası’nında bulunması nedeni ile yazışma ve bürokraside karışıklığa meydan verdiği için tarihi çınar ağacından da esinlenerek ismi “ÇINAROBA” olarak değiştirilmiştir. Çınara eklenen Obadan da anlaşılacağı üzere kökümüzün Sarıkeçili Yörük aşiretine dayandığı vurgulanmak istenmiştir. Kurulduğu tarihten itibaren Köy Tüzel Kişiliği sıfatı ve muhtarlıkça yönetile gelen Beldemiz 07/06/1992 tarihinde belediyelik kurularak Kasaba sıfatını almıştır. 07/06/1992 yılında yapılan Belediye Başkanlığı Seçimlerinde Kasabamızın ilk Belediye Başkanı olarak Sayın Salim UÇAR seçilmiş olup, bu görevi aralıksız 18/04/1999 tarihine kadar sürdürmüştür. Bu tarihte yapılan Belediye Başkanlığı Seçimlerinde ise Sayın Hasan AKSOY Belediye Başkanı seçilmiş ve bu görevini 28/03/2004 tarihine kadar sürdürmüştür. Bu tarihte yapılan Belediye Başkanlığı Seçimlerinde yine eski Başkan Sayın Salim UÇAR Belediye Başkanı seçilmiş ve bu görevini 29 Mart 2009 Seçimlerine kadar yürütmüştür.Bu tarihde yapılan seçimlerde Sayın Mahmud YALÇIN Belediye Başkanı seçilmiş olup, halen görevine devam etmektedir. Kasabanın ortasındaki Çınar Ağacından da anlaşıldığına göre kasaba Çınar Ağacının etrafında yerleşmiştir. Geçmişte Kadir Efendi Medresesi’nin bulunduğu rivayet edilmektedir. Ayrıca birde han olduğu söylense de şimdiye kadar kalıntılarına rastlanmamıştır. Kasabamız Fatih Mahallesi, Aslan Uçar Mahallesi, Başaran Mahallesi olmak üzere 3 mahalleden oluşmaktadır
COĞRAFİ DURUM
Çınaroba Kasabası Sultan Dağları’nın Kuzeydoğuya bakan yamaçlarında kurulmuştur. Bağlı olduğu Doğanhisar İlçesi’nin batısında olup ilçeye kuşbakışı 4,5 km, yol güzergâhı olarak 5,5 km uzaklıktadır. Bağlı olduğu Konya İli’ne 128 km uzaklıktadır. Kuzeydoğusunda bulunan Ilgın İlçesi’ne 39 km, batısında bulunan Akşehir İlçesi’ne 34 km uzaklıktadır. En yüksek tepe Davras ve Ketenlik Köyleri arasındaki 2071 m rakımlı “Kurucakolan Tepe”sidir. Bu dağlık alanlar ormanlarla kaplıdır. Çam, meşe, ardıç, sedir, selvi, karaağaç, fındık, elma, ceviz ağaçları dağları kaplamaktadır. Seyrine doyum olmayan bir manzara ile karşımıza çıkan dağlarımızı birde kış mevsiminde karlarla kaplıyken görmelisiniz. Kasaba merkezinin yerleşim alanı doğu, kuzey ve batı yönünde genişleyen bir düzlük uzanır. Halen gölet suyu ile sulama yapılan topraklar gayet verimlidir. Ancak topraklarının büyük bir bölümü sulanamamaktadır. Oysa her karışında taban suyu bulunduğu halde suyu toprak yüzeyine çıkarmak çok masraflı bir iş olduğu için bu sulardan yararlanılamamaktadır. Göletten yapılan sulamada araziye yetmemektedir. Ancak göletten gelen sulama kanallarının kapalı sistemde olması ve gölet içinin temizlenmesi ve setindeki su kaçıntılarının önlenmesinden sonra belki gölet bir miktar sulamaya yetebilir. EĞİTİM
Cumhuriyetten öncesine ait hiçbir sanat ve kültür eserine rastlanmamıştır. Kasabamıza 1929 yılında ilkokul binası yapılmıştır. Daha sonra 1995 yılında yeni İlköğretim Okulu binası yapılmıştır. Eski ilkokul binası kasabamızın merkezinde yer alıp iki ayrı binadan oluşmaktadır. Şu anda bu binalardan yararlanılamamaktadır. Yeni ilköğretim okulu binası ise kasabamızın Akşehir çıkışına yeni Belediye binasının hemen karşısına Koçaş Kasabası yol ayrımına yapılmıştır. İki katlı, 13 dershaneli, öğretmenler odası, müdür odası, hizmetli odası, kütüphanesi, laboratuarı, memur odası, kalorifer odası, anasınıfı ile gayet modern bir çizgi yakalamıştır. Eğitim alanında son yıllarda atılım yapılmış; okulumuz Doğanhisar’ da yapılan bilgi kültür yarışmalarında birincilik, ikincilik gibi dereceler almış ve sınavlarda kazanan öğrenci sayısında büyük bir artış olmuştur. Okuma yazma oranı %97 ‘dir. KÜLTÜR
Kasabamızın gençlerinin yapabilecekleri çok fazla bir sosyal etkinlik seçenekleri bulunmamaktadır. Ancak bütün bu imkansızlıklar içinde dahi kendilerine bir uğraş alanı bulmuşlardır. Spora çok yatkın olan kasabamızın gençleri okulumuz öğretmenlerinin de desteği ile voleybol dalında büyük başarılar kazanmışlardır. Doğanhisar ilçesinde yapılan Kaymakamlık kupalarında birinciliği kimseye vermemektedirler 2003 ve 2004 yılında yapılan kupalarda birinci olarak kupaları belediyemize kazandırmışlardır. Ayrıca yine Doğanhisar İlçesinde yapılan Atatürk Koşularında okulumuz öğrencileri birinci olmuşlardır. YEMEKLER
Anadolu’nun, sofrasına en sahip çıkan yerleşim yerlerinden biridir Çınaroba Kasabası. Yoğurt çorbası ya da pirinç çorbası ile başlar o güzelim yemek davetleri. Arkasından hemen etli yemeklere geçilir. Mesela tavuk ya da et köftüsü. Et yemeklerinin ardından Akböçe ve turşu alır sırayı. Akböçeyi merak ettiniz değil mi? Yöresel ağızla kuru fasulye; ister yaz olsun isterse kış sofralar hemen hemen akböçesiz olmaz. Akböceyi sofraya getirmeyenler ise mutlaka gökböçeyi getirir. Gökböçe ise taze fasulyedir. Akböçenin ardından yaprak sarması ya da lahana sarması ile birlikte midenin ağırlığını alması için helva ya da sütlaç gelir. Artık yavaş yavaş yemeğin sonuna doğru geliniyor. Sırada ise bulgur pilavı ve hoşaf ya da ayran var. Sofradan kalkmanın zamanı geldi. Afiyet olsun. Bir zamanlar sofraların vazgeçilmezi olan mıkla (soğan aşı) artık o kadar rağbet görmez olmuş. Gafete aşı (Menemen benzeri bir yemek), cancil (domatesin bulgurla pişirilip yoğurtlanmış hali) gibi yemeklerde arada sırada pişen yemekleri arasında. Derleyen G. Tolga TOĞAY