Munzur TV

Munzur TV Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Munzur TV, Nonprofit Organization, Dersim.

Munzur TV Dersim'e ait kültürel, inançsal ve tarihsel değerlerine sahip çıkan dünyaya dağılmış Dersimlilere ve Dersim Dostlarına haber taşıyan bir Online televizyon.

Öcalan'ın büyük kahramanı Bİtlisi kimdir?Bir kahraman mı yoksa azılı bir Alevi katil mi?2013 yılında Diyarbakır'da Nevro...
23/08/2026

Öcalan'ın büyük kahramanı Bİtlisi kimdir?
Bir kahraman mı yoksa azılı bir Alevi katil mi?

2013 yılında Diyarbakır'da Nevroz kutlamasında okunan mesajında da şimdi yayınlanan görüşme notlarında da Erdoğan'a Yavuz ile Bitlisi'nin işbirliğini referans göstererek adeta Erdoğan'ı Yavuz kendisine de Bitlisi rolü önermekte.

Peki kimdir bu bitlisi? Binlerce Dersimli genç PKK saflarında dedelerinin katili Bitlisi için mi öldüler?
Alevi kurum temsilcileri neden bir tek açıklama dahi yapmıyorlar? Alevi kurum yöneticileri DEM Parti'den milletvekili olma hayaliyle mi susuyorlar?

​Bitlisli İdris "Selim Şah-Nâme" adlı yapıtında katliam sürecini şu tarafgir sözlerle aktarıyor:

​"Sultan Selim Han, memleketin sınırını bu müfsit ve inançsızlardan temizlemek için önce komutan ve idarecilere itaat edilmesi gereken bir emir gönderdi. Her şehir ve köydeki eskiden inançsız taifeye bağlı olanların isimleri araştırılıp; ömrünü delaletle geçirmiş, buluğa ermiş ve ermemiş gençler ile yaşlıların tamamı, teferruatlı olarak 40.000 geçkin kişiyi zapt edip padişaha bildirdi. Sultan, hepsinin öldürülmesini emretti. Sultanın Edirne'de bulunduğu o kış Rumeli ve Anadolu'da kadın, çocuk ve kadınların cenininden başka o cemaatten hiç kimse hayatta kalmadı."

Bitlisi, Yavuz'un kılıcı ve Alevi düşmanıdır. Ebussuud, İbn-i Kemal, Müftü Hamza gibilerden geri kalır bir yanı yoktur.

Bava Warway'ın Hikayesi Kureyşan ocağından pirkerinden Bava Warway gençlik yıllarında madende çalışırken bir gün rüyasın...
21/08/2026

Bava Warway'ın Hikayesi

Kureyşan ocağından pirkerinden Bava Warway gençlik yıllarında madende çalışırken bir gün rüyasında Düzgün Baba'yı görür. Düzgün Baba onu yanına çağırıyordur. Madeni terk edip baba evine döner, Düzgün Baba'ya gitmek üzere yola koyulur.

Üç gün üç gece Mekanda kalır. Başka bir rüya görmez ve Erzincan’a geri döner.

Aradan kısa bir zaman geçtikten sonra Xızır ayında yine rüya görür Bava Warway. Rüyasında Düzgün Baba yine kendisini çağırıyordur.

Xızır ayında, kar kış günkerinde yürüyerek Erzincan’dan çıkıp üç, dört gün sonra Düzgün Baba’ya ulaşır. Yine üç gün üç gece kalır orda. Ve yine bir rüya görmez ancak bu kez ısrar eder. Üç gün boyunca yalvarır, yakarır, ağlar ve bir ışık bekler. Üçüncü gün bir ışık gelir. Rüyasında ona ‘çarıklarını ve çoraplarını’ çıkarması gerektiği söylenir. Bablva Warway endişelenir. ‘Ben kulum, insan sütü emmişim, nefsime yenik düşersem ne yaparım sonra’ der. ‘Sen korkma, ben sana yardım ederim’ diye cevap alır.

O sözden sonra Bava Warway çarıklarını ve çoraplarını çıkarıp bir kenara atar ve kararını verir. Kendi deyimiyle “Karın içerisine çıplak ayakla bir girdim ki o hoo pamuk gibi. Ter akıyor her bir yanımdan böyle giderse işimiz iyi dedim.”

Bablva Warway 1965’li yıllardan 1970’lere kadar yalın ayak birçok köy gezer. Bu süre zarfında Başköy’lü Hasan Efendi’nin de yanına birçok kez gitmiş, yanında bulunmuş ve yol öğrenmiştir.

Onu ‘deli’ zannedenler de olmuştur, görünce elini ayağını öpmek isteyenler de…

Bu sebeple kendisine inançlı Aleviler tarafından Bava Warway (Yalın Ayaklı Bava) diye hitap ederler.

Himmetini, Seyyid Mahmud-i Hayrani’nin oğlu Saheyder Sultan Düzgün’den aldığını her seferinde de dile getirmektedir.

Binali Doğan

Kureşan Ocağı’nın kıymetli pirlerinden Bawa Warvay bugün Hakk’a yürüdü.Başkan Yardımcımız Aygül Erdemir başta olmak üzer...
19/08/2026

Kureşan Ocağı’nın kıymetli pirlerinden Bawa Warvay bugün Hakk’a yürüdü.

Başkan Yardımcımız Aygül Erdemir başta olmak üzere (Erzincan) ailesine, tüm sevenlerine ve Kureşan Ocağı’na başsağlığı diliyoruz.
Hakk katında devri daim, mekânı cennet olsun.
Nur içinde yatsın.

Cenaze erkânı yarın, 20 Ağustos Perşembe günü Bağcılar Cemevi’nde gerçekleştirilecek. Ardından Hüseyin Dede, memleketi Erzincan Çayırlı Pınarlı Köyü’nde sırlandırılacaktır.

Esenler Ana Fatma Cemevi Yönetimi Kurulu
Esenler Ana Fatma Cemevi / Esenler Alevi Toplumu

HOZAT’IN 38 BELLEK DUVARI NEREDE?Hozat Halkı Bellek Duvarını Geri İstiyor: “Akıbeti Ne Oldu?”Tunceli’nin Hozat ilçesinde...
16/08/2026

HOZAT’IN 38 BELLEK DUVARI NEREDE?
Hozat Halkı Bellek Duvarını Geri İstiyor: “Akıbeti Ne Oldu?”

Tunceli’nin Hozat ilçesinde, 2012 yılında Cumhuriyet Caddesi üzerinde oluşturulan “38 Bellek Duvarı”, Dersim 1938’de yaşanan acıların hatırlanması, toplumsal hafızanın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla oluşturulan önemli bir kamusal hafıza alanıydı.

Ancak söz konusu bellek duvarı, 4 Mayıs 2024 tarihinde Hozat Kaymakamlığı tarafından kaldırıldı.

Aradan geçen süreye rağmen kamuoyunun zihnindeki en temel soru hâlâ yanıtlanmış değil:

38 Bellek Duvarı neden kaldırıldı ve şimdi nerede?

Duvarın kaldırılmasına ilişkin kamuoyuna açık ve ayrıntılı bir gerekçe paylaşılmaması, Hozat halkı ve kamuoyunda çeşitli soru işaretlerine neden oldu.

Dersim halkı soruyor:

38 Bellek Duvarı neden kaldırıldı?
Nereye götürüldü?
Materyalleri nerede?

Prof. Dr. Şükrü AslanMunzur Doğa ve Kültür Festivali NotlarıKlasik antropoloji-sosyoloji yazınında yer aldığı gibi, fest...
06/08/2026

Prof. Dr. Şükrü Aslan
Munzur Doğa ve Kültür Festivali Notları

Klasik antropoloji-sosyoloji yazınında yer aldığı gibi, festivaller geleneksel dünyada bir tür dini ve kutsal alana dair birer ayin gibiydi. Modern zamanlara gelince daha çok ulus kimliğinin icra-temsil edildiği etkinlikler olarak tezahür etti. Hızlı-yaygın iletişim ortamının belirlediği küresel dünyada ise bambaşka işlevleriyle gündelik hayatın bir parçası olmuş görünüyorlar. Özellikle modern milliyetçilikle baskılanan kimliklerin yeniden inşasında önemli bir işlev görüyorlar.

Bugünün festivalleri, modern zaman milliyetçiliğinin yarattığı ağır toplumsal-siyasal yüklerin altında bırakılan coğrafyalarda daha büyük bir toplumsal-politik ilgiye konu oluyorlar. Zira yüzyıllar boyunca dışlanan diller-inançlar, bu festivaller aracılığıyla görünür olma imkânı bulabiliyorlar. Türkiye’de bu tür festival deneyimi olan şehirler fazla değil ve Dersim onlardan birisidir. Munzur Doğa Kültür Festivali’nin oldukça yaygın politik ve akademik ilgiye konu olmasının nedeni de budur.

1999’da ilki yapılmak istense de politik müdahaleler nedeniyle 2000 yılında başlayan ve kesintilerle 2026’da 24. kez gerçekleştirilen festival, bugün çeyrek asırlık geçmişe ulaşmış bulunuyor. Sahip olduğu bu deneyim de onun özel bir ilgiye konu yapıyor. Bu deneyimin belki de en dikkat çekici yanı, ilk kez içeriden açık eleştirel seslerle karşılaşması ve ilk kez düzenleyici bazı kurumların bu görevlerinden çekilmeleri oldu.

Yüksek gerilim direklerinin her birine ulaşmak için Pülümür Vadisi’ni köstebek yuvasına çeviren yollar… Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin hararetli tartışmalarında sesi duyulmayan doğa alarm veriyor. İş makineleri ormanların kalbinde gelişigüzel yollar açmaya devam ediyor.

Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin, Dersim’deki toplumsal dinamiklerin kendisini bulabildiği, bu coğrafyadaki seslerin küresel dünyaya ulaşabildiği, akademik-politik-kültürel yeni kanalların açılabildiği ve yeni sözlerin-seslerin söylenebildiği, her alanda çoğulculuğu gözeten bir mecra olarak inşa olması temel ve doğru-haklı beklentidir. Dersim bunu yapabilir ve nitekim daha zor zamanlarda bile yapabilmiştir. Ne ki son yıllarda festival hem çoğul seslerin görünmez olduğu hem de giderek kendini tekrar eden, dolayısıyla etkisi zayıflayan bir etkinliğe dönüştü. Bugünkü eleştirel seslerin nedeni de bağlamı da budur.

Munzur Doğa ve Kültür Festivallerinin birkaçına konuşmacı, büyük bir bölümüne de dinleyici-izleyici olarak katılmış, dahası festivalin hafızasını üretme kaygısı taşımış bir Dersimli akademisyen olarak, festivale dair acil üç hususun altını çizmek isterim.

Birincisi, festivali düzenleyen kurumlar/aktörler, öncelikle festivalin bu coğrafyadaki tüm seslerin bir mecrası olduğunu ihmal etmemeli, kurumsal temsil esas olmak üzere Dersim’in bütün seslerini dinlemelidirler. Zira Dersim’in pek çok sesi uzun zamandır bu festivallerde kendini göremiyor.

İkincisi, her konuda bir şey söyleyen ve dolayısıyla hiçbir konuda derinlikli bir şey söyleyemeyen festivaller yerine, tematik festivallere odaklanan yeni bir form inşa edilmelidir. “Müzik”, “Eğitim,”, “Doğa”, “Çevre”, “Dil”, “94”, “Sinema”, “Diaspora”, “Sosyoloji”, “38”, “Sağlık”, “Tarih” gibi daha bir dizi tema sayılabilir. Her festival bu temalardan sadece birine odaklansa, Dersim coğrafyasındaki sorunların bilinirliği ve çözümü yönünde uluslararası akademik-politik büyük etkisi olabilir.

Üçüncüsü, bu yıl 24. kez yapılsa da hâlâ hafızası olmayan festivalin hem dijital hem de fiziki ortamda hafızasını yeniden kurmak büyük bir ihtiyaçtır. Unutmamak gerekir ki hafızasını kamusallaştırmayan bir festivalin somut çıktıları da olamaz. Nitekim son festivalde de yer aldığı gibi hemen tüm festival afişlerinde ‘dilimiz ve kültürümüz’ kaygısı vurgulansa da, festivalin bu kaygılara dair ne tür çarelere-çözümlere vesile olduğunu gösteren açık bir veri-olgu yoktur.

Palavra Meydanı’ndaki “keskin” siyasal söylemlerin gündeminde yer almayan “Dersim doğası” koruma kararına karşın yıkıma uğratılıyor.
Özetle Munzur Doğa ve Kültür Festivali, Dersim’in ulusal ve uluslararası ölçekte bilinmesini-tanınmasını sağlayan çok önemli bir politik-kültürel-akademik etkinliktir. Mutlaka devam etmelidir. ‘Festival yapmayalım’ önerileri Dersim’i radikal biçimde geriye çeker. Ama mevcut biçimiyle devam etmemesi gerektiği de açıktır. Yeni bir festival formu-mecrası inşa etmek için ilk adım, Dersim’in bütün seslerini dinlemektir. Festivali düzenleyen kurumları bu ilk adımı atmaya davet ediyorum. Eminim, daha iyi fikirler oradan çıkacak; Munzur Doğa ve Kültür Festivali kendi mecrasını bulacaktır.

Fatih Cimen Dersim'in hafızasını geleceğe taşıdıEski Alman Federal Meclisi (Bundestag) Milletvekili ve Dersim Kültür ve ...
03/08/2026

Fatih Cimen
Dersim'in hafızasını geleceğe taşıdı

Eski Alman Federal Meclisi (Bundestag) Milletvekili ve Dersim Kültür ve Tarih Merkezi (DKG) Başkanı Hüseyin Kenan Aydın, vefatının 40. gününde Oberhausen Alevi Kültür Merkezi'nde düzenlenen 40 Erkanı ile anıldı.

Dersim Kültür ve Tarih Merkezi ile eşi Aynur Aydın'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen anma programına çok sayıda dostu, yol arkadaşı, siyasetçi, sendikacı ve Alevi kurumlarının temsilcileri katıldı. Program, AABF İnanç Kurulu Başkanı Dede Hasan Ali İçlek'in yürüttüğü erkânla başladı.

Hasan Ali İçlek: "Mücadelesi gönüllerde yaşamaya devam edecek"

Dede Hasan Ali İçlek, Türkçe ve Zazaca yaptığı konuşmada Hüseyin Kenan Aydın'ın yalnızca siyasi kimliğiyle değil, insani duruşu ve toplumsal mücadelesiyle de hafızalarda yaşayacağını vurguladı.

İçlek konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Önemli bir dostumuzu, önemli bir değerimizi, önemli bir kardeşimizi kaybetmenin acısı içerisindeyiz. İnsan bedeninin toprağa sır edildiği andan itibaren asıl önemli olan, gönüllerde kazandığı yerin yaşamaya devam etmesidir. Hüseyin Kenan Aydın, Dersim'in evlatları, kayıpları, şehitleri, inancı ve ikrarı için yıllarını verdi. Ruhu bedeninden ayrılmış olabilir; ancak anıları, mücadelesi ve insanlığı gönüllerimizde yaşamaya devam edecektir."
Ahmet Canpolat: "Mesele onun yerini doldurmak değil, ideallerini yaşatmaktır"

Dersim Kültür ve Tarih Merkezi Başkan Yardımcısı Ahmet Canpolat, konuşmasında Hüseyin Kenan Aydın ile yıllara dayanan ortak çalışmalarını anlattı.

Canpolat, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesi" kapsamında yaklaşık 400 sözlü tarih mülakatı gerçekleştirdiklerini belirterek, bu çalışmaların akademik zemine taşınmasında Hüseyin Kenan Aydın'ın belirleyici rol üstlendiğini söyledi.

"Bu mülakatların bilimsel yöntemlerle dünyaya tanıtılması gerekiyordu. İlk akademik çalışmayı Hüseyin Kenan Aydın ile birlikte yürüttük. Bugün mesele onun yerini doldurmak değil; onun ideallerini başarıyla geleceğe taşımaktır."

Canpolat, Hüseyin Kenan Aydın'ı tek bir cümleyle anlatmasının istenmesi halinde ise, "Halka adanmış bir ömür."diyeceğini belirtti.

Aynur Aydın: "46 yıllık hayat arkadaşımı kaybettim"

Programın en duygusal konuşmalarından birini yapan Aynur Aydın, 46 yıllık hayat arkadaşını kaybetmenin tarifsiz acısını yaşadığını söyledi.

"Siz onu sendikacı, siyasetçi, milletvekili ve Dersim sevdalısı olarak tanıyorsunuz. Ben ise 46 yıl hayatı paylaştığım insanı kaybettim. Birlikte büyüdük, birlikte çoğaldık. Acımız büyük; bu yaranın kabuk bağlaması uzun zaman alacak."

Aynur Aydın ayrıca, "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesinin“ Alman Federal Meclisi'nde gündeme taşınmasının kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek,

"O gün o onuru birlikte yaşadık. Bundan dolayı büyük mutluluk duyuyorum." dedi.

Dersim'in hafızasını geleceğe taşıdı

Siyasi yaşamının yanı sıra akademik ve kültürel çalışmalarıyla da öne çıkan Hüseyin Kenan Aydın, özellikle Dersim'in tarihi hafızasının korunmasına yönelik projelerde önemli sorumluluklar üstlendi.

Ruhr Üniversitesi Bochum (RUB) ile ortak yürütülen "Dersim 1937–38 Tanıkları Projesinin“ koordinatörlüğünü üstlenen Aydın, yüzlerce tanıklığın kayıt altına alınmasına öncülük ederek sözlü tarih çalışmalarına kalıcı katkılar sundu.

Aydın ayrıca, Berlin Parlamentosu'nda düzenlenen 4 Mayıs Dersim Anmalarında aktif görev aldı; Dersim'in tarihini ve hakikatini uluslararası platformlara taşımak amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli rol oynadı. Son olarak 21–22 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Dersim Arşivi Açılış Programının hazırlanmasında da öncü isimlerden biri olarak görev yaptı.

Hayatını demokrasiye, emek mücadelesine ve Dersim'in tarihsel hafızasının korunmasına adayan Hüseyin Kenan Aydın, geride yalnızca siyasi bir miras değil; aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılacak güçlü bir toplumsal hafıza bıraktı.

Dostları 40 Erkanında HÜSEYİN KENAN AYDIN’ı andı.Pir Hasan Ali İçlek’in yürüttüğü 40 erkanından sonra DKG Yönetim Kurulu...
02/08/2026

Dostları 40 Erkanında HÜSEYİN KENAN AYDIN’ı andı.

Pir Hasan Ali İçlek’in yürüttüğü 40 erkanından sonra DKG Yönetim Kurulu ve İGMETALL adına yapılan kokuşmalarda Başkanımız Hüseyin Kenan Aydın’ın yaşamı boyunca yaptığı önemli ve değerli çalışmalar anlatıldı. Özellikle Başkanımızın 37/38 Dersim Sözlü Tarih Projesindeki büyük emekleri dile getirildi.
Anma Başkanımızın sevgi eşi Aynur Aydın’ın duygu dolu konuşmasıyla tamamlandı.

40 Erkanına ve anmaya yoğun katılım sağlayarak ailenin acısını paylaşan tüm dostlara teşekkür ediyoruz.

Dersim'de ailevi çöküntü Dersim her 100 evlilikten 49 boşanma oranı ile Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. En geç evlenen...
30/07/2026

Dersim'de ailevi çöküntü

Dersim her 100 evlilikten 49 boşanma oranı ile Türkiye’de ilk sırada yer alıyor. En geç evlenenler listesinde yine birinci.
En fazla yalnız yaşayan iller arasında yine birinci.

Yani Dersim dağalıyor.

Türkler bu durumu modernite olarak pazarlıyor bize

ANTEP'TE KUREYŞ OCAĞINA SALDIRIANTEP'TE bulunan Kureyş Ocağına ait İnanç mekânlarını sakdırıya uğradı. Khureyşan Icağı y...
28/07/2026

ANTEP'TE KUREYŞ OCAĞINA SALDIRI

ANTEP'TE bulunan Kureyş Ocağına ait İnanç mekânlarını sakdırıya uğradı. Khureyşan Icağı yaptığı açıklamada saldırıyı kınadı.

Açıklamada "toplumların ortak hafızası olan inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa yönelmiş açık bir provokasyondur" denildi.

Alevi inanç toplumunun yüzyıllardır yaşattığı kutsal mekan Ocak, Evliya, Türbe, ve ziyaretgâhlar, yalnızca ibadet edilen yerler değil; Hakk ve hakikatin, vicdanın, adaletin ve insan sevgisinin Hakk sevgisine yakın kıldığı simgelerdir.

Düzgün Baba da, Seyyid Hacı Kureyş de Seyyid Ocaklarının cümleside Hak-Muhammed-Ali yolunun kadim inancının yaşayan hafızalarıdır. Bu değerlere uzanan her el, milyonlarca insanın inancını ve manevi dünyasını hedef almaktadır.

Yetkilileri bu saldırıları sıradan bir asayiş olayı olarak görmemeye, failleri ve varsa azmettiricileri en kısa sürede ortaya çıkararak, adalet önüne çıkarmaya çağırıyoruz.

İnanç mekânlarına yönelik cezasız kalan her saldırı, yenilerinin önünü açar ve toplumsal huzuru derinden zedeler.

Bizler, tarih boyunca baskılara, katliamlara ve kutsallarımıza yönelik sayısız saldırıya rağmen yolumuzdan dönmedik. Bugün de korkuya teslim olmayacak, inancımıza, değerlerimize ve kutsal mekânlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü Düzgün Baba'nın ışığı da, Seyyid Hacı Kureyş'in emaneti de nefretle söndürülemez.

Bilinmelidir ki; kutsallarımıza yapılan her saldırı, yalnızca Alevilere değil, birlikte yaşama iradesine, demokrasiye, insan haklarına ve vicdan sahibi herkesin ortak değerlerine yönelmiş bir saldırıdır.

İnancımıza, ziyaretlerimize ve tarihimize uzanan ellerden hesap sorulmasını talep ediyor; tüm canları, demokratik kitle örgütlerini ve vicdan sahibi insanları bu saldırılar karşısında ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz.

Seyyid Kureyş Ocağı
28 Temmuz 2026

Türkiye'de sadece Dersim'de yetişiyor: Onu koparmanın bedeli 700 bin lira. Dünyada doğal yollarla yalnızca Dersim'de yet...
27/07/2026

Türkiye'de sadece Dersim'de yetişiyor: Onu koparmanın bedeli 700 bin lira.

Dünyada doğal yollarla yalnızca Dersim'de yetişen ve endemik bir tür
olan dağ sarımsağı (Allium
Tuncelianum), biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla koruma altında bulunuyor. Nesli tehdit altında olan bitkiyi doğadan mevsimi olmadan koparanlara 699 bin 245 lira idari para cezası uygulanıyor.

Address

Dersim

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Munzur TV posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Munzur TV:

Shortcuts

Share