Munzur TV

Munzur TV Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Munzur TV, Nonprofit Organization, Dersim.

Munzur TV Dersim'e ait kültürel, inançsal ve tarihsel değerlerine sahip çıkan dünyaya dağılmış Dersimlilere ve Dersim Dostlarına haber taşıyan bir Online televizyon.

„Annemin acısı artık yalnızca bize ait değil; vicdan sahibi tüm insanlığın ortak acısına dönüştü.“Ben Zübeyde Kılavuz Gü...
29/05/2026

„Annemin acısı artık yalnızca bize ait değil; vicdan sahibi tüm insanlığın ortak acısına dönüştü.“

Ben Zübeyde Kılavuz Günel; Dersim Katliamı mağdurlarından Besi Kılavuz’un kızıyım. 1932 yılında doğan annem, 1938’de henüz 6 yaşındayken, Hozat - Derê Sezgu’da yapılan toplu katliamda annesinin cansız bedeninin altında ağır yaralı bir şekilde sağ kalarak bu vahşetten kurtuldu. Boynunda ve başında, o karanlık günden miras kalan derin süngü izleri taşıyordu. Annem, tüm ailesini katliamda kaybetmiş, çocukluğunu ve ömrünü annesiz, babasız ve ruhunda hiç kapanmayan yaralarla geçirmiş bir Dersim kurbanıydı.

Bizim büyük arzumuz annemin yaşadığı bu haksızlıkların sadece aile içinde kalmaması, gelecek nesillere de eksiksiksiz aktarılmasıydı. Annem, başkaları aynı acıyı çekmesin ve dünya bir daha böyle bir vahşete tanıklık etmesin diye yaşadıklarını anlattı. Berlin Dersim Arşivi’nin açılmasıyla birlikte, annemin ve ailemizin acısı yalnızca bize ait olmaktan çıktı; vicdan sahibi tüm insanlığın ortak acısına dönüştü.

Annemin ve diğer tanıkların yaşadığı bu tarihi trajedinin Kırmancki, Almanca ve Türkçe dillerinde insanlığın vicdanına emanet edilmesini, tüm imkânsızlıklara rağmen Dersim Tarih ve Kültür Merkezi’nin (DKG) büyük emeğine ve fedakarlığına borçluyuz. Mağdurlarımızın ve annemizin hatırasının Alman arşivlerinde yer alması ve bu bilgilerin kolayca erişilebilir kılınması, tarihi bir kazanımdır. Belki de birçok mağdurumuz yaşadıklarını anlatamadan, acılarını da yanlarında götürerek bu dünyadan göçtü. Ancak bu kıymetli çalışma, bizlere sessizliğe gömülmek istenen bir geçmişin ardından "Konuşan Bir Tarih" bıraktı.
Bu arşivleme sürecinin perde arkasındaki sabrı, özveriyi ve detayları öğrenmek bizleri derinden etkiledi. Bizlere, Dersim halkına ve tüm dünyaya böyle canlı bir hafıza bırakarak bu tarihi gerçekleri gelecek kuşaklara taşıma fırsatı sunmanız son derece onur vericidir. Çok yoğun geçmesine rağmen harika organize edilmiş bu anlamlı programda yer almak, şahsım ve ailem adına tarif edilemez bir gurur kaynağı oldu.

Bizlere bu hakikati kazandıran, emeği geçen tüm canlara sonsuz emekleri ve gösterdikleri eşsiz konukseverlik için en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Zübeyde Kılavuz.

https://portal.oral-history.digital/dersim/de

https://www.sowi.ruhr-uni-bochum.de/dersim/index.html.de

BUTLAN BAHANE ALEVİLERE HAKARET ŞAHANEErdoğan rejiminin mahkeme marifetiyle yaptığı operasyona tepkiler devam ediyor. Bu...
26/05/2026

BUTLAN BAHANE
ALEVİLERE HAKARET ŞAHANE

Erdoğan rejiminin mahkeme marifetiyle yaptığı operasyona tepkiler devam ediyor. Bu operasyonun Erdoğan emriyle yapıldığını herkes kabul ediliyor.

Ulusalcılar olarak bilinen CHP içindeki bir gurup ırkçı ise butlan kararını bahane ederek Kemal Kılıçdaroğlu'na "Ermeni dölü, hain." "Alevi çetesi." "kılıç artığı Dersimli" olarak azgınca saldırıyorlar. Özgür Özel ve ekibi özellikle bu sloganları attırırken herhangi bir müdahelede de bulunmuyor. Özgür Özel ve İmamoğlu'nun parayla delege satın alması ile kazanılan kongre üzerinden geçen üç yıldan bu yana Halk TV, Sözcü, ODA TV gibi aparatlar ve onlarda çalışan gazeteci kılıklı tetikçiler aracılığıyla sistematik olarak Kılıçdaroğlu'na, onun Dersimli ve Alevi kimliğine saldırılar yapılıyor.

Akademisyen Ayfer Karakaya bu olguya dikkat çekerek Özel ve ekibinden bir özür gelmediğine dikkat çekerek protesto etti.

Cemil Gündoğan ise yaptığı video yayınında bu durumu "kendini sahip gören Türkler Alevileri dış kapının mandalı olarak görmek istiyorlar" diye son süreci yorumladı.

https://www.youtube.com/watch?v=F07zkTwxpKU&is=btE0BL35camfSpfj&fbclid=IwY2xjawSCcspleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeTDtqX9jh54KiHN_1QM3lpKt_I_nBkf7vk_c6X-uawLpUgwT-FEV-oi9t_Iw_aem_ohyH4BFTuZ08lYLX0EKdNw

Dersim Dernekleri Federasyonu - DEDEF yaptığı yazılı açıklamayla Kılıçdaroğlu üzerinden Dersim'e, Alevilere yapılan saldırıları kınadı. Alevi dernek ve federasyon yöneticileri ise Alevilere hakareti görmezden geliyorlar. Butlan kararına tepki gösteren dernek ve federasyon yöneticiler Kılıçdaroğlu üzerinden Alevilere ve Dersim'e yapılan hakaretlere ise sessiz kalmaya devam ediyorlar.

İmamoğlu / Özel ekibinin butlan kararını bahane ederek Alevi ve Dersim düşmanlığı üzerinden yol aldıkları görülmektedir.

Yaşar KAYA yazdı Dersim Tarihinde Bir Eşik Daha Aşıldı"Kısa bir kalem, uzun bir hafızadan daha iyidir."Büyük çoğunluğu b...
25/05/2026

Yaşar KAYA yazdı

Dersim Tarihinde Bir Eşik Daha Aşıldı

"Kısa bir kalem, uzun bir hafızadan daha iyidir."

Büyük çoğunluğu bugün aramızda olmayan tanıklarla gerçekleştirdiğimiz mülakatların bir kısmını, Berlin Özgür Üniversitesi (Freie Universität Berlin) Oral History Digital arşivinde erişime açtık. 2008 yılında Hüseyin Aydın ile yaptığımız çağrı üzerine düzenlenen toplantıda konuşmaya başladığımız bu tarihi proje, artık yeni bir düzleme evrildi. Projenin devir teslim törenini, Almanya'nın en önemli devlet vakıflarından olan Stiftung Flucht, Vertreibung, Versöhnung ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Bu değerli çalışma, Ruhr Üniversitesi Bochum (RUB) ve Dersim Kültür ve Tarih Merkezi (DKG) ortaklığıyla hayata geçirildi. Bu tarihi açılış vesilesiyle; komitede birlikte çalıştığımız Hüseyin Aygün, Cemşi Balk, Deniz Karakaş, Prof. Dr. Şükrü Aslan, Cemal Taş, Hüseyin Aydın, Hasan Taşkın, Hasan Aytaç, Filiz Aktaş, Ahmet Canpolat, İmdat Yıldız ve Leyla Gündüzkanat’a; yönetimde birlikte görev yaptığımız Mehmet Gülmez, İbrahim Aktaş, Nurettin Aslan, Sakine Gül ve Ali Rıza Ağlar’a; ayrıca transkript, redaksiyon ve çeviri süreçlerinde emeği geçen tüm arkadaşlara katkılarından ötürü teşekkür ederim.

Yaptıkları sunumlarla projemize değer katan Prof. Dr. Christian Gudehus, Prof. Dr. Hans-Lukas Kieser, Dr. Cord Pagenstecher, Dr. Kathrin Jurkat, Ruth Baumgartl, Andreas Mix, Dr. Silke Krohn, Dr. İsmail Küpeli, Mahir Doğan, Gülseren Şengezer, Bianca Schaalburg, Dr. Alexander Korb ve Dr. Tebessüm Yılmaz'a şükranlarımı sunarım. Ayrıca vakıf adına selamlama konuşması yapan Dr. Nils Köhler’e, Kültür Bakanlığı adına Robin Mishra’ya, DKG adına açılış konuşmasını gerçekleştiren Ahmet Canpolat’a, proje sunumunu yapan Filiz Aktaş’a ve RUB adına çalışmalarda yer alan Leonie Novak ile Alexander Husenbeth’e teşekkür ederim.

DKG Başkanımız Hüseyin Aydın’ın kısa ama duygu yüklü konuşması, arşivin özüne dönüşünün en net ifadesiydi.

İki gün süren bu tarihi açılışta yüzlerce unutulmaz anı birikti; bunlardan birkaçını sizlerle de paylaşmak isterim. Projede büyük emeği olan Cemşi Abi mutluluğunu, "Kim ne derse desin, neticede siz bizim 20 yıllık rüyamızı gerçekleştirdiniz," sözleriyle ifade etti. Kız kardeşim duygularını, "Abim bugün yapılanları 20 yıl önce anlatırdı. Biz 'he he' derdik ama kimse bunların olabileceğine inanmazdı," diyerek dile getirdi. Sevgili ikrarım ve yol arkadaşım Ali Rıza ise, "Kivrem, babam bugün sağ olsa burada olurdu, seninle gurur duyardı," dediğinde ikimiz de mutluluk ve hüzün göz yaşlarımıza hakim olamadık. O an, projeye büyük emek veren Mehmet Yıldız, Rüstem Polat, Ali Nikbay ve Süleyman Ağlar ile onların bu davaya katkıları aklıma geldi. Bu mutlu günümüzde aramızda olmalarını ne çok arzuladım...

Maviş ile Çağlasu’nun seslendirdiği ağıtları hüzünlü bir mutlulukla dinlerken, kendimizi bir an Laç Deresi’nde hissettik.

Beni en çok etkileyen konuşmalardan biri ise Kültür Bakanlığı adına konuşan Robin Mishra’nınki oldu. Tanıklar Elif İhtiyar Kaplan ve Zarife Tumar’dan alıntılar okuması beni derinden duygulandırdı.

Etkinliğe Dersim üzerine Almanya’da ilk doktorasını yazan Özgür İnan Boztaş, İsviçre’den Dr. Hüseyin Çelik, antropolog Kemal Sönmez, Danimarka’dan Şengül Tamaç, Dr. Hayal Hanoğlu, Dr. Yektan ve Dr. Zeynep Türkyılmaz’ın yanı sıra onlarca Alman akademisyen ve araştırmacı katıldı. Biz de Bochum derneğinden kalabalık bir grup olarak oradaydık. Pek çok şehirden gelen dostlarımızla bu tarihi başarının mutluluğunu paylaştık. Münih’ten Hamburg’a kadar pek çok tanık yakınının aramızda olması ve onlarda oluşan bu toplumsal duyarlılık ayrıca anlamlıydı. Yoğunluktan ötürü ismini sayamadığım tüm dostlarım beni lütfen mazur görsün.

İki gün boyunca Almanca olarak 4 ayrı oturumda onlarca sunum ve konuşma gerçekleştirildi. Takdir edersiniz ki bu kısa yazıda tüm detaylara girebilmem mümkün değil. Ancak soykırım ve Alevilik alanında çalışan çok sayıda Alman uzmanın oturumlara katılması, hedefimizin ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Son olarak bu tarihi adımın anlamını bir kaç cümleyle ifade ederek yazımı daha fazla uzatmadan sonlandıracağım. 6 Mart 2010 tarihinde aldığımız „4 Mayıs Dersim Mağdurlarını Anma Günüdür“ kararı, tarihimizdeki en önemli dönüm noktalarından biriydi. Zira bugün dünyanın pek çok yerinde bu anmalar yapılıyor ve gelecekte de yapılmaya devam edecek. Bu anmalar, yaşanan acıları unutmamanın sembolik adımlarıdır.

21-22 Mayıs tarihleri ise Dersim davasının uluslararası alana taşındığı tarihi bir aşamadır. Devasa bir arşiv akademik titizlikle hazırlanarak açıldı. Akademik disiplinle inşa edilen bu arşiv; tarih, kültür, inanç, sanat ve daha pek çok alanda Dersim toplumunu çalışmak isteyen araştırmacılara büyük olanaklar sunuyor. Arşivin, üniversitelerin akademik güvencesiyle kamuoyuna açılması çok ama çok önemli bir olgu. Zira konuşma yapan bir politikacıdan okulda sunum yapacak bir öğrenciye, tarih yazan bir yazardan film yapımcısına kadar herkesin tereddütsüz yararlanabileceği güvenilir bir platform oluşmuş durumdadır. 8000 dakikayı aşkın bir Kırmancki arşiv oluştu aynı zamanda. Yine Almanca kaynak eksikliği bir ölçüde giderilmiş oldu. Türkçe olarak da açılması tarih ile yüzleşme çalışmalarına katkı sunacaktır.

Son olarak, bu tarihi sürecin sürdürülmesine emek veren ve bu anlamlı günde yanımızda olan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Ama en çok da bize, dostuna yarasını gösterir gibi görünmez yaralarını açan, bizi yoksul sofralarına davet eden '38’in o asil çocuklarını hürmetle anıyorum. Onlara verdiğimiz sözü tutmuş olmanın haklı onurunu ve gururunu yaşıyoruz.

25.05.2025
Yaşar KAYA





Aynur Aydın Dersim Arşivinin Berlin'de açılışı üzerine duygularını paylaştı. Bazı karşılaşmalar geride sadece anılar bır...
24/05/2026

Aynur Aydın Dersim Arşivinin Berlin'de açılışı üzerine duygularını paylaştı.

Bazı karşılaşmalar geride sadece anılar bırakmaz.
Bastırılmış seslerin yeniden duyulur olmasını sağlar.
21–22 Mayıs tarihlerinde Berlin’de gerçekleştirdiğimiz Dersim 1937/38 Sözlü Tarih Arşivi açılışının ardından Aynur Aydın’ın kaleme aldığı aşağıdaki satırlar; o günlerde hissedilen duyguları, hafızayla yeniden buluşmayı ve yıllarca görünmez kılınmak istenen bir tarihin yeniden görünür oluşunu güçlü bir şekilde yansıtıyor.

Aynur Aydın'ın yazısını sonuna kadar okumanızı öneririz...

21–22 Mayıs tarihlerinde Berlin’de gerçekleştirilen Dersim Arşivi açılışında hissettiğim duyguları kelimelere dökmek kolay değil. Çünkü orada yalnızca bir arşiv görünür olmadı; yıllarca susturulmak ve derinlere gömülmek istenen bir hafıza da görünür oldu.
Salondaki eski yıllara ait fotoğraflar, isimler ve cümleler insanın içine işliyordu. O anlarda kendi çocukluğum gözlerimin önünden geçti. Yasaklanmış bir dilin sessizliği, insanın kendi kimliğini saklamak zorunda kalmasının yükü ve büyüklerimizin bizi koruyabilmek için acılarını içlerine gömmeleri… Ve buna rağmen, bütün o sessizliğin içinde hafızanın yaşamaya devam etmesi.
Orada hissettiğim şey sadece hüzün değildi. Kaybolduğu sanılan bir hafızayla yeniden karşılaşmaktı. Ve sadece bizim onu yeniden görmemiz de değildi; sanki o hafıza da görüldüğünü, unutulmadığını hissediyordu. Sessizce birbirine sarılan iki hafıza gibiydi.
Belki de insanın yıllarca içinde taşıdığı eksiklik ve köksüzlük hissi, böyle anlarda yeniden tamamlanabilme hissine dönüşüyor. Bunu aynı anda ruhumda, bedenimde ve zihnimde hissettim.
Bunu mümkün kılan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Çünkü orada yalnızca bir arşivin kapısı açılmadı; inkâr edilmiş bir hafızanın yeniden ayağa kalkabilmesi için sembolik bir temel de atıldı. Şimdi bu temel üzerinde hafızayı, yüzleşmeyi, adaleti ve yeniden bağ kurmayı büyütmek gerekiyor.
KÖKLERİMİZE İNDİK, O NEFESİ HİSSETTİK,
ŞİMDİ FİLİZ VERDİ.”
Aynur Aydın

Dersim Arşivinin Berlin'de açılmasından sonra çok sayıda tanık yakını duygularını ifade ettiler, yazdılar, yazmaya devam...
24/05/2026

Dersim Arşivinin Berlin'de açılmasından sonra çok sayıda tanık yakını duygularını ifade ettiler, yazdılar, yazmaya devam ediyorlar.

Açılan Arşivin tarihi önemine dikkat çeken akademik sunumlar yapıldı. Biz de Munzur TV olarak bu açıklamaları sizinle paylaşacağız. Hüseyin Karadağ'ın kaleminden duygularını sizinle paylaşıyoruz.

Can babam…
Bugün seni sadece bir evlat olarak değil, iz bırakmış bir can olarak anıyorum. Yaşadıkların, anlattıkların ve taşıdığın hatıralar artık sadece bizim ailemizin değil; gelecek nesillerin de hafızasında yer alıyor.
Senin tanıklığın bugün Almanya’daki arşivlerde de yer buldu. Bu benim için sadece bir kayıt değil; senin sesinin, acının ve hakikatinin unutulmamasıdır.
Ömrün boyunca taşıdığın yük ağırdı ama başın dikti. Bize sabrı, onuru ve unutmadan yaşamayı bıraktın.
Hak seni nuruyla yürütsün.
Devrin daim olsun can babam.
Biz senden razıyız…
Sen de bizden razı ol.
Özlemle, saygıyla ve aşk ile anıyorum
Hüseyin Karadağ

21/05/2026
20/05/2026

18 yıllık emeğin ürünü olan dünyanın ilk resmi Dersim Arşivi Berlin’de açılıyor. Dijital bellek, tanık mülakatları ve akademik iş birliğinin detayları burada.

Önümüzdeki hafta Perşembe-Cuma günleri, 21-22 Mayıs 2026’da, Türkiye siyasi tarihindeki ilk “Dersim 1938 Arşivi”ni Alman...
17/05/2026

Önümüzdeki hafta Perşembe-Cuma günleri, 21-22 Mayıs 2026’da, Türkiye siyasi tarihindeki ilk “Dersim 1938 Arşivi”ni Almanya’nın Berlin şehrinde açıyoruz.

Berlin Arşivi, 20 yılı aşkın emeklerimizin bir ifadesi ve ürünüdür. Bu arşivde emeği olan herkes -başta başlarına gelen ol felaketi cesaretle anlatan tanıklar- büyük bir takdiri hak ediyor.

Gururluyuz, ancak sadece atalarımıza layık olmaya çalışıyoruz. Yaptığımız iş bundan ibarettir.

Devlet ve tarih baba -elbirliğiyle- bizi geçmişe bıraktı. Ancak geçmişin altında da ezilmedik.

Bu olay aynı zamanda -Dersim’de ya da Türkiye’de değil-, bizi Berlin’de açılış yapmak zorunda bırakan devlet ve hükümet yetkililerinin utancıdır.

(Hüseyin Aygün, Almanya, 17 Mayıs 2026)

Address

Dersim

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Munzur TV posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Munzur TV:

Share