Bursa Su Kolektifi

Bursa Su Kolektifi Bursa'da yaşam alanlarımızı yağmalayanlara karşı mücadele etmek ve hesap sormak

BSK olarak kuruluşunda yer aldığımız HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisi, 5 Haziran Dünya Çevre Gününde Bursa'nın ...
06/06/2026

BSK olarak kuruluşunda yer aldığımız HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisi, 5 Haziran Dünya Çevre Gününde Bursa'nın çevre sorunlarını gündeme getiren basın açıklaması, Meclisi oluşturan kurum ve yurttaşların katılımıyla Şehreküstü'nde yapıldı.

Açıklama metni aşağıdadır.

Bugün 5 Haziran Dünya Çevre Günü. Ancak kutlanacak çevre, nefes alınacak bir atmosfer, korunacak bir doğa bırakmayacak biçimde sonsuz tüketim ve hızlı bir yok ediş içindeyiz.

Yaşadığımız kente, Bursa’ya bakacak olursak; Yenişehir ovası maden ocakları ile yok ediliyor, topraklarımız, suyumuz zehirleniyor. Uludağ’ın talanı “Alan Başkanlığı yasası” sonrası hızlandı. İznik Gölü, Uluabat Gölü sanayi ve maden kirliliği ile can çekişmekte. Nilüfer Çayı yıllardır verilen mücadeleye rağmen sanayi kirliliğinden kurtulamadı. Kentin her yerinde yeni maden ruhsatları veriliyor, ormanlık alanlar orman vasfından çıkartılıyor. Teknosab, Sanayi Bölgesi vb girişimler ile tarım alanları yok ediliyor. Orhaneli Termik Santrali pek çok kez kapatılmasına rağmen filtresiz olarak çalışmaya devam ediyor ve bölgede yaşamı zehirliyor. Bursa hava kirliliğinde önde gelen iller arasında yer alırken, “Su şehri” Bursa su varlıklarının ticarileştirilmesi ve sanayinin ölçüsüz ve kaçak yer altı suyu kullanımı nedeniyle “Su fakiri” konumuna doğru ilerliyor

Bugün bir kez daha ifade ediyoruz;

-Doğa sistematik biçimde tahrip edilmekte, yaşam alanları geri dönüşsüz şekilde yok edilmekte ve iklim krizi her geçen gün derinleştirilmektedir. Bu bir “uyarı” değil, artık açık bir ekolojik yıkım gerçeğidir.

-Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; plansız kentleşme, kontrolsüz sanayi faaliyetleri, madencilik projeleri, fosil yakıt bağımlılığı ve denetimsiz rant politikalarının sonucudur. Su kaynakları kirletilmekte, dereler yok edilmekte, toprak verimsizleştirilmekte ve hava solunamaz hale getirilmektedir.

-Bu yıkımın bedelini sadece doğa değil, doğrudan halklar ödemektedir. En çok zarar görenler ise yoksullar, emekçiler, kadınlar, çocuklar, geleceği elinden alınan gençler ve yaşam alanları yok edilen canlılardır.

Bu düzen sürdürülebilir değildir. Buradan açıkça ilan ediyoruz:

• Fosil yakıt ısrarı, iklim krizini büyüten bir suç politikasıdır.

• Doğayı yok eden her proje, yaşam hakkına karşı işlenmiş bir suçtur.

• Su kaynaklarını kirleten ve ekosistemi tahrip eden uygulamalar derhal durdurulmalıdır.

• Rant odaklı şehirleşme politikaları, doğayı geri dönülmez biçimde yok etmektedir.

• Halkın iradesini yok sayan çevre kararları meşru değildir.

Türkiye’de Dünya Çevre Günü teması Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “Dünya Bize Emanet” olarak belirlenmiş. Bakanlık çevre haftasını Kasım ayında Antalya’da yapılacak “COP 31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı”na hazırlık ve reklam amaçlı kullanıyor. BM COP toplantıları sadece devletlerin ve şirketlerin konuşarak, krizi çözmek değil, “çözüyormuş gibi yaptıkları” bir lobi faaliyetidir. Krizden en çok etkilenen dünya halkları ise “Halkların İklim Zirvesi” adıyla kendi sözlerini söyleyeceği, taleplerini oluşturacağı bir alternatif zirve oluşturuyor. Biz de bunun Bursa yerelindeki ayağı olarak diyoruz ki ”Dünyayı sermayeye ve onun işbirlikçilerine emanet edemeyiz. Dünya bize emanettir ve ona halklar olarak biz sahip çıkacağız”

İklim krizi bir doğa olayı değil, açık bir politik tercihin sonucudur. Bu nedenle çözüm de teknik değil, siyasi ve toplumsaldır.

Kaybedilen her ağaç, kirletilen her su kaynağı ve yok edilen her yaşam alanı; geri dönüşü olmayan felaketin parçasıdır.

Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisi olarak bu yıkım düzenine karşı sessiz kalmayacağız, geri adım atmayacağız ve doğayı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Doğa bir “kaynak” değil, yaşamın kendisidir. Yaşamı yok eden hiçbir politikayı kabul etmeyeceğiz.

Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisi

Davet Basın Açıklaması HİZ Bursa MeclisiBSK olarak kuruluşunda yer aldığımız HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisini...
04/06/2026

Davet Basın Açıklaması HİZ Bursa Meclisi

BSK olarak kuruluşunda yer aldığımız HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Meclisini duyurmak ve 5 Haziran Dünya Çevre Gününde Bursa'nın çevre sorunlarını gündeme getirmek için düzenlenecek basın açıklamasına katılımlarınızı bekliyoruz.

Bursa Saati kanalında, Burhan Kurtulmuş'un hazırlayıp sunduğu Doğanın Sesi programında Bursa'nın  su sorunlarını ve soru...
01/06/2026

Bursa Saati kanalında, Burhan Kurtulmuş'un hazırlayıp sunduğu Doğanın Sesi programında Bursa'nın su sorunlarını ve sorunların çözümüne yönelik Bursa Su Kolektifi olarak yaptığımız çalışmaları konuştuk.

🌿 Doğanın Sesi'nde Bursa'nın Su Geleceği Masaya Yatırılıyor!🎙️ Ga...

Bu akşam (15 Mayıs Cuma)  19.00'da Nilüfer Kent Konseyi'nde HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Buluşmasını unutmayın.BSK ...
15/05/2026

Bu akşam (15 Mayıs Cuma) 19.00'da Nilüfer Kent Konseyi'nde HİZ Halkların İklim Zirvesi Bursa Buluşmasını unutmayın.

BSK olarak kuruluşunda yer aldığımız ve toplantılarına katıldığımız HİZ'in Bursa Meclisini kurmak amacıyla sizleri bekliyoruz.

Kayıt için tıklayın
https://forms.gle/md9NTkKSkaWYiUFS7

02/05/2026
1 Mayısta alanlardaydık. İş cinayetleri ve doğa katliamlarının failleri ortaktır. Tüm metalar emeğin ve doğanın sömürülm...
01/05/2026

1 Mayısta alanlardaydık.

İş cinayetleri ve doğa katliamlarının failleri ortaktır.

Tüm metalar emeğin ve doğanın sömürülmesinden oluşur.

Emeği de doğayı da sömüren kapitalizmdir .

Susma Yaşamı Savun

Bursa Su Kolektifi

31/03/2026

D U Y U R U
-----------------------

Bugün, 31 Mart 2026 saat 17.30 da yapacağımızı duyurduğumuz
' KENT BİZİM ,AĞAÇLAR BİZİM ' basın açıklamamız ileri bir tarihte yapılmak üzere iptal edilmiştir.

BURSA SU KOLEKTİFİ

Basın Açıklamasına DavetKent Bizim, Ağaçlar Bizim!Uludağ Ün. Gençlik Ormanı ve  tarım alanı yok edilerek, Bursaray Metro...
29/03/2026

Basın Açıklamasına Davet
Kent Bizim, Ağaçlar Bizim!

Uludağ Ün. Gençlik Ormanı ve tarım alanı yok edilerek, Bursaray Metro Vagon Onarım Atölyesi ve park yerleri yapılmasını istemiyoruz.

31 Mart 2026 Salı
17.30
Görükle Koşu Parkı Anfi
Görükle Üniversite Cad. Futbol Sahası Yanı

Dünya Su Günü - Seçim Bizim konulu basın açıklamamızı bugün Bursa DSİ 1. Bölge Müdürlüğü önünde gerçekleştirdik. Açıklam...
23/03/2026

Dünya Su Günü - Seçim Bizim konulu basın açıklamamızı bugün Bursa DSİ 1. Bölge Müdürlüğü önünde gerçekleştirdik. Açıklamamıza katılan Mv Orhan Sarıbal ve kolektif dostlarımıza sonsuz sevgi ve saygılar.

Basın açıklamamızın tam metni aşağıdadır.

Dünya Su Günü – Seçim Bizim 23.03.2026

Dünyada su olmasa kuru bir toz ya da kaya olacaktık. Hepimiz sudan var olduk. Bedenimizin %55 – 60’ı sudur. Dünyanın da %70’i suyla kaplıdır. Uzaydan bakıldığında çoğunluğu sudan oluşmuş gibi görünse de dünya hacminin yalnızca binde biri sudur. Dünyadaki suyun %97,5 okyanus ve denizlerde tuzlu su olarak bulunur. Nehir, göl ve yeraltı suyu dünyadaki tüm su varlığının yalnızca %1’dir.

2023 yılında milli park sınırlarından çıkartılarak Uludağ TAlan Başkanlığına devredilen 2 milyon 100 bin m2 alan halen turizm amacıyla kullanılan otel ve tesislerin bulunduğu alanın beş katıdır. Devredilen alanda su şirketleri kaptaj tesislerinin varlığı, şirketlere su tahsisine yönelik yasal zorlamaları ortadan kaldırmak için alanın bu kadar geniş tutulduğunu göstermektedir.

Su şirketleri yarım litre suyu halka 15 – 20 liraya satarken karşılığında 2 – 3 kuruş Belediyelere ödeme yapar. Bu neredeyse bedava maliyetin yanında kendilerine tahsis edilen miktardan birkaç kat fazla su satışı yaparlar.

Bu fazlalığı sorgulayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Valiliği emriyle yetkileri alınarak Valilik bünyesindeki kuruma verilmesi halkın değil şirketlerin çıkarınadır. Buna derhal son verilmelidir.

AKP için TAlan Başkanlığı bile yetersiz kaldı ki içinde bulunduğumuz ayda Milli Parklar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle su şirketlerine su tahsislerinde planlamayı ortadan kaldıran ayrıcalıklar getirdi.

Uludağ 1961’de milli park ilan edildi. Yapılan son bilimsel araştırmada 1990’dan bu yana bitkisiz erozyon yüzey alanları %70 arttığını kanıtladı. Bu kayıp, su şirketleri kaptaj tesisleriyle susuz bırakılan ve geçmişte volfram madenciliğiyle talan edilen Uludağ için beklenen sonuçtur.

Görünen o dur ki AKP iktidarı, hem doğal yaşamındaki canlıları, hem de Bursa halkını susuz bırakma pahasına devlet eliyle yaratılan su baronlarının çıkarlarını kolluyor.

Bu yasal düzenlemeler kanunla yapılsa da adil ve halk için değildir. Yapılması gereken, su şirketlerine verilen tahsis süreleri doldukça DSİ’nin tahsisi iptal etmesi, Uludağ’da kaptaj tesislerini yıkarak su milli parkta kendi doğallığına bırakılmasıdır.

2025’te kurak ve susuz bir yaz mevsimi geçirdik. Çeşmelerimizden akan suda kesintiler oldu. Yeraltı suyu çare olarak devreye alındı. Orhaneli Çınarcık Barajından su getirilerek şebeke sistemine verildi. Susuzluk derinleşirken Bursa’da yeni yatırımlara izin verilmeye devam ediliyor.

Bir kentin gelişimi su yeterliliğiyle sınırlıdır. Sanayi yatırımları ciddi miktarda su tüketir. Bursa’da su varlıkları alarm verirken susuzluğa bu günden hazır olunmalı, Bursa sanayi yatırımlarına kapatılmalıdır.

BSK olarak yaptığımız incelemelere göre, 2018 imar affından sonra geçen 7 yılda ovadaki kaçak tesislerin sayısı %105 arttı. Bunlar AKP iktidarından yeni imar affı beklentisiyle yapıldı. Ovayı katleden kaçak tesislerin hepsi yeraltından kaçak su çekip kirleterek derelere kaçak deşarj yapıyor.

Suyun %70’i tarımda kullanılıyor derler ama Bursa’da böyle olmadığını hiçbir amaçla kullanılmayacak düzeyde kirletilen Nilüfer Çayı kanıtlıyor. Uludağ’dan akan derelerden yılın 10 ayı sızıntı suyu bile gelmez. Yalnızca birkaç ay geniş dere yataklarından cılız miktarda su akar.

Soruyoruz! Uludağ’dan akan dereler kuruyken Nilüfer Çayı yatağında tam dolu olarak nasıl akıyor?

Soruyoruz! Bursa Ovasında 50 yıl önce toprağın birkaç metre altında çıkan su, günümüzde nasıl oldu da 250 metre dibe çekildi?

Bursa’da özellikle tekstil boyahanelerinde bir yasal kuyuya karşılık 3 – 5 kaçak yeraltı su kuyusu olduğunu herkes bilir, DSİ de bilir ama görevini ihmal ederek görmezden gelir.

Su kuyularından çekildikten sonra birçoğu kaçak deşarjlarla ya da Yeşil Çevre gibi yerlerde ise arıtılmış demenin olanaksız olduğu deşarjlarla Nilüfer Çayı ve onu besleyen derelere boşaltılmaktadır. Ovadaki kaçak fabrika ve tesisler derhal yıkılmalıdır. Yeşil Çevre AAT kimyasal ve ileri biyolojik arıtma yapmalıdır.

Önünde bulunduğumuz kurum DSİ çiftçilere yeni kuyu açma izni vermezken, sanayicinin açtığı kaçak kuyuları görmezden geliyor.

Oysa yeraltının röntgenini çeken, kaçak kuyu suyu kullanıldığını tesisin içine bile girmeden belirlenen yöntemler vardır. AKP iktidarı yönetimindeki DSİ, bu yöntemleri kullanmıyor. DSİ görevini ihmal ederek yeraltı su düzeyini böylesine dramatik düzeyde aşağıya çekilmesine göz yummaktadır.

Bununla birlikte yapılan son bilimsel araştırmalar, Bursa Ovasının her yıl 6 cm çöktüğünü, yamulduğunu ortaya koydu. Sanayi kaynaklı aşırı yeraltı su kullanımı sonucu Bursa Ovasındaki çökme 10 yılda 60 cm, 50 yılda 3 metre gibi dehşet büyüklüktedir. Kaçak yeraltı su kullanımına karşı gerekeni yapacak kurum şu an önünde olduğumuz DSİ 1. Bölge Müdürlüğüdür.

Bununla birlikte yeraltı su kullanımında kanun ve yönetmelikler, kaçak yeraltı suyu kullanan sermayedarı caydırıcı olmaktan çok kaçak kullanımı teşvik edecek niteliktedir. Kaçak kuyu suyu kullanımı, yalnızca yazılı şikayet olması durumunda DSİ denetime gider, komik para cezası ve kuyunun kapatılması gibi cezalar uygular.

Kaçak kuyu suyu kullananlara karşı DSİ düzensiz aralıklarla ama sürekli, önceden haber vermeksizin en son teknolojik aygıtlar kullanarak denetimler yapmalı, kaçak kullanım para cezasıyla değil, hap*s ve işletme kapatma gibi caydırıcı cezalarla engellenmeli, kaçak kuyuların ruhsatlandırılmasına kesinlikle izin verilmeyecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

BSK olarak yaptığımız araştırmalarda Nilüfer Çayıyla birleşen derelerin kuru dere yatakları, Gürsu’da kaçak Karesi Tekstil ve Yeşil Çevre Atıksu Arıtma Tesisi (AAT) arıtılmış demenin olanaksız olduğu deşarjlarıyla kirletildiğini belirledik. Kaçak nitelikteki Karesi Tekstil derhal kapatılmalı, Yeşil Çevre AAT’nin kimyasal ve ileri biyoloji deşarj standartlarına uygun deşarj yapması
sağlanmalıdır.

Doğu AAT’nin yıllarca kapasitesinin yetersiz bırakıldı, Büyükşehir’e gelen yeni yönetimin tamamladığı yatırımın bile geliştirilmesi gerekmektedir. Doğu AAT gelişim tamamlanmalı ve BUSKİ AAT’lerinde arıtılan su tarımsal sulama için kullanılacak çalışmalar yapılmalıdır. Kanalizasyonu Nilüfer Çayına boşalan köyler için derhal yani AAT yatırımına başlanmalıdır.

Şirketler buldukları açıkları kullanarak kârını arttırma eğilimindedir. Panayır halkı özellikle geceleri p*s kokudan yakınmaktadır. BUSKİ AAT işletmelerinin özel şirket sözleşmesi iptal edilerek doğrudan Belediye’nin işletmesine alınmalıdır.

DOSAB, BOSB ve NOSAB AAT’leri Nilüfer Çayından çok daha şeffaf su deşarj etse de seyreltilmiş renkli ve köpüklü deşarjlarına son vermelidir.

Deri OSB AAT’nin içinde deri parçacıkları yüzen deşarjı müsilaj nedenidir. İleri Biyolojik niteliğe çıkarılmalıdır.

Çevre ŞİD Bakanlığı’nın AAT deşarjlarından anlık olarak ölçtüğü sonuçlar, internette herkesin erişimine açık olarak yayınlanmalıdır.

Tüm bunların ötesinde AKP iktidarı iklim krizinin yaratığı susuzluk sorununa karşı il, havza ve ulusal çapta kurduğu Su Kurulları, Su Tahsis Yönetmeliğindeki insan ve tarım önceliğini ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Bu kurullar kaldırılmalı yönetmelik eksiksiz uygulanmalıdır.

Son olarak AKP çıkarmaya çalıştığı Su Kanunu, su tahsis yönetmeliğini aşmak için kullanılacağı kaygısını taşıyoruz. Yeni kanun değil, kanunlarda zaten var olan koruma, tahsis ilkeleri uygulanmalı, su kirleten ve kaçak kullananlara yaptıklarına pişman edecek cezalara yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Bursa Su Kolektifi

Address

Bursa
16000

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Bursa Su Kolektifi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share