Burdur Araştirmaci Yazar Ve Şairler Derneği

Burdur Araştirmaci Yazar Ve Şairler Derneği BURDUR ARAŞTIRMACI YAZAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ
( BAYŞA - DER )
Yönetim Kurulu:
Başkan: Ahmet A

İLETİŞİM :

Başkan : Ahmet Ali BİLGEN - 0505 425 65 26
Sekreter : Emre Can ÇAKAR - 0553 020 39 99


GÖNDERİLERİNİZ İÇİN:
Burdur Araştırma Yazar ve Şairler Derneği ( BAYŞA - DER )
Özgür Mah. Çelik Sokak No. 20/1 15200 BURDUR

09/03/2026

ANTALYA KEPEZ KİTAP FUARINA KATILIYORUZ. 27 Mart- 5 NİSAN

08/03/2026

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN..

01/02/2026
O K U Y U N U Z
31/01/2026

O K U Y U N U Z

BİR YAZAR- BİR YAPIT etkinliğimizde kareler.
31/01/2026

BİR YAZAR- BİR YAPIT etkinliğimizde kareler.

Üyelerimize ve bağışçılarımıza DUYURU....   Derneğimizin yıllık üye ödentileri 200TL olup TC. Z.. Bankası BURDUR MRK Şub...
29/01/2026

Üyelerimize ve bağışçılarımıza DUYURU.... Derneğimizin yıllık üye ödentileri 200TL olup TC. Z.. Bankası BURDUR MRK Şubesindeki...3449 7558 -5001- TRY hesabına yatırılması... Geçmiş yıllardan ödenti borcu olan üyelerimizin ödentilerini de yatırmaları rica olunur... DERNEK YÖNETİMİ...

Mutlu yıllar dostlar.
06/01/2026

Mutlu yıllar dostlar.

HALKI, HAYATI VE İNSANI ANLAYABİLMEK…
Sobanın yanında gördüğünüz şu köylüm kadının yüzüne, gözlerinin derinliğine bir bakın…
Hangi kötülük, hangi ihanet, hangi nankörlük gölgesi görebilirsiniz orada?
Çilekeş bir ömür, derin düşünceler ve efkârlı bir ruh dünyası ile bakıyor; zamanında çok türküler söyledi, köyünün delikanlılarıyla el ele tuttuğu halaylarda çok oyunlar oynadı. Yalnız geçirdiği yıllar değil bu efkârın nedeni. Yitirilmiş çok şeyler olduğunu da söylüyor.
Bu sıradan insanların, bu halkın tepkisi, davranışı önemli değil mi?
Başkanları dünyanın zorbaları tarafından kaçırılmış bir ülkenin halkı tepki göstermez?
Koskoca devlet başkanı Maduro’nın uyuşturucu ile ne işi olabilir?
Venezzuella’da sevinç gösterileri yapıldığına ilişkin haberler de geldi. En azından ülkesindeki insanlar hiçbir şey olmamış gibi yaşıyorlar; şöyle veya böyle başlarına geçmiş insanın dünyanın zorbaları olduklarını Gazze’de on binlerce masum insanın, binlerce çocuğun katili İsrail’i destekleyerek, Irak’ta “kimyasal silah” yalanını uydurarak, Afganistan’da kendi kurdurdukları dinci terör örgütlerini hâkim kılarak kırk kere kanıtlamış birileri tarafından baskın yapılarak kaçırılmasına neden hemen hiç sesini çıkarmaz?
İsviçre’de banka yetkilileri, Maduro’nun hesaplarına el konulduğunu açıklamış. Maduro, İsviçre bankalarında neden para bulundurur?
Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip ülkesinde (altın rezervleri bakımından da dünya altıncısı) insanların çoğunluğu neden hâlâ neden açlık ve yoksulluk pençesinde?
Che ya da Fidel Kastro adları uyuşturucu ile yan yana düşünülebilir mi?
Dünyanın sorunu, halk değil, aydınlar sorunu, dünyanın sorunu dünyaya bakış açısı sorunu, insanlar arasındaki uçurumlar sorunudur.
Maduro’nın karısı ABDli yargıca “Ben Venezuella’da first lady”yim, yani “birinci kadınım” diye ifade vermiş. Halkın açlık içinde yaşarken, ülkenin adı uyuşturucu kaçakçılığı ile birlikte anılırken “first” olsan kaç yazar, “last” (son) olsan ne… “Ben halkımı seviyorum, ben ülkemi seviyorum, halkımın geleceği için yaşıyorum” diyebiliyor musun?
Ülkelerin aydın geçinen seçkin katmanları, politika cambazları, halklarına, hele de gençlerine sahip çıkamazlarsa, onlara adil davranıp gelecek için somut adımlar atmazlar, umut vermezlerse, olacağı budur. 20. yüzyıl başlarında üniversitelere Türkçe edebiyat derslerine konuk konuşmacı olarak gittiğim Ukrayna’da gece kulüplerinde, metro koridorlarında başlamış bir Batı hayranlığı, gürültülü müzik, alkol, belki uyuşturucu düşkünlüğünün Slav halklarının birbirini kırdığı bir savaşa dönüştüğünü görmedi mi insanlar? Şu anda Gürcistan’da, hatta Nepal’de benzer bir gençlik yetişiyor. Kendi gözlerimle tanık oldum.
Dünyanın bugün en çok 19. Yüzyıl’a, 20. Yüzyıl’a damgasını vurmuş o modernist, ileriye doğru bakan, halkçı-eşitlikçi --devrimci düşünceye ihtiyacı var. Gâzi Mustafa Kemal Paşa gibi ülkesi ve halkı için hakkında verilmiş ölüm fetvalarını yırtmış, rütbeleri söküp atmış önderlere, Çanakkale cephelerinde, Kuvayımilliye saflarında çarpışan genç tıbbiyelilere, harbiyelilere, mülkiyelilere, Köyceğiz’de efelerle birlikte emperyalistlerin gönderdiği ordulara kurşun sıkmış Dr. Hikmet gibi devrimci düşünürlere ihtiyacı var. Zap suyuna köprü yapmaya çalışmış, köylüsüyle tarlada, işçisiyle fabrikada ter dökmüş, onlara devrimci bir bilinç aktarmaya çalışmış 68 Kuşağı gibi özü sözü bir aydınlara ihtiyacı var… Köy Enstitüleri kurucusu, halkı için gecesini gündüzünü birbirine katmış Tonguç Baba gibi eğitimcilere ihtiyacı var.
Halkı suçlamaktan, milleti suçlamaktan vaz geçin artık. Görün emperyalizmin oynadığı bin türlü sinsi oyunu. Vaz geçin küçük olsun benim olsun diyen siyasi bölücülüklerden, arının artık, başı sıkıştıkça parti ve taraf değiştiren çıkarcılardan, ikiyüzlülerden…
Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

06 Ocak 2026, Alper Akçam
(Foto: Yılmaz Kömürcü, Ardahan Ölçek Köyü)

04/01/2026
04/01/2026

2026 Yılının AYDINLANMA yılı olması dileğiyle..

MUTLU YILLAR DİLERİM.

23/12/2025

KUBİLAY'IN EŞİ FATMA VEDİDE HANIM

Fatma Vedide Hanım eşi Kubilay’ın öldürüldüğünü Balıkesir’in Tuzaklı Köyü’nde öğretmenlik yaparken öğrenmişti.
Vedide hanım, ilk kez 11 yıl önce sessizliğini bozmuş Cumhuriyet’ten, Hikmet Çetinkaya’nın sorularını yanıtlamıştı. Fatma Vedide'de bir öğretmendi ve eşini yitir­diği zaman Balıkesir Gönen’in Tuzaklı Köyü’nde görevliydi. Fatma Vedide, 1983 yılında 75 yaşındayken, Hikmet Çetinkaya’nın sorularını şöyle yanıtlıyordu:

– Biraz Kubilay’dan söz eder misiniz?

– Biz İzmir’deyken Millet Mektepleri öğret­men yetiştiriyordu. Bu okullarda yeni Türkçe okutuluyordu yetişkinlere… Hani şimdi Halk Eğitimi Merkezleri’nde okuma-yazma kursları var ya, onun gibi. Biz okulda eski harflerle öğre­nim gördük. Yani eski yazı okuyarak mezun ol­duk. Ama öğretmenliği yeni harflerle yaptık. Biz yeni harflere yabancı değildik. Fransızcadan tanışırdık Latin harfleriyle. İzmir’de Kubilay, Millet Mektebi’ni bitirmiş. Aydın’da Millet Mektebi açıldığında öğretmen olarak onu atadı­lar. Biz Kubilay’la vatan meselelerini çok konu­şurduk. Bilhassa ben ve Kubilay, ulusumuzu çok severdik. Koyu milliyetçiydik. Milli duyguları­mız vardı.

– Bu duygularınız nasıldı, anlatır mısınız?

– Büyük kurtarıcı Atatürk’ün yaptığı devrimleri benimsemiştik. Örneğin kadının çarşaftan kurtarılması, yeni harfler, medreselerin, tekkele­rin kapatılması gibi… Üstelik biz birtakım gerçe kdışı şeylere karşıydık.

– Gerçek dışı dediniz, nedir bunlar?

– Efendim, hurafelere, cinlere, perilere, büyüye inanmazdık. Ne diyorlar… Ha, aklıma geldi. Bi­zim batıl inanışlarımız yoktu. O eskiden beri alışılagelmiş sözler. Yok evden çıkarken sağ ayağını değil, sol ayağını atacaksın, bilmem
şu sayı uğursuzluk getirir, filanca gün çamaşır yı­kanmaz gibi şeyler… Ben ve o, koyu bir dindar değildik. Yani tutucu değildik. Atatürk, şeriat düzenini kaldırmıştı. Medeni evlilik kabul edil­mişti. Yani biz o yılların Atatürk devrimlerine bağlı öğretmenleriydik.

– Kubilay’ın kişiliği nasıldı?

– Kubilay çok sinirli, daha doğrusu atak bir ki­şiliğe sahipti.

– Size karşı davranışları?

– Bana karşı çok saygılıydı. Yani şehit edilişine kadar bir buçuk yılı aşkın süreli evliliğimizde bana karşı hiç kırıcı olmadı.

– Çevresine karşı nasıl davranırdı?

– Biz o yıllar iki genç öğretmendik.
Yani Ata­türk Cumhuriyeti’nin öğretmenleri… Biraz önce söylediğim gibi, ben ve Kubilay, gerçekçi kişilerdik. Akılcı yol neyse ona inanırdık. Din hususunda da öyle…
Nitekim o, şeriat düzeni is­teyenlerin kurbanı oldu. Çevresine karşı da ger­çekçi bir tavır alırdı. Sürekli vatan meselelerin­den konuşurdu, ülkesini seven öğrencilerini Atatürk devrimleri doğrultusunda yetiştiren bir öğretmendi. Ama dedim ya, ataktı. Hareketliy­di. Birden bire kızar, sonra yumuşardı. Bu onun kendine özgü yapısıydı. Ama hiçbir zaman kırıcı olmamıştı. Sadece sinirliydi.

Öğrencilerine Atatürk devrimlerini öğretirdi

– Kubilay içki, sigara içer miydi?

– İçkisi, kumarı, sigarası yoktu. Kahveye git­mezdi. Sadece spor yapardı. Spor yapar ve öğrencilerine Atatürk devrimlerini öğretirdi.

– Kitap, gazete okur muydu?

– O zamanlar kitap yoktu sanırım…
Ama ga­zete okurdu.

– Sizce inatçı bir kişiliği vardı Kubilay’ın…

– Evet, inatçı bir kişiliği vardı. Kendi düşünce­lerini sonuna dek savunurdu.
Ama kavgacı de­ğildi. Kavgaya varan tartışmalara girerdi, ama kavga çıkarmazdı. Ben ona ‘Askerde böyle tartışmalara girersen başına türlü işler gelir’ derdim.

– Kubilay’ın ailesi Girit’ten gelmiş, değil mi?

– Evet, Girit’ten gelmişler. Önce Adana Kozan’a yerleşmişler. Sonra Antalya’ya, oradan da İzmir’e gelmişler.

– Çocukluğunu anlatır mıydı Kubilay size?

– Çocukluğundan hiç söz etmezdi. O yüzden çocukluğunu bilmiyorum. Yalnız babası, Girit’­ten geldiklerinde evde Rumca konuşmayı yasak­lamış. İzmir ve Bursa öğretmen okullarında çok başarılı bir öğrenci olduğunu kendisinden değil, arkadaşlarından duydum. Okulda voleybol takımında oynadığını öğrendim. Ama beraberli­ğimiz bir buçuk yıl sürdü. Pek az geçti ömrümüz onunla, doğru dürüst birbirimizi anlayamadık bile, ufak bir çocukla bir buçuk yaşında ortada kaldık.
Öyle ayrıldık..

Fatma Vedide Hanım, Kubilay’ın şehit edili­şini Gönen’in Tuzaklı Köyü’nde öğretmenlik yaparken öğrendi. Oğlu Vedat Kubilay on se­kiz aylık bebekken. O acı haberi nasıl öğrendi­ğini şöyle anlattı Fatma Vedide Hanım:

-Gazeteden öğrendim. Gönen’deydim.
Gaze­teye meraklıyımdır. Ders sonu başöğretmen odasına gittim. Gazeteler masanın üzerindeydi. Bir gazetede Kubilay’ın resmini gördüm. Oku­dum. Hıçkırmaya başladım. İnanamıyordum. Vedat’ı öyle bıraktım. Bizi Balıkesir’e götürdü­ler. Balıkesir’de öğretmenler, Kubilay için bir toplantı düzenlemişlerdi. Hemen orada bir ko­nuşma hazırladım, Şimdi ne yazdığımı, ne konuş­tuğumu pek anımsayamıyorum.
O zamanki hislerimle ne yazmışsam, onları okudum.

Fatma Vedide Hanım’ın o gün Balıkesir’de neler söylediğini, Cumhuriyet’in sayfalarından öğreniyoruz:

“Kubilay gitti, bundan kalbim sızlıyor. Fakat icabında her muallim gibi bende yavrum da kutsi inkılap uğrunda ölmeye hazırız.”

23/12/2025

:SARIKAMIŞ’TAN MENEMEN’E / YAZIK OLDU GONCA GÜLÜN TAZELERE
Ne çok dinlemişizdir Ruhi Su’nun sesinden:
“Oltu'dan girdik de Sarıkamış'a / Akıl ermez orda yatan üleşe / Askeri kırdıran Enveri Paşa / Kitlendi kapılar, mekân ağladı,
Yüzbaşılar, yüzbaşılar /Tabur tabura karşılar /Yağmur yağıp gün değişin /Yatan şehitler ışılar,
İbrişimin kozaları / Battın Avşar kazaları / Sarıkamış'ta kırıldı / Gonca gülün tazeleri”
Aralık ayı Türkiye tarihinin acılar tarihidir aynı zamanda. İttihat Terakki lideri Enver Paşa’nın öz amcası Halil Paşa’nın emir subayı Selahattin’e, “Bir Alman oyunu” diye tanımladığı, yurt savunmasının ötesinde düşüncelerle, Turan uğruna yola çıkan doksan bin vatan evladının, gonca gül tazesinin, kara ve soğuğa kurban olduğu korkunç Sarıkamış olayları 111 yıl önce, 22 Aralık 1914- 6 Ocak 2015 tarihleri arasında yaşandı. Bu olaylar şimdi birileri tarafından kayıtlara farklı geçirilmeye çalışılıyor olsa da en gerçek cephesini yazıya aktarmış Yüzbaşı Selahattin’in anıları ve Ruhi Su’nun dilinden ağıtlaşan halk türküsü işin en doğrusunu işaret eder (İlhan Selçuk’un “Yüzbaşı Selahattin’in Romanı” adlı, Atatürk’ün “Gök” adıyla telsiz aracılığıyla yazışıp konuştuğu, gereğinde kolordu komutanlarını derdest edip kendisine getirmesini istediği bir yüzbaşının on altı ciltlik anılarından derlenmiş roman, mutlaka okunmalı).
Aynı tarihler, Ardahan’da geçici bir süre Alman Yüzbaşı Stangle komutasında Karadeniz’den gelen, o kış kıyamette büyük bir sürpriz yaparak Sakora Geçidi’ni aşarak Ardahan’a giren, Rusların gelen gücün büyüklüğünü bilmemesi ve geri çekilmesi nedeniyle geçici bir süre şehirde egemen olan bir tabur askerle İttihat Terakki’ci Yakup Cemil komutasındaki Sinop mahkûmlarının yöredeki Rum ve Ermenilere yönelik saldırılardan sonra geri dönen, aralarında gönüllü Ermeni askerlerin de olduğu Çarlık Rusyası kuvvetlerinin yerli halka karşı büyük bir kırıma geçtiği zamana denk gelir. Ölçek Köyü’nde Hasanlar adıyla bilinen soyumuzun isim babası, Eyüp Dedemin de babası Hasan, o zaman diliminde öldürülmüştür.
23 Aralık 1930 tarihinde yaşanan bir diğer olay, İzmir'in Menemen ilçesinde, yeşil bayrak açarak halkı din adına kışkırtan, şeriat isteyen bir grup tarafından askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin öldürülmesi, başlarının kesilerek sokaklarda dolaştırılmasıdır. Bir yanı bugünlere kadar uzanmış bu olay, Şeriat isteyen güçler ile laik anlayış arasındaki mücadeleyi vurgulaması açısından Cumhuriyet tarihinin önemli günlerinden biri kabul edilir.
Milli duygular da, dini duygular da istismar edilmeye başlandığında, ortaya böyle korkunç olaylar, kardeş kavgaları çıkmaktadır ve bu olayların arkasında dün Alman emperyalizmi varsa, sonrasında da İngiliz ve arkasından ABD emperyalistleri bulunmuştur. !” NATO örgütlenmesine bağlı gizli Gladyo güçleri “milliyetçi” duyguları, CİA bağlantılı terör de cemaat ve tarikatlar aracılığıyla “dini” duyguları kullanarak kardeş kavgaları çıkarmış, Cumhuriyet ilkelerini, farklı kültür ve inançların birlikte yaşama bilincini, millet olma duygusunu yok etmeye çalışmışlardır.
Böylesi acı olayların yaşandığı Aralık ayında, 27 Aralık 1919 günü Dikmen sırtlarından Ankara’ya giren, Kurtuluş Savaşı önderi ve Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gâzi Mustafa Kemal’in “Yurtta Barış, Dünyada Barış!” parolasının önemi bir kez daha vurgulanmakta, Türkiye cumhuriyetinin laiklik ve bağımsız yargı ilkelerinin yaşama geçirilmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır.
Selam olsun Cumhuriyet ilke ve değerlerine, selam olsun, barış, adalet, özgürlük ve gerçek demokrasi isteyenlere…
Gününüz aydın olsun.

23 Aralık 2025, Alper Akçam

23/11/2025

Başta BÜyük ÖNDER GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK olmak üzere tüm öğretmenlerin ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN..

Address

Özgür Mahallesi Çelik Sk No 20 Burdur
Burdur
15200

Opening Hours

Monday 09:30 - 17:00
Tuesday 09:30 - 17:00
Wednesday 09:30 - 17:00
Thursday 09:30 - 17:00
Friday 09:30 - 17:00
Saturday 09:30 - 17:00

Telephone

+905054256526

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Burdur Araştirmaci Yazar Ve Şairler Derneği posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Burdur Araştirmaci Yazar Ve Şairler Derneği:

Share