İstanbul Barosu

İstanbul Barosu İstanbul Barosu Resmi Facebook Sayfası

02/06/2026

GEZİ BELLEĞİNDEN GELECEĞE ÇAĞRI İSTANBUL BAROSU, EKOLOJİK KRİZLER İÇİN DÜNYAYI İSTANBUL’DA BULUŞTURUYOR
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Gezi Parkı Direnişi’nin 13. yılında Gezi Parkı’ndan yaptığı açıklamada, tüm yurttaşları, çevre savunucularını ve hukukçuları 5-6 Haziran tarihlerinde düzenlenecek uluslararası çevre ve anayasa konferansına katılmaya davet etti. Kaboğlu, Gezi’nin çevre ve demokrasi hafızasının gelecek kuşaklara taşınması gerektiğini vurguladı.

https://baro.ist/votQS

PANEL&FORUMToprağın Hafızası:Türkiye’deki Madencilik Politikaları, Haklar ve MücadelelerÇevre Mühendisleri Odası İstanbu...
01/06/2026

PANEL&FORUM

Toprağın Hafızası:
Türkiye’deki Madencilik Politikaları, Haklar ve Mücadeleler

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve İstanbul Barosu ortak etkinliği

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB), 77 yıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti hukukunun parçası haline geldi.Anayasamı...
27/05/2026

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB), 77 yıl önce bugün Türkiye Cumhuriyeti hukukunun parçası haline geldi.

Anayasamızın açtığı kapıdan ulaştığımız hukukun genel ilkelerinin temeli olan İHEB, savunma mesleğinin her daim başvurması gereken; haysiyet ve hak eşitliğinden adil yargılanma hakkına, işkence yasağından ayrımcılık yasağına birçok hak ve ilkenin güvencesi olan canlı bir metindir.

Hukukun üstünlüğünün ciddi tehditler altında olduğu ülkemizde İHEB, güvence altına aldığı hakların uygulamaya geçirilebilmesi için referans norm olarak güncelliğini korumakta ve geleceğe yol göstermektedir.

Ulusal hukukumuza aktarılışının yıl dönümünde, 10 Aralık 2025’te düzenlediğimiz Dünya İnsan Hakları Günü Sempozyum sonuç bildirgesi ve Resmi Gazete'de yayımlandığı biçimi ile İHEB metnini paylaşıyoruz.

BASINA VE KAMUOYUNASon günlerde bazı basın yayın organlarında, avukatların ceza infaz kurumlarında gerçekleştirdiği görü...
23/05/2026

BASINA VE KAMUOYUNA

Son günlerde bazı basın yayın organlarında, avukatların ceza infaz kurumlarında gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin kayıt ve bilgilerin kamuoyuyla paylaşıldığı görülmektedir. Söz konusu veriler yalnızca kişisel veri niteliği taşımamakta; aynı zamanda savunma hakkının güvencesi olan avukat–müvekkil ilişkisinin gizliliği kapsamında korunması gereken son derece hassas bilgiler içermektedir.

Bu bilgilerin hangi yöntemlerle kayıt altına alındığı, fiziki ortamdan dijital ortama aktarılıp aktarılmadığı, kimler tarafından işlendiği, hangi kurumların erişimine açık olduğu ve hangi yollarla üçüncü kişilere ulaştırıldığı kamuoyu tarafından henüz bilinmemektedir. Ancak tartışmasız olan husus şudur ki; ceza infaz kurumlarında tutulan avukat ziyaret kayıtları, Adalet Bakanlığının yetki ve sorumluluğu altında bulunan sistemler kapsamında muhafaza edilmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan veri ihlali niteliğindeki olayda sorumluluk, öncelikle kayıtların güvenliğini sağlamakla yükümlü kamu makamlarına aittir.

Hiçbir somut veri ve dayanak ortaya konulmaksızın, bu bilgilerin avukatlar tarafından paylaşıldığı yönünde bir algı yaratılmaya çalışılması ise meslektaşlarımızı kamuoyu önünde zan altında bırakmakta; savunma makamını hedef haline getirmekte ve avukatlık mesleğinin itibarsızlaştırılmasına hizmet etmektedir. Halbuki, avukat görüşlerinin kaydedildiği defteri sayfalarını çevirerek incelemeden, not almadan veya fotoğraf çekmeden bu bilgilere avukatların ulaşması imkansızdır. Bu işlemlerin yapılmasına görevlilerin izin vermesi mümkün değildir.Savunmayı temsil eden avukatların kişisel güvenliği, mesleki itibarı ve çalışma özgürlüğü açık biçimde tehdit altına sokulmaktadır.

Avukatların müvekkilleriyle gerçekleştirdiği görüşmeler, Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi kapsamında güvence altına alınan savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Savunma ilişkisinin gizliliği yalnızca avukatın değil, yurttaşın hak arama özgürlüğünün de temel güvencelerindendir.
(devamı yorumlarda…)

ÜNİVERSİTELER KEYFİ KARARLARLA SUSTURULAMAZ!İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, eğitim-öğretim yılının sona e...
22/05/2026

ÜNİVERSİTELER KEYFİ KARARLARLA SUSTURULAMAZ!

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, eğitim-öğretim yılının sona ermesine yalnızca bir ay kala Cumhurbaşkanı kararıyla kaldırılmıştır. Gece yarısı Resmî Gazete’de yayımlanan, hiçbir gerekçe içermeyen bu tek cümlelik karar; Anayasa’nın güvence altına aldığı üniversite özerkliği, eğitim hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi, faaliyet izninin kaldırılmasının fiilen üniversitenin kapatılması sonucunu doğurduğunu; bu nedenle üniversitelerin ancak kanunla kapatılabileceğini açıkça ortaya koymuştur (AYM, E.2020/55, K.2023/228).

Buna rağmen, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun Ek 11. maddesinin üçüncü fıkrası, üniversitelerin varlığını yürütmenin tek taraflı idari tasarrufuna bağlı hale getirmektedir. Oysa Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca üniversiteler, bilimsel özerkliğe sahip anayasal kurumlardır.

Bu karar, yasama yetkisinin yürütme tarafından tek imzalı işlemlerle gasp edilmesi pratiğinin yeni bir örneğidir. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden yine bir Cumhurbaşkanı kararıyla ve Meclis iradesi devre dışı bırakılarak çekilmesi sürecinde olduğu gibi, anayasal yetki sınırları bir kez daha yok sayılmakta; kamu düzenini ve temel hakları doğrudan ilgilendiren meseleler demokratik meşruiyetten yoksun biçimde tek kişi iradesine tabi kılınmaktadır.

Kararın zamanlaması da ağır sonuçlar doğurmaktadır. Binlerce öğrencinin eğitim hakkı, akademisyenlerin bilimsel üretimi ve üniversite emekçilerinin çalışma güvencesi göz ardı edilmiş; üniversite bileşenleri derin bir belirsizliğe sürüklenmiştir.

Üniversiteler, siyasal iktidarın keyfi müdahale alanı değil; demokratik toplumun, düşünce özgürlüğünün ve bilimsel üretimin anayasal güvencesidir.

İstanbul Barosu olarak; hukukun üstünlüğünden, kuvvetler ayrılığından, bilimsel özerklikten ve eğitim hakkından yana olduğumuzu; yasama yetkisinin gasp edilmesine, anayasal kurumların tek kişi iradesine tabi kılınmasına karşı olduğumuzu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin akademisyenleri, öğrencileri ve emekçileriyle dayanışma içinde bulunduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.

SAVUNMAYA YÖNELEN ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ!
22/05/2026

SAVUNMAYA YÖNELEN ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ!

Fildişi Sahili Baro Başkanı Sayın Florence Loan-Messan’ı baromuzda misafir etmekten mutluluk duyduk. Küresel ve ulusal ö...
20/05/2026

Fildişi Sahili Baro Başkanı Sayın Florence Loan-Messan’ı baromuzda misafir etmekten mutluluk duyduk.

Küresel ve ulusal ölçekte hukuk ve demokrasinin geleceğini, savunmanın uluslararası dayanışmasını konuştuğumuz verimli bir sohbet oldu.

İstanbul Tabip Odası’nın her yıl 23 Mayıs 1980 tarihinde demokrasi düşmanlarınca katledilen Dişhekimi Sevinç Özgüner’in ...
20/05/2026

İstanbul Tabip Odası’nın her yıl 23 Mayıs 1980 tarihinde demokrasi düşmanlarınca katledilen Dişhekimi Sevinç Özgüner’in değerli hatırası adına düzenlediği İnsan Hakları, Barış ve Demokrasi Ödülü’ne bu yıl İstanbul Barosu Yönetim Kurulu olarak layık görülmekten onur duyuyoruz.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamak için Taksim’deki resmi törendeydik. Çelenk bırakarak Gazi Mu...
19/05/2026

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamak için Taksim’deki resmi törendeydik. Çelenk bırakarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bütün kahramanlarımızı saygı ile andık.

Kurtuluş ve Kuruluşun temeli olan tam bağımsızlığın teminatı Cumhuriyet değerlerini kuşanmış gençliktir.

Bütün yurttaşlarımızın 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!

"Küresel Ekolojik Zorluklar Çağında Anayasacılık" Uluslararası Sempozyumu, 5-6 Haziran 2026'da İstanbul Barosu Av. Orhan...
17/05/2026

"Küresel Ekolojik Zorluklar Çağında Anayasacılık" Uluslararası Sempozyumu, 5-6 Haziran 2026'da İstanbul Barosu Av. Orhan Adli Apaydın Konferans Salonu'nda gerçekleşiyor.

İklim krizinin gittikçe derinleştiği zamanlarda ve beşeri faaliyetlerin jeoloji ve iklim üzerinde belirleyici etkilere sahip olduğu antroposen çağında hukuk, anayasa ve kurumsal pratikleri nasıl bir gelecek bekliyor? Yürürlükteki anayasal güvenceler iklim krizi karşısında yeterli mi? Ekolojik bozulma, iklim değişikliği ve yönetimlerin ikiyüzlü tavırları karşısında mahkemeler çevre haklarını ne ölçüde koruyabiliyor?

İspanya’dan Nijerya’ya, Endonezya’dan Kanada’ya uzanan geniş bir coğrafyadan hukukçu ve akademisyenler eşliğinde canlı bir fikri tartışma ortamı yaratılacak; iki günlük yoğun programın ardından, İstanbul Bildirgesi yayınlanacaktır.

İstanbul Barosu, çevre savunucularını buluşturmak ve ağırlamaktan onur duyacaktır.

Address

Istiklal Caddesi Orhan Apaydın Sok
Beyoglu
34430

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İstanbul Barosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to İstanbul Barosu:

Share