06/09/2026
BİLGİ EDİNME HAKKI KAPSAMINDA EVRAK TALEPLERİNE İLİŞKİN ŞAHSIMA AİT İKİ ADET EMSAL MAHKEME İPTAL KARARI:
Ceza infaz kurumlarında görev yapan arkadaşlarımızın; kendileri hakkında düzenlenen yazı ve kararları, özlük dosyalarını, disiplin soruşturması kapsamında ihtiyaç duydukları bilgi ve belgeleri 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında talep etmelerine rağmen, bazı kurumlarda bu taleplerin yeterli hukuki gerekçe gösterilmeden reddedildiğine sıklıkla şahit oluyoruz.
Bu konuda daha önce bizzat tarafı olduğum ve Adalet Bakanlığına karşı açtığım iki ayrı davada verilen iptal kararını, benzer sorunlarla karşılaşan arkadaşlarımıza hukuki yol göstermesi amacıyla paylaşmak istiyorum.
1- ANKARA 3. İDARE MAHKEMESİ – ÖZLÜK DOSYASININ VERİLMEMESİ İŞLEMİNİN İPTALİ
Ankara 3. İdare Mahkemesi
E:2021/1071 – K:2021/1391
Karar Tarihi: 29.09.2021
Dava konusu neydi?
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında, 15 yıllık tüm görev sürece ait memuriyet bilgilerimin bulunduğu özlük dosyamın bir örneğinin tarafıma verilmesini talep ettim.
Talebim Hakkari Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığınca reddedildi. Bunun üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz ettim. Kurulun da itirazımı reddetmesi üzerine iptal davası açtım.
İdarenin temel savunması, talebimin özlük dosyasındaki belirli bir belgeye değil, dosyanın tamamına yönelik genel nitelikte bir talep olduğu yönündeydi.
Mahkeme neden iptal kararı verdi?
Ankara 3. İdare Mahkemesi öncelikle Anayasa'nın 36. maddesindeki hak arama hürriyetini, 74. maddesindeki bilgi edinme hakkını ve 125. maddesindeki idarenin işlemlerine karşı yargı yolunun açık olması ilkesini değerlendirdi. Mahkeme, hak arama özgürlüğünün etkili biçimde kullanılabilmesi için idari işlem ve eylemlerle ilgili tespit ve kanıtların bilinmesi gerektiğini özellikle vurguladı.
Mahkemenin kararındaki en önemli tespitlerden biri şudur:
“Bilgi edinmenin herkes için bir hak, bilgi vermenin ise bütün kamu kurum ve kuruluşları için kanuni bir yükümlülük olduğu” kabul edilmiştir.
Mahkeme ayrıca, özlük dosyasında verilmesi mümkün olmayan gizli veya kanunen açıklanması yasak bilgiler bulunmasının, dosyanın tamamının verilmemesi sonucunu doğurmayacağını ortaya koymuştur.
4982 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince; gizli veya açıklanması yasak bilgiler ile açıklanabilir bilgiler birbirinden ayrılabiliyorsa, gizli kısımlar çıkarılarak geri kalan bilgi ve belgelerin başvurana verilmesi ve ayırma gerekçesinin de yazılı olarak bildirilmesi gerekir.
Mahkeme sonuç olarak, böyle bir ayrım yapılmaksızın başvurunun tamamen reddedilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ve aksi yaklaşımın hak arama özgürlüğünü engelleyeceğini belirterek işlemi İPTAL ETMİŞTİR.
İptal kararının ardından 15 yıllık memurluk süreme ait tüm evrakları aldım.
2- ANTALYA 5. İDARE MAHKEMESİ – ŞAHSIM HAKKINDA DÜZENLENEN KURUM YAZISININ VERİLMEMESİ İŞLEMİNİN İPTALİ
Antalya 5. İdare Mahkemesi
E:2021/11 – K:2021/993
Karar Tarihi: 19.10.2021
Dava konusu neydi?
Facebook sosyal medya platformunda kurucusu ve yöneticisi olduğum “Cezaevi Sendikası” isimli grupta suç oluşturan paylaşımlar yaptığım ve kurum müdürlüğü tarafından grubun kapatılmasının istendiği yönünde hakkımda birtakım iddia ve duyumlar edinmiştim.
Bunun üzerine Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün bu konuyla ilgili 18.03.2019 tarih ve 2019/518 Muh. sayılı yazısının bir örneğinin, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında tarafıma verilmesini talep ettim.
Kurum tarafından talebim;
“Soruşturmaya dahil evrak olmadığından verilmesi uygun değildir.”
gerekçesiyle reddedildi ve bunun üzerine iptal davası açtım.
Mahkeme neden iptal kararı verdi?
Antalya 5. İdare Mahkemesi, 4982 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının kanunda belirtilen istisnalar dışındaki bilgi ve belgeleri başvuranların yararlanmasına sunmakla yükümlü olduğunu; Kanun'un 10. maddesine göre de kurumların başvuru sahibine istenen belgenin onaylı bir kopyasını vermesi gerektiğini hatırlatmıştır.
Daha da önemlisi Mahkeme, kurum içi uygulamalara ilişkin bir düzenleme söz konusu olsa dahi, bu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakkının saklı olduğunu belirtmiştir.
Somut olayda Mahkeme;
Talep ettiğim kurum yazısının, kurucusu ve yöneticisi olduğum Cezaevi Sendikası grubunda yaptığım paylaşımlarla doğrudan ilgili olduğunu ve beni etkilediğini tespit etmiştir.
Bu nedenle Mahkeme;
“Anılan yazının 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununa istinaden davacıya verilmesi gerekirken”
talebin reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığına karar vermiş ve ret işlemini İPTAL ETMİŞTİR.
Bu karar daha önce elimde bulunduğu için almadım.
BU İKİ KARARDAN ÇIKAN ORTAK SONUÇ NEDİR?
Bu iki karar birlikte değerlendirildiğinde önemli bir hukuki çerçeve ortaya çıkmaktadır:
Bilgi edinme hakkı idarenin takdirine bırakılmış bir lütuf değildir.
Bir kamu görevlisinin kendisini doğrudan ilgilendiren bilgi ve belgeleri istemesi halinde talep, kişisel değerlendirmelerle değil 4982 sayılı Kanunda belirtilen kurallar ve istisnalar çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bir dosyada gizli veya verilmesi kanunen mümkün olmayan bilgiler bulunması, mümkün olduğu ölçüde, dosyanın tamamının reddedilmesini değil; bu kısımların ayrılarak verilebilir bilgi ve belgelerin ilgilisine sunulmasını gerektirir.
Aynı şekilde bir evrakın “kurum içi” olması da her durumda ret gerekçesi değildir. Düzenleme veya işlemden doğrudan etkilenen kurum çalışanının bilgi edinme hakkı saklıdır.
Nitekim her iki davada da hukuka aykırı ret işlemleri nedeniyle yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretlerinin davalı idare tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
Her iki mahkeme ayrıca yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak tarafımıza verilmesine hükmetmiştir.
Burada üzerinde durulması gereken mesele tam da budur:
Hukuken verilmesi gereken bir evrak neden keyfî veya yeterli hukuki değerlendirme yapılmaksızın reddedilsin; personel dava açmak zorunda bırakılsın ve işlem mahkemece iptal edildiğinde yargılama giderleri ile vekâlet ücreti neden kamu bütçesinden ödensin?
Bu tür talepler ilk aşamada mevzuata uygun ve objektif şekilde değerlendirilmiş olsa hem personelin bilgi edinme ve hak arama hakkı korunacak hem de kurumlar gereksiz davalarla karşı karşıya kalmayacaktır.
Kanaatimce Bakanlığın da benzer nitelikteki hukuka aykırı işlemler nedeniyle sürekli dava kaybedilmesi ve kamu bütçesinden yargılama gideri ile vekâlet ücreti ödenmesi durumlarını takip etmesi; aynı nitelikte hukuka aykırı işlemlerin tekrarlanmasını önleyecek idari tedbirleri alması yerinde olacaktır.
İdarecinin görevi hakkın kullanılmasını güçleştirmek değil, mevzuatı doğru uygulamaktır.
Bilgi edinmek haktır.
Bilgi vermek, kanuni istisnalar dışında idarenin yükümlülüğüdür.
Hukuken verilebilecek evrakın keyfî şekilde reddedilmesi ise yargı denetimine tabidir.
Benzer sorun yaşayan tüm meslektaşlarımızın bilgisine sunarım.
Mustafa BALIK
CTEMDER Genel Başkanı.