19/06/2026
BASINA VE KAMUOYUNA
CEZAEVİ ÇALIŞANLARININ SENDİKA HAKKI 30 AYDIR BEKLETİLİYOR.
Türkiye'de ceza infaz kurumlarında görev yapan yaklaşık 85.000 kamu görevlisinin sendikal örgütlenme hakkını doğrudan ilgilendiren ve kamuoyunun yakından takip ettiği Anayasa Mahkemesi'nin E.2024/11 sayılı dosyası hakkında önemli bir gelişmeyi kamuoyu ile paylaşma zorunluluğu doğmuştur.
Bilindiği üzere Cezaevi Sendikası, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri doğrultusunda kurulmuş, Ankara Valiliği tarafından kütük no verilip kayıt altına alınarak tüzel kişilik kazanmıştır. Ancak aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan;
"Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri, üye olamazlar ve sendika kuramazlar."
hükmü gerekçe gösterilerek Ankara Valiliği tarafından sendikamızın kapatılması istemiyle dava açılmıştır.
Açılan dava sonucunda ilk derece ve istinaf mahkemeleri tarafından sendikanın kapatılmasına karar verilmiş, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önüne gelmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise son derece dikkat çekici ve tarihi nitelikte bir değerlendirme yaparak, ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin sendika kurmasını ve sendikaya üye olmasını yasaklayan hükmün Anayasa'nın 13. ve 51. maddelerine aykırı olduğu kanaatine varmış; Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruyu 18 Ocak 2024 tarihinde E.2024/11 esas numarası ile gündemine almış ve ilk inceleme sonucunda dosyanın esasının incelenmesine karar vermiştir.
Ancak bundan sonraki süreçte yaşanan gelişmeler, ceza infaz kurumlarında görev yapan binlerce personel açısından ciddi bir belirsizlik ve hayal kırıklığı yaratmıştır.
Kanunda öngörülen beş aylık sürenin çok üzerinde bir zaman geçmesine rağmen dosya yaklaşık 28 ay boyunca görüşülmemiş, nihayet 4 Haziran 2026 tarihinde Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun 32. sırasında görüşülmek üzere gündeme alınmıştır.
4 Haziran 2026 tarihini büyük bir umut ve heyecanla bekleyen cezaevi çalışanları, Genel Kurul sonrasında herhangi bir kısa karar, açıklama veya bilgilendirme görememiştir. Anayasa Mahkemesinin resmi internet sitesinde de dosyanın görüşülüp görüşülmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yer almamıştır.
Bunun üzerine tarafımızca 18 Haziran 2026 tarihinde 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında Anayasa Mahkemesi Başkanlığına resmi bilgi edinme başvurusu yapılmış ve dosyanın akıbeti sorulmuştur.
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından tarafımıza gönderilen 18.06.2026 tarihli resmi cevapta;
"25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinin iptaline karar verilmesi talebiyle 4/6/2026 tarihinde gündeme alınan E.2024/11 sayılı dosya başka bir tarihte görüşülmek üzere ertelenmiştir." denilmiştir.
Bu cevap ile birlikte Anayasa Mahkemesi tarafından da resmen doğrulandığı üzere, 4 Haziran 2026 tarihinde görüşülmesi beklenen dosya hakkında herhangi bir karar verilmemiş ve dosyanın görüşülmesi ileri bir tarihe bırakılmıştır.
Bugün itibarıyla;
Ceza infaz kurumlarında görev yapan yaklaşık 85.000 personel sendikal haklarına ilişkin kararın sonucunu beklemektedir.
Dosya Anayasa Mahkemesinin önünde yaklaşık 30 aydır bulunmaktadır.
4 Haziran 2026 tarihinde gündeme alınmasına rağmen görüşülmeyerek ileri bir tarihe ertelenmiştir.
Yeni görüşme tarihi hakkında kamuoyuna açıklanmış herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Sendikal örgütlenme özgürlüğü bakımından son derece önemli olan bu mesele halen karara bağlanamamıştır.
Elbette Anayasa Mahkemesinin çalışma usulü ve gündem belirleme yetkisi kendi takdirindedir. Bununla birlikte, yaklaşık 30 aydır bekleyen ve 4 Haziran 2026 tarihinde görüşüleceği beklentisi oluşan böylesine önemli bir dosyanın yeniden ileri bir tarihe ertelenmesinin değerlendirmesini ve takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.
Cezaevi çalışanlarının sendikal örgütlenme hakkı; yalnızca bir sendikanın veya belirli bir grubun meselesi değil, demokratik toplum düzeni, çalışma hayatı ve örgütlenme özgürlüğü bakımından da önemli bir hukuk meselesidir.
Cezaevi Sendikası olarak süreci yakından takip etmeye, gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaya ve ceza infaz kurumlarında görev yapan personelin hak ve menfaatlerini hukuki zeminde savunmaya devam edeceğimizi,
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Mustafa BALIK
Cezaevi Sendikası Kurucu Başkanı
CTEMDER Genel Başkanı