28/06/2024
Eski evliliklerin çoğunun uzun sürmesinin nedeni çiftlerin
uyumundan değil,kadının çaresizliğinden kaynaklanmalıdır.
“ Bir yastıkta kırk yıl “ gibi romantik bir yanı yok bunun,
evliliğini bitiremeyen dört duvar arasına sıkışmış kadının
çaresizliği var.
Hiçbir eğitim almadan çocuk denecek yaşta evlendirilmiş,
çoluk çocuğa karışmış,aile evine, dönemeyen, mesleği ve
geliri olmayan kadınlarımızın çaresizliği bu.
Bir kez olsun sevgiyle dokunulmamış,güzel söz işitmemiş,
dişi olduğunu hissedememiş beğenilmemiş,saçı
okşanmamış kendisi için yaşamamış annelerimizin,
teyzelerimizin kavrulup gitmiş hayatlarının çaresizliği var, bu
nokta koyulmamış evliliklerde.
“İçkisi yok, kumarı yok, evine bağlı “sözleriyle büyütülmüş
evliliğin çift olmanın bundan ibaret olduğunu düşünen
ebeveyinlerimiz.
Bu devir bitmiştir artık, güçlü bilinçli eğitimli kız çocukları
yetiştirmek zorundayız,bir erkeğin insafına hayatını teslim
etmesin gerektiğinde istediği seçimi yapabilsin.
Aile kurumu kutsal değildir, kutsal olan insanın insanca
yaşama hakkıdır.
Alıntıdır