Arapsuyu Ulu Cami

Arapsuyu Ulu Cami Arapsuyu Ulu Cami �

26/05/2026
22/05/2026

SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA
Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Gönül alıcı söz, sadakadır.”
Aziz Müminler!
Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir: “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”
Kıymetli Müslümanlar!
Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır”buyrulmaktadır. Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun." Değerli Müminler!
Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husust

21/05/2026

Hz. Muhammed (s.a.v.): "Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül zenginliğidir." (Buhârî, Rikâk 15). Kalbi Allah sevgisiyle dolu olan bir insan, dünyevi hırslardan arınır ve elindekilerle kanaat eder.

20/05/2026

ASRl SAADET .ten.... . Allahümme innî eûzü bike min şerri fitneti'l-ğınâ ve eûzü bike min fitneti'l-fakr."
Anlamı:
"Allah'ım! Zenginliğin fitnesinin (şerrinden) ve fakirliğin fitnesinin (şerrinden) sana sığınırım."

19/05/2026

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Allah'tan başka hiçbir İlah yoktur. O, daima yaşayan, daima duran,
bütün varlıkları ayakta tutandır. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku.
Göklerdeki ve yerdeki herşey O'nundur. O'nun izni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine! Onların önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir.
Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar.
O'nun hükümdarlığı, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Her ikisini görüp gözetmek,
ona bir ağırlık da vermez. O, çok yüce, çok büyüktür.

15/05/2026

TOPLUMSAL SORUMLULUKLARIMIZ
Muhterem Müslümanlar!
İslam, kişinin; Rabbine ve kendisine karşı görevleri yanında, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını da düzenleyen bir dindir. Allah Resûlü (s.a.s)’in hadislerinde yer alan şu ifade ne kadar da önemlidir: “Üzerinde kendinin hakkı vardır. Rabbinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını ver!”

Aziz Müminler!
Eşlerin sevgi ve saygıyla birbirine bağlı kaldığı, büyüklere hürmetin eksik edilmediği, çocuklarla bereketlenen bir aile yuvası kurmak, onu korumak ve güçlendirmek insani ve toplumsal sorumluluğumuzdur. Zira kişinin; ruhsal, duygusal ve zihinsel olarak huzur bulduğu, inanç ve medeniyet değerleriyle buluştuğu ilk yer ailesidir. Erdemli bireylerin oluşturduğu faziletli bir toplum ve barış içinde bir dünya inşa etmenin yolu aileden geçmektedir. Yüce Rabbimiz, “Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması O’nun varlığının delillerindendir”buyurarak, bizlere, ailenin ilahî bir lütuf olduğunu hatırlatmaktadır. Dolayısıyla hiçbir yapı, aile kurumunun alternatifi değildir. Ve yine hiçbir şey; eşlerin birbirlerine duyduğu muhabbetin, çocukların verdiği neşenin, anne ve babanın hissettirdiği mutluluğun, dede ve ninenin sağladığı güvenin yerini asla dolduramaz.

Kıymetli Müslümanlar!
Dinine bağlı, mukaddesatına saygılı nesiller yetiştirmek, ihmal edemeyeceğimiz diğer bir sorumluluğumuzdur. Ecdadımızdan bize miras kalan; kimlik, aidiyet ve fedakârlık gibi hasletleri gençlerimize kazandırmak asli vazifelerimizdendir. Evlatlarımıza değer vermek, onları dinlemek, iki cihan saadetleri için kendilerine rehberlik etmek vazgeçemeyeceğimiz görevlerimizdendir. Allah Resûlü (s.a.s), bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter.”

Değerli Müminler!
azimle aşmaya çalışan kardeşlerimize ve ailelerine karşı duyarlı olmak ise dini, ahlaki ve toplumsal sorumluluğumuz........... Hutbemizi, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu dua ile bitiriyoruz: “…Rabbim! ‘Bana, anne ve babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın işleri yapmayı’ bana nasip et. Neslimi de salih kimseler eyle…”

13/05/2026

Yeryüzünü enine boyuna uzatan, onda sabit dağlar ve ırmaklar meydana getiren, orada meyvelerin her birinden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzerine O bürüyüp örtüyor. Düşünen insanlar için şüphesiz bütün bunlarda ibretler vardır." (Ra'd suresi/3)

11/05/2026

"Allah, nimetinin eserini kulunun üzerinde görmeyi sever." (Tirmizî, Edeb, 54)

08/05/2026

İBADETLER, BİZİ RABBİMİZE YAKINLAŞTIRIR

Muhterem Müslümanlar!

İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir. “De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.

Namazımız, bizi günahlardan ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize şahsiyet kazandırır.

Aziz Müminler!

Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir. Kur’an-ı Kerim’de, “Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin”buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir. “Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar etmektir. Kurbandan maksat; bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi

08/05/2026

Address

Arapsuyu Mahallesi, 6. Cadde, 661 Sokak Köşesi, Konyaaltı/Antalya
Antalya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Arapsuyu Ulu Cami posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share