16/03/2026
Basına Kamuoyuna
İktidarın baskı politikalarının sonucu olarak hemen her güne yeni bir şafak operasyonu, yeni gözaltılar ve tutuklamalar, yeni soruşturmalar, yeni bir kayyum darbesi ile başlar hale geldik. Basın özgürlüğünden ekonomik haklara, siyasal haklardan sendikal haklara kadar en temel hakları hedefe koyan saldırılara her gün bir yenisi eklenmektedir. Bu saldırıların son örneği Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasıyla yaşanmıştır.
Bilindiği üzere Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) bulunan Sırma Halı’da çalışan işçiler ücretlerinin ödenmesi talebiyle geçtiğimiz günlerde eyleme başladı. Mehmet Türkmen ilk günden beri işçilerle birlikte direniyordu. Yaptığı bir konuşmada işçi ölümlerinden hesap sorulmadığını söyledi. Tüm yasaların işçiler için olduğunu söyledi. “Patronsanız cinayet işleyebilirsiniz ama işçi hak arayınca sendikacısını tutuklar, copuyla karşısına dikilir” dedi. Bizi koruyan yasa yok, devlet yok, dedi. Bizi bizim kollarımızdan başka bir şey olmadığını söyledi. Mehmet Türkmen işte bu yüzden, bu konuşma yüzünden halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği gerekçesiyle tutuklandı.
Bu hukuksuz karar işçileri yıldıramamıştır. İşçiler hala fabrikanın önünde direnişlerini sürdürmektedir. Peki, BİRTEK-SEN Genel Başkanı neden tutuklandı? Hırsızlık mı yapmıştır? Soyguna mı karışmıştır? Zimmetine para mı geçirmiştir, ihaleye fesat mı karıştırmıştır? Elbette ki hayır. Yaşananlar, savcılık ve mahkeme süreci, BİRTEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in her sendikacının yapması gereken şeyi yaptığı, yani üyelerinin hak ve çıkarlarını koruma ve geliştirme görevini yaptığı, bu kapsamda anayasal haklarını kullandığı için tutuklanmıştır. Tüm bu baskılara rağmen Sırma Halı işçileri mücadelesinden vazgeçmemiştir. Direnişleri devam etmektedir.
BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasını kınıyoruz.
Düşük ücret alan ve kazanılmış hakları ellerinden alınmak istenen Sırma Halı işçilerinin haklarını savunmak, işçilerin taleplerini dile getirmek ve sömürüye karşı ses yükseltmek sendikal hak ve özgürlüklerin en temel unsurudur. Mehmet Türkmen’in işçilerin eyleminde yaptığı konuşma, sendikal haklar ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken meşru bir sendikal faaliyettir.
Ancak iktidar, uzun bir süredir bu tür demokratik eylem ve etkinliklere “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlaması yönelterek sendikal faaliyetleri kriminalize ederek işçilere ve sendikalara gözdağı vermeye çalışmaktadır. Bu tür tutuklamalar, örgütlenme özgürlüğüne yönelik açık bir müdahaledir.
Emek mücadelesini baskı altına almaya yönelik bu uygulamalar kabul edilemez. Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılmalıdır